Özel Dosyalar

Volkan Bozay: Yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insan odaklı gelişim birlikte ele alınmalı

İnşaat Dünyası Dergisi Temmuz-Ağustos 2026’da “İnşaat Sektöründe Karbonsuz Dönüşüm” özel sayısında TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay’ı ağırladı. Volkan Bozay; “TÜRKÇİMENTO olarak yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insan odaklı gelişimin birlikte ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Kamu, özel sektör, akademi ve finans kuruluşlarının ortak hareket ettiği bir ekosistem oluşturabilirsek, Türkiye düşük karbonlu sanayi dönüşümünde önemli bir başarı hikayesi ortaya koyabilir” dedi.

TÜRKÇİMENTO olarak, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle hazırlanan “Türkiye Çimento Sektörü Düşük Karbonlu Yol Haritası” çerçevesinde, sektörün bugünkü karbon emisyon profilini nasıl değerlendiriyorsunuz? TÜRKÇİMENTO’nun kısa ve orta vadeli azaltım hedefleri nelerdir?

insaatdunyasi

Çimento sektörü, karbon yoğunluğu yüksek sektörlerden biri olmakla birlikte, aynı zamanda dönüşüm potansiyeli olan sektörlerin başında geliyor. Türkiye çimento sektörü olarak uzun yıllardır enerji verimliliği, alternatif yakıt kullanımı, atık ısı geri kazanımı, yenilenebilir enerji yatırımları ve düşük klinkerli ürünler alanında önemli çalışmalar yürütüyoruz.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığımız tarafından hazırlatılan “Türkiye Çimento Sektörü Düşük Karbonlu Yol Haritası” da sektörümüzün 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda izlemesi gereken dönüşüm yolunu ortaya koyuyor. Bu kapsamda temel gereklilik, üretim süreçlerinde karbon yoğunluğunu azaltmak, düşük karbonlu ürünlerin yaygınlaşmasını sağlamak ve yeni teknolojilere yönelik yatırımları hızlandırmak.

ID Temmuz Agustos 2026 kapak 1

Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!

İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Dergiyi Oku »

2053 net sıfır hedeflerine ulaşabilmek için sektörümüzün yaklaşık 30 milyar dolarlık dönüşüm yatırımına ihtiyacı bulunuyor. Bu süreçte finansmana erişim, teknolojik yatırımlar ve öngörülebilir mevzuat büyük önem taşıyor.

Düşük klinkerli çimentoların yaygınlaştırılması, alternatif yakıt kullanımının artırılması ve enerji verimliliği uygulamaları bu dönüşümün temel başlıkları arasında yer alıyor. Ancak net sıfır hedeflerine ulaşmak için finansman, teknoloji yatırımları ve güçlü kamu-özel sektör iş birliği kritik önem taşıyor.

TURKCIMENTO

YEŞİL DÖNÜŞÜM REKABET GÜCÜMÜZÜN ÖNEMLİ BİR PARÇASI OLMALI

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) yakından takip ediliyor. Türk çimento sektörünün ihracat gücünü koruması ve söz konusu mekanizmaya tam uyum sağlaması adına TÜRKÇİMENTO üyeleri hangi operasyonel hazırlıkları yürütüyor?

Sürdürülebilirlik artık yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, aynı zamanda küresel rekabet gücünün temel unsurlarından biri haline geldi. SKDM ile birlikte düşük karbonlu üretim, uluslararası ticaretin önemli kriterlerinden biri oluyor.

Üyelerimiz mevcut durumda karbon emisyonlarının ölçülmesi, izlenmesi ve raporlanması, enerji verimliliği yatırımları, alternatif yakıt kullanımı, yenilenebilir enerji projeleri ve düşük karbonlu ürün geliştirme çalışmaları yürütüyor.

Türkiye, dünyanın önemli çimento üreticileri ve ihracatçıları arasında yer alıyor. Bu güçlü konumumuzu koruyabilmemiz için yeşil dönüşümü rekabet gücümüzün ayrılmaz bir parçası olarak ele almamız gerekiyor.

Düşük karbonlu üretim yanı sıra AB’ye ihracat yapan üyelerimiz bürokratik zorlukları aşmak için hazırlıklar yapıyorlar. Avrupa Birliği’nin AB’de piyasaya sürülecek ürünlere ödenecek karbon bedelini belirleme amacıyla kendi emisyon ticaret sistemine paralel olarak SKDM’ye özel yayınladığı mevzuat kapsamında karbon emisyonlarının raporlanması ve doğrulanması çalışmalarını öğrenmek üzere “gap analysis” çalışmaları yapıyor.

Zira, 2027 yılına girdiğimizde AB dışı ülke tesislerin 2026 yılı emisyonlarını AB kurallarına uygun olarak raporlanması ve doğrulatması ithalatçıya sunması gerekecek. Bunun yanında, doğrulama yapılamadığı durumda varsayılan değerlerin kullanılması gerekecek.

AB mevzuatına göre Türkiye gerçeklerini yansıtmayan çok yüksek emisyon değerlerinin kullanılması gerekecek. TÜRKÇİMENTO üyeleri ile birlikte, AB nezdinde bu haksız uygulamanın düzeltilmesi için görüşmelere destek oluyoruz. Bu uygulamanın aslında Türkiye çimento sektörü açısından fiili bir tarife dışı ticaret engeli değil; aksine düşük karbonlu üretimi destekleme amacı güden ve iklim değişikliği ile uyumaya hizmet etmesi gereken bir sistem olarak varlığını sürdürmesi gerekiyor. Bu konuda Bakanlıklarımız da Birliğimiz de yoğun çalışmalar yürütüyor.

Volkan Bozay
Volkan Bozay

DÜŞÜK KLİNKERLİ VE KATKILI ÇİMENTOLARIN YAYGINLAŞMASININ ÖNEMİ 

Çimento üretiminde emisyonların büyük kısmı klinker kaynaklı. Klinker oranını azaltmak ve katkılı/düşük karbonlu çimento üretimini yaygınlaştırmak adına Ar-Ge ve pazar tarafında ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Mevzuat dönüşüm hızı için yeterli mi?

Çimento sektörünün karbon azaltım yolculuğunda en önemli başlıklardan biri klinker oranının azaltılmasıdır. Bu nedenle düşük klinkerli ve katkılı çimentoların yaygınlaşması büyük önem taşıyor. TÜRKÇİMENTO olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızla yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda hayata geçirilen Yeşil Çimento Tebliği bu açıdan önemli bir dönüm noktası oldu.

Tebliğ kapsamında kamu projelerinde klinker/çimento oranına getirilen düzenleme sayesinde önümüzdeki 10 yılda yaklaşık 16,5 milyon ton klinker tasarrufu ve 11 milyon ton CO₂ emisyon azaltımı sağlanması öngörülüyor.

Bugün Türkiye’nin tüm bölgelerinde geleneksel çimentolarla eş değer performans sunan düşük emisyonlu ürünlere erişim mümkün hale geldi. Bundan sonraki süreçte bu ürünlerin kullanımlarının yaygınlaştırılması ve tüm paydaşların dönüşüme dahil edilmesi önem taşıyor.

Yeşil Çimento Tebliğinin başarısının izlenmesi için gerekli mevzuat altyapısının da en kısa sürede tamamlanması için Birliğimiz ilgili kamu kurumları ile iş birliği içindedir.

Yeşil Çimento Tebliği ile 2025 yılındaki iç satış miktarı dikkate alındığında Tebliğ’in ilk yılı sonunda yaklaşık 2 milyon ton CO₂ tasarrufu sağlandığı öngörülmektedir. Sağlanan emisyon tasarrufu yaklaşık 425.000 aracın yıllık emisyonuna eş değer çevresel fayda oluşturmaktadır. Bu çevresel fayda 90 milyon ağacın yıllık karbon tutumuna eşdeğer olup Abant Gölü Tabiat Parkı’nın tam 70 katı büyüklüğünde uçsuz bucaksız bir orman demektir.

TURKCIMENTO11

NET SIFIR HEDEFİNE HİÇBİR SEKTÖR TEK BAŞINA ULAŞAMAZ

Karbonsuzlaşma sadece üreticiyi değil, tüm inşaat değer zincirini kapsıyor. Yeşil çimento ve betonun binalarda, altyapı projelerinde ve kamu ihalelerinde önceliklendirilmesi adına müteahhitler, mimarlar ve yerel yönetimlerle nasıl bir iş birliği yürütüyorsunuz?

Net sıfır hedefleri hiçbir sektörün tek başına ulaşabileceği hedefler değil. Üreticilerden, tasarımcılara, müteahhitlerden, yatırımcılara ve kamu otoritelerine kadar tüm paydaşların ortak hareket etmesi gerekiyor.  Düşük karbonlu çimento ve beton kullanımının yaygınlaşması için doğru bilginin paylaşılması, sağlanacak faydalara dair hem kamuoyunun hem de özel sektörün, özellikle yüklenici ve tasarımcıların, farkındalığının arttırılması oldukça önemli.

Öte yandan, kamu kurumlarıyla iş birliği içerisinde ulusal şartnamelerin ve teknik standartların yeşil ürünler ve uygulamalara göre güncellenmesi büyük önem arz ediyor. Çimento sektöründe uçucu kül, cüruf gibi yan ürünlerin alternatif hammadde olarak kullanımıyla üretilecek yeşil çimento tiplerinin yaygınlaşması değer zincirini kapsayacak şekilde faydalar sağlayabilir.

Benzer şekilde, İnşaat Yıkıntı Atıklarının çimento ve betonda daha yaygın kullanımına ilişkin alınacak aksiyonlar döngüsel ekonomi modelini somut şekilde hayata geçirmek için büyük fırsatlar sunmaktadır. Dolayısıyla, karbonsuzlaşma sürecinde alınabilecek aksiyonları doğru kurguyla, tüm değer zincirini dikkate alarak ve uygun tekniklerle ortaya koymak en başta gelen önceliklerimiz arasında yer alıyor.

TURKCIMENTO BETONARTi 01

BETON YOLLARI YAYGINLAŞTIRMA ÇALIŞMALARI

Bu konuda halihazırda önemli yol aldığımız alanlardan biri olarak; beton yolların ülke sathında yaygınlaştırılması girişimlerimizin sonucunda mevzuatta ve mevcut rutin uygulamada yapılacak basit değişimlerin katkısını ne denli önemli olduğunu göstermektedir. Maliyet ve cari açık katkısının yansıra; iklim değişikliğine uyum konusunda beton yolların faydası konusunda paydaşlarımızı bilgilendirmeye devam ediyoruz.

Bu kapsamda, Belediyeler ve Valilikler tarafından yapılan 71 şehrimizde destek olduğumuz yerel yönetim yol ağında 26.000 Km üzerinde beton yol kaplamasına ulaşıldı. Beton yol kullanımıyla her yıl yaklaşık 290.000 ton CO2 emisyonu azaltımı sağlanabiliyor. Kullanım ömrü boyunca 20 yılda bu yollarımız 5,8 milyon ton CO2 emisyon civarında bir azaltıma denk geliyor.

Özetle beton yollar, düşük albedo katsayıları sayesinde 20 yıllık servis ömrü boyunca içerdikleri çimentonun üretiminden kaynaklı emisyonun %87’si kadar emisyon azaltımı sağlıyor. Ayrıca, Beton yollar ortalama taşıt başına her 100 km’de 0,45 litre yakıt tasarrufu ve buna bağlı olarak 1,2 kg CO2 azaltımıyla da dolaylı çevresel fayda sunduğunu unutmamalıyız.

TÜRKÇİMENTO olarak sektörümüzün dönüşümünde rehberlik etmeyi, bilgi paylaşımını artırmayı ve tüm paydaşlarla iş birliği içinde ilerlemeyi sürdürüyoruz.

ÇİMENTO SEKTÖRÜ YEŞİL DÖNÜŞÜME DAMGA VURACAK

TÜRKÇİMENTO gözünden baktığımızda geleceğin şantiyelerinde nasıl bir çimento göreceğiz? 10 ya da 20 yıl sonra geleneksel çimentonun yerini hangi ürünler alabilir ve söz konusu ürünler kim tarafından üretilecek?

Geleceğin yapı sektöründe daha düşük karbon ayak izine sahip, performansı yüksek ve kaynak verimliliği sağlayan ürünlerin daha fazla kullanılacağını öngörüyoruz.

Düşük klinkerli çimentolar, alternatif bağlayıcı teknolojileri, karbon azaltımı sağlayan yeni nesil ürünler ve dijital teknolojilerle desteklenen çözümler daha fazla öne çıkacak.

Bu dönüşüm tek bir ürünün diğerinin yerini alması şeklinde değil, ihtiyaca göre daha geniş bir sürdürülebilir ürün çeşitliliğinin oluşması şeklinde gerçekleşecek.

Türk çimento sektörü güçlü üretim altyapısı, teknik bilgi birikimi ve ihracat deneyimiyle bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri olmaya devam edecek.

Sektör olarak bu yıl ülkemizde düzenlenecek olan COP 31 öncesi ve sonrası tüm çalışmalarımızla da varlığımızı göstermeyi sürdüreceğiz. Geçtiğimiz yıl düzenlediğimiz Kalsine Kil Çalıştayı ve sonrasında özellikle hidrojen konusunda yaptığımız webinarlarla ve Düşük Karbon Yolunda Yeni Nesil Çimentolar Zirvesi’yle de sektörümüzü konunun uzmanlarıyla buluşturduk.

Yine COP 31 öncesi Karbon Zirvesi ve sonrasında düzenleyeceğimiz 19. Uluslararası Teknik Seminer ve Sergisi programlarımızla sektörümüzün güncel durumda kullandıkları yüksek teknolojileri göreceğiz. Sektörümüz gelecek için yatırımlarına sürekli olarak yenisini ekliyor ve gelişimine devam ediyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzün dijital ve teknolojik olarak yeşil dönüşüme damga vuracağına inanıyoruz.

BETONART kapaniseser tema

TÜRKÇİMENTO olarak sektöre yönelik son mesajınız nedir?

Çimento sektörü olarak yeşil dönüşümü yalnızca bir zorunluluk olarak değil, ülkemizin sanayi geleceği açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz.

TÜRKÇİMENTO olarak yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insan odaklı gelişimin birlikte ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Kamu, özel sektör, akademi ve finans kuruluşlarının ortak hareket ettiği bir ekosistem oluşturabilirsek, Türkiye düşük karbonlu sanayi dönüşümünde önemli bir başarı hikayesi ortaya koyabilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu