Gündem

Volkan Bozay: Deprem performansı yüksek yapılar için doğru uygulama ve sıkı denetim şart

İNŞAAT DÜNYASI DERGİSİ Mart-Nisan 2024 sayısında “Özel Dosya” bölümünde “Deprem Performansı Yüksek Yapılar ve Güçlendirme Teknikleri” konusunu masaya yatırdı. Dosya çerçevesinde sorularımızı yanıtlayan TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, “Ülkemizde çimento ve hazır beton gibi yapılarımızın temel yapı taşı olan malzemelerin kalite standartlarında sorun görünmüyor. Belgeli üretim yapan tesislerimizde üretilen yapı malzemelerinin doğru tekniklerle imalatlarda kullanımına da azami dikkat etmeli ve sıkı denetimlerle yaşanabilecek herhangi bir ihmalin önüne geçmeliyiz” dedi.

Pimapen insaatdunyasi BANNER

Kahramanmaraş’ta 7,7 ve 7,6’lık depremlerin üzerinden bir yıl geçti.  TÜRKÇİMENTO’nun deprem bölgesinde yaptığı çalışmalar hakkında kısa bir değerlendirme yapar mısınız?

Yaşanan büyük depremin ilk gününden itibaren seferber olan üyelerimiz ve çimento ailesi olarak gerek enkazdan kurtarma faaliyetlerinde gerekse gıda, tıbbi malzemeler gibi her türlü ihtiyaç konusunda azami desteği sağlamaya çalıştık. Telafisi mümkün olmayan kayıplar yaşadığımız bu deprem felaketinin hemen ardından, tüm üye fabrikalarımızla ve kendi içimizde başlattığımız seferberlikle birlikte gerek temel ihtiyaçlar gerekse makine, ekipman ve eğitimli insan gücüyle, yardımlarımızı bölgeye sevk ettik.

ID Temmuz Agustos 2026 kapak 1

Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!

İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Dergiyi Oku »

Günlük ihtiyaçların yanı sıra; Birlik olarak Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS) ile iş birliği içerisinde bölgede konteyner kent uygulaması planımızı hayata geçirdik ve konteynerlerimizi bölgeye ulaştırdık. Böylece geçici barınma ihtiyacını bir nebze de olsa bu şekilde karşılamaya çalıştık.

Depremde zarar görerek hizmet veremez hale gelen Hatay Havalimanı pisti için de sektör olarak büyük bir seferberlik örneği sergiledik. Çimko, Limak Çimento ve Oyak Çimento, beton temini konusunda büyük bir iş birliği ağı kurdu.

Bölgede hasar gören ve tahliye yardım işlemlerinden dolayı araç yoğunluğu yüksek erişim yolları ile yine hasar gören agrega, beton tesisleri ve iş ekipmanları koşulları altında imkanlarını birleştiren üyelerimiz, onarımı üstlenen yüklenici firmaya kesintisiz ürün ve hizmet ulaştırdı.

Bakanlarımızla bölgede yaptığımız toplantılarla bölge ihtiyaçlarına cevap verdik.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği himayesinde düzenlenen kampanyalara sektör olarak destek verdik ve bölgenin yeniden inşası için gerekli tedariki sağladık.

TURKCIMENTO CEOsu Volkan Bozay 1
TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay

TÜM TÜRKİYE’DE KENTSEL DÖNÜŞÜM GÜNDEMDEKİ YERİNİ KORUYOR

Olası Marmara depremi öncesi İstanbul ve çevre kentlerde kentsel dönüşüm ve yapısal güçlendirme çalışmalarının hız kazanması bekleniyor. TÜRKÇİMENTO söz konusu çalışmalarda nasıl bir rol alabilir? Anlatır mısınız?


2023 yılında yaşadığımız deprem felaketlerinin ardından bilindiği üzere kentsel dönüşüm projeleri başta olmak üzere, deprem bölgesinin yeniden inşası planı devreye girdi. Yalnızca deprem bölgesinde değil, İstanbul başta olmak üzere tüm Türkiye’de kentsel dönüşüm konusu gündemdeki yerini koruyor.

Söz konusu tüm çalışmalar için Türk çimento sektörü olarak Türkiye’nin ihtiyacı olan yatırımların hayata geçmesini sağlayacak üretim kapasitesine fazlasıyla sahibiz. Özellikle geçmiş dönemlerdeki sektör refleksine ilk olarak 22 STK’yı bir araya getirdiğimiz raporun ilk aşamasını tamamladık; ancak ülke ve sektör gündemindeki gelişmeler ve Covid sürecinde raporun ve oluşturulan platform maalesef devam ettirilemedi. Biz, kamu, özel sektör ve STK’ların iş birliğinde koordinasyonu yapmaya her zaman gönüllüyüz. 

TÜRKÇİMENTO inşaat malzemeleri sektörünün önemli oyuncularından biri. Türkiye’de performansı yüksek yapılar inşa etmek için yapı metodolojisi ve inşaat malzemeleri ilişkisi hakkında neler söylemek istersiniz? Türkiye’de deprem performansı yüksek yapılar inşa ederken nelere dikkat edilmeli?

6 Şubat 2023’te yaşadığımız büyük felaket maalesef ülkemizin deprem kuşağında yer alan bir ülke olması nedeniyle depreme dayanıklı yapıların önemini acı tecrübelerle bir kez daha ortaya koydu. Yapıların inşasında yapılan en ufak bir ihmalin maalesef can kayıplarıyla sonuçlanması bütün bu süreci bir kez daha titizlikle ele alıp her türlü tedbiri uygulamamız gerektiğini gösterdi.

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, ülkemizde yürürlükte olan güncel deprem yönetmeliğimiz başta olmak üzere mevzuat ve yönetmeliklerimiz aslında depreme dayanıklı yapıların inşası için çağımızın gerektirdiği tüm kriterleri oldukça başarılı şekilde ortaya koymaktadır. Ancak deprem bölgesinde yapılan inceleme ve araştırmalar temel sorunun yönetmeliklerde yer alan kriterlere özellikle imalat aşamasında uyulmaması ve denetimde yaşanan aksaklıklar olduğunu ortaya koymaktadır.

HAZIR BETONUN ŞANTİYEYE TAŞINMASI VE DÖKÜMÜNÜN ÖNEMİ

Örneğin, yönetmelikler gereği minimum 25 MPa olması gereken beton basınç dayanımının alınan karotlar sonucunda ortalama dayanımlarının 10 MPa seviyesinde olduğu görülmektedir. Üretim tesisinden olması gereken dayanımla çıkan hazır betonun şantiyeye taşınması ve dökümü esnasında yapılan hataların dayanım kaybına yol açtığını biliyoruz.

Yetersiz donatı kullanımı ve hatta özellikle 2000 öncesi yapılan binalarda nervürlü yerine düz donatı kullanımının deprem esnasında oluşan yatay gerilmeleri karşılayamadığını yıkılan binalarımızda sıkça gözlemleyebiliyoruz. Benzer şekilde sıkça karşılaşılan yumuşak kat düzensizliği ve kolon-kiriş en kesitlerindeki uygunsuzluklar can kayıplarına yol açtı.

Dolayısıyla deprem bölgesinde yapılan ihmallerin tespit edilmesiyle birlikte ülkemizin deprem gerçeğini kabul ederek tasarımdan başlayıp tüm imalat süreçleriyle birlikte son aşamaya kadar yönetmeliklere uygun tasarım, uygun üretim ve sıkı denetim ilkelerini takip etmek zorundayız. Zincirin herhangi bir halkasındaki eksikliğin bir felaket esnasında çok acı sonuçlara yol açtığı gerçeğini sürekli hatırlamak zorundayız.

Bugünden başlayarak ülkemizde inşa edilecek her yapıda yönetmeliklerde belirtilen malzeme kalitesine ve inşa ilkelerine tam uyum sağlanmasının yanı sıra yapıların deprem güvenliğini artıran radye temel sisteminin tercih edilmesi, sismik izolatör kullanımı, perde duvarlar ve özellikle su seviyesinin yüksek olduğu zeminlerde diyafram duvarların yapılması alınabilecek en doğru tedbirler arasında yer almaktadır.

TURKCIMENTO1

KARBON FİBER İLE GÜÇLENDİRME CAN KAYIPLARINI BAŞARIYLA ENGELLEDİ

Halihazırda kullanılan binalardaysa deprem güvenliği açısında yapılacak değerlendirmelerden sonra gerekli durumlarda karbon fiber ile güçlendirmek önemli bir tedbir olacaktır. Deprem bölgesinde yapılan incelemelerde karbon fiber ile güçlendirilmiş yapılarda can kayıplarının başarıyla engellendiği tespit edilmiştir. Bu nedenle, deprem riski yüksek şehirlerimizde yapıların deprem güvenliği incelemelerinin hızla yapılmasını ve gerekli güçlendirmelerin uygulanmasını çok önemli buluyoruz.

Ülkemizde çimento ve hazır beton gibi yapılarımızın temel yapı taşı olan malzemelerin üretiminde kalite standartları gereğince alınan belgelerle yapılan üretimlerde büyük bir sorunla karşılaşılmamaktadır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken temel nokta daha önce de belirttiğim üzere üretim tesisinden şantiyeye taşıma ve imalat aşamalarıdır.

Belgeli bir tesiste üretilen hazır betonun şantiyeye teslimi sırasında içerisine su katılması gibi ihmaller deprem felaketine karşı çaresizliğimizi kaçınılmaz olarak artıracaktır. Bu nedenle, belgeli üretim yapan tesislerimizde üretilen yapı malzemelerinin doğru tekniklerle imalatlarda kullanımına azami dikkat etmeli ve sıkı denetimlerle yaşanabilecek herhangi bir ihmalin önüne geçmeliyiz.

YEŞİL VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM İLGİLİ BÜTÜN PAYDAŞLARLA ELE ALINMALI

Ülkemizin özellikle deprem bölgesi olması ve gelişmekte olan ülke konumunda yer almasıyla yatırım için ihtiyaç olan temel birleştiricinin çimento olduğu gerçeğinden hareketle önümüzdeki dönem zaruri olan yeşil ve dijital dönüşümün başta kamu olmak üzere ilgili bütün paydaşlarla ele alınması önem arz ediyor. Yakın zamanda yürürlüğe girmesi öngörülen İklim Kanunu ve devamında Ulusal Emisyon Ticaret Sisteminin bu dönüşümde sektörlerimize ışık tutacağına inancımız tamdır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu