Makale

Deprem Riski Taşıyan Bölgelerde Kentsel Dönüşüm Süreci

Deprem ne zaman olacağını bilmediğimiz ama etkilerini en aza indirmek için bugünden hazırlık gerektiren bir doğal afet. Bu hazırlığın en somut ve en etkili yollarından biri ise, risk taşıyan yapıların kentsel dönüşüm uygulamaları ile yenilenmesidir. Özellikle büyükşehirlerde ve aktif fay hatlarına yakın yerleşim alanlarında kentsel dönüşüm kararı zorunlu bir ihtiyaçtır. Bu yazımızda deprem odaklı dönüşümün neden bu kadar önemli olduğunu, uygulama aşamalarını ve sürecin diğer unsurlarına değineceğiz.

Yayına Hazırlayan: Vasfiye Coşkun

Insaat Dunyasi Temmuz Ayi Banner 1 2

Deprem Riski Altındaki Bölgeler Neden Kentsel Dönüşüme İhtiyaç Duyar?

AFAD’ın yayımladığı Türkiye Deprem Tehlike Haritası eski sistemde kullanılan “1. derece, 2. derece deprem bölgesi” gibi sınıflandırmaların artık geçerli olmadığını gösteriyor. Yeni sistemde her bölge, yer ivmesi ve zemin özellikleri gibi daha detaylı kriterlere göre değerlendiriliyor.

Bu nedenle artık sadece “hangi il deprem bölgesinde?” sorusunu sormak yeterli değil. Bir bölgenin deprem riski değerlendirilirken fay hatlarına yakınlık kadar, zeminin yapısı, binaların kalitesi ve kent dokusunun dayanıklılığı da dikkate alınmak zorunda. Bu durum, deprem riski altındaki bölgelerde kentsel dönüşümü yalnızca bir yatırım veya yenileme projesi olmaktan çıkarıp, doğrudan can güvenliğini ilgilendiren bir gereklilik haline getiriyor.

ID Mayis Haziran 2026 KAPAK 1

Mayıs - Haziran Sayısı Yayında!

İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Dergiyi Oku »

Sorunun boyutu, özellikle eski yapıların yoğun olduğu mahallelerde daha net görülüyor. TÜİK’in bina istatistikleri verileri, Türkiye’de birçok kişinin eski yıllarda inşa edilmiş binalarda yaşadığını gösteriyor. Elbette bir binanın eski olması tek başına riskli olduğu anlamına gelmez. Ancak yapı yaşı deprem güvenliği tartışmalarında önemli bir gösterge olarak kabul edilir. Bunun temel nedeni, geçmişte yapılan birçok binanın günümüzdeki deprem mühendisliği yaklaşımı, malzeme standartları ve yapı denetimi koşullarıyla inşa edilmemiş olmasıdır.

2018’de yayımlanan ve 1 Ocak 2019’da yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği, yapıların tasarımında bulundukları bölgenin deprem tehlikesi ve zemin özelliklerinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini ortaya koyar. Bu nedenle kentsel dönüşümün amacı yalnızca eski binaları yıkıp yenilerini yapmak değildir. Asıl hedef zemin özelliklerini, taşıyıcı sistemi ve yapının deprem anındaki performansını birlikte değerlendirerek daha güvenli ve dayanıklı yapılar inşa etmektir.

Öte yandan AFAD’ın 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine ilişkin raporları büyük depremlerin geniş bir coğrafyada etkili olabildiğini ve sonuçlarının sadece binalarla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Bu nedenle deprem riski altındaki bölgelerde kentsel dönüşüm bir binanın yenilenmesi ile sınırlı değil. Aynı zamanda ulaşım bağlantılarının, açık ve güvenli toplanma alanlarının, altyapının ve şehir planlamasının yeniden ele alınmasını gerektirir.

Nitelikli bir kentsel dönüşümde daha sağlam binalar yapmak tek ölçüt olmaz. Doğru zemin etütleri, planlı parsel düzeni ve daha yaşanabilir mahalleler oluşturmak da bu sürecin önemli parçalarıdır. Günümüzde kentsel dönüşümün daha sık gündeme gelmesinin nedeni de budur.

Deprem Riski Altındaki Bölgeler Neden Kentsel Dönüşüme İhtiyaç Duyar?
Deprem Riski Altındaki Bölgeler Neden Kentsel Dönüşüme İhtiyaç Duyar?

Kentsel Dönüşüm Nedir ve Hangi Kanunlara Dayanır?

En temel anlamıyla deprem gibi afet riskleri taşıyan veya mevcut haliyle güvenli yaşam koşulları sunmayan yapıların yenilenmesi sürecidir. Türkiye’de bu sürecin hukuki temelini 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun oluşturur. Kanunun amacı riskli alanlarda ve riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, teknik standartlara uygun, güvenli ve sağlıklı yaşam çevreleri oluşturacak dönüşüm süreçlerini düzenlemektir.

6306 sayılı Kanunun sahada nasıl uygulanacağını ise Uygulama Yönetmeliği belirler. Yönetmelikte riskli yapı tespiti, riskli alan ve rezerv yapı alanı ilanı, yıkım süreci, hak sahipliği, değerleme, anlaşma süreçleri ve devlet destekleri gibi konular ayrıntılı şekilde düzenlenir. Aynı düzenlemelerde riskli yapı tespitine itiraz edilebileceği de belirtilir. Tespit kesinleştiğinde bu durum tapu kaydına işlenebilir.

Kentsel dönüşümün dayandığı mevzuat yalnızca 6306 sayılı Kanun’dan ibaret değildir. Yeni yapılacak binaların nasıl tasarlanacağını belirleyen teknik kurallar da sürecin önemli bir parçasıdır. Bu noktada Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği öne çıkar. Yönetmelik, yapıların bulundukları bölgenin deprem tehlikesi ve zemin özellikleri dikkate alınarak tasarlanması gerektiğini ortaya koyar ve deprem güvenliği için gerekli asgari koşulları tanımlar.

Deprem Odaklı Kentsel Dönüşüm Nasıl Planlanır?

Deprem odaklı kentsel dönüşüm, yalnızca eski bir binanın yıkılıp yerine yenisinin yapılmasından ibaret değildir. Sağlıklı bir dönüşüm için planlama daha en başta zemin koşulları ve yerleşim düzeni dikkate alınarak yapılmalıdır. Bu nedenle ilk aşamada, yapının bulunduğu bölgenin deprem tehlikesi, zemin yapısı ve çevresel koşulları incelenir.

AFAD’ın Türkiye Deprem Tehlike Haritası ile birlikte kullanılan yeni yaklaşım, her bölgenin aynı deprem riskine sahip olmadığını açık biçimde ortaya koyar. Bu yüzden dönüşüm planlanırken sadece binanın yaşı ya da görünümü değerlendirilmez. Yerel yer ivmesi, fay hatlarının etkisi, zemin davranışı ve yapı yoğunluğu gibi faktörler birlikte ele alınır.

Bu planlamanın en önemli aşamalarından biri zemin ve temel etüdüdür. Yayınlanan temel unsur ve kurallara göre bölgenin zemin özellikleri, deprem durumu, yeraltı su seviyesi ve çevresel koşullar dikkate alınarak hazırlanır. Zemin etüdü, projelendirme sürecinde kullanılacak teknik verileri sağlar.

Planlamanın bir diğer önemli aşaması ise yeni yapının hangi teknik standartlara göre tasarlanacağıdır. Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği, deprem etkisi altındaki yapıların tasarımında uygulanması gereken asgari kuralları belirler. Bu kurallar taşıyıcı sistem düzenini, yapı düzensizliklerini, malzeme kalitesini ve performans hedeflerini de kapsar.

Öte yandan deprem odaklı kentsel dönüşüm sadece tek bir binanın güvenliğini sağlamakla sınırlı değildir. 6306 sayılı Kanun ve ilgili uygulama düzenlemeleri, riskli alan, rezerv yapı alanı ve parsel bazlı dönüşüm kararlarının belirli kurallar çerçevesinde yürütüldüğünü gösterir. Bu nedenle iyi planlanmış bir dönüşüm; ulaşım bağlantılarını, açık alanları, sosyal donatıları, yapı yoğunluğunu ve mahalle ölçeğindeki afet dayanıklılığını da dikkate alır. Başarılı projeler bu noktada fark yaratır. Sadece binaları yenilemekle kalmaz, daha güvenli ve yaşanabilir bir çevre oluşturmayı hedefler.

Deprem Odaklı Kentsel Dönüşüm Nasıl Planlanır?
Deprem Odaklı Kentsel Dönüşüm Nasıl Planlanır?

Kentsel Dönüşüm Projelerinin Bu Bölgelere Sağladığı Avantajlar

Kentsel dönüşüm projelerinin deprem riski altındaki bölgelere sağladığı en önemli katkı, kuşkusuz can güvenliğini artırmasıdır. Deprem odaklı kentsel dönüşüm yalnızca bugünün sorunlarını çözmeye yönelik değildir. Aynı zamanda gelecekte yaşanabilecek depremlerde can ve mal kaybını azaltmayı hedefleyen bir güvenlik yaklaşımıdır.

Kentsel dönüşümün bir diğer önemli etkisi ise mahalle ölçeğinde yaşam koşullarını iyileştirebilmesidir. Güncel şehircilik anlayışında yerleşim alanları yalnızca konut üretimine göre planlanmaz. Eğitim, sağlık, ulaşım, park ve sosyal alan gibi ihtiyaçlar da planlamanın önemli parçalarıdır. Daha düzenli sokaklar, erişilebilir ortak alanlar, daha güçlü altyapı ve planlı yerleşim düzeni oluşturulmasına da katkı sağlar.

Kentsel dönüşümün sağladığı faydalar ekonomik ve yönetsel açıdan da önemlidir. Şehirlerin hizmet kapasitesini ve yaşam kalitesini de güçlendirdiğini gösteriyor. Aynı zamanda altyapı sistemlerinin daha düzenli işlemesine, kamu hizmetlerinin kesintisiz sürmesine ve yerleşim alanlarının uzun vadede daha sürdürülebilir hale gelmesine katkı sağlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Kentsel dönüşüm nedir?

Kentsel dönüşüm, deprem, zemin sorunu, yapı ömrünün dolması ya da mevcut yapılaşmanın sağlıklı yaşam koşullarını karşılamaması gibi nedenlerle, risk taşıyan yapıların ve bazen de daha geniş yerleşim alanlarının yenilenmesi sürecidir.

Riskli yapı raporunu kim verir?

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından lisanslandırılmış kurum ve kuruluşlara yaptırılır. Yani bina sahibi, yetkili lisanslı kuruluşa başvurarak yapının teknik incelemesini başlatır; rapor bu inceleme sonunda hazırlanır. Gerekli durumlarda Bakanlık birimleri de süreçte rol alabilir fakat uygulamada esas olan lisanslı kuruluşlar eliyle teknik tespitin yapılmasıdır.

Kentsel dönüşüm için bina kaç yıllık olmalı?

Kentsel dönüşüme girmek için binanın belirli bir yaşa ulaşmış olması şart değildir. Önemli olan riskli olup olmadığıdır.

Kentsel dönüşüm ne kadar sürer?

Bu süre bölgeye ve yapıya göre değişebilir ama genellikle 12 ila 24 ay sürmesi beklenir. Fakat bazı projelerde itiraz süreçlerinden dolayı uzayabilir.

Kentsel dönüşüm için tüm bina sakinlerinin onayı gerekir mi?

Yeni yapılan düzenlemeler sayesinde artık bir kişi bile kentsel dönüşüm sürecini başlatabilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu