Özel Dosyalar

Mustafa Arı: ARTYOL tüm yapı tiplerinde deprem performans analiz ve güçlendirme yetkinliğine sahip

İNŞAAT DÜNYASI DERGİSİ Mart-Nisan 2024 sayısında “Özel Dosya” bölümünde “Deprem Performansı Yüksek Yapılar ve Güçlendirme Teknikleri” konusunu masaya yatırdı. Dosya çerçevesinde sorularımızı yanıtlayan ARTYOL Genel Koordinatörü Mustafa Arı, “ARTYOL olarak depreme dayanıklı, güvenli yapılar oluşturmak için çalışıyoruz. Tüm yapı tiplerinde deprem performans analizi ve güçlendirme gerçekleştiriyoruz. Üzerinde çalıştığımız yapı için hangi yöntem elverişli ise onu bir mühendislik bakış açısıyla değerlendirip, binanın niteliğine göre uygulamalar gerçekleştiriyoruz. Deprem performansı yüksek yapıların tasarımı için de hizmet veriyoruz” dedi.

Pimapen insaatdunyasi BANNER

ARTYOL’un faaliyet alanı ve hizmetleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

1987’de kurulan ve ülkemizde yapısal güçlendirme alanında hem proje hem de uygulama kapsamında faaliyet gösteren önemli firmalardan olan ARTYOL tecrübeli ekibiyle dünyadaki son yapı teknolojilerini yakından takip ederek bina güçlendirme, tarihi yapıların onarımı, proje hizmetleri, taahhüt hizmetleri, bayiliğini yaptığı yapı kimyasalları ürün çeşitlerinin temini alanlarında hizmet veriyor.

ID Temmuz Agustos 2026 kapak 1

Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!

İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Dergiyi Oku »

ARTYOL olarak depreme dayanıklı, güvenli yapılar oluşturmak için çalışıyoruz. Tüm yapı tiplerinde deprem performans analizi ve güçlendirme gerçekleştiriyoruz. Üzerinde çalıştığımız yapı için hangi yöntem elverişli ise onu bir mühendislik bakış açısıyla değerlendirip, binanın niteliğine göre uygulamalar gerçekleştiriyoruz.

Bu kapsamda binlerce binanın performans analizini, yüzlerce binanın da sahada güçlendirme çalışmalarını gerçekleştirdik. Konutlar, idari binalar, kamu binaları, eğitim yapıları, sağlık yapıları, ticari kompleksler ve tarihi yapı güçlendirme projelerinde ülke genelinde çok sayıda referansımız bulunuyor.

ARTYOL yalnızca güçlendirme alanında değil yapı tasarımı alanında da hizmet veriyor ve deprem performansı yüksek yapılar tasarlıyor. Can güvenliği sağlama seviyesinden deprem sırasında ve sonrasında kullanımı sürdürme performansları karşılayacak çeşitli seviyelerde güçlü yapı tasarımları gerçekleştiriyoruz.

ARTYOL1

ARTYOL, RİSKLİ YAPI TESPİTİ LİSANSI ALAN İLK FİRMALARDANDIR

ARTYOL’un ülkemizde güçlendirme sektörünün gelişmesi için öncü pozisyona ulaşması nasıl gerçekleşti?

ARTYOL, 1994 yılında henüz Türkiye’de bilinmemesine rağmen İTÜ danışmanlığında İstanbul Maltepe’de 12 katlı 4 bloktan oluşan sitede takviye ve güçlendirme konusunda proje ve uygulama yapma imkânı bulmuş, bu edindiği bilgi ve tecrübeyi daha sonraki yıllarda yanan ve depremde hasar gören binalarda kullanmaya devam etmiştir. Yapısal güçlendirme alanındaki öncü konumunu 30 yılı aşkın zamandır korumaktadır.

Bina güçlendirme uzmanı olarak hizmet veren; Afyon Simav, Gölcük ve Van gibi depremlerin sonrasında da söz konusu bölgelerde inceleme, raporlama ve güçlendirme gibi işleri üstlenen ARTYOL, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın verdiği riskli yapı tespiti lisansını alan ilk firmalardandır.

ARTYOL Kurucumuz Sinan Türkkan 2018’den beri Deprem Güçlendirme Derneği’nin (DEGÜDER) başkanlık görevini sürdürüyor. Dernek olarak güçlendirme konusunda farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Güçlendirmenin ne olduğu, kentsel dönüşümdeki önemli rolü, yıkıp yeniden yapmaya göre avantajları gibi pek çok konuda hem kamu ve yerel yönetimleri hem bireyleri bilinçlendirmeye yönelik çalışmalar yapıyoruz, önündeki bürokratik engellerin kaldırılması konusunda da lobi faaliyetleri yürütüyoruz.

ARTYOL Genel Koordinatoru Mustafa Ari2
ARTYOL Genel Koordinatörü Mustafa Arı

GÜÇLENDİRME PROJELERİ İÇİN RUHSAT ALMAKTA SIKINTILAR YAŞANIYOR

Yapı güçlendirme uygulamalarının ülkemizde kentsel dönüşüm kapsamında değerlendirilemediğini görüyoruz. Güçlendirmenin önündeki engeller hakkında neler söylersiniz?

Deprem Yönetmeliği’nde 2007 senesinden sonra mevcut binalar ile ilgili ne yapılacağı yönetmeliklerle belirlendi. Fakat belediyelerin güçlendirme konusunda bilgi eksikleri var. Bu durum güçlendirmeden uzak durmalarına sebep oluyor. Dolayısıyla güçlendirme projeleri için ruhsat almakta sıkıntılar yaşanıyor.

Öte yandan 2013’ten sonra 6306 sayılı yasa ile birlikte daha yoğun bir şekilde yapılmaya başlanan kentsel dönüşüm binaların yerinde dönüşümü şeklinde gerçekleştirildi. Ancak bütün binaların dönüşmesi, yıkılıp yeniden yapılmasının mümkün olmadığı görüldü. Buna rağmen son kentsel dönüşüm yasası ile binayı yıkıp yeniden inşa etmek için yüzde 51 çoğunluk yeterli olurken güçlendirme için yüzde 80 gerekiyor. Bu dengesizlik de güçlendirmenin önünde büyük bir engel oluşturuyor.

Bir diğer engel güçlendirmeye dair sahip olunan yanlış algılar. Ülkemizde yaşanan depremlerden sonra yetkin olmayan kişiler tarafından hatalı ve yetersiz güçlendirme uygulamaları yapıldığından toplumumuzda güçlendirmeye mesafeli bir tutum gelişmiş. Bunu değiştirmek gerekiyor.

İSTANBUL’DA RİSKLİ KABUL ETTİĞİMİZ YAKLAŞIK 500 BİN BİNA VAR

Neden güçlendirme yolunu seçmeliyiz?

Ülkemizin yapı stoku 1970-2000 yılları arasında inşa edilen yapılardan oluşuyor büyük çoğunlukla. Bu yapıların inşasında elde dökülmüş betonların, nervürlü olmayan düz demirlerin kullanıldığını ve statik açıdan nitelikli olmadıklarını biliyoruz. Hazır beton kullanımının 2000 yılından sonra artmasıyla beton basınç dayanımlarında düzelme başlasa da deprem performansı için bu tek bir kriter değil elbette.

İstanbul’da 2000 senesinden önce inşa edilmiş, riskli kabul ettiğimiz yaklaşık 500 bin bina var. Bunların tamamını yıkıp yeniden yapmamız mümkün değil. Çok uzun bir zaman ve ciddi bir maliyet gerektiriyor. Güçlendirme yaparak hem çok daha kısa sürede hem de çok daha az maliyetle binalarımızı depreme dayanıklı hale getirebiliriz ve bunu bir an önce yapmamız gerekiyor. 

ARTYOL 33

HATAY’DA GÜÇLENDİRDİĞİMİZ BİNA AYAKTA KALDI

2008 yılında Hatay’da Sümer Mahallesi Belediye Koop. Evleri A2 Blok Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ndeki hocalar önderliğinde yürütülen güçlendirme projesi kapsamında karbon fiber uygulamaları ARTYOL olarak gerçekleştirdik.

Üç bloklu bu sitenin güçlendirilmeyen bloğu Kahramanmaraş depremleri ardından yıkılırken güçlendirilen bloklar ayakta kalmış ve yaklaşık 60 kişi sağ olarak kurtulmuş, hiç can kaybı yaşanmamıştır. Bu durum güçlendirmeyle de erişilen can güvenliği seviyesi hedef performansa çok iyi bir örnektir.  

GÜÇLENDİRME İÇİN ÖNCELİKLE BİNANIN DEPREM PERFORMANS ANALİZİ GEREKİYOR

Bir yapının güçlendirmeye uygun olup olmadığı veya hangi yöntemle güçlendirilmesi gerektiği nasıl belirleniyor?

Güçlendirme yapabilmek için öncelikle binanın deprem performans analizini gerçekleştiriyoruz. Mevcut yönetmelik bize güçlendirme öncesi yapıların nasıl analiz edileceğini anlatıyor. Analizin sonucunda da güçlendirmenin nasıl yapılacağı ve hangi yöntemlerin kullanılabileceği ortaya çıkıyor.   

Eğer yapının beton dayanımı oldukça düşükse geleneksel yöntemler, bunlara ek olarak FRP dediğimiz lifli polimer malzemelerin kullanımı, eğer yapı deprem sonrasında kullanıma devam etme hedefi taşıyorsa sismik sönümleyiciler, güçlendirme esnasında kullanıma devam etme hedefi varsa dışarıdan güçlendirme, tarihi yapı ise özel malzemelerle güçlendirme gerçekleştiriyoruz. Yapının performans durumu kadar farklı ihtiyaçlar da yöntemi belirleme konusunda bir kriter haline geliyor.

ARTYOL 44

İZOLATÖRLERİN DAİRE BAŞINA MUTFAK DOLABI KADAR BİR MALİYETİ VAR 

Deprem yalıtımı da denen sismik izolatörler hakkında neler söylersiniz?

2000’li yılların başında kurucumuz Sinan Türkkan Japonya’da da izolatörler ile ilgili çeşitli eğitim ve toplantılara katılmıştır. ARTYOL olarak sismik izolatör konusunda 20 yıldan fazla süredir araştırma ve çalışmalar gerçekleştiriyoruz.

Konutlarda yaygın olarak kullanılmasa da özellikle hastanelerde kullanımı giderek artıyor çünkü izolatör ile yapı kesintisiz olarak kullanılabiliyor. Deprem sırasında ve sonrasında bina kullanımı sürüyor. 

İzolatör, binanın hiçbir şekilde hasar almadan kullanıma devam etmesini sağlıyor. Meydana gelen ikinci depremde Adıyaman’da, sismik izolatörlü bir hastanede ameliyat devam etti. Kesintisiz kullanım dediğimiz duruma örnektir bu.

Aslında sanılanın aksine, lüks bir konut düşünüldüğünde, daire başına mutfak dolabı kadar bir maliyeti olan izolatör depremden sonra konutlarda da kullanılmaya başladı. Böyle bir deprem ülkesinde çok daha yaygın kullanılması gerekiyor. 

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu