Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.

Malzemeciler zan altında bırakılıyor

İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan son günlerde basında yer alan çeşitli haberler üzerine inşaat malzemesi üreticilerinin üzerine haksız yere gidildiğini belirterek “Sektör çalışıyor, gelişiyor; ancak her olağandışı ekonomik gelişmede inşaat malzemesi üreticilerinin fiyat artışı nedeniyle fırsatçı olarak suçlanması kabul edilemez.” diye konuşuyor.

İnşaat malzemesinde demir-çelik gibi bazı malzemelerde son dönemde fiyat artışının söz konusu olduğunu ancak bunun ardındaki gerekçelerin her zaman olduğu gibi gözardı edildiğini kaydeden Turan, inşaat maliyetinde etkisi olan inşaat malzemelerinin toplam maliyete yüzde etkisinin  de dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.

ARZ-TALEP DENGESİZLİÐİ HERKESİ ETKİLİYOR

Turan “Türkiye hiç şüphesiz global ekonomideki dalgalanmalardan etkileniyor. Dünya ekonomisi içinde bulunduğumuz dönemde zor bir süreçten geçiyor. Bu nedenle global bazda ortaya çıkan arz-talep dengesizliği, kuşkusuz hem dünyada hem de Türkiye’de fiyat dalgalanması yaratıyor.” şeklinde konuşarak, İMSAD’ın kendi stratejik planını ortaya koyduğunu ifade ediyor. Turan, makro bazda, yani ekonomi yönetimi bazında da, sektörün stratejik planını hazırlamak ve sektörde vazgeçilmez ana malzeme konumundaki ürünlerle ilgili kapasite planlamasını oluşturmak gerektiğinin de altını çiziyor.

 

ZOR DURUMA DÜŞMENİN SEBEBİ MALZEMECİLER DEÐİL

“Kamu inşaat ihalelerinde sağlıklı bir maliyet analizi yapılamamasının yanı sıra, müteahhitlerle uzun vadeli kontrat yapılmasının veya çeşitli nedenlerle hesabını iyi yapmamış müteahhitlerin zor duruma düşmesinin sorumlusu inşaat malzemeleri üreticileri değildir.” diyen Turan, örnek olarak çimento ve hazır beton fiyatında geçen yıla oranla düşüş yaşandığını, yalıtım, yapı kimyasalları ve daha birçok ürün grubunda ise geçen yıla göre fiyat değişikliği olmadığını, bazı ürün gruplarında ise fiyatların geçen senenin de altında olduğunu dile getiriyor.

 

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ GEREKİYOR

Başta Çin ve Hindistan olmak üzere, Körfez Ülkeleri’ni içine alan bir grup tüketici ülkeden kaynaklanan yüksek talep etkisiyle, dünyada inşaat malzemeleri fiyatlandırmasında global bir sorun yaşandığını belirten Turan, ekonomi yönetimi tarafından tamamlanma aşamasına gelen ve Hükümet tarafından yakında açıklanacak olan yeni teşvik sistemine bağlı olarak, inşaat malzemesi sanayinin hem global taleb, hem de yurtiçi talebi karşılayacak bir kapasite artışına kavuşabilmesi için, söz konusu yeni teşvik sistemiyle gerekli alanlarda kapasite artışına yönlendirilmesinin yararlı olabileceğini de vurguluyor.

Türk inşaat malzemesi üreticilerinin hedefinin Türkiye’yi bölgesinde üretim merkezi haline getirmek olduğunu bunun için de zaman kaybetmeden çalıştıklarını kaydeden Turan, inşaat sektörünün gelecek potansiyelinin yüksek olduğunu belirtiyor.

İNŞAAT SEKTÖRÜNDEKİ BÜYÜME YETERSİZ

İMSAD Başkanı Turan, 2004 yılı 2. çeyreğinden bu yana ilk kez çift haneli büyümeye geçilmiş olmasını önemli bir pozitif gelişme olarak değerlendiriyor. Bu büyümenin özel sektör kaynaklı ve sanayinin büyük katkısıyla olduğuna dikkat çeken Turan, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat sektöründeki büyüme içinse beklentilerin altında yorumunu yapıyor. 8 çeyrektir gelişme hızındaki azalma ile sektörün büyük kayba uğradığını belirten Turan, inşaat sektörünün 2008 ve 2009 yıllarını ciddi küçülme ile tamamladığını vurguluyor.

İNŞAAT 2 KAT BÜYÜMELİ

Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi için inşaat sektörünün ekonomik büyümenin 2 katı kadar büyümesi gerektiğini sözlerine ekleyen Turan, küçülme sinyallerinin başlamasıyla İMSAD olarak süreci takip ettiklerini söyleyerek şu açıklamaları yapıyor: “Krizden çıkış planlarında Türkiye gibi gelişmekte olan bir ülkede inşaat sektörü gibi bir stratejik ve istihdam yaratan sektör yeterince ele alınmıyor. 2010 yılı başından beri iç talebin canlı tutulması ve özel sektör inşaat yatırımlarının devamının önemini sürekli vurguluyoruz. İnşaat sektörü direkt ve dolaylı beslediği onlarca sanayi kolunda yaratacağı istihdam ile birçok sorunun çözümüne katkı sağlayabilecektir. Cari açığı azaltmak için Türk inşaat sektörü gibi cari açığa katkı koyan, katma değeri yüksek sektörlere büyük iş düşüyor.”

Türk inşaat sektörünün önce geçmiş dönem kayıplarını daha hızlı telafi etmesi daha sonra da sürdürülebilir büyümeyi ve sürdürülebilir bir geleceği yakalaması gerektiğinin altını çizen Turan, “Hükümetin istihdam yaratan sektörlerin başında gelen inşaat sektörüne özel politikalar geliştirmesi ve yatırım ortamını hem yerli hem de yabancı yatırımcı için cazip kılması gerekiyor.” şeklinde konuşuyor.