Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

“Kalitemiz tercih edilmemizde büyük avantaj sağladı”

Duru Katlanır Cam Sistemleri’nin kuruluşundan bugüne kadar geçirdiği süreci kısaca anlatır mısınız?

Tuğberk Aksoy: Şirketimiz, 1997 yılında kuruldu. 2000 yılına kadar duşa kabin sektöründe faaliyet gösterdi. 2000–2001 yılları arasında da katlanır cam balkon sistemlerinde faaliyete geçti. Yaklaşık 11 yıldır katlanır cam balkon sistemleri yapıyoruz. Üretim aşamalarındaki plastik tüm aksesuarları Samsun’daki fabrikamızda üretiyoruz. Sektörde iyi bir yer aldık. Son 2 senedir iyi bir çıkış yakaladık. Performans, bu sene iyice yukarıya çıkacaktır.

Ürün portföyünüzden bahseder misiniz?

Katlanır cam olarak, normal balkon cam sistemlerinin tüm serileri var. Normal askılı vitrin sistemleri, son sigara yasağından kaynaklanan özel bölümlerle ilgili komple açılır tavan, yan cephe katlanır camlar, üstten taşıyıcı vitrin sistemleri, balkon katlanır cam sistemlerinin hepsi ürün portföyünüzde yer alıyor. Hepsinin uygulamasını yapıyoruz.

Kullandığınız teknolojiler nelerdir?

Nihai tüketici bu konuda fazla bilinçli değil. Merdiven altı diye tabir ettiğimiz firmalarda kalite çok kötü durumda. Biz elimizden geldiği kadar kaliteyi üst duruma çıkartmaya çalışıyoruz. Çünkü ciddi şekilde ihracatımız var. İç piyasada katlanır cam sektöründe ihracat yapan firma sayısı çok az. Bu yüzden imalat aşamalarını çok düzenli yapmamız gerekiyor. Kullandığımız malzemelerin teknik özellikleri çok önemli. Burada camın profil birleşimdeki yapıştırıcı özelliği bile çok önemlidir. Orada da anti bakteriyel ürünler tercih ediyoruz. Çünkü silikon ve bu tarz yapıştırıcılar bir süre sonra bakteri üretmeye başlayıp, camla profilin ayrılmasını sağlayabiliyor. Temperli cam kullandığımız için çok sakıncalı bir durum. Çünkü temperli cam profille temas ettiği zaman patlama yaratabilir, ciddi bir sakatlık çıkartabilir. Onun için anti bakteriyel ürün tercih ediyoruz. Ömür boyu bu yapıştırıcıyı kullanabiliyorsunuz. Diğer piyasa ürünlerinde genellikle 2–3 sene sonra sistemde ciddi sıkıntılar yaşanabiliyor. Bizim bununla ilgili rahat çalışmasını sağlayacak her türlü özellik sistem içerisinde var. Onun için sistem içerisinde amortisörlü teker kullanıyoruz. Genellikle sistem içerindeki aksesuarlarımızı alüminyum olarak tercih ediyoruz. Plastiği de iyi bir kalitede üretiyoruz.

Ürünleriniz en çok hangi bölgelerde tercih ediliyor?

Ortadoğu’da iyi bir performans yakaladık. Avrupa biraz zayıf gidiyor. Ama Ortadoğu’daki ekonomik değişimler bizi fazlaca etkiledi. 2010 yılı içerisinde bu bölgeye ciddi satışlar yaptık. Türkiye içinde 4 tane kendi bölge müdürlüğümüz var. Erzurum’da Doğu Anadolu Bölgesi Müdürlüğü, Antalya sanayi bölgesinde Akdeniz Bölge Müdürlüğü, fabrikamızın olduğu Samsun’da Karadeniz Bölge Müdürlüğü, merkez ofisimizin olduğu İstanbul’da da Marmara Bölge Müdürlüğümüz hizmet veriyor. Bu sene İzmir’de Ege Bölgesi Müdürlüğünü kurmayı hedefliyoruz. Bölge müdürlüklerimiz dışında ortalama 250 civarında bayimiz var. Kendi bölge müdürlüklerimiz olarak 250 bayimizle bölgesel hizmet veriyoruz.

En çok hangi ürünleriniz tercih ediliyor?

Katlanır cam üzerine, balkon sistemlerine ciddi şekilde talep var. Sistemin kalitesi çok ciddi bir avantaj sağlıyor. Nihai tüketici bizi marka olarak tercih ediyor. Eskiden bir firma araştırması yapıldığında katlanır cam olarak marka bilinmiyordu. 2011 yılında Duru Katlanır Cam Sistemleri marka olarak tercih edilmeye ve aranmaya başladı. Bu da bizi teşvik etti.

Sizce doğru balkon cam sistemleri nasıl olmalıdır?

Marka ne kadar önemliyse bu işin montaj aşaması da çok önemlidir. Malzemeyi çok kaliteli üretmenin yanı sıra yapılan montaj da o kadar önem sağlıyor. Bunlar sabit doğramalar gibi yüzde 95 civarında yalıtım sağlayan sistemler değildir. Onun için balkon ön cephelerinde tercih ediliyor. Yalıtım için silikon, camın profile yapışması, kıl fitiller ve aradaki plastik contalar bunların hepsinin ayrı ayrı özellikleri var. Nihai tüketicin en çok dikkat etmesi gereken bunlardır. Malzeme ne kadar kaliteli olursa olsun, iş tesliminde bunlara dikkat edilmesi gerekiyor. Bizim de en büyük özelliğimiz bu. Ürünün üretim aşamasından, montajına kadar sorumluluğu bizdedir. Her türlü desteği veriyoruz, bu desteğimiz satış sonrasında da devam ediyor.

Satış sonrası hizmetlerinizden de bahseder misiniz?

Montajdan sonra servis ağımız çok geniş. Özellikle 48 saat içinde servis hizmeti vermeye dikkat ediyoruz. Dışarıda sürekli servis aracımız var. En ufak aksaklıkta müşteriye hemen hizmet verebiliyoruz. Tabii, müşteriye de büyük sorumluluk düşüyor. Montaj sonrasında müşteriye kullanımla ilgili ayrı bir eğitim veriyoruz.

2011 yılına dair beklentilerimizi paylaşır mısınız?

2010 yılı bizim için çok verimli geçti. Hedeflerimizin üzerinde çıkışlar yaptık. 2011 yılı için çok daha farklı çalışmalarımız olacak. İzmir’de Ege Bölge Müdürlüğünü kurmayı hedefliyoruz. Yeni ürünleri portföyümüze ekleyeceğiz. Altyapı çalışmalarımız var. Şu an piyasanın en büyük sıkıntısı olan yağmurun içeri girmesi ve rüzgâr alması gibi tüm olumsuzlukları tümüyle bitirecek yeni çalışmalarımız bulunuyor. Geliştireceğimiz bu sistem, bütün balkonlara uygulanabilecek. Daha önce yapılan tüm katlanır balkon cam sistemlerine uygulanabilecek, yeni sistem çalışmalarımız olacak. 2011 yılında bütün bunların hepsini yapmayı planlıyoruz. Sadece katlanır cam grubu olarak söylemiyorum. Cam ve yapı sektörü olarak, 2011 yılının çok hareketli geçeceğini düşünüyorum ve beklentilerimiz çok fazla.

İnşaat sektörünü kaliteli malzeme seçimi konusunda nasıl değerlendiriyorsunuz?

Herkes fiyata bakıyor. Bu tarzda bir piyasa oluştu. Ürün olarak kimsenin bir altyapısı yok. Bu konuda pazarlama biraz zayıfladı. Direkt nihai tüketici aradığı zaman fiyat konusundan girmeye çalışıyor. Bu da piyasada kaliteyi ciddi şekilde etkiliyor.

Duru Katlanır Cam Balkon Sistemleri’ni rakip firmalardan ayrı olarak sektörde nasıl konumlandırıyorsunuz?

Biz satıştan çok hizmete ağırlık veriyoruz. Müşteriye verdiğimiz servis hizmeti bizim için çok önemli. Piyasadaki diğer firmalarda bunu göremiyoruz. Piyasanın en büyük şikâyeti budur. Çok balkon söküp, yerine kendi ürünlerimizi taktık. Bu da neden kaynaklanıyor? Nihai tüketici, ürünü yaptırdığı firmayı 2–3 kez arıyor, herhangi bir geri dönüş olmadığı için tekrar söküp yeni baştan takmak istiyor. Kullanışlı ve kaliteli sistemlerimiz var. 2010 yılında da bu yönde satışlar çok arttı. Katlanır camla beraber cam sektöründe de satışlar arttı. Servis hizmetinden malzeme kalitesine kadar her şey çok önemlidir. Sistem içerisindeki aksesuarlarda alüminyumu fazla tercih ediyoruz. Tekerin içinde takoz diye tabir ettiğimiz bölümde çoğu firma plastik ve çeşitli metal malzemeler kullanıyor. Biz alüminyum kullanmayı tercih ediyoruz. Çünkü alüminyum ömür boyu kullanılacak bir malzemedir. Herhangi bir sorun çıkarmıyor ve ürünü de uzun yıllar sağlıklı bir şekilde kullanabiliyorsunuz. Biz de ilk sipariş alındığında montajı ve montaj sonrası servis desteğine kadar her türlü şekilde piyasaya yetişmeye çalışıyoruz. Sürekli bu gelişimde gidiyoruz.

Proje bazlı çalışmalarınız var mı?

Proje bazlı çalışmalarımız da var. 2010 yılında, 2009 kadar proje bazlı çalışmalarımız olmadı. Genellikle bayi destekli çalıştık, bayilerimize destek vermeyi planladık. Proje bazlı çalıştık; ama işlerimiz bayilerimiz tarafından geldiği için onlara destek verdik. Direkt projelere girmedik. Bu seneki hedefimiz bayilerimizi genişletip, yine bayi üzerinden çalışmak olacak. Nihai tüketiciye bu şekilde ulaşacağız.