Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

“Yalıtım sektörü hızlı gelişiyor”

PÜD Genel Sekreteri Murat Kenet ile, yalıtım sektöründeki gelişmeleri, PÜD´ün faaliyetlerini, önümüzdeki süreçteki hedeflerini ve inşaat sektöründe krizin etkilerini konuştuk.

İnşaat sektörünün bugün geldiği düzeyi ve yalıtımın inşaat sektörü içindeki yerini değerlendirebilir misiniz?

Murat Kenet: İnşaat sektörümüz yaklaşık %10 istihdam katkısı ile pek çok insanımıza iş sağlarken, ekonomimizin de otomotiv ve turizm ile birlikte ilk 3 büyük sınıfından birisi olup, hepsinden daha fazla yan sektöre sahiptir. Gerek müteahhitlik gerekse malzeme bazında ülkemiz dünya çapında yeterliliğini kanıtlamış ve kabul ettirmiştir. İnşaat sektöründeki canlanmanın pek çok sektöre ivme getirdiği ortadayken sektöre yeterli desteğin verilmemesi (vergi indirimlerinin olmaması, kentsel dönüşümlerin yetersizliği, faiz oranlarının hala yüksek oluşu, enerji fiyatlarının yüksek olması ve dengesiz artması gibi) konut satışlarındaki düşüş ve yüz ölçümü bazında yapı ruhsatı alımlarındaki 2009´un ilk 9 ayı ile 2008´in aynı dönemine göre % 25´lik gerileme inşaat sektöründeki daralmayı gerçekçi olarak göstermektedir. Buna rağmen ısı yalıtım sektörü bu paralellikte düşüş göstermemiş ve az da olsa bir önceki yıla göre artmıştır. Bunda en büyük sebep insanımızca yalıtımın ekonomik olarak kendisine geri döndüğünün ve çok çabuk kendisini amorti edip kazanca dönüştüğünün anlaşılmasıdır. Bu anlayış özel sektörün de yalıtım malzemelerine ve uygulamalarına daha çok yatırım yapmasına sebep olmuş ve sonuçta yalıtım sektörü çok hızlı bir gelişim göstermiştir.

Küresel ekonomik kriz sektörü nasıl etkiledi? 2009 yılı nasıl bir yıldı?

Küresel kriz tüm sektörleri olduğu gibi inşaat sektörünü de olumsuz etkiledi. Sektörde geçmiş yıllarda olduğu gibi büyük yatırımlar görülmedi, bunda devletin sektöre yeterli desteği vermemesi de etkili oldu. İnşaat sektöründe kriz sırasında başlanmış olan projeler genel olarak devam etmekle birlikte krizin sürmesi planlanmakta olan projeleri aksatmakta ve geciktirmektedir. 2009 yılı 2. çeyrekte başlayan toparlanma yavaşladı ve inşaat sektörü bir rekora giderek üst üste 7 çeyrekte gerileme gösterdi. Sonuç olarak ısı yalıtım sektörü genel inşaat yapımına bağlı olduğu için krizin etkileri sürdüğü müddetçe yalıtım sektörü de etkilenmeye devam edecektir fakat bu etkilenmenin diğer sektörlere göre az olması beklenmektedir, bunun da ana sebebi yeni ve oturulan binalarda ısı yalıtımı yaptırma isteğinin ve zorunluluğunun artmasıdır. Şöyle ki oturulan binalarda ısı yalıtımı yaptıran insanların ısı yalıtım konforu yaşaması, ısınma yakıt miktarlarının azalması, soğutma giderlerinin azalması çok büyük bir reklam olarak yaptırmayanları etkilemektedir. Resmi olarak da yürürlüğe giren yönetmelikler ve yasalar ile eski ve yeni tüm binalarda ısı yalıtımı artık bir keyfiyetten çıkarılıp zorunluluk haline getirilmiştir. Artık yeni binalarda ısı yalıtım zorunluluğu olduğu gibi önümüzdeki 5-10 sene içerisinde de eski binalarda ısı yalıtımsız bina kalmaması hedeflenmektedir.

PÜD´ün son dönem faaliyetleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Derneğimiz ısı yalıtım bilincinin arttırılması yönünde 2009 yılında yapı dergilerine ve gazetelere pek çok reklam ve makale vermiş, İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya´da bu konudaki en büyük yapı malzeme fuarlarına katılmış, EPS konusunda Avrupa´nın üst birlik derneği olan Eumeps´in (European Manufactures of Expanded Polystyrene) toplantılarına iştirak etmiş, web sayfası www.pud.org.tr´yi sürekli güncelleyerek ilgili kimselere yardımcı olup bilgi veremeye devam etmiştir. EPS´nin farklı kullanım alanlarına yönelik çalışmalar kapsamında faaliyetlerine devam etmiştir. Bunun en son örneği Karayolları Genel Müdürlüğü´nde yapılan ve yurt dışından uzman getirilerek sunulan “Geofoam – Taşıma Kapasitesi Düşük Zeminlerde EPS´nin Dolgu Malzemesi Olarak Kullanılması” konusudur. Dünyada pek çok projede kullanılan bu sistem ülkemiz için çok yeni olup uygulamalara girmesi yönünde derneğimiz çalışmalara devam etmektedir.

EPS hakkında bilgi verebilir misiniz ?

Expanded Polistren Sert Köpük (EPS- Genleştirilmiş Polistren Sert Köpük ) petrolden elde edilen, köpük halindeki termoplastik, kapalı gözenekli bir ısı yalıtım malzemesidir. Polistren hammaddesinin şişirilmesi ve kaynaştırılması ile elde edilir. EPS´nin %98´ hareketsiz ve kuru havadır, bu da bilinen en iyi ısı yalıtım malzemesi, ekonomik ve çevre dostu olmasının temel sebebidir. EPS üstün teknik özelliklere sahiptir, kullanılacağı işe göre çok geniş bir yoğunlu aralığında ve ekonomik olarak üretilebilir. Bilhassa ısı yalıtımında ideal yoğunluk olan 16-20 kg/m3 aralığı EPS´de ekonomik bir üretimle mümkündür. Bu yoğunluk aralığı ısınma ve soğumaya bağlı genleşme ve büzülme davranışı sonucu oluşabilecek çatlamaları önleyen ayrıca buhar geçirgenliğini maksimum seviyede sağlayan bir aralıktır. Ayrıca bu yoğunluk ve petek görünümlü hücre yapısı üzerine yapılan fileli sıva uygulamasınında daha iyi bir adreans ile tutunmasına yardımcı olur, çok sert ve parlak yüzeyler sıva tutunması açısından her zaman handikap oluşturur. 3-6 hafta dinlendirilen EPS levhalar tüm üretim gazlarını atarak sabit bir yalıtım katsayısına ulaşırlar. Halbuki kimi yalıtım levhalarında bu süre yıllara yayılır ve yalıtım değeri zaman içinde azalır. Grafit / Karbon Katkılı EPS´ler yeni kuşak EPS olup gri renklidirler. Klasik beyaz EPS´lere göre yaklaşık %20 daha iyi bir yalıtıma sahip olup, daha ince bir kalınlıkla daha iyi bir yalıtıma sahip olmaktadırlar.16kg/m3 yoğunluğa sahip bir grafit/karbon katkılı EPS, 30kg/m3 yoğunluğa sahip bir EPS´nin ısı yalıtımına sahiptir. Rengini Grafit/karbon katkısından alır; bu katkı renklendirme amaçlı değil, ısı yalıtımının artmasına yöneliktir. EPS ile yapılan ısı yalıtımının maliyeti, bir binanın maliyetinin yüzde 3´ü kadardır. Bu maliyet de kışın yakıt sarfiyatını ,yazın ise klima kullanımı ile birlikte artan elektrik sarfiyatını azaltarak konforlu bir yaşam ile birlikte kendini kısa sürede amorti etmektedir.

Binalarda enerji verimliliğinin önemi son dönemlerde üzerinde en çok konuşulan konulardan biri. Sizin bu konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

MK Türkiye ile gelişmiş AB ülkelerini kıyasladığımızda, binalarda ısınma ve soğutma amaçlı olarak kullanılan enerjinin 3-4 kat fazlasını kullandığımız görülmektedir. Bu gerçekten yola çıkılarak hazırlanan “Binalarda Isı Yalıtım Yönetmeliği”, binalardaki ısı kayıplarının azaltılması, enerji tasarrufu sağlanması, çevre kirliliğinin azaltılması ve uygulama esaslarının belirlenmesi amacıyla hazırlanmıştır. Bu yönetmelik bütün yerleşim birimlerindeki binaları kapsamakta ve TS 825 standardında belirtilen, hesap metoduna yetkili makine mühendisi tarafından hazırlanan ısı yalıtım projesinin imara ilişkin mevzuatı gereğince yapı ruhsatı verilirken, tesisat projesi ile birlikte istenilmesi zorunludur. Bu yönetmelikle Türkiye binalarda ısı yalıtımı uygulamaları bakımından 4 ısı bölgesine ayrılmış ve bunlar listelenmiştir. Yapılan bu çalışmalar sayesinde yeni binaları enerji verimli olarak hayata geçirmek mümkün olmaktadır. AB ülkelerinde insanların mutlak suretle enerji verimliliği sağlayacak şekilde teşvik edilmeleri planlanmaktadır. Enerji verimliliği tedbirleriyle ekonomik tasarrufun yanı sıra, harcanmayan kaynaklar ile iş olanaklarının artması ve dünyanın belli başlı genel sorunlarından olan çevre kirliliğini önemli ölçüde azaltmak mümkün olmaktadır. Avrupa´da 2018 tarihinden sonra inşa edilecek bütün yeni binaların 0 enerji olması ve tükettikleri enerji kadarını üretmeleri zorunlu olacaktır. Türkiye´de de enerji verimliliği sağlamak için, toplum bilinçlendirilmeli ve tüm sektörler birlikte hareket etmelidir. Bu kadar yüksek oranda yalıtımsız bina varken devlet yalıtımı teşvik için vergi indirimine gitmeli, tüketiciye talebi halinde düşük oranlı ve uzun vadeli kredi verilmelidir.

2010´a yönelik hedeflediğiniz ve planladığınız çalışmalar nelerdir ?

PÜD, Türkiye genelindeki EPS´den mamul üreten firmaların sayısal olarak yarısını, üretim kapasitesi olarak da % 80´inini temsil etmektedir. Derneğimizin 2010´da amacı bu sayıyı mümkün olduğunca arttırmak ve sektörümüzdeki firmaları en üst sayıda temsil edebilmektedir. 2010 Şubat ayında yapılacak olağan yıllık genel kurul toplantımız ve yeni yönetimimizle birlikte bu çalışmalara hız verilecektir. Ayrıca 2010 ´daki amaçlarımızı “Isı Yalıtım Uygulama Kurallarına” yönelik TSE ihtisas grubunda başlatmış olduğumuz çalışmaları sonlandırmak, CE ile ilgili çalışmaları ülke bazına yayarak yaygınlaştırmak, EPS´nin standartlar ve kullanımı konularında sözcülüğünü yapmak, fuar bazındaki katılımlarımızı büyük şehirler haricinde Anadolu illerine de yaymak, dergi ve gazete çalışmalarımızı arttırmak, ısı yalıtımı uygulamasına yönelik usta eğitimleri vermek, üniversiteler ile ilişkilerimizi geliştirmek, yurt dışı eğitimlere katılmak, bizimle aynı amaca hizmet eden derneklerle daha sıkı işbirliğine girmek olarak özetleyebiliriz.