Marka

Schneider Electric’in sürdürülebilirlik stratejisi üç temel eksene oturuyor

İnşaat Dünyası Dergisi “Marka” bölümünde Schneider Electric Türkiye Orta Asya Pakistan Dijital Enerji ve Güvenli Güç Birimi Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Sağlam’ı ağırladı. Schneider Electric’in teknoloji yaratma ve bunları yaygınlaştırma çalışmalarına vurgu yapan Sağlam, şirketinin sürdürülebilirlik stratejisinin üç temel eksene oturduğunu söyledi. Mehmet Sağlam, Schneider Electric Türkiye’nin akıllı binalarda enerji verimliliğini sağlamak için yürüttüğü çalışmaları da anlattı.

Pimapen insaatdunyasi BANNER

Schneider Electric Türkiye’nin sürdürülebilirlik politikasının detaylarını paylaşır mısınız? Sürdürülebilir çevre politikası kapsamında bugüne kadar hayata geçirdiği çalışmalar nelerdir?

Schneider Electric olarak, 2000’li yıllardan itibaren yarınları düşünmeden, yarınlar için çalışmadan bugünü tamamlamış sayılamayacağımıza inanarak, proaktif davrandık, iş modelimi ve iletişimimizi sürdürülebilirlik üzerine konumlandırdık. Kasım 2015’te, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP21 öncesinde açıkladığımız 2030 yılına dek karbon nötr olma planımızın yanı sıra, 2019 yılındaki COP25’te taahhütlerini güçlendirdiğimizi duyurduk. Bu kapsamda ayrıca en geç 2025 yılı itibariyle tüm operasyonlarımızı karbon nötr hale getirmek ve ekosistemimizi karbondan arındırmak üzere müşterilerimizin karbon ayak izlerinde tasarruf etmek için çalışmalarımızı hızlandırdık. Bizim için sürdürülebilirlik yaşamın devamlılığı için gerekli dengeyi temsil ediyor ve hayati derecede önemli… Tüm faaliyetlerimizin kalbinde ‘Life is On’ anlayışımız yer alıyor. Bu felsefeyi özetlemek gerekirse, tüm insanlara yardım etmeye ve kaynaklarının daha azını kullanarak daha fazlasını üretmelerine yardımcı olmaya ve her yerde, herkes için ve her zaman hayatın devam etmesini sağlamaya odaklanıyoruz. Bu nedenle sürdürülebilirlik, şirket stratejimizin özünü oluşturuyor. Sürdürülebilirlik stratejimiz de 3 temel eksen üzerine oturuyor. Bunlar; ‘enerji ikilemine çözüm aramak’, ‘paydaşlara örnek olmak’ ve ‘enerjinin olmadığı bölgelerde enerjiye erişim sağlamak’…

Schneider Electric Building

Günümüzde 2,3 milyar insan enerjiye kesintisiz olarak erişemiyor. Bununla birlikte 2050 yılı itibariyle enerji tüketiminin %50 artması bekleniyor. Aynı zamanda Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından hazırlanan bilimsel rapor, küresel ısınmanın 1,5 C ile sınırlandırılmasının aciliyetini ortaya koydu. Ortada aşmamız gereken çok önemli bir paradoks var ve bu da arz ile talep arasındaki dengenin bir an önce kurulması gerektiği anlamını taşıyor. Schneider Electric olarak biz bu paradoksu çözmenin yollarından birinin mevcut teknolojilerin doğru ve yenilikçi bir şekilde kullanılması olduğunu söylüyoruz. Yapılan araştırmalar da bu görüşümüzü destekliyor. Uluslararası Enerji Ajansı’nın son yaptığı bir açıklamaya göre doğru şekilde tasarlanan verimlilik uygulamalarıyla bugün iklim hedeflerine ulaşmak için gerekli emisyon azaltımını, yeni bir teknoloji geliştirmeye gerek olmadan %40 oranında gerçekleştirebiliriz.

ID Eylul Ekim 2026 Kapak 1

Eylül - Ekim Sayısı Yayında!

İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Dergiyi Oku »

Tüm bu veriler Schneider Electric olarak uzun süredir inançla ve adanmışlıkla gezegenimiz için teknoloji yaratma ve bunları yaygınlaştırma çalışmalarımızda ne denli haklı olduğumuzu gösteriyor. Biz 180 yılı aşkın köklü deneyimimiz ışığında gerek teknolojimiz gerek aldığımız aksiyonlarla bu konuda çalışmaya, iş birlikleri geliştirmeye ve bilinç yaratmaya devam edeceğiz.

Sürdürülebilir bir iş modeliyle yol almanın Schneider Electric Türkiye’ye katkıları nedir?

Türkiye’de enerji verimliliği teknolojilerimiz ve dijital dönüşüm çözümlerimiz ile 30 yılı aşkın süredir faaliyet gösteriyoruz. Dünyanın en sürdürülebilir şirketi olarak, Türkiye’deki müşterilerimizin sürdürülebilirlik ve verimlilik yolculuklarına eşlik ediyoruz ve destekliyoruz. Ülkemizde kamu ve özel sektörlerde bu alanda bilinç çok arttı. Biz de buna paralel olarak ihtiyaçlara cevap vermeye çalışıyoruz. Türkiye’nin enerji kaynaklarını daha verimli kullanmasına destek olmak amacıyla yatırımlarımıza tüm dünyayı olumsuz etkileyen pandemiye rağmen devam ediyoruz. Schneider Electric olarak bu dönemde enerji yönetimi alanında güvenilen ve danışılan bir iş ortağı olarak kurumların yanında olmanın önemini bir kez daha gördük. Bu nedenle, Türk iş dünyasına ve kamu sektörüne dijital çözümler üreterek, enerji verimliliğini en üst düzeye çıkarmak amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz

MicrosoftTeams image 6
Schneider Electric Türkiye Orta Asya Pakistan Dijital Enerji ve Güvenli Güç Birimi Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Sağlam

Schneider Electric, Türkiye’nin yanısıra Ortadoğu ve Afrika coğrafyasına da hizmet verecek olan İstanbul İnovasyon Merkezi’ni hizmete soktu. Merkezin yapacağı çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?

 Türkiye’deki çalışmalarımız doğrultusunda İstanbul’daki İnovasyon Merkezimizi hizmete açtık. Böylelikle Türkiye’deki sektörlerin karbon emisyonunu azaltma ve enerji verimliliğini en üst düzeye çıkarma hedeflerini gerçekleştirmede daha etkin olarak destekler duruma geldik. İnovasyon Merkezimizde başta bina, endüstri, veri merkezi ve altyapı sektörleri olmak üzere müşterilerimiz, ihtiyaçlarına göre terzi usulü oluşturulan, enerjiyi verimli kullanan çözümleri gerçek zamanlı test edebiliyorlar. İnovasyon Merkezimiz üniversite öğrencilerimiz için de bir laboratuvar görevi görüyor. İnovasyon Merkezimiz sayesinde Türkiye’nin ulusal enerji verimliliği stratejilerine, sırasıyla 2023, 2030 ve 2050 hedeflerine ulaşmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz.

Pandemiyle birlikte şirketlerde dijital dönüşüm daha da hızlandı. Schneider Electric Türkiye dijital dönüşümde hedeflerine ulaştı mı?

Türkiye’de enerji verimliliği teknolojilerimiz ve dijital dönüşüm çözümlerimiz ile 1988 yılından beri faaliyet gösteriyoruz. 180 yıllık geçmişimizin bize verdiği deneyimle üzerimize aldığımız sorumluluğun farkındayız ve “Life is On” felsefemiz ile gezegenimizi daha yaşanır hale getirmek için bir yandan sürdürülebilirlik ve yeşil enerji konusunda çalışırken bir yandan da dijital dönüşüm üzerinde çalışmaya devam ediyoruz. Bu kapsamda hem sektörün hem de dünyanın öncü şirketlerinden biri olarak dijital dönüşüme liderlik ediyoruz. Gezegenimizin karşı karşıya kaldığı iklim değişikliği ve hava kirliliği gibi zorluklarla mücadele edecek, geleceğin endüstrilerini oluşturacak çözümlere sahibiz. Uçtan uca çözümlerimiz, bulut bağlantılı ürünlerimiz, kontrol ve yazılımlarımızla komple bir çözüm sunarak verimlilik ve sürdürülebilirlik anlamında misyonumuzu destekliyoruz. Enerjiye ihtiyaç duyan altyapılar, binalar ve veri merkezleri gibi gereken her yerde dijital dönüşümü mümkün kılıyoruz.

schneider electric

Akıllı binaları diğer binalardan ayıran en önemli özellik nedir? Schneider Electric Türkiye akıllı binalarda enerji verimliliğini sağlamak için hangi çalışmaları yürütüyor?

Akıllı binalar, enerji tüketimini azaltması, bina verimliliğini artırması, öngörücü bakım, üretkenlik artışı, kaynakların daha iyi kullanılması, operasyonel maliyetleri azaltması ve yeni çalışma alanı fırsatları gibi avantajlarıyla öne çıkıyor. Bir yandan 2050 yılı itibarı ile enerji tüketiminin yüzde 50 artması beklenirken, pandeminin de etkisiyle dijital dönüşümün beklenenden çok daha hızlı ilerlemesi enerji verimliliği konusunu en önemli gündem maddelerinden biri haline getirdi. Şu an birçok sektörde yöneticilerin yarısından fazlası işlerinde dijitalleşmeye odaklanıyor. Avrupa’da yapılan bir araştırmada yöneticilerin yüzde 70’inin dijital dönüşüm çalışmalarını hızlandırdığı görülüyor. Ülkemizde de müşterilerimiz gittikçe artan oranda binalarını, fabrikalarını ve makinalarını daha akıllı hale getirmek istiyorlar. Yeni teknolojiler şirketlerin verimli bir şekilde büyümelerini sağlıyor. Bu nedenle işletmeler en zor koşullar altında bile kesintisiz çalışmak için bu yeni dijital teknolojileri kullanmak istiyorlar. Schneider Electric olarak işletmelerin dijital dönüşümlerine yardımcı olarak enerji verimliliklerine katkıda bulunuyoruz.

Schneider Electric Türkiye’nin akıllı bina çözümleri portföyünde hangi hizmetler bulunuyor?

Yeni nesil EcoStruxure Building, geleceğe hazır akıllı binalar oluşturmak için gerekli tüm bileşenleri içeren kapsamlı bir platform olarak öne çıkıyor. EcoStruxure Building kapsamında tesislerin operasyonel performansını ortaya çıkaran EcoStruxure Building Advisor, büyük tesislerde enerji tedarik performansını optimize etmek için dijital hizmetleri kapsayan EcoStruxure™ Power Advisor, en iyi bina performansı için kullanıcı dostu bir yönetim sistemi olan EcoStruxure™ Building Operation, bina güvenliğinde ilk savunmayı oluşturan EcoStruxure™ Security Expert, sensörler ve oda üniteleri, vanalar ve vana aktüatörleri ve oda kontrol cihazları bulunuyor.

schneider electric enerji

Schneider Electric’in oluşturduğu “EcoStruxure Building”platformu nedir? Akıllı binaların dönüşmesinde nasıl bir rol üstlenebilir?

EcoStruxure; Schneider Electric’in binalar, veri merkezleri, enerji altyapısı ve endüstriyel tesisler için nesnelerin interneti özellikli, hemen çalışmaya başlayabilen, açık, birlikte çalışabilir mimarisi ve platformdur. IoT mimarimizin merkezinde Ecostruxure platformu yer alıyor. Üretim bölümünden yönetim katına kadar işletmelerdeki her şey arasında bağlantı kuruyor. Haberleşebilen cihazlar ve sensörlerden buluta kadar kritik verileri topluyor. Verileri anlamlı içerikler oluşturacak şekilde akıllı öğrenme algoritmaları ile analiz ediyor. Platform, standartlara dayalı iletişim protokollerini kullanarak yerleşik bağlantı ve zeka sunmanın yanı sıra kontrol kararları için akıllı cihazların yerel analizler yapabilmesini sağlıyor. Gerçek zamanlı bilgilere ve iş mantığına göre hareket edilmesine ve aksiyon alınmasına olanak tanıyor. İşletmelerde akıllı operasyonları uygulamak için izleme, görselleştirme ve kontrol sistemleri gibi uygulamaların oluşturulması konusunda geliştiricilere, sistem entegratörlerine ve mühendislik personellerine yardımcı oluyor. Örneğin, Ecostruxure Asset Advisor çözümümüz, elektrik enerjisi sistemini besleyen kritik ekipmanlar için elektrik arızası riskini önleyerek üretim kaybı, ekipman değiştirme ve personel riski dahil olmak üzere kesinti süresinin maliyetini düşürüyor. Bakım bütçesi gibi OPEX maliyetlerini veriye dayalı ve hedefli olacak şekilde optimize ediyor. CAPEX yatırımlarını en üst düzeye çıkarmak için elektrikli ekipmanların kullanım ömrünü uzatıyor. Örnek vermek gerekirse, uluslararası bir gıda tesisinde Asset Advisor servisi ile bakım maliyetleri yüzde 25 oranında düşürülmüş ve elektrik arızasından kaynaklı olası üretim kayıplarının 1 milyon euro gibi ciddi bir oranda önüne geçilmiştir.

“EcoStruxure Building”i tercih edenler hangi avantajlardan faydalanır?

Ecostruxure ile sınıfının en iyi OT (Operasyonel Teknolojiler) çözümlerini en son IT (Bilgi Teknolojileri) teknolojisiyle birleştirerek enerji verimliliğinin ve sürdürülebilirliğin her segmentteki işletmede en üst düzeye çıkarılmasını sağlıyoruz. Ecostruxure platformumuz işletmelerde yüzde 80’e kadar mühendislik faaliyetlerini ve harcanan süreyi; yüzde 75’e kadar bakım maliyetlerini ve yüzde 50’ye kadar karbon ayak izlerini optimize etmelerini sağlıyor. Şu an 500.000’e yakın sahada Ecostruxure mimarimiz altında yer alan çözümlerimiz işletmelere faydalar sağlıyor. Ecostruxure ile sadece işletmelerde fayda sağlamakla kalmıyor aynı zamanda IoT ekosisteminin desteklenmesinde de büyük katkıda bulunuyoruz. 45.000’den fazla geliştirici ve sistem entegratörü ile 650.000’den fazla hizmet sağlayıcı ve iş ortağımız, Ecostruxure platformumuzda faaliyet gösteriyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu