Marka

Mapei Türkiye Genel Müdürü Selman Tarmur: Mantolama ve su yalıtımı tarafında daha fazla büyüyeceğiz

“Sektörünün en büyük oyuncularından biri olan ve yıllık kazancının önemli bir kısmını Ar-Ge’ye yatıran Mapei, güçlü ürün aileleriyle birçok alanda çözüm sunuyor. Global çapta yaşanan hammadde sorununa rağmen, Mapei Türkiye olarak 2021 bütçemizi yaparken bir büyüme planladık ve bu doğrultuda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

Pimapen insaatdunyasi BANNER

Mapei, Türkiye pazarına girdiği ilk yıldan bugüne ülkemizde nasıl bir yol kat etti? Marka açısından Türkiye nasıl bir öneme sahip?

Mapei, Türkiye pazarına 2013’te giriş yaptı. Ankara Polatlı OSB’de, fabrikası ve ofisleri olan bir şirket satın alınarak Mapei’nin kurumsal yapısına uyacak şekilde dönüştürüldü. Satın alımın ardından üretim hatları tamamen değiştirildi, depolar yenilendi, yeni hatlar kuruldu ve yeni ürün aileleri Türkiye’de üretilmeye başlandı. Mapei Group 36 ülkede faaliyet gösteren, yılda yaklaşık 3 milyar euro ciro yapan, tüm dünyada 80’den fazla fabrikası olan çok büyük bir yapı. Genel merkezimiz Ankara Söğütözü’nde. İstanbul Ataşehir’de ve İzmir Alsancak’ta ofisimiz bulunuyor. Türkiye çapında satış, pazarlama ve teknik servis ağımız mevcut. Ülke genelinde 300’e yakın bayimiz var. Çok geniş bir ürün yelpazesine sahip olan Mapei, globalde sektörün en büyük oyuncuları arasında. Ürün portföyünde 20 farklı ürün ailesi ve 5.000’den fazla SKU var. Bu ürünlerin bir kısmını fabrikamızda üretiyor, bir kısmını da İtalya merkezimizden ithal ediyoruz. Türkiye, Avrupa’daki diğer ülkelerle kıyaslandığında oldukça büyük bir nüfusa sahip. Bunun yanında bir de yıllık nüfus artışımız var. Bunlar inşaat tarafını hareketli tutuyor. Mapei, Türkiye’ye çok olumlu bakıyor ve ülkemizdeki inşaat sektörünü yakından takip ediyor.

2

Mapei’nin özellikle iddialı olduğu ürün grupları hakkında bilgi verir misiniz? Yeni ürün çalışmalarınız var mı?

Mapei’nin Ar-Ge yeteneği çok kuvvetli. Bu alanda çok ciddi bir altyapısı var. Yıllık kazancının önemli bir kısmını Ar-Ge’ye yatırıyor. İddialı olduğumuz ürün gruplarından biri su yalıtımı ailesi. Yapıştırıcılar ailesi de bizim için önemli bir diğer grup. Zemin grubunda ise, endüstriyel ve konfor olmak üzere iki alanda çözüm sunuyoruz. Binaların dış cephelerinde kullanılan mantolama ürünleri de bizim için önemli. Boya tarafında şu an dış cephe ağırlıklı çalışıyoruz. Fabrikamızda dış cephe boyaları üretiyoruz. Ayrıca hazır şaplar, tamir harçları, özellikle endüstride, beton tamirinde kullanılan ürünler bulunuyor. Spor sahaları, tenis kortları, stadyumlar, suni çimde kullanılan ürünlerimiz mevcut. Deniz taşıtları için Marine Line dediğimiz grubumuz var. Eski binaların restorasyonu için ise, Limestone dediğimiz kireçtaşı esaslı ürünler kullanılıyor. Mastikler, silikonlar, ayrı bir ürün grubu. Dolgular, kimyasallar, dübeller, aksesuarlar… Poliüretan enjeksiyonlar, yani su sızıntılarıyla mücadele etmek için kullanılan çeşitli ürünler yine ürün gamımızda bulunuyor. Bunların yanında yeraltı ve altyapı inşaatları için özel bir ürün grubumuz var. Otoyol tünelleri, metro tünelleri ve metro istasyonları için özel ürünlerimiz mevcut. Ayrıca tünel kazan makineler için sarf malzemeleri, çimento fabrikaları içinse üretimdeki değirmen verimliliğini artırıcı katkı üretimlerimiz var. En önemli ürün ailelerimizden biri de deprem etkilerini azaltmaya yönelik sunduğumuz yapısal güçlendirme grubu. Bu yıl için özellikle çimento esaslı zemin grubunda yeni ürün planları yaptık. Ayrıca ısı yalıtımı tarafında da yeni ürünlerimiz olacak. Bu alanda dış cephelerde kullanılan esnek ve dayanıklı sıvamız öne çıkıyor. Yatırım tarafında ise, Mapei’nin şu an Türkiye’de tek fabrikası bulunuyor, ama bu konuda da bazı planlarımız var.

ID Eylul Ekim 2026 Kapak 1

Eylül - Ekim Sayısı Yayında!

İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Dergiyi Oku »
MAPEI GM SELMAN TARMUR
Mapei Türkiye Genel Müdürü Selman Tarmur

Mapei’nin çözüm sunduğu alanlardan biri de yapısal güçlendirme. Riskli yapıların güçlendirilmesi amacıyla ne tür çözümler sunuyorsunuz?

Depreme karşı yapacağımız şey; binalarımızı depreme dayanıklı hale getirmektir. Bu alanda çok çeşitli ürünlere sahibiz. Taşıyıcı sistemleri güçlendiren, depremde yapısal olarak bozulmamasını, kalıcı şekilde değişmemesini sağlayan ürünler var. Bunlar; kolonların ve kirişlerin sarıldığı karbonfiber levhalar ve örtülerdir. İlaveten depremde yıkılma riski olan tuğla duvarlar için özel deprem fileleri var. Riskli duvar kavramı çok önemli bir konu. Kolonları, kirişleri ve perde betonları güçlendirmek, kaçış yolunuzda bulunan koridorun tuğla duvarlarının yıkılmasının önüne geçmez. Bu yüzden riskli tuğla duvarların deprem fileleriyle güçlendirilmesi gerekir. Bu ürün grubunun altında kullanılan astarlar, yapıştırıcılar, dolgular, bantlar vb. başka aksesuarlar da var. Araştırmalar sadece İstanbul’da 2,5 milyona yakın konutun çok problemli olduğunu gösteriyor. Burada yapılabilecek iki temel yöntem var. İlki, yapıyı kentsel dönüşüm kapsamında yıkmak ve yeniden yapmak, diğeri ise binaları yapısal olarak güçlendirmek. Ne tamamen yıkıp yapalım ne tamamen güçlendirelim. Hangisi kolay hangisi zor, hangisi pahalı hangisi ucuz, buna bakmak lazım. Bir de “yapısal güçlendirme maliyet olarak pahalıdır” gibi bazı doğru bilinen yanlışlar var. Yapısal güçlendirme bir binayı yıkıp yeniden yapmaya göre çok daha ucuz. Mevcut bir binanın yapısal güçlendirmeye aday olup olmadığı bir profesyonel analiz sonucunda ortaya çıkar. Her binanın tümüyle güçlendirmeye ihtiyacı olmayabilir. Sadece temel, bodrum ve giriş katını güçlendirerek de çok hesaplı ve kısa zamanda güçlendirilebilecek yapılar olabiliyor. Bir başka doğru bilinen yanlış, “çok eski binalarda güçlendirme yapılmaz, muhakkak yıkılması lazım” düşüncesi. Hayır, önce analiz yapılmalı, sonucuna göre hareket edilmeli. Bir diğer doğru bilinen yanlış ise, “yapısal güçlendirilen bir binanın sağlamlığı ile yıkılıp yeniden yapılan binanın sağlamlığı aynı değil” söylemi. Böyle bir şey yok. Çünkü her ikisinde de kullanılan hesaplar, formüller aynı. Dolayısıyla güçlendirilmiş bir binanın deprem güvenliği, depreme karşı sağlamlığı sıfır binayla aynı seviyededir. Dünyadaki büyükşehirlerde artık yeni inşaat zaten yapılmıyor. Burada önemli birkaç noktadan söz etmek isterim. Yıkıp yeniden yapıldığında uygulanan KDV %1, yapısal güçlendirmede ise %18. Çevre ve Şehircilik Bakanlığında bunu çok kez dile getirdik. Öte yandan yıkıp yeniden yapmak standarda dökülmüş bir iş olduğu için belediyelerden daha rahat ruhsat alınırken, yapısal güçlendirme projeleri için ruhsat çok geç çıkabiliyor.

MAPEPLAN KOMPARTMAN SISTEM2

Yapısal güçlendirme çalışmalarının avantajları nelerdir?

Yapısal güçlendirme maliyet açısından olduğu kadar zaman açısından da avantajlı. Daha çabuk, daha kısa sürede devreye alınabilecek bir çözümün etkili olduğunu kabul etmeliyiz. Bir binayı yıkıp yeniden yapmak en az bir buçuk, iki sene sürüyor. Yapısal güçlendirme ise binanın büyüklüğüne göre 3 ila 6 ay arası süren, daha hızlı bir çözüm. Bir başka konu da çevre meselesi. Yeniden yapılmak üzere, yüz binlerce apartmanın, milyonlarca konutun yıkıldığını düşünün. Molozu atacak yer bulamayız. Ayrıca bu yapıları yeniden yapmak için hammadde meselesi var. Bize göre yapısal güçlendirme faydalı ve doğru bir alternatif. Her bina yapısal güçlendirilsin demiyoruz, ama yapısal güçlendirmeye aday binalarda bu alternatifin ciddi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yapısal güçlendirmede de daha hesaplı krediler olmalı ki teşvik edilebilsin. Yapısal güçlendirme, kısa sürede cevap veren etkili bir çözüm.

Isı, su ve ses yalıtımı hem tüketici konforu hem de yapıların kullanım ömrü açısından nasıl bir öneme sahip?

Yalıtımın bir ucu deprem güvenliğine dayanıyor. Bir binanın su yalıtımı iyi yapılmadığında korozyon oluşur, özellikle temelden gelen su, betona da demire de zarar verir. Endirekt olarak aslında binanın sağlamlığına veya statiğine negatif etki yapar. Yeni yönetmelikle binalarda su ve ısı yalıtımı mecburi hale getirildi. Öte yandan ısı yalıtımı da çok önemli. Isı yalıtımı yapıldığında sadece kışın değil yazın da tasarruf ediyoruz. Eski inşaatlarda da bir renovasyonla bunun yapılması gerekiyor.

MAPEPROOF FBT

Yapı kimyasalları sektöründe öncelikli çözüm bekleyen sorunlar neler? Bu sorunların çözümü noktasında ne tür adımlar atılmalı?

Sektördeki yeni problemimiz pandemiyle birlikte ortaya çıkan hammaddeye ulaşma sorunu. Bu tüm dünyayı etkileyen, global bir problem. Ayrıca artan talebe dönük nakliye sıkıntıları da söz konusu. Pandemide duran dünya, talebi erteledi. Ardından bir miktar düzelmeyle birlikte ertelenen talep yeni taleple birleşince kartopu misali büyüdü. Bir diğer önemli konu, dünyadaki güncellenen standartların ülkemizde de aynı şekilde uygulanması. Türkiye teknolojiyi güncel olarak takip etmeli. Dünyadaki yeni sistemleri, yeni ürünleri, yeni modelleri almalıyız ve bu regülasyonlarla sağlanmalı. Tabii denetleme de yapılmalı ki hem haksız rekabetin önüne geçilebilsin hem de son kullanıcı hak ettiği yüksek standartlı ürünlerle doğru yalıtıma sahip olabilsin.

2021 yılı planlarınızı ve hayata geçirmek istediğiniz hedeflerinizi öğrenebilir miyiz?

Bütçemizi yaparken bu yıl için bir büyüme planladık. İlk çeyrekte de bu bütçeye paralel şekilde ilerledik. Özellikle kimyadaki hammadde probleminin bizim gibi firmaları negatif etkileyeceğini düşünüyorum. Bu durum da önümüzdeki aylarda üretimi, dolayısıyla satışları negatif etkileyecektir. Bundan sonrası için hammadde krizi ne kadar sıkıntı yaratır bilmiyoruz, ama hayalimiz bu sene bir büyümeye ulaşmak. Özellikle mantolama ve su yalıtımı tarafında daha fazla büyümeyi planlıyoruz.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu