Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Proje Mimari Ofisi TORTI GALLAS and PARTNERS, Inc. John Francis Torti

Ormanada “Birlikte Yaşam Konsepti” çerçevesinde, huzur, konfor, komşuluk, güven, sürdürülebilirlik ve doğa temalarının harmanlanmasıyla oluşan bir yaşam projesi. Bu konsepti mimari açıdan nasıl değerlendirdiniz?

Felsefemiz çalıştığımız her yerde ve her ölçekte bir “mekan” yaratmak ile ilgili. Torti Gallas and Partners’da tüm harika mekanların tasarımının kentsel tasarım ile başladığına inanıyoruz. Tasarım felsefemizin dört anahtar bileşeni:

  • İnsanlar ve doğa için sürdürülebilirlik,
  • Binaların arasındaki boşlukları, kamusal alanı rahat ve cazip kılmak, insan ölçeğinde davetkar dış mekanlar yaratmak,
  • Çeşitlilik sunan ve çekim merkezi olan karma kullanımlı yaşam alanları tasarlamak
  • İnsanlar ve mahalleler arasında bağlantıları yaratmak ve güçlendirmektir.

Ölçeği ne olursa olsun tasarladığımız tüm mimari mekanlar, orayı kullanacak veya orada yaşayacak insanlar düşünülerek yaratılır. Tasarımlarımızda her zaman ölçek, oran, malzemeler ve dokuyu göz önünde bulundururuz. Bu yaklaşım bir bakıma mimari tasarımın antik dünyada yaratılış şekliydi. Tabii bugün tasarladığımız yerleşimler, binalar; güncel yaşam tarzı, bina kütleleri ve yerleşimleri bakımından ortaya çıkan yeni ihtiyaçlar, modern malzemenin getirdiği kullanım kolaylığı ve ekonomik katkı gibi pek çok faktör sayesinde değişti. Biz bu değişiklikleri kucaklayarak geleneksel değerleri de sahiplenen tasarımlar yapıyoruz.

Projenin başından beri Eczacıbaşı Gayrımenkul’ün Ormanada için çok etkileyici bir vizyonu vardı ve birlikte çok özel, yaşaması çok keyifli bir mahalle yarattık. Amacımız ailelerin arkadaşları ve komşuları ile hem özel yaşamın hem de sosyal yaşamın tadını çıkaracağı bir proje tasarlamaktı. Geleneksel mahalle yapısının temel prensiplerini, dinamik çağdaş tasarım ögeleri ile birleştirerek ayrıcalıklı ve eşi benzeri olmayan çok özel bir yerleşim tasarladık.

Projede Kreatif Mimarlık ile birlikte çalıştınız. Koordinasyonunuz nasıldı? Bu süreç nasıl işledi?

Ofis merkezimiz Amerika’da fakat dünyanın pekçok farklı ülkesinde birçok proje tasarladık. Tecrübelerimizden faydalanarak söylemeliyim ki gittiğimiz her ülkede oranın mevzuatını, imar yönetmeliklerini bilen bir mimari ofis ile çalışmanın çok faydasını gördük.

Türkiye’de tasarladığımız projelerde bir avantajımız daha var. O da burada bir irtibat büromuzun olması. Projenin her evresinde Torti Gallas and Partners ilk elden tüm konulara hakimdi, koordinasyon ve iletişim kanallarını daima açık tutan böyle bir düzenimizin olması çok önemli. Ormanada projesini tasarlarken Kreatif Mimarlık ile yapmış olduğumuz uyumlu çalışma sayesinde tasarım asamasından uygulama projesine kadar etkin ve başarılı bir süreç yaşadık. Kreatif Mimarlık ile çalışmak bizim için çok iyi bir şans oldu. Ayrıca yaklaşık 220 dönüme oturan böyle büyük bir projede topoğrafik yerleşimin tasarımın en başından çok iyi düşünülmesi gerekir. Araziye yerleşim kotları, evlerin araziye oturumu, yol ile olan ilişkisinin koordinasyonu çok önemlidir. Bu tip ince koordinasyon gerektiren konularda Amerika’dan gelen takım arkadaşlarımız Kreatif Mimarlık ile yaptıkları workshoplar ile projeyi en ince detayına kadar çözdüler.

İdeal villa yapısına ulaşmak zorlayıcı bir konu… 5 farklı tipte villa içeriyor proje. Bu tipleri ve kullanıcılara sunduğunuz ayrıcalıklar neler?

Evet sizin de belirttiğiniz gibi Ormanada’da 5 farklı büyüklükte villa tasarladık. Ama aslında konumu, yol ile olan ilişkisi, bahçesinin şekli, araziye oturumu ve manzaraları göz önünde bulundurulursa çok daha fazla ev çeşidi sunuyoruz. Çeşitlilik baştan beri ulaşmak istediğimiz bir hedefti. Bir başka hedefimiz ise farklı büyüklükteki ailelerin bir arada yaşamalarını sağlayabilmekti. Villalar 290 m² ile 700 m² arasında değişiyor ve hepsinin ortak özelliği konforlu ve özel bir hayat tarzı sunmaları. Bütün villa tiplerinde özen gösterdiğimiz bir diğer tasarım kriteri mahremiyet. Her evin bahçesini mahremiyeti düşünerek yerleştirdik. Yan yana olan bahçelerde bile, gerek yaratılan kot farkı ile gerekse evlerin konumlarının düzenlenmesi ile ailelerin özel hayatı korundu. “L”şeklinde tasarladığımız iki villa tipi çok daha özel bahçeler yaratmamızı sağladı. Evlerin hepsinde yaşam alanı olan giriş katı aynı zamanda bahçeye açılıyor. Her evin mutfağından ve salonundan direk bahçeye çıkılabiliyor. Geniş pencere ve kapılar sayesinde bahçeler de evin birer uzantısı haline geliyor ve daha konforlu ve lüks bir yaşam tarzı sunuyor. Projenin sürdürülebilir özellikleri neler? Pasif ve aktif sürdürülebilir uygulamalarınızdan bahseder misiniz?

Sürdürülebilir tasarım önce planlama ile başlar. Özellikle Ormanada gibi 220 dönüme yayılmış bir konut projesinde planlamanın önemi çok büyük. Tasarımımızda doğal topografyaya olabildiğince uyan, kuzey rüzgarlarını ve güneş oriantasyonunu optimize eden bir yerleştirme yapmaya özen gösterdik. Evlerin sokak ile olan ilişkisi de çok önemli. Sokaklar sadece arabalar için düşünülmüş arta kalan alanlar değil, bir mahalle duygusu yaratan yürümeyi teşvik eden birer tasarım öğesi. Ormanada’da yaşayan birisi arabaya ihtiyaç duymadan parklara, oyun alanlarına, Adameydan ismini verdiğimiz köy merkezine yürüyerek gidebilir; günlük ihtiyaçlarını karşılayıp arkadaşları ile buluşabilir. Hem yaya dostu sokaklar hem de bisiklet yolları bu bağlantıları sağlıyor.

Ev tasarımlarımıza pasif gölgelikler dahil ettik. Geniş açıklıklı pencereler ve kapıların üzerinde sabit gölgelikler (griller) kullanarak her evde yerleşik bir sürdürülebilirlik yarattık. Evlerin içinde ve dışında kullanılan malzemeler yerel ve uzun ömürlü malzemer. Tabii ısı izolasyonu ve akıllı klimatizasyon sistemi, kullandığımız eko-verimliliği arttıran mutfak ve banyo ürünlerini de sürdürülübilirlik adına saymamız gerekir.

5 farklı tipte 188 villa, 15 farklı tipte 81 adet sıra ev, 25 dönüm yeşil alan ve sosyal yapılar… Bu elemanları hangi kriterlere gore biraraya getirip, alan düzenlemesi gerçekleştirdiniz?

Ormanada’nin içinde bulundugu arazi, harika, Karadeniz’e kadar uzanan vadi ve yamaç manzaralarına sahip çok ozel bir alanda. Biz bu doğal yapıyı, mimariyi yamaç ile birleştirerek evler ve doğanın hatları arasında benzersiz bir bağlantı kurmak için kullandık. Master Plan çalışmamızda hem ortak kullanım alanları hem özel bahçelerin, yamaçlara yerleştirimiş evler ve sosyal tesis binalari ile tarif edilmiş özel düşünülmüş alanlar olarak tasarladık.

Ormanada’nın tamamına yayılmış sokaklar, parklar ve küçük meydanlar mahalleleri tanımlıyor. Evler sokağı görecek şekilde tasarlandı ve araziye sanki oraya doğal olarak uyuyorlarmış gibi yerleştirildiler. Her evin şekli ve özel olarak konumlandırılması hem ortak alanlara, sokağa olan katkısını arttırdı, hem de sokaktan korunmuş güzel bahçeler yaratılması sağlandı. Bu eşsiz ve her eve özel yaratılmış “açık hava mekanları”nı yaratmak, başından beri hedefledigimiz güçlü tasarım stratejilerimizden biriydi.

Evlerin bahçeleri ile ilişkisini çok önemsedik ve bu nedenle iç ve dış mekanları bütünleşik olarak düşünerek zengin yaşam alanları oluşturduk. İç avlular, teraslar ve balkonlara açılan geniş ve ferah pencereler, dış mekanların doğal güzelliğini iç mekanlarda da yaşama hissi vermekte, iç ve dış mekanlar arasında doğal bir ilişki sağlamaktadır.

İnsanların içinde sevdikleri ile birlikte yaşayıp, büyüyüp yaşlanacağı (neredeyse bir aile ortamına sahip) harika mekanlar tasarlamaya çalışıyoruz. Bunu sağlamak için hem görülebilen hem görülemeyen şeyleri, yani elle tutulamayan şeyleri düşünmemiz gerekiyor. Bunu da, fiziksel alanı ve karakteristik özelliklerini; içinde bulunduğu mahalle ile ve çevresindeki yerleşim ile ilişkilerini ve mimari karşılığını aynı anda düşünerek yapıyoruz. Bir mekanın mimarisi onu çevreleyen ortam ile, bölgesiyle ve doğası ile bağlantılı olmalıdır. Tüm bunlar insanların bir araya gelmesini, karşılıklı etkileşimde bulunmasını sağlayan ortak kullanım alanları yaratmak için yapılıyor.

Adameydan, Adamekan, Adaçarşı, Adabostan gibi projeyi sıra dışı kılan özelliklerin tasarım süreçlerine dair detaylar verebilir misiniz?

Vizyonumuzun önemli bir parcası olan ortak alanlar, Sosyal Merkez ve Klüp Binası, yaşam merkezimizin ortasında yer alan Park’a olan bağlantısından yararlanacak şekilde konumlandırıdı. Yerleşimin bu fiziki ve sembolik “kalbi” komşuların bir araya gelebileceği mekanlar yaratmak için tasarlandı. Günlük ihtiyacın karşılanabileceği mağazalar, kafe ve restoranlar ve ofisler ile burası her yaş için bir çekim merkezi.

Ormanada sakinleri, Adaçarşıda tüm günlük ihtiyaçlarını karşılayabilir, kafe ve restoranlarda arkadaşları ile buluşup kaliteli zaman geçirebilir; Kulüp binamızda dinlendirici bir gün geçirebilirler. Tüm bu imkanlara araba kullanmadan ulaşabilmek bizim için önemli bir tasarım kriteri. Ormanada’da çocuklar da unutulmadı. Her yaştaki çocuk için kolay ulaşılabilen ve güvenli oyun alanları, parklar ve bahçeler özlemini çektiğimiz mahalle oyularını geri getirecek.

Projemizde yaklaşık 5 dönümlük bir alanı doğal sebze ve meyve yetiştirmek için ayırdık. Ormanada sakinleri isterlerse Adabostan’da kendi sebzelerini yetiştirebilirler isterlerse burada yetişen ürünleri kurulacak pazarda ilk elden alabilirler.