Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Küresel ısınmayı çevreci portföyüyle frenliyor

Demografik değişim ve hızla artan şehirleşmenin enerji maliyetlerini de artırması, su dahil doğal kaynaklarda kıtlığa sebep olması nedeniyle çevreci teknolojiler konusunda çalışmalarına hız veren Siemens, enerji üretimi ve dağıtımının yanı sıra ulaşım, bina teknolojileri, aydınlatma, ev aletleri ve sağlık gibi pek çok alanda enerji verimliliğini öne çıkaran ürün ve çözümler sunuyor. Şirket organik büyüme kapsamında çevreci portföyünde yılda yüzde 10 büyüme gerçekleştirmeyi, 2010 yılı sonunda ise 25 milyar Euro değerinde bir portföye ulaşmayı hedefliyor. Siemens’in çevreci portföyündeki müşterileri enerji harcamalarını azaltarak, üretkenliklerini artırıp, işlerini daha karlı hale getirebiliyor. Şirket, değer zincirinin tamamında verimlilik arttırıcı ürünler, çözümler ve yeşil teknolojiler sunabilen dünyadaki en önemli şirket konumunda bulunuyor. Kombine çevrimli enerji tesisleri, enerji tasarruflu ampuller ve akıllı bina teknolojileri gibi enerji verimliliği sağlayan ürün ve çözümler sunan Simens, minimum enerji tüketimi yaparak A ve A Plus seviyesine ulaşan ev aletleriyle çevreci yaklaşımını güçlendiriyor.

Siemens Ev Aletleri Energy Excellence Director Dr. Peter Böhm Simens’in başarısının altında enerjiyi ana tema olarak almalarının yattığını söylüyor. Ürün geliştirirken temel önceliklerinin minimum enerji tüketimi olduğunu belirten Böhm, “Bir binanın yeşil bina olarak adlandırılması için içerisinde kullanılan ev aletlerinin de enerji tasarrufu sağlıyor olması gerekiyor” diyor.

Enerji tasarrufu ve doğayı koruyan ev ürünlerinin önemi her geçen gün artıyor. Siemens’in de bu konudaki yaklaşımından bahseder misiniz?

Dr. Peter Boehm: Siemens markası için enerji her zaman ana temadır. Ürünlerimizde enerji tasarrufu yeni ele aldığımız bir konu değil. Ürün geliştirmesinden tutun Ar-Ge’ye kadar her alanda, temel hedefimizdir. Enerji konusunun aslında tek başına ele alınmaması gerekiyor; bunun beraberinde getirdiği inovasyon da önemli. Yani enerji konusunda lider olmak istiyorsanız teknolojiyi, yenilikleri de beraberinde oluşturuyor olmanız gerekiyor. Zaten Siemens markası inovasyonda da akla gelen ilk markadır. Bu bizim felsefemizde çok uzun yıllardan beri var. Siemens sadece 2007’de yakaladığı 17 milyar Euro’luk satış hacmiyle müşterilerinin karbondioksit emisyonlarını 114 milyon ton gibi devasa bir hacimde azaltmalarına yardımcı olan lider şirket konumunda bulunuyor. Tasarruf miktarlarının hesaplanmasında kullanılan yöntemler, bağımsız bir denetleme şirketi olan PricewaterhouseCoopers tarafından onaylanıyor.

Siemens’in enerji harcamasının önüne geçecek yeni ürünleri neler?

Aslında bütün ürün gamımız A ve A’dan daha az elektrik tüketen ürünlerle donatılmıştır. Bunu bütüne taşımak önemli sadece bir ürünle böyle bir ürünümüz var demek önemli değil. Dolayısıyla her alanda A ve A’dan daha iyi enerji tasarrufu sağlayan ürünler sunuyoruz. Bunu çamaşır makinesinden, bulaşık makinesine, soğutucudan derin dondurucuya hatta küçük ev aletlerine kadar önemsediğimizi söyleyebiliriz. Enerji tüketiminin olduğu en önemli nokta tabi ki soğutucu grubu, buzdolabı. Çünkü bütün gün çalışan bir ürün.

Siemens EcoPlus’tan bahseder misiniz?

EcoPlus dediğimiz özel kriterlerdir. Erişilmesi zor kriterlerin tarafımızdan belirlendiği bir ürün grubudur. Ürün grubu derken belli bir seriden bahsetmiyoruz, kendi içimizdeki bütün ürünlerimizin içinde en verimli olanıdır. Bu yaklaşımla tüketicimize, “Bu ürün en verimlisi, hem çevreci hem de enerji hem su verimliliğini içinde barındırıyor” diyoruz. Sadece bu niteliklere sahip ürün EcoPlus ismini alabiliyor. Mühendislerimiz ve bizler her gün elektrik faturanızı düşürmek için çalışıyoruz. Maksimum sonuç ve yüksek konforda, minimum enerji tüketimini sağlamak amacımız. Değişik kompresörler ve optimize edilmiş izolasyonlar sayesinde buzdolaplarındaki enerji tüketimini 1990’dan bu yana yüzde 79 düşürdük. Siemens’in üstün teknolojisi yalnızca yeni özellikler değil, aynı zamanda en iyi enerji tasarrufunu da sağlamaktadır. Bugün bile soğutma cihazlarımızın neredeyse tamamı enerji sınıfı olarak A ve A Plus enerji verimlilik sınıfı ile donatılmıştır. Bunlar bugün bilenen en tasarruflu sınıflardır. Enerji sınıfı A Plus olan bir cihazda yüzde 45 elektrik tasarrufu yapılır; 1990 yılında üretilmiş bir cihaza oranla ise yüzde 79.

Türkiye’deki binalarda Enerji Kimlik Belgeleri getiriyor. Yasal olarak ev aletleri ve ev ürünlerine de böyle bir yaklaşımda bulunulmalı mı?

Enerji verimliliğini Türkiye’ye getiren ilk firmayız. 1995 yılından itibaren hem merkezde hem diğer ülkelerde de ürünün ne kadar enerji tükettiğini belgeleyen bir sistemi devreye soktuk. Bu kavramı sadece bizim sektöre değil, bütün dünyaya farklı ürün gruplarına da tanıttık. Bu konuda müşteriyi bilinçlendirdik.1995’te ev aletlerini enerji tasarrufu yeterliliğine göre A, B, C, D diye sınıflandırdıktan sonra sektörün konuya konsantre olması zorunluluğu geldi. Çünkü hiçbir üretici kendi ürününün D-E sınıfı olduğunu tüketicisine göstermek istemedi. Haliyle onlar da kaliteye ulaşmak için çaba göstermeyi seçti.

Ev aletlerinde enerji tasarrufu sağlamak için önerileriniz neler?

En çok üstünde durduğum noktalardan biri A ve A plus diye adlandırdığımız segmentte şu anda kullanıcı sayısı çok düşük. Almanya’yı örnek vermek gerekirse bu oran yüzde 20. İspanya bu segmentte yüzde 1’in altında. Türkiye’de de bu oranların maalesef yüzde 1’in altında olduğu tahmin ediliyor. Avrupa pazarında Avrupa Birliği çerçevesinde yeni kriterler getirilecek. Bu beraberinde rekabeti ve sektörün değişmesini getiriyor. Bununla ilgili Avrupa ülkelerinde hükümetlerin destekleri ve hatta yaptırımları oluyor. En azından her firmanın, her üreticinin bu her segmentten ürünü sunabiliyor olması gibi. Avrupa’da elde ettiğimiz tecrübeye dayanarak söylüyorum bunun gibi desteklerin Türkiye pazarında da yapılabilmesi ve hızlı yol alınabilmesi için gerekli.