İyi bir gelecek için iyi yalıtım yapıyor, geleceği yalıtıyoruz

ERHAN ÖZDEMİR
ODE YALITIM SATIŞ VE PAZARLAMA GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
“Sektörünün en büyük üreticileri arasında yer alan ve 75’in üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiren ODE Yalıtım’ın geride bıraktığı 35’inci yıl, aynı zamanda gelecekte ulaşmak istediğimiz hedeflerimize giden yolun başlangıcı… Dijital dönüşümün getirdiği değişimleri ve sektörümüzün gerekliliklerini göz önünde bulundurarak gerek üretim gerekse hizmet süreçlerimizde teknoloji ve inovasyonu önceliklendiriyoruz. 2021 yılında da tüm yatırım ve yapılanmamızı, yeni ve mevcut pazarların ihtiyaçlarını karşılayabilmek üzerine kurgulayacak, önümüzdeki üç yıl içinde ciromuzun yüzde 3’ünü Ar-Ge ve dijitalleşmeye ayıracağız.”
Global bir marka olma hedefiyle çıktığı yolda 35 yılı geride bırakan ODE Yalıtım’ın üretim, Ar-Ge, iç pazar ve ihracat alanında yakaladığı başarının temelinde neler var? 35. yılın sizin açınızdan önemine dair düşüncelerinizi özetler misiniz?
Eylül - Ekim Sayısı Yayında!
İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.
ODE Yalıtım’ın hikâyesi 1985 yılında, İstanbul’un Laleli semtindeki tek masalı ofiste kurulan bir hayal ile başladı. O hayal, bu topraklarda doğan bir şirketi global bir markaya dönüştürmekti. Bugün geldiğimiz noktada, dünya standartlarındaki beş üretim tesisimizde ürettiğimiz dört binin üzerinde ürün çeşidimiz, geliştirdiğimiz üretim teknolojilerimiz, hepsi konusunda uzman çalışanlarımız ve dağıtım kanalındaki işinin ehli iş ortaklarımız ile yalıtım sektörünün en büyük üreticileri arasında yer alıyor, altı kıtada 75’in üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz. Bizi bu noktaya taşıyan ve her geçen gün daha da ileriye götüren adımlardan ilki, ‘farklı olmak ve paydaşlarımıza değer yaratmak’ vizyonumuz, rekabetçi kurum kültürümüz ve başından beri yaptığımız her işte odağımızda olan değerlerimiz oldu. 35’inci yıl bizim için hiç kuşkusuz çok önemli ama bir durak noktası da değil. 35 yılda hiçbir zaman yerimizde durmadık ve bundan sonra da durmayacağız. Dolayısıyla 35’inci yıl bizim için vardığımız bir nokta, ama aynı zamanda da gelecekte ulaşmak istediğimiz hedeflerimize giden yolun da başlangıcı.

Yapı yalıtımı ve teknik yalıtım ürün gruplarında ODE’nin sunduğu en son yeniliklerini paylaşır mısınız? Bağlantılı olarak yeni ürün geliştirme çalışmaları hakkında da bilgi almak isteriz…
2020 itibarıyla “Yapı Yalıtımı” ve “Tesisat Yalıtımı” olmak üzere iki ana kategoride üretim yapıyoruz. Ekstrüde polistren esaslı ısı yalıtım malzemesi, bitümlü su yalıtım örtüleri, ısı-ses-yangın yalıtımında kullanılan cam yünü ve elastomerik kauçuk köpüğü tesisat yalıtım malzemesi üretiyoruz. Geçen yılın son çeyreğinde üst segment membranı yeniden tanımladığımız Epikon membran serimize bu yıl itibarıyla dört yeni ürün ekledik. Üzeri açık gri renk arduaz taşlı, yoğun SBS katkılı, dolgu malzemesi içermeyen, 5 mm kalınlığında, -30°C soğukta bükülme değeri olan yüksek gramajlı keçesi ve 1000/800 N/50 mm çekme mukavemeti özellikleriyle Epikon Eternal, her türlü iklimde ve zorlu koşullarda hızlı ve uzun ömürlü su yalıtımı sağlıyor. Epikon Aflame, üzeri silis kumu kaplı, yoğun SBS katkılı, dolgu malzemesi içermeyen, 5 mm kalınlığında, -30°C soğukta bükülme değeri ve yüksek gramajlı keçeye sahip, 1000/800 N/50 mm çekme mukavemetiyle temel ve perde detaylarında yüksek su basıncına dayanıklı yeni elastomerik bitümlü membranımız. Epikon Cool, TÜBİTAK onaylı, Türkiye’nin ilk patentli “Cool Roof” bitümlü membranı olma özelliğini taşıyor. Yüzeyindeki açık renkli özel reflektif mineraller ile geleneksel malzemelere göre güneş ışığını yüksek yansıtma kapasitesine sahip. Kendinden yapışkanlı dolgusuz özel reçetesiyle Epikon Stick-it ise perde duvarlarda mükemmel yapışma sağlarken cross-lamine teknolojisiyle üretilmiş polietilen kaplamasıyla yırtılma ve delinmelere karşı yüksek dayanım gösteriyor. Bu yıl membranın yanı sıra R-FLEX markamızla ürettiğimiz elastomerik kauçuk köpüğünde de yeni bir ürünümüz bulunuyor. R-FLEX ürün gamına geçen yıl dâhil olan R-FLEX DIAMOND; µ≥ 11.000 değeri ile Türkiye’deki ilk ve tek en yüksek su buharı difüzyon direnç katsayılı elastomerik kauçuk köpüğü olma özelliğini taşımaktaydı. Bu yıl yaptığımız Ar-Ge çalışmaları ile daha yüksek kalınlıkta ürün üretmeyi başardık ve 40 mm kalınlıkta boru üretimi gerçekleştirdik. Geçen yıl 60 mm kalınlığa ulaştığımız levha grubundaki çalışmalarımıza da devam ediyoruz.

ODE YALITIM SATIŞ VE PAZARLAMA GENEL MÜDÜR YARDIMCIS
TÜM YATIRIM VE YAPILANMAMIZI, YENİ VE MEVCUT PAZARLARIN İHTİYAÇLARINI KARŞILAYABİLMEK ÜZERİNE KURGULUYORUZ
ODE Yalıtım’ın geniş ürün çeşitliliğinin yanı sıra bu ürünlerin öne çıkan avantajlarını da öğrenmek isteriz. Tercih edilirlik noktasında yarattığınız farklar nelerdir?
Özellikle son birkaç yıldır tüm yatırım ve yapılanmamızı, yeni yönetmeliklerin ses, ısı ve su yalıtımında doğuracağı talep ile yeni ve mevcut pazarların ihtiyaçlarını karşılayabilmek üzerine kurguluyoruz. Bu yolculukta en önemli gücümüzü ise Ar-Ge çalışmalarımız oluşturuyor. Bu kapsamda 2019 yılı itibarıyla portföyümüze yeni katma değerli ürünler eklemeye hız verdik. Bunlardan birkaç örnek verecek olursak, Türkiye’de ilk kez -30 derece soğukta bükülme dayanımına sahip versiyonları da bünyesinde barındıran membran serimizi piyasaya sunduk ve bu kapsamda sektörde bir ilke imza atarak EPİKON ürünlerimizde 15 yıllık garanti sunduğumuz SAFEZONE sitemini hayata geçirdik. Tesisat yalıtımında, tesisatı koruyarak ömrünü uzatan ve enerji verimliliğini artıran ürünler geliştirmeyi başardık ve özellikle Batı Avrupa için ürün geliştiriyoruz. Bunların yanı sıra TÜBİTAK ile birlikte geliştirdiğimiz ürünler de mevcut. Sözgelimi, Beyaz Taş Kaplı Membran ürünümüz, sıcak bölgelerde, bina içerisine giren ısıyı düşürerek soğutma amaçlı kullanılan enerjiden tasarruf sağlıyor. ODE olarak tüm bu ürünlerin üretim sürecinde sürdürülebilirliği odağımıza alıyor, yalıtım bilincinin gelişmesi için çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Ürünlerinin tümünün çevresel ürün beyanı (EPD) olan tek yalıtım şirketiyiz. 2016 yılında sektörün ilk Kurumsal Sosyal Sorumluluk raporunu yayımlayarak bu alanda sektörümüze öncülük ettik. Bu yıl yayımladığımız ikinci raporla da bu alandaki kararlılığımızı sürdürdük. Şirketimizin mottosu da “Geleceği Yalıtır”. İyi bir gelecek için iyi yalıtım yapıyor, geleceği yalıtıyoruz. Diğer taraftan, dijital dönüşümün getirdiği değişimleri ve sektörümüzün gerekliliklerini göz önünde bulundurarak gerek üretim gerekse hizmet süreçlerimizde teknoloji ve inovasyonu önceliklendiriyoruz. Bu doğrultuda paydaşlarımızın hayatını kolaylaştıracak yenilikçi sistemleri de devreye alıyoruz. Bu sistemlerden ilki, çevrim içi sistem seçim aracı ODE Select. Ülkemizde ilk, dünyada da sayılı örneklerden biri olan uygulamamız; çatılar, temel ve perdeler için yalıtım çözümleri, proje kriterlerine uygun sistemler, 2D detaylar, şartnameler ve teknik dokümanları görüntülemeyi ve bilgisayara indirebilmeyi sağlıyor. İnşaat projeleri için en uygun çözümleri ve teknik dokümanları dakikalar içinde bir araya getiren ODE Select’te, yaklaşık 500 doküman ve 218 farklı sistem çözümünü 42 farklı ürün grubu için 5 farklı uygulama alanında sunuyoruz. Bu sene başladığımız yeniliklerimizden biri olan ODE Proje Hizmetleri ile projelerin tüm süreçlerini kapsayacak şekilde çeşitli hizmetler sunuyoruz. Amacımız sağlıklı ve güvenli su yalıtım uygulamalarının gerçekleşmesine katkıda bulunmak. İnşaat projelerinde yalıtım çözüm ortağı olarak yer alarak mimarlar, tasarımcılar, danışmanlar ve uygulamacılar ile iş birliği içinde projelerin başarılı ve sorunsuz gerçekleşmesine destek oluyoruz. ODE Proje Hizmetleri altında sunduğumuz “Teknik Destek”, projelendirme ve teknik danışmanlık desteğini kapsıyor. Uygulama öncesi fizibilite ve uygulama aşamasında saha ziyaretlerini “Süpervizörlük” başlığında gerçekleştiriyoruz. Hizmetimizin “Eğitim Materyalleri ve Seminerler” bölümünde ise teknik uzmanların, su yalıtımı alanındaki yenilikleri, yeni ürünleri ve uygulamaları anlattığı seminerler, uygulama ve ürün seçimini kolaylaştıracak kılavuzlar yer alıyor. Bu dönemde hayata geçirdiğimiz bir diğer hizmetimiz ise ODE BIM Kütüphanesi. Uluslararası projelerde bir dünya standardı olarak kabul edilmeye başlanılan BIM (Yapı Bilgi Modellemesi), ülkemizde de son yıllarda kullanılmaya başlandı. Bu sistemi, sektörde bir ilk olarak, ürünlerimizin modellemesini yaparak kütüphane haline getirdik ve hem ülkemizde hem de ihracat yaptığımız ülkelerdeki inşaat projelerinde faaliyet gösteren paydaşlarımızın kullanımına sunduk.

BENİN, MOĞOLİSTAN, ETİYOPYA, MALTA VE VİETNAM’I DA PAZAR AĞIMIZA EKLEDİK
2020, pandemiyle birlikte dünyanın gidişatını değiştiren gelişmelerin de beraberinde yaşandığı bir yıl oldu. Salgın sürecinde gerek iç pazarda gerek ihracat ayağında neler yaşandı? Faaliyetlerinizde öncelikleriniz değişim gösterdi mi?
ODE Yalıtım olarak pandemi sürecinde planlarımızı değiştirmeden yolumuza devam ettik, çünkü biz kuruluşumuzdan itibaren uzun bir yolculuğa çıktığımıza inandık ve bu tip zorlu dönemlerin bizi hedeflerimizden uzaklaştırmaması yönünde adımlar attık. Bu kapsamda Çorlu’daki membran tesislerimizin modernizasyon yatırımını gerçekleştirdik. Kauçuk üretiminde kapasitemizi artırırken aynı zamanda bir test laboratuvarı kurduk ve Ar-Ge yatırımlarımızı hızlandırdık. Yine bu süreçte şirketimizin dijital dönüşümü açısından çok önemli bir yatırım yapıp ERP sistemimizi yeniledik. Tüm bu çalışmalarımızla birlikte yılın ilk yarısında çift haneli büyüme rakamlarına ulaştık. Su yalıtımı alanında ise yüzde 38 artışla çok ciddi bir büyüme sağladık. İç pazar özellikle haziran ayından sonra oldukça hareketlendi, ancak bu hareketin sürdürülebilir bir sektörel büyümeye dönüşüp dönüşmeyeceği konusunda belirsizlikler devam ediyor. İhracat pazarlarında ise özellikle pandeminin yoğun yaşandığı ve bu çerçevede ciddi kısıtlamalar uygulayan ülkelerde bir daralma söz konusu. Buna rağmen yıl sonu hedefimizi 2019 yılı dolar bazındaki ihracat ciromuzu bir miktar daha artırmak olarak belirledik. Bu yıl Benin, Moğolistan, Etiyopya, Malta ve Vietnam’ı da pazar ağımıza ekleyerek ihracat yaptığımız ülke sayısını artırmamız da bu hedef doğrultusunda bize önemli bir katkı sağladı.
DOĞRU MALZEME SEÇİMİ VE UYGULAMAYLA ISITMADA YÜZDE 50, SOĞUTMADA YÜZDE 30’A VARAN TASARRUF SAĞLANABİLİR
Pandemi ve deprem gibi afetler, yalıtım uygulaması yapılmış binaların önemini bir kez daha gösterdi. Öte yandan yalıtım ile ilgili genel kanı hâlâ pahalı bir uygulama olduğu yönünde… Özellikle yalıtım konusuna bakış açısını noktasında Türkiye’yi nerede görüyorsunuz?
Son olarak İzmir’de yaşanan deprem felaketi, yalıtımın binalar için ne denli önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Ülkemizde yaklaşık 10 milyon civarında bina bulunuyor. Bu binaların yüzde 80’inde yalıtım yok veya çok kötü yalıtım uygulamaları var. Oysaki deprem bölgelerinde koruyucu etkisi olan su yalıtımı, yüzölçümü olarak yüzde 92’si, nüfus yoğunluğu olarak ise yüzde 95’i deprem kuşağında bulunan ülkemiz için hayati öneme sahip. Bir binanın anatomisini incelediğimizde, iskelet ne kadar güçlü ve sağlamsa binanın da aynı derecede güçlü ve sağlam olduğunu görürüz. Özellikle binanın iskeletini oluşturan taşıyıcı kolonlardaki demir, korozyondan ne kadar etkin korunursa yapı da o kadar etkin korunur ve ömrü uzar. Bu nedenle su yalıtımı uygularken yapılan işin hayat kurtarabileceği her zaman göz önünde bulundurmalı. İZODER’in son olarak açıkladığı 2018 verilerine göre, ısı ve su yalıtımı pazarının büyüklüğü 20 milyar TL’ye ulaştı. Aynı yıl dünya genelindeki yalıtım pazarı ise 52 milyar doları geçti, bu rakamın 2025 yılında 77 milyar dolara yaklaşacağı öngörülüyor. Bu da yalıtım konusunda Türkiye’nin önünde uzun bir yol olduğunu gösteriyor. Yalıtım maliyetini değerlendirirsek, mevcutta kullanılan yalıtım malzemesinin kalınlığını iki kat artırmak maliyeti yüzde 25 artırıyor. Bununla birlikte bu iyileştirme, ortalama 5-6 yıllık geri dönüş süresini 2 yıla kadar indirmeye olanak sağlıyor. Dolayısıyla yalıtım ne kadar güçlü olursa maliyetin kendini amorti etme süresi de o kadar azalıyor. Diğer taraftan binalarda tüketilen enerjinin yüzde 80’i ısıtma-soğutma için harcanıyor. Kışın doğal gaz, yazın ise elektrik tüketiminde ciddi artış söz konusu. Doğru malzeme seçimi ve uygulamayla ısıtmada yüzde 50, soğutmada ise yüzde 30’a varan tasarruf sağlanabilir. Bu da kış aylarında hane bütçesinde büyük bir yer tutan doğal gaz faturasının yarı yarıya düşürülmesi anlamına geliyor.

İçinde bulunduğumuz dönemde şirketler açısından iş süreçlerini dijitalleşmeye adapte etmenin önemi daha da arttı. ODE Yalıtım’ın hâlihazırda bu alandaki yatırımlarını biliyoruz. Dijitalleşme adımlarınızın bu süreçteki kazanımları neler oldu?
Pandemi dönemi tüm şirketler için dijitalleşmenin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Biz ODE olarak 2020’nin başında, yani pandemi ülkemizi ve tüm dünyayı henüz etkisi altına almadan önce yeni dönem stratejimiz olan KOD 2020’yi açıklamıştık. Tüm üretim-hizmet süreçlerimizi, K’si Kurum İçi Girişimcilik, O’su Operasyonel Mükemmellik, D’si de Dijital Dönüşüm’ü temsil eden bu strateji doğrultusunda şekillendirmeye başladık. Ar-Ge ve dijital dönüşüm eksenli çalışmalarımıza hız kazandırdık, geçen yıl başlattığımız mentorluk sistemini güçlendirerek kurum içi girişimciliği artırdık. Ayrıca İK, dijitalleşme, Ar-Ge ve inovasyon yol haritalarını başlattık. Tüm bu çalışmalar, stratejik planımızı destekleyen ana ögeler oldu.
KALİTESİZ MALZEMEYLE YAPILAN YALITIM TÜKETİCİYİ YANILTIYOR, SEKTÖRDE HAKSIZ REKABETE YOL AÇIYOR
Yalıtım sektöründeki sorunları da ele alalım isteriz. Sektörde ivedilikle çözüme kavuşturulması gereken sorunlar arasında sizce neler var?
Pandemi sürecinin küresel ölçekte neden olduğu durgunluk, kurlardaki artış ve finansmana erişim zorluğu, sektörün hedeflediğimiz büyüklüğe arzu ettiğimiz hızda ulaşmasına engel teşkil ediyor. Ekonomik ölçekten bağımsız olarak değerlendirdiğimizde, sektörümüzde standartların sağlanamaması ve denetim mekanizmalarının tam olarak devreye girmemesi sıkıntılara yol açıyor. Kalitesiz malzemelerle yapılan yalıtım, tüketiciyi yanılttığı gibi sektörde de haksız rekabete yol açıyor. Bu noktada yalıtım yaptırmayı düşünen tüketicilere uygun koşullarla finansman sunulması, sektör dernekleri ile iş birliği içinde, uygulama aşamasında kamu denetiminin sağlanması bu sorunun önüne önemli ölçüde geçebilir. Bunun yanı sıra, binalarda ısı yalıtım kurallarını belirleyen TS 825 konusu var gündemimizde. Değişen şartlar nedeniyle bu standardın revizyon çalışmaları bir süredir devam ediyor. Bu revizyon çalışmaları sonucunda ortaya çıkacak yeni standart, uygulamaya geçtikten sonra ciddi enerji tasarrufu sağlayarak ülkemizin cari açığında önemli bir yere sahip olan enerji ithalatını azaltacaktır. Dolayısıyla yeni standardın Avrupa ülkelerindeki uygulamalara paralel özelliklerde hazırlanmasını bekliyorum.

KAPASİTE ARTIŞI, DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE AR-GE İÇİN 125 MİLYON TL YATIRIM HEDEFLİYORUZ
ODE Yalıtım’ın yeni dönem hedefleri ve bu hedefler doğrultusunda yatırım planları nasıl şekillenecek?
Son birkaç yıldır olduğu gibi 2021 yılında da tüm yatırım ve yapılanmamızı, yeni ve mevcut pazarların ihtiyaçlarını karşılayabilmek üzerine kurgulayacağız. Bununla birlikte 2021 planlarımız arasında, Eskişehir’deki üretim kapasitemizi artırmak için ilave yatırım yapmak yer alıyor. Bu yatırımlarla birlikte yaklaşık 150 kişiye de istihdam sağlayacağız. Ar-Ge önümüzdeki dönemde de önceliğimiz olmaya devam edecek. Önümüzdeki üç yıl içinde ciromuzun yüzde 3’ünü Ar-Ge ve dijitalleşmeye ayıracağız. 2023 yılına kadar da kapasite artışı, dijital dönüşüm ve Ar-Ge için 125 milyon TL yatırım hedefliyoruz. Yine 2023 planlarımız arasında, ciromuz içinde hâlihazırda yüzde 40 olan ihracat payını yüzde 50’ye çıkarmak var. Avrupa, MENA (Orta Doğu ve Kuzey Afrika) ve CIS (Bağımsız Devletler Topluluğu) bölgelerindeki gücümüzü Güney Amerika ve Uzak Doğu pazarlarına da taşıyarak yalıtım sektöründe dünya markası olma hedefimize daha da yaklaşmayı hedefliyoruz.







