Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu “İzmir Akdeniz’in kültür başkenti olacak”

İzmir’i, Akdeniz’in kültür başkentlerinden biri yapmak istediklerini söyleyen Aziz Kocaoğlu, “Barcelona, Beyrut, Venedik gibi Akdeniz kentleriyle ortak kültürel etkinlikler düzenlemek istiyoruz” diyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile İzmir’in kentsel sorunlarını, çözüme ilişkin yaklaşımlarını, son dönem projelerini ve hedeflerini konuştuk.

İzmir; konut, endüstriyel tesis, AVM, otel ve diğer yapılar açısından kategorik olarak incelendiğinde önümüzdeki 5 yıllık sürece nasıl giriyor?

Aziz Kocaoğlu: Son yıllarda İzmir’de sanayi, turizm, hizmet sektörleri başta olmak üzere, hemen hemen tüm sektörlerde önemli bir devinim yaşanıyor. Örneğin, 2004-2009 yıllarını kapsayan 5 yıllık süreçte İzmir’de açılan otel sayısı 48. Bornova, Karşıyaka ve Balçova bölgelerimizde binlerce kişinin istihdam edildiği, bazılarında günlük ziyaretçi ortalamasının 100 binleri aştığı çok sayıda alışveriş merkezleri açıldı. Son iki ay içinde Avrupa’nın elektronik devinin ardından, bu alanda dünyada önemli bir yeri bulunan Amerikan elektronik firması da Avrupa’daki ilk mağazasını İzmir’de açtı. Bu tercih, İzmir’in önemini ve artan potansiyelini ortaya koyma açısından ciddi bir göstergedir diye düşünüyorum. Konut sektöründe de önemli özel girişimcilerimiz çeşitli projeler yürütüyor. Büyükşehir Belediyesi olarak konut sektörüne bizim de önemli katkılarımız var. Önümüzdeki süreçte ise kentsel dönüşüm projelerimizi başlatacağız. Hazırlıklarımız sürüyor.

İzmir´de yaşanan imar sorunları neler? Sizin çözüm önerilerinizden bahsedebilir misiniz?

İzmir’in kentsel planlamalarını yaptık. Ancak, tüm büyük kentlerimizde olduğu gibi İzmir’de de uzun yılların birikimiyle günümüze aktarılan gecekondulaşma var. Biz konuya ‘sağlıksız yapılar’ sorunu olarak bakıyoruz. Bu nedenle de kentin önemli bir bölümünün sağlıklaştırılması gerektiğini düşünüyoruz. Kent merkezinde yüksek yapıların inşaatına ilişkin yaşanan sıkıntıyı, Bayraklı Turan ile İzmir Liman gerisine kadar uzanan 550 hektarlık alanı, uluslararası bir fikir yarışması ile “Yeni Kent Merkezi” olarak projelendirip planladık. Bu bölgede gökdelenler yükselecek. Çok sayıda otel, ticaret merkezi, kültür-sanat ve eğlence yapıları yükselecek.

Bu bölgedeki Turyağ, İş Bankası, Tariş, Petrol Ofisi ve Piyale gibi büyük kuruluşların arazilerine önemli yatırımlar düşünülüp planlanıyor. Turyağ tesisleri taşındı ve mevcut yapılar yıkıldı; yerine turizm konaklama tesisi inşa edilecek. Daha şimdiden 8-10 girişimcimiz arayış içine girdi. 550 hektarlık alanın 250 hektarına 500 tane bina yapılsa, bu minimum 10 milyar dolarlık fiziki yatırım demektir. Bu bölgede oteller, iş merkezleri, rezidanslar ve alışveriş merkezleri kurulacak. İzmir’in iş merkezleri buraya kayacak. Dikey yapılanma İzmir’in siluetini değiştirecek. Kentin gökdelen ihtiyacını karşılayacak. Bu bölgedeki planlamaya karşı açılan bir iptal davasının yanısıra, ekonomik krizin de yapılacak yatırımları biraz geciktirmesi söz konusu olabilir. Ama eninde sonunda bu gökdelenler yükselecek. Ve bu yatırımların başlamasıyla, İzmir’de istihdam sorununa da büyük katkı sağlanacak. İzmir’in silueti değişecek.

Biz ayrıca, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte 580 hektarlık İnciraltı bölgemizi, termal sağlık turizmin gelişmesine uygun olarak planlıyoruz. Güzelbahçe, Seferihisar ve Urla ilçelerimizi de içine alan 171 bin hektarlık yarımada bölgesini de ulusal bir proje yarışmasıyla yenilikçi fikirleri de içine alan bir anlayış ile projelendirdik.

Kent planlamasında neler yapıldı? Kentsel dönüşüme dönük ne gibi çalışmalar yapılıyor?

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, İzmir’in 30 yıllık plansızlığına son verdik. İzmir kentsel Bölge Nazım İmar Planı’nı hazırladık. İzmir’in neresinde hangi sektörlerin gelişeceği belli; organize sanayi bölgeleri, küçük sanayi bölgeleri, ticaret bölgeleri belli. Neresinin tarımsal alan, su havzası veya orman alanı olarak korunacağı belli. Koruma Amaçlı Nazım İmar planlamalarını da yaptık. Bazı bölgeler uzun yıllardır, “buraya çivi çakılamaz” cümlesiyle tanımlanıyordu; buna son verdik. Örneğin tarihi Kemeraltı bölgemiz böyle bir alan idi; ama koruma amaçlı planları yapınca, yatırımcının önü açıldı; üstelik yapı aşamasında teşvik amacıyla otopark ücretlerinde de indirim yaptık.

Yatırım yapacak girişimci için bunlar önemli kararlardır; çok önemli planlamalardır. Yeni üniversite kampus alanı olarak Menemen’e bağlı Koyundere beldesinde 246.7 hektarlık alan belirlenirken, Karşıyaka’da da 25 hektarlık alan kamu kuruluş alanı olarak ayrıldı. Metro sistemini desteklemek amacıyla Üçkuyular’da 2.500 araçlık otopark alanı tanımlanan Kentsel Bölge Nazım İmar Planımızda kent merkezinde Konak, Bornova, Karşıyaka ve Narlıdere’de 155 hektar turizm tesis alanı olarak ayrıldı. Planda, mevcut metro hatlarına eklenecek yeni hatlar ve hafif raylı sistemin inşa halindeki Aliağa-Menderes hattı ile Bergama-Selçuk genişleme projelerine de yer verdik.

İZMİR NASIL GELİŞECEK?

Yeni İzmir Kentsel Bölge Nazım İmar Planı’nda İzmir, 7 Program Alanı ve Kentsel

Gelişme Alt Yöreleri´ne bölünerek, buralarda neler yapılacağı, nasıl ve hangi sektörlerin gelişeceği belirleniyor.

1- İzmir Merkez Kent Ana Program Alanı Stratejileri

Liman kenti kimliği tarif edilen merkez kentte; ticaret, turizm, iş hizmetleri, yüksek teknoloji üretimi; yatırım sektör ve konuları olarak ise “Eğitim, sağlık, teknik alt yapı, fuar, büyük ölçekli açık ve yeşil alanlar tema parkları hedefleniyor.

2- Aliağa Program Alanı-Kuzey Kentsel Gelişme Alt Yöresi Stratejileri

Sanayi kenti kimliği öngörülen bu bölge, İzmir Kentsel Bölgesi´nin üretim ve aktarım noktası olarak tanımlanıyor. Endüstriyel üretim, enerji ve yük limanı işlevleri gelişme sektörleri olarak belirlenirken, yatırım alanları olarak da “Liman, teknik alt yapı, Organize Sanayi Bölgesi, uzmanlaşmış eğitim, tekne-yat-gemi imalat alanı ve sergiler-fuarlar” ön plana çıkarılıyor.

3- Kemalpaşa Program Alanı – Doğu Kentsel Gelişme Alt Yöresi Stratejileri

Tarım – sanayi kenti kimliği ile tarımsal üretim ve endüstriyel işleme merkezi rolü biçilen bölgede, yatırım alanları olarak da “Tarımsal iyileştirme-sulama-demiryolu ulaşımı, enerji, OSB, teknik alt yapı ve uzmanlaşmış eğitim” hedefleniyor.

4- Torbalı Program Alanı – Güney Kentsel Gelişme Alt Yöresi Stratejileri

Torbalı için de “tarım – sanayi kenti” kimliği ve tarımsal üretim ve endüstriyel işletim rolü öngörülüyor. Tarımsal iyileştirme, sulama, demiryolu ulaşımı, enerji, OSB, teknik alt yapı ve uzmanlaşmış eğitim alanlarının geliştirilmesi hedefleniyor.

5- Urla Program Alanı ve Batı Kentsel Gelişme Alt Yöresi Stratejileri

“Düşük yoğunluklu yaşama merkezi” kimliği ve “konut gelişme merkezi” rolü biçilen Urla yöresinde tarım-eğitim ve konut gelişme sektörleri, “Tarımsal iyileştirme, sulama, hafif raylı taşıma sistemi, pansiyonculuk, hobi bahçeciliği, yumuşak turizm-sağlık turizmi ve spor kampçılığı” olarak hedefleniyor.

İZMİR’İN ETRAFI YEŞİL KUŞAKLA ÇEVRİLİYOR

6 – Yeşil Kuşak Program Alanı

A: Kuzey-Batı Yeşil Kuşak (Gediz Havzası)

“Tarım ve rekreasyon zonu” olarak tarif edilen bu bölgede organik tarım üretimine katkı ve yapılaşma ile kentin çevresinde konut saçaklanmasının önlenmesi hedefleniyor. Bölgede, tarım ve endüstriyel üretimin ağırlıkla gelişmesi öngörülen bu yörede, tarımsal iyileştirme, sulama, günübirlik rekreasyon alanları ve yaban hayatı koruma yatırım alanları olarak belirleniyor.

B:Kuzey Yeşil Kuşak Alt Program Alanı (Emiralem-Yamanlar Kuşağı)

“Tarım, orman ve rekreasyon zonu”. Merkez kentin kuzey saçaklanması yeşil alanlar ile önlenecek, tarımsal iyileştirme, sulama, günübirlik rekreasyon, ağaçlandırma ve geçici konaklama yatırım sektör ve alanları olarak gelişecek.

C:Doğu Yeşil Kuşak Alt Program Alanı (Belkahve-Nif Havzası)

“Tarım, orman, turizm ve rekreasyon zonu” Merkez kentin doğu bölgesinde konut saçaklanmasını önlemek ve İzmir Kentsel Bölgesi´nin rekreaktif turizm yükünü üstlenme rolü biçilen bu bölgede gelişmiş sektörler olarak tarım-orman ve günübirlik rekreasyon; yatırım sektör ve alanları olarak ise “Tarımsal iyileştirme, sulama, günübirlik rekreasyon, ağaçlandırma, geçici konaklama ve golf turizmi” hedefleniyor.

D: Güney Yeşil Kuşak Alt Program Alanı (Tahtalı Havzası)

Su kaynağı ve barajlar zonu kimliği taşıyan bu bölgenin, İzmir´in su ihtiyacını karşılayacağı ve günübirlik rekreasyon olanaklarını sağlayacağı belirtiliyor. Tarım-orman, alt yapı ve günübirlik rekreasyon gelişmiş sektörler olarak tarif ediliyor.

E: Batı Yeşil Kuşak Alt Program Alanı (Demircili Kuşağı)

Doğa turizmi zonu kimliği taşıyan bu bölgenin, günübirlik rekreasyon olanakları sağlayacağı ve doğa turizmini geliştireceği belirtiliyor. Yatırım sektör ve alanları olarak tarımsal iyileştirme, ağaçlandırma, günübirlik rekreasyon, doğa turizmi ve geçici konaklama hedefleniyor.

7- Turizm Koridorları Program Alanı

A: Selçuk-Seferihisar Turizm Koridoru Alt Program Alanı

Tarih ve turizm zonu olarak belirlenen bu bölge, kıyı oryantasyonlu turizm yatırımlarını ve rekreatif kullanım türlerini üstlenecek. Turizm, ikinci konut, günübirlik rekreasyon turizmiyle gelişmesi hedeflenen bölge, turizm tesis alanları, kara ve deniz avcılığı, arkeolojik ören yeri düzenlemeleri, tarih ve turizm turları yatırım alanları olarak öngörülüyor.

B: Çeşme – Karaburun – Mordoğan Turizm Koridoru Alt Program Alanı

“Tarih ve turizm zonu”. Kıyı oryantasyonlu turizm yatırımlarını ve rekreatif kullanım türlerini üstlenme rolü üstlenen bölgede, turizm, ikinci konut, günübirlik rekreasyon ve turizminin geliştirileceği hedefleniyor. Turizm tesis alanları, kara ve deniz avcılığı, arkeolojik ören yeri düzenlemeleri, tarih ve turizm turları, deniz ulaşımı ise yatırım alanları olarak görülüyor.

C: Foça-Kuş Cenneti Turizm Koridoru Alt Program Alanı

Tarih, turizm ve yaban hayatı koruma zonu olarak belirlenin bölgenin yatırım sektör ve alanı olarak turizm tesis alanları, kara ve deniz avcılığı, arkeolojik ören yeri düzenlemeleri, tarih ve turizm turları, deniz ulaşımı, yaban hayatı koruma geliştirme hedefleniyor.

İzmir´de turizmi çeşitlendirmek için neler yapıyorsunuz? Örnek projelerinizden söz edebilir misiniz?

İzmir, uzun yıllardır turizm pastasından yeterince pay alamıyordu. Son yıllarda bu sektörde de çok güzel gelişmeler var. Az önce de belirttiğim gibi son beş yılda açılan (48 adet) otel sayısı da bunun bir göstergesi. Biz, fuarcılığı daha da geliştirip, buna bir de kongre turizmini eklemek istiyoruz. Gaziemir’de toplam 337 bin metrekarelik bir alanda yeni bir fuar merkezi oluşturacağız. Gerekli kamulaştırmaları tamamladık, önümüzdeki yıl proje ihalesine çıkacağız. İzmir’e çağdaş normlarda bir de kongre merkezi kazandırmak istiyoruz. Termal sağlık turizmini geliştirmeyi hedefledik; bunun için Seferihisar’da yeni jeotermal kuyuları açıyoruz. Çok yüksek derecede ısıya sahip termal kaynaklarımız var. Bu kaynakları termal sağlık turizmi sektörünün hizmetine sunmak istiyoruz. Ayrıca tarımsal üretim için seracılıkta kullanılmasını öngörüyoruz. İzmir’de organik tarımın geliştirilmesi için projeler uyguluyoruz. Çiçekçiliğin gelişimini teşvik ediyoruz.

Tarihi yapılarımızı restore ediyoruz; arkeolojik kazılara büyük destek veriyoruz. Tarihi Kemeraltı Çarşımızdaki kültürel değeri olan yapıların dış cephelerini etap etap yürüttüğümüz bir projeyle restore ediyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığımız ile ortaklaşa İzmir’e, Ege medeniyetlerinin sergileneceği büyük bir müze kazandırmayı hedefledik; çalışmalarımız sürüyor. İzmir’i, Akdeniz’in kültür başkentlerinden biri yapmak istiyoruz. Bu hedef doğrultusunda yeni fikirleri ortaya çıkarabilmek amacıyla Kültür Çalıştayı düzenledik. Barcelona, Beyrut, Venedik

gibi Akdeniz kentleriyle ortak kültürel etkinlikler düzenlemek istiyoruz. Akdeniz Tema Parkı, botanik bahçesi, Akdeniz Akvaryumu gibi projeleri yaşama geçirmeyi planladık.

Kentte yapılaşma ile demografik denge arasında nasıl bir ilişki var? Ulaşım, arsa ve yeşil alan üretimine dönük yapılan özel çalışmalar var mı?

Demografik denge ile yapılaşma arasında ‘doğru’ orantı olduğunu söyleyebiliriz. Ülkemizin herhangi bir bölgesinden çeşitli umutlarla büyük şehirlere göç edenler öncelikle, daha önce kente gelmiş olan akrabalarının, yakınlarının bulunduğu semtlere yerleşmeyi tercih ediyorlar. Bu bölgeler de zamanla oluşmuş ve çeşitli hükümetler döneminde çıkarılan imar aflarıyla yasallaşmış gecekondu bölgeleridir. İzmir’de, yeni oluşmakta olan gecekondu bölgeleri bulunmuyor. Çünkü hem gerekli planlamalar yapıldı hem de bu tür kaçak yapılara izin vermiyoruz. Şurası da bir gerçek ki, İzmir’e göçle gelenler, bu kentin havasına ve kültürüne çabuk uyum sağlıyorlar. Yani İzmir’de kentleşme oranı yüksektir. Zaten göçle gelenlerin kentlileşmesine yönelik biz de önemli sosyal projeler yürütüyoruz.

Ulaşım konusuna gelince; İzmir’de, otobüs-metro ve deniz ulaşımını kapsayan entegre bir ulaşım sistemi uyguluyoruz. 90 dakika içinde tüm ulaşım araçlarında ikinci ve daha fazla binişler ücretsiz. Geride bıraktığımız 5 yılda 750 otobüs alımı ile otobüs filomuzu büyük ölçüde yeniledik. Ancak temel hedefimiz kenti metro-hafif raylı sistem ağı ile örmektir. Halen yaklaşık 100 kilometre uzunluğunda raylı sistem projeleri yürütüyoruz. Önümüzdeki yıl bu projelerimizin önemli bir bölümünü tamamlayıp ulaşım sistemine katmayı planladık. Kent merkezindeki ana güzergahlarda kesintisiz ulaşımı sağlamak amacıyla karayolu alt-üst geçitleri inşa ediyoruz. Kentin yeşil dokusunu güçlendirmek amacıyla kent ormanları oluşturuyoruz.

Yapılarda sürdürülebilirlik ve yapı denetimi açısından ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

İzmir Büyükşehir Belediyesi, deprem yönetmeliği henüz yayımlanmadan önce, kentin deprem kuşağında bulunmasını dikkate alarak gerekli düzenlemeleri yapmıştır. Kent bütünündeki 600 bin binayı Coğrafi Bilgi Sistemi ağına 3 boyutlu olarak kaydettik. Yapı stoku belirleme çalışmaları yürüttük. Kent bütününde yapılaşmayı uydu takibine aldık. Mevcut veriler ile çeşitli dönemlerde aldığımız uydu görüntülerini bilgi teknolojilerinin sağladığı olanaklar ile kıyaslayarak gelişmeleri takip ediyoruz.

Özel sektörle beraberce yürüttüğünüz faaliyetler nelerdir? Özel sektöre dönük kolaylıklarınızdan bahsedebilir misiniz?

Özel sektörü, gelişmenin dinamizmi olarak görüyoruz. Hukuk, yasa ve yönetmelikler çerçevesinde gelişimine ve yapacağı yatırımlara destek oluyoruz. Özel sektör temsilcilerinin, meslek odaları yöneticilerinin de diğer sivil toplum kuruluşlarımızın ve üniversite temsilcilerinin katılımı ile İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu oluşturduk. Bu kurulda hem kentin sorunlarını konuşuyor hem de yeni vizyonuna uygun yeni fikirleri tartışıyor; yaşama geçirilmesi için birlikte çalışıyoruz. İzmir için birlikte lobi faaliyeti yürütüyoruz. Çalışmalar sırasında kullandığımız slogan da “İzmir için el ele”. Sanıyorum bu slogan, özel sektörle nasıl bir işbirliği içinde olduğumuzu açıkça ortaya koyuyor.

2010´da öne çıkan projeleriniz hangileri olacak?

2010, hem inşaatları devam eden metro projelerimizin bir kısmını hizmete aldığımız yıl olacak hem de tamamlanmak üzere olan ileri biyolojik atıksu arıtma tesislerimizi işletime aldığımız bir yıl olacak. 2010 aynı zamanda startını vereceğimiz yeni projelerin tanığı olacak. Kent merkezinde trafiği rahatlatmak hedefiyle tramvay projesi hazırlıyoruz; yeni arıtma tesisleri inşa ederek evsel atık sorununu tamamen çözeceğiz. İzmir Opera Binası projesini kentin gündemine getireceğiz. Yeni su arıtma tesisleri kuracağız. Buca’da 70 dönüm bir alanda sosyal yaşam kampusu oluşturacağız. İstihdama yönelik olarak İzmir Kent Koleji’ni kuracağız. Önümüzdeki günlerde yeni fuar alanının proje ihalesini gerçekleştireceğiz. Futbol Federasyonumuz ile birlikte, 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası için İzmir’e dünya standartlarında yeni bir stad kazandırmayı planlıyoruz.

Cennetçeşme’de kentsel dönüşüm projesi uygulayacağız. Kadifekale heyelan bölgesindeki yaklaşık 2000 konutta oturan vatandaşımızı, Uzundere’de TOKİ’nin inşa ettiği ve Büyükşehir Belediyesi olarak parasını ödeyip satın aldığımız konutlara yerleştireceğiz. Yıkacağımız konutların ardından ortaya çıkacak 41 bin metrekarelik alanı, rekreasyon amaçlı olarak düzenleyeceğiz. Kadifekale surlarının restorasyonu için proje hazırlıyoruz; burada arkeolojik kazıları da başlattık. İzmir Agorası’nda kazı çalışmalarını destekliyoruz; kent yaşamı ile bütünleştirmeye dönük proje yürütüyoruz.

Son olarak neler eklemek istersiniz?

Temel hedefimiz, kentsel standartları daha yüksek bir İzmir oluşturmak; insanımızın yaşam standardını yükseltmektir. Derginiz aracılığıyla girişimcilerimize ve yatırımcılarımıza şöyle sesleniyorum; İzmir, önümüzdeki yılların “yükselen trendi” olacaktır. Bu kente gelenler, yetişmiş nitelikli insan gücü ile çalışacak, alt yapısı oluşturulmuş, hoşgörülü, huzurlu bir kentte çalışmanın keyfini yaşayacaktır. Bir yatırımcı için bundan daha büyük bir avantaj olabilir mi?