Doka’dan 7 binden fazla ürünü için karbon ayak izi hesaplaması
İnşaat Dünyası Dergisi Temmuz – Ağustos 2025 sayısında “Karbon Ayak İzini Azaltan Ürün ve Sistemler” özel dosyasında Doka Türkiye Genel Müdürü Can Ali Güven’i ağırladı. Kalıp ve iskele sektöründe standartları belirlediklerine dikkat çeken Doka Türkiye Genel Müdürü Can Ali Güven, “Doka, 7 binden fazla ürünü için Ürün Karbon Ayak İzi’nin (PCF) hesaplanmasını sağlayarak, sektör genelinde bu alanda ilk kriterlerin oluşturulmasında öncülük etti. Ürün Karbon Ayak İzi’nden elde edilen veriler Doka’da inovasyon sürecinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda” dedi.
Sizce inşaat sektöründe sürdürülebilirliği hızlandırmak için en öncelikli adım ne olmalı? DOKA bu konuda nasıl bir sorumluluk üstleniyor?
Sera gazı emisyonlarına ilişkin veriler, iklim değişikliğiyle mücadelede çok önemli bir rol oynuyor ve giderek daha da önem kazanıyor. Üç yıldır kalıp ve iskele ürünleri için Ürün Karbon Ayak İzi (PCF) ile kalıp ve iskele sektöründe standartları belirliyoruz. Doka, 7 binden fazla ürünü için Ürün Karbon Ayak İzi’nin (PCF) hesaplanmasını sağlayarak, sektör genelinde bu alanda ilk kriterlerin oluşturulmasında öncülük etti. Ürün Karbon Ayak İzi’nden elde edilen veriler Doka’da inovasyon sürecinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş durumda.
Eylül - Ekim Sayısı Yayında!
İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Sürdürülebilirlik, stratejimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu alandaki çalışmalarımız, karbonsuzlaştırma ve döngüsel ekonomi uygulamalarına odaklanarak 2040 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşma hedefine dayanıyor. Sat-geri al ve kiralama modelimiz, kalıp ve iskelelerin yaşam döngüsünü uzatarak yeniden kullanımı teşvik ediyor, atıkları azaltıyor ve kaynakları koruyor. Kalıplarımızı her kullanımdan sonra özel servis merkezimizde yenileyerek malzeme ve kaynak tüketimini en aza indiriyoruz.
GERİ DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ PLASTİKTEN ÜRETİLEN İLK KONTRPLAK LEVHA: XLIFE TOP
Doka, müşterileri için daha iklim dostu çözümlerden oluşan ve giderek büyüyen bir portföy geliştirmek amacıyla çeşitli ürün segmentlerinde Ar-Ge çalışmalarını sürdürüyor. Yakın zamanda geliştirdiğimiz ürünlerden biri de Bauma 2025’te tanıttığımız, tamamen geri dönüştürülmüş plastikten üretilen ilk kontrplak levha olan Xlife Top oldu.

İNŞAAT SEKTÖRÜNDE BİLİME DAYALI HEDEFLER GİRİŞİMİ’NE (SBTi) UYAN İLK ŞİRKETİZ
Doka, sektöründe ilk kez Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) ile uyumlu olduğunu açıkladı. Bu girişimin inşaat sektöründeki önemi nedir ve sürdürülebilirlik hedeflerinize nasıl katkı sağlıyor?
İnşaat sektöründe Bilime Dayalı Hedefler Girişimi’ne (SBTi) uyan ilk şirketiz ve bu girişim sürdürülebilirlik stratejimizin temel taşlarından biri. Bilime Dayalı Hedefler Girişimi (SBTi), Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact), Sürdürülebilir Şehirler Ağı (WIR) Karbon Saydamlık Projesi (CDP) ve Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) arasında ortak bir girişimdir.
Küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 37’sinden sorumlu olan inşaat sektörü, iklim değişikliğiyle mücadelede kilit bir role sahip. Bunu sadece çevresel bir sorumluluk olarak değil, aynı zamanda sürekli gelişen inşaat pazarında uzun vadeli başarı sağlayabilecek daha esnek ve sürdürülebilir iş modelleri oluşturmak için bir rehber olarak görüyoruz.
DOKA’NIN HEDEFİ 2040’TA NET SIFIR EMİSYONA ULAŞMAK
DOKA sistemleri sadece malzeme değil süreç verimliliği de sağlıyor. Bu verimlilik, sürdürülebilirlik açısından nasıl bir fark yaratıyor? Kısaca açıklayabilir misiniz?
Doka’nın sürdürülebilirlik taahhüdü, Avusturya’daki merkezinde yüzde 100 yenilenebilir elektrik kullanımına geçmek ve küresel olarak emisyonları azaltmak için fotovoltaik sistemleri genişletmek gibi uzun süredir devam eden çabalarıyla SBTi taahhüdünün ötesine uzanıyor; kiralama modeli de kalıbı tekrar tekrar kullanmak üzere yenileyerek, kaynak tüketimini en aza indirerek ve çevresel etkiyi azaltmak için geri dönüştürülmüş, düşük karbonlu malzemeler kullanarak döngüsel ekonomiyi destekliyor.
Sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımız, karbonsuzlaştırma ve döngüsel ekonomi uygulamalarına odaklanarak 2040 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşma hedefine dayanıyor.
ÇÖZÜM ŞEFFAF VE ÖLÇÜLEBİLİR SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK STANDARTLARINDA ANLAŞMAK
Sizce inşaat sektöründe sürdürülebilirlik uygulamalarının yaygınlaşması için sektörün tüm paydaşları hangi ortak adımları atmalı?
Sektör paydaşlarının kendi alanlarında geri dönüştürülebilir ürünlere hızla geçiş yapmaları ve Ürün Karbon Ayak İzi (PCF) hesaplamalarını tamamlamaları önemlidir.
Doka, kalıp ve iskelelerin PCF’sinin hesaplanması için sektör çapında ilk kriterlerin geliştirilmesinde ve başlatılmasında etkili olmuş ve kanıta dayalı satın alma kararlarını desteklemiştir.
İnşaat sektöründe sürdürülebilirliğin sağlanması, tüm değer zinciri boyunca ortak bir çaba gerektirmektedir. Tüm paydaşların, kanıta dayalı satın alma kararlarını mümkün kılacak ve sektörde karşılaştırılabilirlik ve hesap verebilirlik için bir emsal oluşturacak şeffaf ve ölçülebilir sürdürülebilirlik standartları üzerinde anlaşması bir çözüm olabilir.

DOKA olarak yenilenebilir enerji kullanımı, döngüsel ekonomi ve düşük karbonlu malzemeler gibi uygulamalar konusunda ne gibi somut adımlar atıyorsunuz? Bu uygulamaların sürdürülebilirlik açısından önemi nedir?
Şirket olarak karbon emisyonlarını azaltmak için önemli tedbirler almaya başladık. Örneğin küresel operasyonlarımızda yenilenebilir enerji kullanımını artırdık. CO2 emisyonlarını azaltmak için Avusturya’daki genel merkezimizde fotovoltaik sistemleri genişlettik. Buna ek olarak, kiralama modelimiz, karbondan arındırmanın yanı sıra sürdürülebilirlik stratejimizin bir diğer önemli ayağı olan döngüsel ekonomiye de önemli ölçüde katkıda bulunuyor.








