İnşaat Sektöründe Çalışanlarda Sıkça Görülen: Karpal Tünel Sendromu

Karpal tünel, elin avuç içinde bulunan, kemikler ve bağlar ile çevrilen bir alandır. Median sinir üzerine baskı uygulanması sonucunda Karpal Tünel Sendromu ortaya çıkar. Bu sendrom el ve kol bölgesinde halsizlik, karıncalanma ve uyuşmaya neden olur. Elleriniz yorulduğunda bu belirtileri hissediyorsanız karpal tünel sendromunu yaşıyor olabilirsiniz.
Aynı el hareketlerinin sürekli tekrarlanması, kişinin bilek bölgesindeki anatomisi ve diğer sağlık sorunları karpal tünel sendromu oluşmasını tetikleyebilir. Tedavi uygulanmaz ise el uyuşması, karıncalanma ve halsizlik kişinin elini sağlıklı bir şekilde kullanmasını engeller. Doğru tedavi uygulamaları, karpal tünel sendromunun etkilerini azaltır.
Karpal Tünel Sendromu Neden Oluşur?
Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!
İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.
Karpal tünel sendromunun oluşma nedeni genellikle belirsiz olmakla birlikte median sinir üzerindeki baskıyı artıran birkaç durum bulunmaktadır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz:
- Parmakların bükülmesinde rol alan kirişlerin şişmesi, kanal hacminin daralmasına yol açan kas ve damar anomalileri, iltihaplanma, yumuşak doku tümörleri, kırıklar, eklem çıkıkları
- Uzun süre bileği bükülü tutmak
- Doğumsal nedenlere bağlı olarak vücutta sıvı birikmesi
Sağlıklı bir kişinin el bileğindeki basınç miktarı 7-8 mmHg iken yukarıdaki durumların yaşanması ile bu basınç miktarı 90 mmHg’ye kadar çıkabilir. Kanal içerisindeki basınç miktarının uzun süre devam etmesi ise karpal tünel sendromunun oluşmasına neden olur.
Bu sendromu yaşama riski yüksek bazı kişiler bulunur. Bunlar aşırı şişmanlık, gut, romatoid artrit, tiroid hastalıkları ve şeker hastalığı bulunan kişilerdir. Daha çok 30 – 60 yaş aralığında bulunan kadınları etkisi altına alır. Oluşma nedenine bağlı olarak sadece tek elde veya her iki elde de görülebilir.

Karpal Tünel Sendromu Belirtileri Nelerdir?
- El ve bilek bölgesinden başlayarak kol, omuz ve boyun bölgesini etkisi altına alan uyuşma, karıncalanma, yanma ve ağrı. Bu belirtiler genellikle gece saatlerinde ortaya çıkarken telefon ile konuşmak, gazete okumak ve araba kullanmak gibi aktiviteler sırasında kolun yorulmasına bağlı olarak oluşabilir.
- Sendromun ilerlemesi ile kalıcı duyu kayıpları oluşabilir. İnce tutuş kabiliyetinde azalma görülür.
- Sendrom ilerlemesine rağmen tedavi olunmaz ise kişi, küçük nesneleri tutmakta zorlanmaya başlar.
Karpal Tünel Sendromu Tanısı
El ve kemik bölgesinde oluşan başka rahatsızlıklar karpal tünel sendromu ile karıştırılabilir. Bu nedenle, ilk aşamada uzman doktor tarafından hastaların hastalık öyküsü dinlenir. Genel sağlık durumları elini kullanma sıklığı, varsa daha önceden yaşadığı travma ve kazalar sorgulanır. El ve kol bölgesi röntgen ile kontrol edilir. Gerek görülmesi halinde kan tahlili ve MR incelemesi de yapılır.
Karpal Tünel Sendromu Nasıl Tedavi Edilir?
Sendromun ilk aşamalarında teşhis gerçekleşmiş ise bu aşamalarda cerrahi dışı yaklaşımlar ile tedaviye başlanır. Median sinir üzerindeki baskıyı azaltmak için el bilekliği önerilir ve gece kullanılması tavsiye edilir. Bu sayede uykunun bölünmesine neden olan belirtilerin hafiflemesi sağlanabilir. El bilekliğine ek olarak anti-inflamatuar ve ağrı kesici ilaçlar reçete edilir. Bazı durumlarda steroid enfeksiyonu yapılarak belirtilerin geçici olarak ortadan kaldırılması sağlanır.
İlerleyen karpal tünel sendromu tedavisi için cerrahi işlemler gereklidir. Açık veya kapalı teknikle uygulanan ameliyatlar, median sinir üzerindeki basıyı azaltmak ve karpal tünel bölgesindeki hacmi genişletmeyi amaçlar. Karpal tünel sendromu tedavisinden başarılı sonuçlar alınması için rahatsızlığın erken dönemde teşhis edilmesi önemlidir. Ortopedi doktorları karpal tünel sendromundan şüphe duyulması halinde sendromu kesinleştirmek amacıyla elektromyografi (EMG) ve elektriksel sinir ileti çalışması yapar.
Karpal Tünel Sendromundan Korunmak İçin Öneriler
- Sendromu tetikleyecek diğer kronik rahatsızlıklar kontrol altına alınmalıdır.
- El ve bileği zorlayacak işlerden kaçınılmalıdır.
- Meslek gereği el ve parmakları aşırı derecede kullanan kişilerin klavye, fare ve diğer malzemeleri ergonomik tasarlanmış ürünlerden seçmeleri gereklidir.
- Yüzme ve düzenli yürüyüş gibi spor aktiviteleri yapılabilir.
- Kardiyo egzersizleri yapılabilir.
- El ve bileklerin aktif olarak kullanıldığı sporları yapan kişiler, spor sırasında koruyucu eldivenler, bandaj ve atel kullanmalıdır.
- Fazla kilolu kişiler risk grubundadır. İdeal kiloyu korumaya özen gösterilmeli ve B vitamininin yeteri kadar tüketildiğinden emin olunmalıdır.
- Sendrom oluştuktan sonra yapılacak egzersizler acıyı hafifletmez ancak önlem almak amacıyla koruyucu egzersizler yapılabilir. Özellikle risk grubunda kişiler egzersizlere önem vermelidir.
- El ve bilek bölgesi gün içinde aynı pozisyonda kalmamalıdır. Belirli aralıklarla dinlenilmeli ve sinir germe hareketleriyle rahatlama sağlanmalıdır.






