Özel Dosyalar

Yoshinori Moriwaki: Türkiye’de tüm kamu binalarına sismik izolatör zorunluluğu getirilmeli

İnşaat Dünyası Dergisi Mart-Nisan 2024 sayısında “Özel Dosya” bölümünde “Deprem Performansı Yüksek Yapılar ve Güçlendirme Teknikleri” konusunu masaya yatırdı. Japonya Yurt Dışı İnşaat Şirketleri Derneği Türkiye Genel Sekreteri Yüksek Mimar ve İnşaat Yüksek Mühendisi Yoshinori Moriwaki, “Türkiye ile Japonya arasında binalardaki en önemli teknolojik fark: Sismik izolatörler. Türkiye’de şu an sadece 100 yatak üzeri hastanelerde sismik izolatör zorunlu. Oysa Japonya’da sadece hastaneler değil kamu binaları ve okullarda da sismik izolatör zorunluluğu var. Türkiye’de de hastane ve okul gibi tüm kamu binalarında sismik izolatörler zorunlu hale getirilmeli” dedi.

Pimapen insaatdunyasi BANNER

Dünyadaki depremlerin yüzde 20’si Japonya’da meydana geliyor. Japonya’da daha büyük depremler olmasına rağmen Türkiye kadar ölüm ve yıkım olmuyor. Japonya depremlerle mücadele etmeyi nasıl başardı?

Dünyadaki depremlerin %20’si Japonya’da meydana geliyor, bu doğru ama Türkiye’deki kadar can kaybı yaşanmıyor. Benzer büyüklükteki depremlerde Kahramanmaraş’ ta 53.000, Japonya’da ise 300 can kaybı oldu. Öncelikle, Türk insanı panik oluyor, neden panik oluyor çünkü depremle ilgili bilgisi sınırlı. Bunun için anaokulu, ilkokul ve ortaokulda sürekli afete karşı eğitim almaları gerekiyor. Tatbikatlar ile sürekli deprem hatırlatılmalı. Japonya, mahallelerde ve okullarda ayda bir kez deprem tatbikatı yapıyor. Bu konuda eğitim çok önemli. Aynı zamanda Türkiye’deki binaların %50’den fazlası herhangi bir izin alınmadan inşa ediliyor.

ID Temmuz Agustos 2026 kapak 1

Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!

İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Dergiyi Oku »

Türkiye’de 1999 depreminden sonra 2001’den 2011’e kadar yapı denetimi başladı ancak sürdürülebilir olmadığı için izinsiz ve kaçak binaların önüne geçilemiyor. Binalar kontrolsüz yapıldığı için can kayıpları oluyor. Bu durumun kontrol altına alınması ve yapı denetimlerinin düzgün yapılması gerekiyor.

Yoshinori Moriwaki

JAPONYA’DA 9.7 BÜYÜKLÜĞÜNE KADAR DEPREMLER MEYDANA GELEBİLİYOR

Japonya’da da aynı şekilde çok fazla deprem meydana geliyor, aynı acıyı orası da yaşıyor. Türkiye’de Japonya’daki kadar büyük depremler olmuyor. Japonya’ da şimdiye kadar ölçülebilen en yüksek deprem 9.7 büyüklüğünde iken Türkiye en fazla 7.9 büyüklüğünde depremler üretebiliyor. Binaların Japonya’da yıkılmamasının nedeni doğru projeler ile deprem performansı yüksek yapıların inşa edilmesidir. Ve en önemlisi de depremi unutmamak, her zaman hatırlamak, depreme daima hazır olmak lazım.

Türkiye’nin her bölgesinde deprem meydana gelebilir. Eskiden Konya’da %97 deprem olmaz diye söyleniyordu ancak olmayacak denilen Konya bölgesinde de deprem meydana geldiğini gördük.

JAPONYA’DA TÜM KAMU BİNALARINDA SİSMİK İZOLATÖR ZORUNLULUĞU VAR

Depremlere karşı mücadelede Türkiye ile Japonya’daki yapı metodolojisi/tekniklerini karşılaştırır mısınız? Japonya’da modüler çelik yapı teknikleri dışında konut üretiminde hangi yapı metodolojileri kullanılıyor?

Türkiye ile Japonya arasındaki en önemli teknolojik fark: Sismik izolatörler. Türkiye’de şu an sadece 100 yatak üzeri hastanelerde sismik izolatör zorunlu. Oysa Japonya’da sadece hastaneler değil kamu binaları ve okullarda da sismik izolatör zorunluluğu var. Çünkü çocuklar bizim için çok değerli. Çocuklar büyünce geçmişi geleceğe taşıyacak. Ben 1999 depreminden hemen sonra Adapazarı’na gittim, tüm kamu binaları çökmüştü. Bir tane 4 katlı bina ayaktaydı ve herkes orada çalışıyordu.

Depremle mücadelede kamu binaları çok önemli. Türkiye’deki yazılı ve görsel medya; hastane ve okullar başta olmak üzere tüm kamu binalarında sismik izolatör zorunluluğunu sürekli gündemde tutmalı. Yani şunu özellikle vurgulamak istiyorum. Türkiye’de başta hastane ve okullar olmak üzere tüm kamu binalarında sismik izolatör zorunlu hale getirilmeli. Sismik izolatör olmayan kamu binaları bu teknoloji ile bir an önce donatılmalı.

Yoshinori Moriwaki33

JAPONYA’DA GÖKDELENLER İÇİN H KESİTLİ YAPISAL PROFİL (ÇELİK) ZORUNLULUĞU MEVCUT

Japonya’da eskiden çelik izolatör kullanılıyordu. 1995’teki büyük Hanşin (Kobe) depremi sonrasında kauçuk izolatör kullanılmaya başlandı. Karbon fiber kumaş güçlendirme sistemini Japonya da kullanıyor. Türkiye’de genelde orta hasarlı binalarda güçlendirme yapılabiliyor. Japonya ise mümkün olduğunca tüm yapıları güçlendirmek için yoğun çaba harcıyor.

Japonya’da çok yüksek binalar yani gökdelenler için H kesitli yapısal profiller yani çelik güçlendirme sistemleri kullanılıyor, daha sonra inşaat demiri kullanılıyor. Türkiye’deki gökdelenler ise sadece betonarmeden inşa ediliyor, içinde çelik yok. Bu yüzden ben zorunlu olmadıkça Türkiye’de gökdelenlerin içine gitmemeye çalışıyorum.

BİNA İNŞA EDİLMEDEN ÖNCE ZEMİN ETÜTLERİ DOĞRU YAPILMALI

Türkiye, Kahramanmaraş depremleri sonrası yıkılan 11 kenti imar ederken nelere dikkat etmeli? Bu soruyu yüksek mühendis ve mimar kimliğinizle cevaplar mısınız?

6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinden sonra Kahramanmaraş ve Nurdağ başta olmak üzere depremden etkilenen 11 ili KYK Yapı Kimyasalları firması ile tek tek dolaştık. Ben deprem bölgesini ayrıca Japon deprem uzmanları ile de ziyaret ettim. Öncelikle zemin etütlerinin iyileştirilmesi gerekiyor, bu ancak sondaj ile mümkün. Zemin iyileştirildikten sonra üzerine inşaat yapılır.

Radye temelin iyi olduğu söylense dahi zemin üzerine dikilecek binalar için doğru çalışmalar yapmak gerekiyor. Kagir yani yığma binalarda sorun yok ama uzun dikdörtgen yapıya sahip (Örneğin Rönesans Residance gibi) binalar inşa edilecekse, mimarlar da dahil olmak üzere ciddi çalışma yapmak gerekiyor.

Mimar ve statik çalışma yapan mühendislerin dikdörtgen yapıya sahip binalar üzerinde çok çalışması lazım. Proje; inşaat mühendisleri, mimarlar, yapı denetimi konusunda uzman kişilerle birlikte yürütülmeli.  

İSTANBUL’DA ÖZELLİKLE ÜST GEÇİTLER ELDEN GEÇİRİLMELİ VE GÜÇLENDİRME YAPILMALI

Beklenen Marmara (İstanbul) depreminde Türkiye’nin acil olarak atması gereken adımları nasıl sıralarsınız? Mevcut yapı stokunu güçlendirmek hızlı çare olur mu?

Olası Marmara depremi için eski Atatürk Havalimanı ve çevresi, Zeytinburnu, Ataköy, Küçükçekmece, Büyükçekmece ve Avcılar gibi yumuşak zeminli bölgelere dikkat çekmek istiyorum. İstanbul’un Anadolu yakası için de Pendik ve Tuzla çok yumuşak zeminli lokasyonlar. Bu bölgeler için özel planlama gerekiyor. Buralarda güçlendirme yapılabilir. Yapısal güçlendirme sonrası binalarda güvenli bir şekilde oturulabilir.

İstanbul için bir de ana güzergâh olarak Boğaziçi Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ile Mecidiyeköy’deki D-100 karayolunun bulunduğu viyadüğe dikkat çekmek istiyorum. Buralara 2008 – 2010 yıllarında Japonya ile ortak çalışılarak güçlendirme yapıldı. Köprülerde sıkıntı yok diyebilirim. Ancak yol güçlendirilmiş olsa dahi üst geçitler için tehlike devam ediyor. İstanbul’da özellikle üst geçitler elden geçirilmeli ve güçlendirme yapılmalı.

Japon inşaat mühendislerle geçitleri incelediğimizde üst kısımların depremde düşme tehlikesinin devam ettiğini söyleyebilirim. Bu gibi yerler için Japonya’nın 1995 depreminden sonra uyguladığı bir sistem var. Maliyet olarak düşük ve güvenilir bir sistem olan zincir sistemi uygulandı. İstanbul’daki köprüler için de acilen bu sistemin uygulanması gerekmektedir.

Yoshinori Moriwaki22

Kahramanmaraş depremleri sonrası doğal afetlere karşı bilinçlendirmek amacı ile KYK Yapı Kimyasalları ile bir dizi eğitim çalışması yürüttünüz. Türk halkının deprem bilinç karnesi hakkında neler söylemek istersiniz?

KYK Yapı Kimyasalları ile Kahramanmaraş dahil 11 ili gezdik, tespitler yaptık, seminerler verdik. Doğu Anadolu Fay hattının varlığından herkes haberdardı. İnsanlar bu bölgede deprem olmaz düşüncesindeydi ama yanıldılar. Ben ise depremi tam da o bölgede bekliyordum. Bu nedenle devlet ve millet olarak sürekli tetikte olmamız gerekiyor, daima yazılı ve görsel medyanın deprem gerçeğini hatırlatması lazım. Sadece korkmak, dua etmek yetmiyor, Japonya’daki insanlar da dua ediyor ancak önce kendini güvence altına alıyor.

Bir binayı satın alırken ya da kiralarken ilk olarak zemin etüdüne bakacağız. İkincisi ruhsatı ve iskân var mı? diye kontrol edeceğiz. Üçüncüsü de bina 2000’den önce mi yoksa sonra mı? diye sorgulayacağız. Çünkü 1999 depreminden sonra zemin etütlerinde iyileştirilmeler yapıldı. Öncesi sıkıntı ama sonra yapıldıysa daha rahat olabilirsiniz. Ama her zaman hazırlıklı olmamız lazım.

Yaşam üçgeni çok önemli. Metal düdük, sıvı çikolata ve su bir torbada evlerimizin birkaç yerinde hazır durmalı Evlerimizde eşyalarımızı sabitlememiz gerekiyor. Bina çökmese bile eşyalar düşebilir. Bunlar şirketlerde, belediyelerde, okullarda herkese anlatılmalı. Eğitim verilmeli, tekrar tekrar eğitim verilmeli. Bu şekilde can kaybı riskini %70 azaltmış oluruz.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu