OYAK Çimento: Servis ömrü daha uzun yapıların inşasında önemli rol oynuyoruz
“OYAK Çimento olarak sektörün kaliteli beton üretimini destekleyecek çözümler sunuyor, özel ürün gamımızda bulunan yüksek dayanıma ve dayanıklılığa sahip ürünlerimiz ile yapıların servis ömrünün uzamasına katkı sağlıyoruz. Kaliteli ve sınıfının bir numarası ürünlerimizi geliştirirken son teknolojileri odağımıza alarak Ar-Ge çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz.”
OYAK Çimento’nun depreme karşı yüksek güvenlik sağlayan çözümlerini tanıyabilir miyiz? Bu ürünlerin özellikleri, avantajları ve sürdürülebilir yapıların varlığına katkıları nelerdir?
Ülkemiz topraklarının yüzde 70’i 1. ve 2. derece deprem bölgelerinde yer almaktadır. Bundan dolayı ülkemizde depreme dayanıklı yapılar tasarlamak ve inşa etmek büyük önem arz ediyor. Depreme dayanıklı bina tasarımında projelendirmeden malzeme seçimine, seçilen malzemelerin uygun standartlarda üretiminden uygulamanın yerinde doğru yapılmasına kadar birçok parametre bulunmaktadır. Beton kalitesi bu parametrelerden sadece birisidir. Ancak oldukça önemli olan betonun hammadde seçiminden başlayan kalite süreci, betonun standartlara ve ihtiyaca uygun olarak tasarlanması, uygun ekipmanlar ile üretimin yapılması ve taşınması, şantiyede yerine yerleştirilmesi ve sonrasında bakımı ile devam eden hassas bir süreçtir. OYAK Çimento olarak sektörün kaliteli beton üretimini destekleyecek ürünler ve çözümler sunuyoruz. Özel ürün gamımızda bulunan yüksek dayanım ve dayanıklılığa sahip ürünlerimiz ile yapıların servis ömrünün uzamasına katkı sağlıyoruz.

Özellikle öğütülmüş yüksek fırın cürufu ve diğer mineral katkılar ile üretilen çimentolarımız, betonun durabilitesini (dayanıklılık) arttırırken aynı zamanda alternatif kaynaklar değerlendirilerek hem çevreye hem de ekonomiye katkı sağlıyor. Bu amaçla Ar-Ge faaliyetlerimizde katkılı çimentoların performansının arttırılmasına ve kullanımının yaygınlaştırılmasına çalışıyoruz.
Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!
İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.
Özel ürünlerimiz ile sürdürülebilir binaların tasarlanması ve inşasına da katkı sağlıyoruz. Bilindiği gibi mineral katkılar kullanılarak üretilen çimentoların CO2 salınımı Portland çimentosuna göre daha düşüktür. Bu sebeple mineral katkılar kullanarak ürettiğimiz çimentolar ile üretilen betonlar çevreci bina konseptine uygun olup LEED ve benzeri sertifikaların alımı sırasında firmalara avantaj sağlamaktadır.
Depreme dayanıklı yapı söz konusu olduğunda genellikle betonun kalitesi ilk akla gelen parametredir. Betonun kalitesi ise, çoğu zaman sadece dayanım üzerinden değerlendirilmektedir. Aslında en az dayanım kadar önemli olan bir diğer konu da dayanıklılıktır. Betonun dayanıklılığının artmasıyla yapıların servis ömürleri de uzamaktadır. Bu sebeple üreticiler ve şartname hazırlayan kurumlara, özellikle durabiliteyi arttıracak şekilde beton tasarımının yapılması, bu amaca hizmet eden uygun katkılı çimentoların kullanımının yaygınlaştırılması için tüketiciyi ve toplumu bilinçlendirme konusunda büyük görev düştüğünü düşünüyoruz.

Depreme karşı binaların güçlendirilmesi amacıyla geliştirdiğiniz ürünlerde hangi teknolojiler kullanılıyor? Türkiye özellikle bu tür teknolojilerin kullanımı noktasında nasıl bir tablo sergiliyor?
OYAK Çimento 4.0 Projesi ile birlikte, Endüstri 4.0’ın ana başlıklarından olan “Büyük Veri’nin Toplanması ve Analizi” kapsamında bir raporlama sistemimiz bulunmaktadır.Tesis süreçlerindeki verilerin sistem tarafından toplanarak, istatistiki proses kontrol yöntemiyle işlenmesi ve diğer bölümlerle ilişkilendirilmesi sağlanmaktadır. 2018 yılında başlatılan “Yüksek Fırın Cüruflu Çimentoların Bileşen Tasarımı İçin Yapay Zekâ Tabanlı Bir Karar Destek Sistemi” projesi devam etmektedir. Proje tamamlandığında; ürün kalitesindeki stabilitenin iyileştirilmesiyle müşteri memnuniyetinin arttırılması, bileşen tasarımının daha doğru ve etkili yapılması ile daha az klinker kullanımının sağlanması ve böylece üretim maliyetlerinin düşürülmesinin yanında, atmosfere salınan CO2 miktarının azaltılması ile daha çevreci ürünlerin üretilmesi sağlanacaktır.
Sektörün Türkiye’deki durumuna bakacak olursak, özellikle son dönemde proseslerin izlenebilirliği, elde edilen verilerin yorumlanması ve anlamlı sonuçlar çıkarılabilmesi için yapay zekâ tabanlı dijital sistemlere yatırım yapıldığını söyleyebiliriz. Benzer şekilde ürünlerin performanslarının arttırılması konusunda da teknolojik gelişmelerin takip edildiği başarılı uygulamalar bulunuyor.

Depreme karşı yüksek güvenlik sağlayan çözümlerinizle ilgili maliyet-fayda açısından da bilgi verir misiniz?
Üretim prosesimizde yapılan teknolojik yatırımlar ve ürün optimizasyonları ile alternatif yakıt ve hammadde kaynaklarının değerlendirilmesi ve atık ısıdan elde edilen enerjinin üretimde kullanılmasıyla optimum maliyetli üretim yapıyoruz. Ürünlerimiz, dayanım ve dayanıklılık performansı ile servis ömrü daha uzun yapıların inşa edilmesine katkı sağlarken, kaynakların verimli kullanılmasıyla da ekonomiye destek oluyor.
Deprem konusunda öncelikle can sonrasında mal güvenliğini dikkate alacak çözümler üzerinde çalışıyoruz. Geri dönüşü olmayan kayıplar yaşamamak adına, kaliteli ve sınıfının bir numarası olan ürünleri üretiyoruz. Tabii bunu yaparken de maliyetlerimizi ve son teknolojiyi göz önüne alarak Ar-Ge çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz.

Yapıların güçlendirmesi alanında geliştireceğiniz yeni ürünler/sistemler olacak mı? Bu alana dönük hedefleriniz nelerdir?
Betonun kalitesinin dijital ortamda izlenebilirliğinin arttırılmasına yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Bu sayede beton kalitesiyle ilgili verilere anlık olarak erişip son kullanıcının da betonla ilgili bilincinin arttırılması hedeflenmektedir.








