Özel Dosyalar

Emre Ilıcalı: İnşaat sektöründe yakın gelecekte asıl mesele “gömülü karbon” olacak

İnşaat Dünyası Dergisi Temmuz-Ağustos 2026 sayısında “İnşaat Sektöründe Karbonsuz Dönüşüm” özel sayısında ÇEDBİK Başkanı Dr. Emre Ilıcalı’yı ağırladı. Dr. Emre Ilıcalı, “Çimento, çelik, alüminyum, cam gibi ana yapı malzemelerinin üretim süreçleri yüksek sıcaklık ve yüksek enerji gerektirdiği için bu kalemler karbon bütçesinde büyük pay tutuyor. Üstelik binalar enerji verimliliğinde iyileştikçe ve elektrik şebekesi yenilenebilir kaynaklarla temizlendikçe gömülü karbonun toplam içindeki oranı da göreli olarak artıyor. Bugün göz ardı ettiğimiz bu kalem yarın asıl mesele haline gelecek” dedi.

Dünya genelinde inşaat sektörü küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 40’ından sorumlu. ÇEDBİK olarak Türkiye inşaat sektörünün karbonsuzlaşma sürecindeki mevcut olgunluk seviyesini değerlendirir misiniz?

insaatdunyasi

Türkiye’de son beş altı yılda farkındalık düzeyinde ciddi bir sıçrama yaşandığını görüyoruz ama bunu somut ve ölçülebilir uygulamaya dönüştürme noktasında hala erken bir aşamadayız. Kurumsal yatırımcıların ve uluslararası sermayeyle çalışan geliştiricilerin projelerinde yeşil sertifikasyon artık neredeyse standart hale geldi.

Konut ağırlıklı yerel ölçekli projelerde ise enerji verimliliği çoğu zaman yönetmelik zorunluluğunun ötesine geçmiyor. ÇEDBİK olarak 09 Aralık 2025 tarihinde düzenlediğimiz 8. Uluslararası Yeşil Binalar ve Şehirler Zirvesi’nde de bu tabloyu masaya yatırdık.

ID Temmuz Agustos 2026 kapak 1

Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!

İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Dergiyi Oku »

CEDBIK sustainble green building eco friendly building 2026 03 18 04 36 02 utc

KAMU BİNALARINDA YeS-TR SERTİFİKASI ZORUNLU OLACAK

Kamu tarafında önemli bir adım atıldı diyebilirim çünkü T.C. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 10 bin metrekare üzerindeki yeni kamu binalarında YeS-TR sertifikasını zorunlu kılacak düzenlemeyi tamamladı. Bu tek başına yılda yaklaşık 600 milyon kilovatsaat enerji tasarrufu ve önemli bir karbon azaltımı anlamına geliyor.

Özel sektörde de benzer bir zorunluluk yerine kültürel bir dönüşüm görmek istiyoruz. Mevzuat altyapısı hızla oluşuyor ama asıl kırılma noktası karbonsuzlaşmanın bir uyumluluk kalemi değil projelerin finansmanını ve pazar değerini doğrudan etkileyen bir rekabet unsuru olarak görülmesi. Bu zihniyet dönüşümü büyük şehirlerde başladı ama sektörün geneline yayılması biraz zaman alacak.

Dr. Emre Ilicali
Dr. Emre Ilıcalı

“GÖMÜLÜ KARBON” RUHSAT SÜRECİNİN ÖNEMLİ BİR PARÇASI HALİNE GELİYOR

Yeşil binalarda genellikle işletme dönemindeki enerji verimliliğine odaklanılıyor. Ancak inşaat malzemelerinin üretiminden inşaat aşamasına kadar “gömülü karbon” miktarı göz ardı ediliyor. ÇEDBİK’in “gömülü karbon” azaltımı konusundaki önerileri nedir?

Haklısınız, yeşil bina tartışmaları uzun yıllar işletme dönemi enerji performansına odaklandı. Bunun anlaşılır bir nedeni var çünkü işletme enerjisi ölçülebilir bir kalem, faturası var, tasarrufu doğrudan cebe yansıyor. Oysa bir binanın ömrü boyunca salacağı karbonun kayda değer bir bölümü daha temel atılmadan önce yani malzeme üretimi ve tedarik zincirinde ortaya çıkıyor.

Çimento, çelik, alüminyum, cam gibi ana yapı malzemelerinin üretim süreçleri yüksek sıcaklık ve yüksek enerji gerektirdiği için bu kalemler karbon bütçesinde büyük pay tutuyor. Üstelik binalar enerji verimliliğinde iyileştikçe ve elektrik şebekesi yenilenebilir kaynaklarla temizlendikçe gömülü karbonun toplam içindeki oranı da göreli olarak artıyor. Bugün göz ardı ettiğimiz bu kalem yarın asıl mesele haline gelecek.

Bu noktada geçtiğimiz aylarda kamu tarafında çok kritik bir adım atıldı. Mayıs ayında Resmi Gazete’de yayımlanan Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği değişikliğiyle 1 Ocak 2027’den itibaren yapı ruhsatı alacak ve inşaat alanı 10 bin metrekare ve üzeri olan binalarda, yapı kullanma izni aşamasında Enerji Kimlik Belgesi’nin yanında Bina Yaşam Döngüsü Analizi Belgesi sunulması zorunlu hale geldi. Bu düzenleme ham madde temininden nakliyeye, inşaat sürecinden bakım onarıma, yıkımdan atık bertarafına kadar tüm aşamaların sera gazı emisyonunu hesaba katıyor.

Yani gömülü karbon artık akademik bir tartışma başlığı olmaktan çıkıp ruhsat sürecinin bir parçası oluyor. Analizlerin TS EN ISO 14040 ve TS EN 15978 standartları esas alınarak BEP-TR sistemi üzerinden yürütülecek olması da yöntem birliği açısından son derece önemli. Yönetmelikle birlikte gelen Düşük Karbonlu Bina Belgesi uygulaması ise sektöre net bir performans eşiği koyuyor. ÇEDBİK olarak bu adımı yıllardır savunduğumuz yaklaşımın karşılık bulması olarak görüyoruz.

CEDBIR park in lujiazui financial centre shanghai china 2026 04 13 23 29 15 utc

ÇEDBİK’İN “GÖMÜLÜ KARBON” AZALTIMI ÖNERİLERİ

Bizim önerilerimiz birkaç başlıkta toplanıyor. Öncelikle yaşam döngüsü değerlendirmesinin proje daha kavramsal tasarım aşamasındayken devreye alınması gerekiyor. Malzeme seçimi tamamlandıktan sonra karbon hesabı yapmak sadece rapor üretiyor, karar değiştirmiyor. Oysa taşıyıcı sistem kararı verilirken yapılan bir karşılaştırma binanın gömülü karbonunu ciddi oranda değiştirebiliyor.

İkincisi malzeme tarafında somut adımlar var. Geri dönüştürülmüş içerikli çelik, klinker oranı düşürülmüş çimento alternatifleri, uçucu kül ve cüruf gibi ikame bağlayıcılar, ahşap ve diğer biyolojik kaynaklı malzemeler bugün Türkiye’de erişilebilir durumda. Yerel üretim malzemeye yönelmek aynı zamanda taşıma kaynaklı emisyonu da düşürüyor.

Üçüncü başlık veri ve şeffaflık. Bir malzemenin karbon içeriğini bilmeden onu yönetemezsiniz. Bu nedenle Çevresel Ürün Beyanı yani EPD belgelerinin yaygınlaşmasını, üreticilerimizin bu belgeleri almasını ve tasarımcıların malzeme seçiminde bu veriyi kullanmasını çok önemsiyoruz. Türkiye’nin kendi malzeme karbon veri tabanını oluşturması gerektiğini düşünüyoruz çünkü Avrupa veri tabanlarından alınan değerler bizim üretim koşullarımızı yansıtmıyor.

CEDBIKcaleidoscopic view of a landscape in brazil 2026 01 06 09 43 33 utc

İNŞAAT SEKTÖRÜ VE DÖNGÜSELLİK

Son olarak döngüsellik meselesi var. En düşük karbonlu malzeme zaten üretilmiş olan malzemedir. Mevcut yapı stokunun yıkılıp yeniden yapılması yerine güçlendirilerek dönüştürülmesi, yapı elemanlarının sökülebilir ve yeniden kullanılabilir tasarlanması, yıkım atıklarının malzeme olarak geri kazanılması gündemimizin üst sıralarında.

Geçtiğimiz dönemde katıldığımız “İnşaat Sektörü ve Döngüsellik” temalı etkinliklerde de özellikle modüler inşaat yöntemlerine vurgu yapmaya çalıştık. Avrupa’da bu tür uygulamalar gündelik pratiğin parçası haline gelmiş durumda, bizde ise henüz değil. Bu farkı kapatmanın yolu da zorunluluktan çok teşvikten ve doğru ölçümden geçiyor. Kamu ihalelerinde gömülü karbon kriterinin bir puanlama unsuru olarak yer alması bence sektörü en hızlı hareketlendirecek adım olur.

SÜRDÜRÜLEBİLİR TASARIM VE YEŞİL BİNA SERTİFİKASYON EĞİTİMLERİ

Karbonsuz dönüşüm sadece malzeme ve teknolojiyle değil, nitelikli insan kaynağıyla mümkün. Mimar, mühendis ve şantiye profesyonellerinin sürdürülebilirlik vizyonunu geliştirmek adına ÇEDBİK’in gündeminde ne tür eğitim ya da farkındalık projeleri yer alıyor?

Kesinlikle katılıyorum. En iyi malzeme ve teknoloji bile, onu doğru uygulayacak nitelikli bir insan kaynağı olmadan istenen sonucu vermiyor. Bu nedenle düzenlediğimiz eğitimler, ÇEDBİK’in kuruluşundan bu yana en temel faaliyet alanlarından biri. Mimar, mühendis ve şantiye yöneticilerine yönelik sürdürülebilir tasarım ve yeşil bina sertifikasyon eğitimlerimizi düzenli olarak sürdürüyoruz.

Bu noktada özellikle ulusal yeşil bina sertifika sistemimiz YeS-TR’nin kapasite oluşturma çalışmalarımızın merkezinde yer aldığını özellikle vurgulamak isterim. Gerek sistemin geliştirilme sürecinde gerekse bugün geldiğimiz aşamada, YeS-TR’nin sektörde doğru anlaşılması ve etkin biçimde uygulanması için değerlendirme uzmanlarından proje ekiplerine kadar geniş bir profesyonel kitleye yönelik eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri yürütüyoruz.

Ulusal bir sistemin gücü, onu sahada uygulayacak yetkin profesyonellerin varlığıyla doğru orantılı; bu yüzden YeS-TR’yi yalnızca bir sertifika sistemi olarak değil, aynı zamanda bir kapasite geliştirme aracı olarak konumlandırıyoruz.

Üniversitelerle iş birliğini de çok önemsiyoruz. Mimarlık ve İnşaat Mühendisliği bölümlerinde sürdürülebilirlik derslerinin müfredata girmesi için akademik kurumlarla temas halindeyiz; çünkü bu dönüşümün gerçek karşılığı, mesleğe yeni başlayanların bu bakış açısıyla yetişmesiyle mümkün. Dönem dönem düzenlediğimiz ÇEDBİK tasarım yarışmaları da genç mimarları ve öğrencileri sürdürülebilir tasarıma teşvik eden bir platform işlevi görüyor.

Şantiye çalışanlarına yönelik saha bazlı bilinçlendirme programları da gündemimizde; çünkü sürdürülebilir tasarımın sahada doğru uygulanması, projenin kâğıt üzerindeki hedefiyle gerçekleşen performansı arasındaki farkı belirliyor. Yıllık kongre ve çalıştaylarımız ise sektör profesyonellerinin güncel uygulamaları ve deneyimlerini paylaştığı bir alan olarak devam edecek.

CEDBIK glass dome shaped roof in moscow park zaryadye 2026 03 09 08 58 59 utc

KARBONSUZ DÖNÜŞÜMÜ TEK BİR AKTÖR OMUZLAYAMAZ

Türkiye’nin karbonsuz dönüşüm yolculuğunda ÇEDBİK’in üstlenebileceği rolle ilgili neler söylemek istersiniz?

Karbonsuz dönüşümün tek bir aktörün omuzlayabileceği bir konu olmadığının net bir şekilde altını çizmek istiyorum. Geliştiriciden mimara, malzeme üreticisinden kamu kurumlarına kadar herkes aynı hedefe bakmadığı sürece attığımız adımlar birbirini iptal eder. ÇEDBİK olarak rolümüzü tam da burada tanımlıyoruz: Sektöre ortak bir dil ve ortak bir ölçüt kazandıran bir köprü olmak. Ulusal yeşil bina sertifika sistemimiz YeS-TR bu köprünün en somut örneği.

Sistemin geliştirilme sürecinde T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımıza ve Türkiye Çevre Ajansı’na teknik bilgi birikimimizle destek verdik, vermeye de devam ediyoruz. Kamu ile sektörün aynı masada, aynı ölçütler etrafında buluşması, dönüşümün hızını ve güvenilirliğini belirleyen en kritik unsurlardan biri.

BİR BİNANIN PERFORMANSI SADECE EMİSYON RAKAMIYLA ÖLÇÜLMEZ

Bir noktayı da eklemek gerekiyor: Yeşil bina sadece karbon demek değil. Karbon bugün gündemin en tepesinde; ama bir binayı yeşil yapan şey aynı zamanda içinde nefes alınan havanın kalitesi, gün ışığından yararlanma biçimi, tükettiği su miktarı, çevresindeki ekosistemle kurduğu ilişki ve depreme karşı gösterdiği dirençtir. İnsanlar ömrünün büyük bölümünü kapalı mekanlarda geçiriyor. Dolayısıyla bir binanın performansını yalnızca emisyon rakamıyla ölçmek eksik kalır. Sağlıklı, konforlu, dirençli ve erişilebilir yapılar üretmeden karbon hedeflerine ulaşsak bile asıl amacımıza ulaşmış olmayız.

Önümüzdeki dönemin en önemli gündem maddelerinden biri de hiç kuşkusuz COP31. İklim müzakerelerinin ülkemizde ağırlanacak olması, yapılı çevrenin iklim gündemindeki yerini güçlendirmek için tarihi bir fırsat. ÇEDBİK olarak bu süreçte aktif bir savunuculuk rolü üstleneceğiz; binaların küresel emisyonlardaki payını, dekarbonizasyonun yapı sektöründen geçtiğini ve Türkiye’nin bu alandaki birikimini uluslararası platformlarda güçlü biçimde dile getireceğiz. YeS-TR gibi ulusal bir sistemin varlığı da bu müzakere masasında elimizi güçlendiren somut bir kazanım.

CEDBiK paper recycling symbol on green surface with disca 2026 03 13 01 48 36 utc

Bugün inşa ettiğimiz her bina en az elli yıl ayakta kalacak. Yani 2053 hedefine giden yolun betonu bugün dökülüyor. Bu bize hem büyük bir sorumluluk hem de eşsiz bir fırsat sunuyor; çünkü Türkiye’nin genç yapı stoku, dinamik müteahhitlik sektörü ve güçlü malzeme sanayisi var. Elimizdeki kartlar iyi. Mesele, bu kartları ne kadar hızlı oynayacağımız. Karbonu ölçmeyen yönetemez, yönetmeyen de rekabet edemez. Önümüzdeki dönemde belirleyici olan şey iyi niyet beyanları değil, sahada ölçülen ve raporlanan sonuçlar olacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu