Uğur Mıhçı: “İyi bak dünyana” hareketi, sürdürülebilir bir gelecek yaratmak adına yolumuzu aydınlatıyor
İnşaat Dünyası Dergisi “Sürdürülebilir Şirketler” özel dosyasında Kalekim Kalite Yönetim Sistemleri Müdürü Uğur Mıhçı’i ağırladı. İnşaat Dünyası’na şirketinin sürdürülebilirlik stratejisiyle ilgili özel açıklama yapan Uğur Mıhçı, “Sürdürülebilirlik yaklaşımı, Kale Grubu’nun kurulduğu yıllardan itibaren özümsediği, önceliklendirdiği ve faaliyetleri ile hayata geçirdiği bir bakış açısı. Entegre yönetim sistemleri politikamız içinde, çevreye duyarlı olma, enerjiyi ve doğal kaynakları verimli kullanma, çevresel kirlenmeye karşı önlem alma taahhüdümüz yer alıyor” dedi.
Sürdürülebilir bir geleceğin inşasında, sürdürülebilir bir iş dünyasının tesis edilmesi, firmaların bu alandaki faaliyetlerini artırmaları ve dünya ile eşzamanlı bu süreçleri yönetebilmesi daha da önemli hale geldi. Buradan hareketle Kalekim’in sürdürülebilirlik politikasının detaylarını paylaşır mısınız?
Dünyanın son yıllarda oldukça hızlı bir dönüşüm sürecinin içine girdiğini görüyoruz. Bu dönüşümün en çarpıcı sonuçlarından birisi, Avustralya’da yaşanan orman yangınlarıyla başladı. Yanan alan, bu kıtada ormanla kaplı toplam alanın yüzde 14’üne denk geliyordu. Bu felaketi, ilk kez 2019’un son günlerinde tanımlanan COVID-19 salgınının mart ayında küresel bir pandemiye dönüşmesi izledi. Pandemi neticesi alınan karantina kararları ve sokağa çıkma yasaklarının ekonomiyi yavaşlatması sonucunda küresel sera gazı emisyonlarının düşmeye başlaması, yerel düzeyde de belli bölgelerde hava kirliliğinin azalmaya başladığına dair çıkan haberler, pandemiyle iklim krizinin ve ekolojik sorunların birlikte anılmasına neden oldu. Aslında bu durum iklim değişikliğinin insan kaynaklı olduğuna dair bilimsel anlayışı güçlendirmiş oldu. Yaşanan bu hızlı dönüşüm sürecinde bizler de dünyaya hiç zarar vermeden nasıl faaliyet gösterebileceğimize ve ortaya çıkan farklı etkilerin nasıl azaltılabileceğine dair strateji ve politikalarımızı gözden geçirdik. Bu kapsamda yıllardır yönettiğimiz süreçleri tek bir çerçevede ve bütünsel olarak ele alabilmek amacıyla 2021-2023 stratejilerimiz arasına ‘Sürdürülebilirlik’ stratejisini dâhil ettik.

Sürdürülebilirlik yaklaşımı, Kale Grubu ve şirketlerinin kurulduğu yıllardan itibaren özümsediği, önceliklendirdiği ve faaliyetleri ile hayata geçirdiği bir bakış açısıdır. Kale Grubu bu bakış açısına Ortak Davasında geçen ‘insana ve çevreye saygılı’ ifadesi ile yer vermiştir. Stratejileri desteklemek ve tüm Kale Grubu genelinde ortak bir anlayış oluşturabilmek adına ‘#İyiBakDünyana’ politikası oluşturuldu. İyi Bak Dünyana politikası, ‘Evin Senin Dünyan, Dünya Senin Evin’ sloganı ile anlamlandırılmış, Kale Grubu değerleriyle bütünleştirilmiş ve tüm paydaşları kapsayan bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle Kale Grubunun başlattığı “İyi Bak Dünyana” hareketi bizlere ışık tutmakta ve sürdürülebilir bir gelecek yaratmak adına yolumuzu aydınlatmaktadır. Sürdürülebilirlik stratejisi ve İyi Bak Dünyana hareketi çerçevesinde ekonomik, çevresel ve sosyal boyutlar bazında Kalekim’in kısa, orta ve uzun vadeli hedef ve eylem planları gözden geçirildi. Hedefler, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, Küresel İlkeler Sözleşmesi, Organizasyonel Yaşam Döngüsü, Paydaş Gereksinim ve Beklentileri, Sektörel Öncelikler vb. baz alınarak belirlenmiştir.
Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!
İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.
Çevresel etkiyi minimuma çekmek, şirketlerin kurumsal kimlik algıları açısından ayrıca önemli. Sürdürülebilir çevre politikanız kapsamında bugüne dek hayata geçirdiğiniz çalışmaları öğrenebilir miyiz?
Sürdürülebilirlik anlayışımızı strateji doğrultusunda, ekonomik, çevresel ve sosyal olmak üzere üç boyut bazında ele almaktayız. Çevresel boyut bazında yaptığımız çalışmalar 2007’de tüm çalışma alanlarımızı içerecek şekilde belgelendirdiğimiz ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi uyarınca sistematik olarak yönetilmektedir. Bu kapsamda ‘Entegre Yönetim Sistemleri Politikası’ içinde çevre bakış açısı ayrıca ele alınmış ve tüm şirketi kapsayacak şekilde ortak bir anlayış oluşturulmuştur. Politikamız içinde özellikle ‘Süreçleri, ürünleri tasarlarken çevreye duyarlı olma, enerji ve doğal kaynakları verimli kullanma, çevresel kirlenmeye karşı önlem alma’ taahhüdümüz yer almaktadır.

Çevre boyutu kapsamında; 2015’ten bu yana ISO 14064 standardı uyarınca ‘Karbon Ayak İzi’ emisyonlarını hesaplamakta ve takibini yapmaktayız. Bu hesaplamalarla birlikte Karbon Ayak İzi azaltma faaliyetleri belirlenerek hedeflendirme yapılmaktadır. Karbon Ayak İzi azaltma çalışmaları ile iklim değişikliğine olumlu katkı sağlanmakta, sera gazı emisyonları düşürülmekte, çevresel kirlenme önlenmekte, enerji ve doğal kaynaklar verimli kullanılmakta ve süreçler iyileştirilerek verimlilik artırılmaktadır. 2015’te 26,07 Kg (CO2)/Ton(Üretim) olan karbon ayak izi miktarımız, 2020’de 22,42 Kg (CO2)/Ton(Üretim)’e düşürülmüştür. Sadece 2020’de doğaya vereceğimiz karbon emisyonu engellenerek 4.675 ağaç dikimine eşdeğer karbon salımı azaltılmıştır. Karbon ayak izindeki iyileştirmenin en önemli iki nedeninden ilki; çoklu tesis yapılanması ile pazara ve hammaddeye yakın olmamızdır. (Türkiye’de 7 farklı şehirde, 8 üretim fabrikamız bulunmaktadır). Çoklu tesis yapılanmasında sadece Balıkesir fabrikamızın açılmasıyla ürün sevk mesafemiz İstanbul’a 71 km, Isparta’ya 46 km azalmıştır. İkincisi ise bazı lokasyonlarımızda hammaddeyi kendimizin üretmesi ve ‘Tedarikçi Gelişim Programı’ uygulamamızdır. Bu çalışmayla hammadde tedarik mesafemizi 1.253 km kısaltarak doğaya salınan karbon miktarında azaltma sağladık. Yapılan Karbon Ayak İzi Azaltma çalışmalarıyla 2019 yılında İstanbul Karbon Zirvesinde “Düşük Karbon Kahramanı” ödülünü almaya hak kazandık. Tüm işletmelerimizde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yayınlamış olduğu ‘Sıfır Atık Yönetmeliği’ uyarınca ‘Sıfır Atık Belgeleri’ne sahibiz. Döngüsel Ekonomiye katkıda bulunmak üzere bazı ürünlerimizde geri dönüştürülmüş hammaddeler kullanmaktayız. Benzer şekilde döngüsel ekonomi uyarınca işletmelerimizden çıkan elektronik atıkları, EAGD (Elektronik Atıkların Geri Dönüşümünü Destekleme Derneği) ile işbirliği içinde geri kazanmak ve eğitime destek vermek adına ihtiyaç sahibi okullarda teknoloji sınıfları oluşturarak dönüştürüyoruz. Atık azaltılması ve ayrıştırılması konusunda farkındalığın artırılması adına işletmelerimizde Atık Pil ve Atık Yağ Toplama kampanyaları gerçekleştirmekteyiz. Kalekim olarak gönüllü bir program olan ‘Üçlü Sorumluluk’ ilkelerini 1993’te benimsemiş olup bu yönde çalışmalar yürütmekteyiz. Ayrıca düzenli olarak işletmelerimizde çalışanlarımızın katılımıyla ağaç dikim faaliyetleri gerçekleştirmekteyiz. Bugüne kadar lokasyonlarımızda 2.126 ağaç dikimi yaptık.
Sürdürülebilir bir iş modeliyle yol almanın firmanıza katkıları nelerdir?
Günümüzde sürdürülebilir bir şirket olabilmek için dünya genelindeki ekonomik, sosyal ve çevresel etkilerin yakından takip edilmesi ve bu gelişmelerle kurumsal yönetimin bütünleştirilmesi gerekmektedir. Şirketlerin kâr etmesinin yanında ekosistemindeki gereksinimleri de dikkate alarak toplumsal faydaya odaklanması beklenmektedir. Böylece bütünsel bir bakış açısıyla sürdürülebilir ilerleme sağlanabilmektedir. Kalekim’in son yıllarda gösterdiği başarılı iş sonuçlarının altında yatan en önemli etmenlerden birisi de bu bakış açısıdır. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarının bizlere verdiği sorumluluklarla birlikte, yeni bir ekonomik, sosyal ve siyasi değişim ve dönüşüm planı olarak görebileceğimiz Avrupa Yeşil Mutabakatı, 2030’a kadar %50 ve 2050’ye kadar net sıfır emisyon hedefiyle sera gazı emisyonlarını azaltarak Avrupa’yı ilk iklim nötr kıta haline getirmeyi hedeflemektedir. Avrupa’ya ihracat yapan bir firma olarak bu sürece hazırlık konusunda sürdürülebilirlik çalışmalarının bizlere ciddi katkısı olacaktır. Aynı zamanda sürdürülebilir iş modelleriyle birlikte ekonomik olarak yeni büyüme rotaları ve işbirlikleri geliştirmekteyiz. Bu kapsamda hem yurtiçinde hem de yurtdışında (Arnavutluk, Cezayir, Fransa vb.) önemli işbirliği imkânları oluşturulmuştur.
Kalekim’in müşteri odaklı yaklaşımı çerçevesinde sektöründe ilk ve lider uygulaması olan ‘Kalekim Usta Kulübü’ ile üye ustaların mesleki becerilerini geliştirerek sektörümüzde nitelikli usta yetiştirilmesini sağlamaktayız. Ayrıca sektörde önemli bir karar verici olan usta ile nitelikli uygulama ortaya çıkarmayı hedeflemekteyiz. 2021 yılında şirketimiz halka arz oldu. Sürdürülebilir iş modeliyle hareket etmek halka arz sürecimizi kolaylaştırdı. 2010’dan itibaren EFQM Kurumsal Mükemmellik Modeli doğrultusunda çalışmaktayız. Bu model de yıllardır bize sürdürülebilir bir anlayış ve temel oluşturmaktadır. Bu çerçevede yaptığımız çalışmaların neticesinde 2019 yılında Türkiye Mükemmellik Ödülünü kazandık. EFQM Modeli de 2020’de kapsamlı bir güncelleme geçirmiş ve modelin içeriğine Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, Küresel İlkeler Sözleşmesi, Döngüsel Ekonomi vb. kavramlar dâhil olmuştur. Bu model doğrultusunda 2023’te Avrupa’da yer alan şirketlerle yarışarak EFQM Küresel Ödülünü (EFQM Global Award-EGA) kazanmak istiyoruz.

Kalekim’in sürdürülebilirlik ve çevre politikalarına dair önümüzdeki dönemde ne tür atılımları olacak?
Sürdürülebilirlik adına önceliklerimizi, kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerimizi ve eylem planlarımızı belirledik. Bu sürecin yönetişim mekanizmalarını sürdürülebilirlik boyutları bazında oluşturduk. Yönetişim mekanizmaları içinde; Yönetim Sürdürülebilirlik Komitesi, Sürdürülebilirlik Elçileri, Sürdürülebilirlik Organizasyonu, Gönüllüler Platformu, Sürdürülebilirlik Boyutları Bazında Çalışma Grupları vb. yer almaktadır. Önümüzdeki dönemde; Karbon Ayak İzi azaltma faaliyetlerimize devam edeceğiz. Bu kapsamda hâlihazırda devam ettiğimiz çoklu tesis yapılanması ve geniş dağıtım ağlarına yenilerini ekleyerek sevkiyatta oluşan karbon salımını en aza indireceğiz. Doğal kaynak tüketimimizi en aza indirmek ve verimli kullanmak adına yenilenebilir enerji kaynak kullanımını geliştireceğiz.
Organizasyonel Yaşam Döngüsü (O-LCA) ile hammaddeden nihai tüketiciye kadar olan tüm süreçlerimizde çevreye olan etkimizi ölçümleyerek, iyileştirmek adına aksiyonlarımızı gözden geçireceğiz. Paydaşlarımızın katkı ve katılımlarını sağlayacağımız mekanizmaları etkinleştireceğiz. Sürdürülebilirlik çalışmalarımızı tedarik zinciri içindeki tüm paydaşların katılımını sağlayacak şekle dönüştüreceğiz. Paydaşlarımızın farkındalık ve bilinçlendirilmesi amacıyla etkinliklerimizi artıracağız. Sektörel STK’larda ve derneklerde daha aktif yer alarak çalışmalara katkıda bulunacağız. Bu konularda çeşitli etkinlik ve zirvelerde deneyim paylaşımı oturumlarına dâhil olacağız. Farklı grup ve şirketlerin uygulamaları ile kendi uygulamalarımızı kıyaslamak amacıyla bir araya gelmeye devam edeceğiz. Yürüteceğimiz sürdürülebilirlik projeleri/çalışmaları ile ekosistemimizi genişleteceğiz ve yeni işbirlikleri oluşturacağız. Her yıl yaptığımız geri bildirim anketleriyle paydaşlarımızın sesini dinlemeye devam edeceğiz.
İnovasyon ve dijitalleşme konusundaki çalışmalarımızı geliştireceğiz. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda yıllardır yaptığımız toplumsal projeleri çeşitlendireceğiz. Sürdürülebilirlik kapsamında yaptığımız tüm çalışmaları şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşmak adına Sürdürülebilirlik Raporu hazırlama aşamasındayız. İklim değişikliğinin etkilerini derinden hissettiğimiz son yıllarda yapacağımız çalışmaların tamamının, geleceğimiz için verimli olmasını temenni ediyorum. “İyi Bak Dünyana” hareketi doğrultusunda yarınlarımıza iyi bir dünya bırakmak için çalışmaya devam edeceğiz.








