Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

KNX ip ile iklimlendirme, aydınlatma, enerji ve mekanik otomasyonda tam entegrasyon çözümü

Lenzerheide Bergbahnen AG (LBB Ltd) İsviçre’deki en büyük 10 dağ demiryolu firmasından biridir. Sadece coğrafi konum ve altyapı konusunda değil, aynı zamanda verimli operasyon ve karlılığına devam edebilmek için henüz işlenmemiş potansiyelleri kullanmayı hedefleyen firma son 5 yıl içerisinde yapılan yeni projeler ile merkezinde WAGO KNX/IP kontrolörün bulunduğu kapsamlı dağıtılmış kontrol sistemleri üzerinden 8 farklı sistemi tek bir çatı altında izleyebiliyor. WAGO ürünlerinin kullanıldığı bu sistem WAGO sistem çözüm ortağı AZ-Systems Grüsch tarafından gerçekleştirildi.

Lenzerheide tesisleri 6400 hektarlık bir bölgede kuzey ve güney kayak rampaları olarak ikiye ayrılmıştır. Bu iki bölgede de iki güneşli rampa bulunuyor. Bu bölgede bulunan 40 asansör kayak severleri zirveye çıkarıyor. Bu asansörlerle 155 km’lik pistleri vadide bırakabilir ya da 35 restoranın birinde dünya lezzetlerini deneyebilirsiniz. The LBB AG’nin son yıllarda suni kar yapımına yaptığı 30 milyonluk yatırım sonucunda bu bölge artık sadece kar turizmiyle anılmıyor.

Kış aylarının dışında firma yaz aylarında misafirlerine bisikletle ya da yürüyüşle rahatlama imkânı sunuyor. Misafirlerinize kusursuz bir tatil sunmak ve tesisinizin her mevsim kusursuz bir şekilde çalışması için insanüstü bir çaba göstermeniz ve sürekli gelişim ve yenilenme içinde olmak durumundasınız.

KONTROL SİSTEMİ TÜM MARKALARLA ENTEGRE ÇALIŞABİLİYOR

Geçtiğimiz yıl donan bir hücrenin arızalanıp binlerce CHF zarar vermesi sonucu LBB AG bir daha böyle bir olayın yaşanmaması için sistemleri otomatik olarak kontrol etmeye karar verdiğinde temel sorun kontrol sisteminin hali hazırda bulunan enerji ve su beslemeleri, kartlı giriş sistemleri, alarm sistemleri, raylı sistemler, yağ tankları ve hizmet ve servis sistemleri gibi birçok farklı marka ile haberleşip haberleşemeyeceği konusuydu.

Buna ek olarak karlı ve tasarruf odaklı bir enerji yönetim sistemine geçiş planlanmaktaydı. Aynı zamanda off-road binalarında dağılmış halde bulunan ısıtma sistemlerinin hava koşullarına göre açılıp kapatılabilmesi ile inanılmaz boyutlarda zaman ve enerji tasarrufu sağlanacaktı. Tesis yönetim müdürü ve aynı zamanda LBB AG’nin yönetim üyesi Samuel Lorez in de dediği gibi “Eğer bir yönetim sistemi uygularsak ve buradan bütün bilgileri uygun bir şekilde alıp enerji yönetim sistemini optimum şekilde kurabilirsek, operasyonel giderleri aşağıya çekip yatırımın kendini amorti etmesini kolaylaştırabiliriz.” Uygulama önündeki engellerden biri de eğlence alanlarının çok geniş bir alana yayılmış olması ve yerel koşulların sadece küçük alt projelere izin vermesiydi. Kontrol sistemi altyapısı hizmeti için 5 yıllık bir süreç öngörülmüştü. Proje hayata geçtikten hemen sonra genel binalar ve 20 istasyon kurularak kontrol sistemi ile binalar ve istasyonlar izlenmeye başlandı. Bu alanlardaki entegrasyon için hali hazırda yerleşik durumda olan LBB AG’nin daha önce telefon ve data iletişimi için (kayak süresi, voice over IP, raylı sistemlerin yönetimi, WEB camler ve kar yapma makineleri gibi) kullandığı Swisscom un fiberoptik iletişim hatları kullanıldı. Tamamen IP tabanlı olan WAGO kontrol sistemi network omurgaları üzerinden mükemmel çalışabiliyordu.

FİKİRLER İŞ YARATIYOR

Tesis müdürü WAGO’nun bağlantı terminalleri sektöründe hizmet verdiğini elektrik panolarından dolayı zaten biliyordu. WAGO SA satış müdürü Walter Simione’den, Corsin Alig ve Martin Zogg tarafından yapılan “kompleks binaların yenilenmesi” uygulamasını öğrendi. Uygulamada Bilim Üniversitesi HTW için aydınlatma ve havalandırma sistemlerini kontrol ederek bina yönetimi kolaylaştırılmış ve enerji yönetimi entegre otomasyon yapısıyla optimize edilerek gerçekten tasarruf yapılması sağlanmıştı.

Teknik olarak konsept sistem, programlanabilir WAGO kontrolörler ve modüler I/O yapısı üzerine kurulmuştu. Böylece bu tez, mühendisler için bağımsızlığa giden özel bir ödül haline geldi. 2009 yılında AZ Systems GmbH WAGO Sistem partneri olduktan hemen sonra Samuel Lorez tarafından tutuldu ve projelerini LBB AG için uygulama fırsatları oldu. Samuel Lorez’e göre enerji yönetimi birincil koşul olduğundan ilk olarak elektrikli ısıtıcı ve Rothorngipfel’de bulunan su kaynağıyla kaynak göl Valo ya basan pompa ile entegrasyon sağlandı. KNX KONTROLÖR SU KAYNAÐINI KONTROL EDİYOR

Deniz seviyesine göre 1640 metre yüksekte olan Valo yakınlarındaki 150 bin metreküp rezervuar, rampaların eğimi için kullanılmaktaydı. Yakınlardaki pompa istasyonunda toplam kapasitesi 1.6 megawatt olan 5 pompa bulunmaktaydı. Tamamlandığında operatör tarafından kullanılan kar üfleme su hacmi 400 lt/s olacak 2.5megawatt’lık bir yapıya dönüşecekti. Ayrıca pompa istasyonunda deniz seviyesinden 2323 metre yükseklikteki Piz Scalottas’a taze kullanım suyu basan bir pompa daha mevcuttu. Su kaynağı analog giriş ve çıkış modülleri olan KNX/IP bir modülle kontrol edilmekteydi. Sensörler giriş basıncını ikincil basıncı ve basınç pompasının sıcaklığını izlemekteydi. Bir seviye sensörü Piz Scalottas’taki su seviyesini ölçmekteydi. Rezervuarda belirli bir seviyeye ulaşılmadığında bir uyarı sinyali geliyordu. Scalottas’ta bulunan restoranları beslemek için 4-6 barlık sensörler yardımıyla frekans konvertörleri sürülerek basınç arttırılıyordu. Basınç nominal değeri olan 5 bara sabitlenmekteydi. Martin Zogg unda dediği gibi “Burada tüm kontrol KNX kontrolördeydi. İki pompa eşyaşlandırmalı olarak çalışıyor ve eğer bir arıza durumu oluşursa bakım personeline SMS ve E-mail ile bir uyarı gönderiyordu”

ENERJİ ÖLÇÜMÜ

Bütün istasyonlarda güç gereksinimlerini görmek için 3 faz, PLC’ye entegre güç ölçüm terminalleri kullanıldı. I/O bus modülü olarak değerlendirilen bu modüller üzerinden akım ve gerilim değerleri ile görünür, aktif ve reaktif güç ile güç faktörü izlenebilmekteydi. Böylece yüksek güce ihtiyaç duyulan periyotlar çok kolay bir şekilde belirlenebilmekteydi.Tesis müdürünün de belirttiği gibi “Sıcak su transfer edilirken aynı anda soğutma sistemlerini çalıştırmayarak bu tür aşırı yüklenmeleri önlemek mümkündür.” Restoranlarının olduğu bölgede 1500 ve 4500 litrelik tanklar bulunmaktaydı. Atık su önce küçük tanktan geçiyor ardından da büyük olan tankta sirküle ediliyordu. Daha önce katı cisimler bir bölücü de bölünüyordu. Tank %80 dolduğunda tablouf kapısı da aşılıyordu. Donmaya karşı koymak için çoğu kısmı boşaltılıyordu. İşlemde bölücülerin akım İhtiyacı izleniyordu ve 8 A’ e ulaşıldığında tam tersi ve yeni bir işlem başlatılıyordu. Hata durumunda ise “kanalizasyon pompası hata” bilgisi bakım ekibine SMS olarak atılıyordu.

METEOROLOJİ SENSÖRLERİ DEÐİŞKENLERİ

Meteroloji sensörlerinin de yardımıyla hava değişiklikleri de kontrol sistemine eklenmiş durumda. Bu sayede yüksek hızda esen rüzgâr durumunda uygun kişiler E-mail ve SMS ile uyarılabiliyor. Bu ölçümler raylı sistemlerin güvenliği içinde büyük önem arz ediyor. Rothorngipfel de bulunan panaromik restoranda bulunan KNX/Ip kontrolör ile gün ışığı seviyesi DALI(dijital aydınlatma kontrol sistemi) üzerinden aydınlatma armatürlerini kontrol ediyor. Kontrol 50 lüx değerinden başlanarak yapılıyor. Aydınlatma ekipmanları istenen senaryolara göre yönetilebiliyor ve yüzde 25 oranında bir enerji tasarrufu elde ediliyor. Aynı zamanda DALI’ nın 1 -100% aralığındaki dimleme avantajıyla daha düşük gerilim altında çalışan lambaların ömürleri de yüzde 30 oranında uzatılmış olunmaktadır. Isıtma sistemi tamamen dış hava sıcaklığına bağlı olarak kontrol edilmektedir.

SEZGİSEL GÖRSELLEŞTİRME

AZ, BMS sistemini Samuel Lorez in fikirlerine göre uyarladı. Sistem dizayn edilmeden önce öngörüsel operasyon için bir deneme yapıldı. Sistem çalışmaya başladıktan sonra AZ sistem mühendisleri uygulamayı test ettiler. Kullanıcı dostu arayüz, IP yapı ve tamamen internete entegre fonksiyonlar ve SQL database ile alınmak istenen tüm bilgiler rahatlıkla alınmaktaydı.

OUTLOOK

“WAGO I/O sistemi ile lokal kontrol, operasyonel optimizasyon ve misafirlerimize üst düzey konfor sunabiliyoruz. Alarm seviye güç bilgilerini izlemenin yanından kontrol durumları hakkında bilgiler elde edebiliyoruz” diyor proje müdürü Samuel Lorez. Yönetim istasyonlarının birbirine bağlandığı yeni bir proje 2010 sonunda tamamlandı. Gelecekte mühendisler trafo merkezlerini de otomasyon sistemi üzerinden izleyecekler. Bununla ilgili WAGO IEC 61850 kontrolörlerle ilgilenilmektedir.

Tüm bu sistemlerin birbirine entegrasyonunda en önemli rol WAGO kontrol sistemine ve onun tamamen modüler yapısına düşmektedir. Bilindiği gibi WAGO 1951 yılından 1995 yılına kadar sadece klemens ve elektronik modüller üreten bir yapıya sahipken 1995 yılında ilk modüler PLC sistemini geliştiren ve 1997 yılında LON ile başlayıp günümüze kadar Avrupa çapında pek çok önemli bina ve endüstriyel otomasyon projesine imza atan bir değere ulaşmıştır. WAGO 2009 yılının son çeyreğinden itibaren de Türkiye’ de aralarında Sapphire, Galatasaray TT Arena, Abdi İbrahim Tower Genel Müdürlük, Abdi İbrahim İlaç Fabrikası, Şölen Gıda Gaziantep ve Silivri fabrikaları, Orhaneli Devlet Hastanesi, Türk Telekom Kampus, İTÜ Sosyal Tesisler gibi birçok farklı projeye imza atarak yoluna devam ediyor.