Marka

Turgay Özkun: Sürdürülebilir büyüme, verimlilik ve inovasyon ana stratejimiz olacak

İnşaat Dünyası’nın sorularını yanıtlayan Sika Yapı Kimyasalları Genel Müdürü Turgay Özkun, “Grup olarak 2023 stratejimizde satış gelirlerinin en az yüzde 25’ini son 5 yılda pazara sunduğumuz ürünlerden hedefliyoruz. Pazar penetrasyonuyla sürdürülebilir bir büyüme, operasyonel verimlilik, inovasyon, satınalmalar yoluyla büyüme, her şeyin merkezindeki şirket kültürümüz ve insanımız, gelecekte de ana stratejilerimiz olacak” dedi.

Pimapen insaatdunyasi BANNER

Sika’nın Türkiye yolculuğunun başladığı ilk yıllardan bugüne ulaştığı büyüklüğü ve sektöründeki yerini özetler misiniz?

İsviçreli 111 yıllık firma Sika, dünyada 101 ülkede 300 üretim tesisiyle faaliyet gösteriyor. 25.000 çalışanı ile 2019 yılını 8,1 milyar İsviçre Frangı (CHF) ciroyla kapattı. Sika Türkiye, resmi olarak 1990 yılından bu yana faaliyet göstermesine rağmen, ürünlerin Türkiye pazarına sunulması daha öncelere dayanıyor. Geldiğimiz noktada Sika’nın bölgesel merkezlerinden biri olmasının yanında, yerel pazarda tüm ürün gruplarında yer alarak yapı kimyasallarının lider şirketi konumundadır. Hâlihazırda Türkiye’de 3 üretim tesisi ve toplam 260 çalışanı bulunuyor.

MG 8834 face

Sika Yapı Kimyasalları, tüm dünyada dengeleri değiştiren pandemi sürecinin ilk yılını nasıl tamamladı? Pandemi, 2021 yol haritanızda değişimlere neden oldu mu?

2020 yılının mayıs ve haziran aylarını bir kenara koyarsak özellikle yılın ikinci yarısından itibaren inşaat sektöründeki büyümeye paralel olarak sektörümüz ve şirketimiz, pandemi sürecinden diğer sektörlere oranla çok daha az etkilendi. 2020 yılını hem cirosal hem de hacimsel anlamda büyüme ile kapattık.

ID Eylul Ekim 2026 Kapak 1

Eylül - Ekim Sayısı Yayında!

İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Dergiyi Oku »

2021 yılına geldiğimizde ise senaryo çok başka bir yere evrilmiş durumda. Tedarik zincirinde küresel boyutta yaşanan sıkıntılar, hammadde fiyatlarındaki olağandışı artış ve zorluklar tüm yapı kimyasalları sektörünü ve paydaşlarını olumsuz yönde etkiliyor. Global talep artışı devam ederken arz sıkıntıları nedeniyle global hammadde üreticileri fiyatlarını çok yüksek oranlarda artırıyor, talebi zamanında ve istenen miktarlarda karşılayamıyor. Bu da özellikle hammaddesinin çok büyük bir kısmında dışa bağımlı olan sektörümüzü ani olarak maliyet ve tedarik sıkıntısına sokuyor. Ayrıca özellikle Asya kaynaklı lojistik maliyetleri de yaklaşık 4 katına kadar çıktı. İlave olarak plastik, kağıt ve metal tüm ambalaj ürünlerinde çok yüksek oranlarda maliyet artışı yaşanıyor. Bu durumun en az yılın ikinci yarısına kadar devam edeceği öngörülüyor.

IMG 0511

İhracat tarafındaki gelişmeleri de konuşmak isteriz. Sika Türkiye’nin ihracat gerçekleştirdiği ülkeler hangileri?

Sika Türkiye olarak, limitli bir ihracat alanımız bulunuyor. Bu durum ülkelerin birçoğunda Sika’nın yerel iştiraklerinin bulunmasından kaynaklanıyor. Buna rağmen Sika Türkiye olarak; Gürcistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Tacikistan’a ihracat yapıyoruz. Gürcistan ve Özbekistan öncelikli odaklandığımız ülkeler olmakla birlikte önümüzdeki dönemlerde de bu pazarlara ağırlık vermeye devam edeceğiz.

Sika, beton, yapı ve endüstri çözümleri alanında oldukça iddialı bir marka. Geniş ürün portföyünüzde, özellikle inşaat sektörüne hitap eden yeni ürünleri tanıyabilir miyiz?

İnovasyon demek sanırım bakış açımızı en yalın haliyle tanımlıyor. Grup olarak 2023 stratejimizde satış gelirlerinin en az yüzde 25’ini son 5 yılda pazara sunduğumuz ürünlerden  hedefliyoruz. Buna ek olarak yeni ürünlerimizin sürdürülebilirlik ilkesinde; CO2 azaltımı, enerji tasarrufu, suyun verimli kullanımı ve çevre dostu ürünler olması da önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu alanda birçok ürün ve çözümümüz olmakla beraber 3D model beton üretimi için katkılar, yeni poliüretan teknolojileri, modüler yapılara özel çözümler, otomotiv sektörüne yönelik ağırlık azaltıcı yapıştırma çözümleri gibi yeni inovatif ürünlerimiz ve sistemlerimiz olacak.

IMG 0553

Ülke olarak en önemli gerçeklerimizden biri de deprem… Depreme dayanıklı yapı onarım ve güçlendirme teknolojileri alanında Türkiye pazarına sunduğunuz ürünleri paylaşır mısınız?

Topraklarının nerdeyse tamamı deprem bölgesinde yer alan ülkemizde, yapısal güçlendirme konusu da özellikle uygulama hızı, uygulama kolaylığı ve bazı teknik uygulama avantajları nedeniyle mutlaka çok daha fazla göz önünde bulundurulması gereken çözümlerden olmalı. Bu manada her türlü konut, endüstriyel yapı ve altyapılarda (köprü, viyadük vb.) proje bazında değerlendirmeler yapılarak uygulama yolları analiz edilmeli.

Sika olarak bu alanda; Sika Wrap, Sika Carbodur ürün gamında örgü tekstil ve  CFRP plaka bazlı sistem çözümlerimiz bulunuyor. Bu ürünler yetkili mühendis firmaların statik hesaplamalarından sonra projeye özel olarak uygulanıyor ve yapıların servis ömürleri, yük taşıma kapasiteleri projeye göre artırılıyor.

IMG 0349

Covid-19 salgınıyla birlikte birçok firma dijital süreçlerini hızla tamamlama yoluna gitti. Bu alanda siz neler yapıyorsunuz?

Sika olarak dijital dönüşüm konusu Covid-19 salgını öncesinde de stratejilerimiz arasında yer alıyordu. Salgın sebebiyle de daha hızlı bir adaptasyon sürecine girdik. İç ve dış eğitimler başta olmak üzere, tüm iletişim faaliyetlerimizi büyük oranda dijital platformlara taşıdık. Ayrıca tüm bilgi bankamızı, iş kolaylaştıran dijital çözümlerimizi, üretim, satış ve lojistik operasyonları gibi tüm süreçlere adapte ettik.

İnşaat sektöründe yaşanan gelişmeler faaliyet alanınızı nasıl etkiliyor? Sizce sektörün şu an en büyük sıkıntısı nedir?

İnşaat sektörü 2020 yazına kadar iki yıldan beri küçülme gösteriyordu. Özellikle konut faizleri tarafındaki destek sektöre bir can suyu oldu. Ancak özellikle altyapı projelerinin devamı, hem sektörün büyümesi hem de artan nüfus ve megakentlerdeki ihtiyaçların karşılanabilmesi adına çok önemli. Bunun için yatırımların sağlıklı finansal yapı kurularak devamlılığı sağlanmalı. İnşaat açısından hala ciddi bir potansiyel barındırıyoruz. Ancak sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme modeli yaratmak öncelikli hedefimiz olmalı.

Pandeminin değiştirdiği dengeler ve oluşan yeni iş yapış modelleri açısından bakıldığında, Sika Türkiye’nin bundan sonraki stratejisi nasıl şekillenecek?

Pazar penetrasyonuyla sürdürülebilir bir büyüme, operasyonel verimlilik, inovasyon, satınalmalar yoluyla büyüme, her şeyin merkezindeki şirket kültürümüz ve insanımız, her zaman olduğu gibi gelecekte de ana stratejilerimiz olacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu