Özel Dosyalar

Kerem Kürklü: İzocam gerçekleştirdiği yatırımlarla çevresel performansını sürekli iyileştiriyor

İnşaat Dünyası Dergisi Temmuz-Ağustos 2026 sayısında “İnşaat Sektöründe Karbonsuz Dönüşüm” özel sayısında İzocam Genel Direktörü Kerem Kürklü’yü ağırladı. Kerem Kürklü, “Karbon yönetimini yalnızca üretim tesislerimizle sınırlı görmüyor, tüm değer zincirimizi kapsayan kapsamlı bir dönüşüm programı olarak ele alıyoruz. Son yıllarda enerji verimliliği, su yönetimi, atık yönetimi ve dijitalleşme alanlarında gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla çevresel performansımızı sürekli iyileştiriyoruz” dedi.

İzocam olarak, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda belirlediğiniz kısa ve uzun vadeli karbonsuzlaşma yol haritanız nedir?

insaatdunyasi

İzocam olarak sürdürülebilirliği uzun yıllardır iş yapış biçimimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Avrupa Yeşil Mutabakatı‘nın ortaya koyduğu dönüşüm vizyonunu ve Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefini, yalnızca uyum sağlanması gereken bir süreç değil, aynı zamanda sektörümüzün geleceğini şekillendiren önemli bir fırsat olarak değerlendiriyoruz.

Bu doğrultuda sürdürülebilirlik yol haritamızı somut hedefler üzerine inşa ettik. En önemli hedeflerimiz arasında 2050 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmak, 2030 yılına kadar su tüketimimizi yüzde 50 azaltmak ve geri dönüştürülemeyen atık miktarını sıfıra indirmek yer alıyor. Bu hedeflere ulaşmak amacıyla enerji verimliliğini artıran yatırımlar gerçekleştiriyor, üretim süreçlerimizi dijital teknolojilerle destekliyor, kaynak kullanımını optimize ediyor ve döngüsel ekonomi uygulamalarını yaygınlaştırıyoruz.

ID Temmuz Agustos 2026 kapak 1

Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!

İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Dergiyi Oku »

Bizim için karbonsuzlaşma stratejisi yalnızca üretim tesislerimizi ve ham madde süreçlerini kapsamıyor; bütüncül bir Yaşam Döngüsü Analizi (LCA) yaklaşımı benimsiyoruz. Yalıtım malzemeleri, doğası gereği üretim aşamasında oluşan karbon borcunu, binalarda kullanıldığı andan itibaren sağladığı devasa enerji tasarrufu ile çok kısa sürede ödemektedir.

Izocam fabrika

İZOCAM TÜRKİYE YALITIM SEKTÖRÜNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU YAYIMLAYAN İLK ŞİRKET

Ürünlerimizin binaların kullanım ömrü boyunca sağladığı bu yüksek karbon tasarrufu ve “kaçınılan emisyonlar”, bizi sadece kendi operasyonlarında karbonu sıfırlayan değil, tüm ülkenin bina kaynaklı karbon salımını radikal şekilde düşüren bir çözüm ortağı konumuna taşımaktadır. Bu vizyonla, 2026 yılı itibarıyla Kapsam 3 emisyonlarının azaltılmasına yönelik çalışmalarımızı hızlandırırken, dijital dönüşüm yatırımlarımız sayesinde değer zincirimizi daha düşük çevresel etkiyle yönetmeyi hedefliyoruz.

Türkiye yalıtım sektöründe sürdürülebilirlik raporu yayımlayan ilk şirket olarak şeffaf raporlama anlayışımızı da sürdürüyoruz. Bu yıl yayımlayacağımız ikinci Sürdürülebilirlik Raporumuz ile çevresel, sosyal ve yönetişim performansımızı uluslararası standartlar ve EPD (Çevresel Ürün Beyanı) belgelerimizin sağladığı güvenle kamuoyuyla paylaşmaya devam ediyoruz.

2026 YILI İTİBARIYLA ODAĞIMIZI KAPSAM 3 EMİSYONLARINA YÖNELTTİK

Üretim tesislerinizde ve tedarik zincirinizde karbon ayak izinizi azaltmak için şu ana kadar ne kadarlık bir ilerleme kaydettiniz? Yakın dönemde bu alanda planladığınız yeni bir yeşil yatırım var mı?

Karbon yönetimini yalnızca üretim tesislerimizle sınırlı görmüyor, tüm değer zincirimizi kapsayan kapsamlı bir dönüşüm programı olarak ele alıyoruz. Son yıllarda enerji verimliliği, su yönetimi, atık yönetimi ve dijitalleşme alanlarında gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla çevresel performansımızı sürekli iyileştiriyoruz.

Üretim tarafında enerji kullanımının daha etkin yönetilmesine yönelik çalışmalar yürütürken, atık yönetiminde özellikle camyünü ve taşyünü ürün gruplarında geri kazanım oranlarımızı neredeyse yüzde 100 seviyesine ulaştırdık. Tarsus tesisimizde devreye aldığımız kuru tip soğutma kuleleri sayesinde su tüketimini ve atık su miktarını önemli ölçüde azalttık. Dijital veri yönetim sistemleriyle de kaynak kullanımını daha etkin izleyerek operasyonel verimliliği artırıyoruz.

Tedarik zinciri tarafında ise 2026 yılı itibarıyla odağımızı Kapsam 3 emisyonlarına yönelttik. Bu kapsamda taşıma rotalarının optimize edilmesi, yükleme verimliliğinin artırılması, çevreci filo yapılarının tercih edilmesi ve hibrit ya da alternatif yakıtlı araçların kullanımının yaygınlaştırılması gibi çalışmalar yürütüyoruz.

Kerem Kurklu
Kerem Kürklü

HAMMADDE VE AMBALAJ SEÇİMLERİNDE GERİ DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞ İÇERİK KULLANIMI

Satın alma süreçlerimizi de sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda sürekli geliştiriyoruz. Hammadde ve ambalaj seçimlerinde geri dönüştürülmüş içerik kullanımını artırmaya yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bugün hammadde girdilerimizde yüzde 80’e, ambalajlarımızda ise yüzde 70’e varan oranlarda geri dönüştürülmüş (recycle) malzeme kullanıyoruz. Bu yaklaşım sayesinde hem doğal kaynak tüketiminin azaltılmasına hem de ürünlerimizin yaşam döngüsü boyunca oluşan karbon ayak izinin düşürülmesine katkı sağlıyoruz.

Önümüzdeki dönemde dijital üretim teknolojileri, enerji yönetim sistemleri, yapay zekâ destekli üretim optimizasyonu ve veri analitiği yatırımlarıyla hem karbon ayak izimizi azaltmayı hem de kaynak verimliliğimizi daha ileri seviyeye taşımayı hedefliyoruz.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK REKABET GÜCÜNÜ ARTIRAN STRATEJİK BİR YATIRIM

Sürdürülebilirlik yatırımlarının maliyet yükü ile sektördeki rekabetçi fiyat politikasını nasıl dengeliyorsunuz? Yeşil dönüşüm maliyet mi, yoksa uzun vadeli bir kaldıraç mı?

İzocam olarak sürdürülebilirliği bir maliyet kalemi olarak değil, uzun vadeli rekabet gücünü artıran stratejik bir yatırım olarak görüyoruz. Günümüzde sürdürülebilir üretim anlayışı yalnızca çevresel beklentilere cevap vermek açısından değil; operasyonel verimlilik, kaynak yönetimi, enerji maliyetlerinin azaltılması ve risklerin daha etkin yönetilmesi açısından da önemli avantajlar sağlıyor.

Gerçekleştirdiğimiz enerji verimliliği, dijitalleşme, su yönetimi ve atık geri kazanımı yatırımları ilk etapta belirli yatırım maliyetleri gerektirse de orta ve uzun vadede üretim verimliliğini artırıyor, kaynak kullanımını optimize ediyor ve operasyonel maliyetlerin düşürülmesine katkı sağlıyor.

Özellikle dijital dönüşüm yatırımlarımız sayesinde üretim süreçlerinin daha etkin yönetilmesi, veri temelli karar alma kültürünün güçlenmesi ve kaynak kayıplarının azaltılması hem sürdürülebilirlik hedeflerimize hem de rekabetçiliğimize önemli katkılar sunuyor.

Bugün müşterilerimizin beklentileri de yalnızca ürün kalitesiyle sınırlı değil. Çevresel performansı yüksek, sürdürülebilir üretim anlayışını benimseyen ve uluslararası standartlara uyum sağlayan üreticiler giderek daha fazla tercih ediliyor. Bu nedenle yeşil dönüşümün geleceğin rekabet avantajını belirleyen temel unsurlardan biri olduğuna inanıyoruz.

Izocam urun

KARBONSUZLAŞMA SÜRECİNDE TÜM EKOSİSTEM BİRLİKTE HAREKET ETMELİ

Karbonsuz dönüşüm sürecinde, yalıtım sektörünün önündeki en büyük bürokratik veya finansal engeller sizce nelerdir? Kamu otoritesinden ne tür teşvik veya düzenlemeler bekliyorsunuz?

Karbonsuzlaşma süreci yalnızca üreticilerin değil, tüm ekosistemin birlikte hareket etmesini gerektiriyor. Bu dönüşümün hızlanabilmesi için kamu, özel sektör, finans kuruluşları ve akademi arasında güçlü bir iş birliği büyük önem taşıyor.

Yalıtım sektörü açısından bakıldığında enerji verimliliği yatırımlarını destekleyen düzenlemelerin yaygınlaştırılması, yeşil dönüşüm yatırımlarına yönelik finansman mekanizmalarının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir üretim teknolojilerine erişimi kolaylaştıracak teşviklerin artırılması sektörün gelişimine önemli katkı sağlayacaktır.

Bunun yanında enerji verimliliği odaklı yapı standartlarının yaygınlaştırılması ve mevcut yapı stokunun dönüşümünü teşvik edecek uygulamaların artırılması da büyük önem taşıyor. Yalıtım, enerji tüketiminin azaltılması ve karbon emisyonlarının düşürülmesinde en etkili çözümlerden biri olduğu için bu alandaki farkındalığın artırılması hem ülke ekonomisine hem de iklim hedeflerine önemli katkılar sağlayacaktır.

Biz İzocam olarak sektörümüzün gelişimine katkı sağlayacak her türlü iş birliğini ve sürdürülebilir dönüşümü hızlandıracak düzenlemeleri destekliyoruz.

Izocam yalitim

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK, DİJİTALLEŞME VE İNOVASYONU ÜRETİMİN MERKEZİNE YERLEŞTİRİYORUZ

Önümüzdeki 5-10 yıl içinde geleneksel yalıtım sektörü pazarının tamamen dönüşeceğini düşünüyor musunuz? Geleceğin şantiyelerinde İzocam’ı nasıl bir konumda göreceğiz?

Önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde yapı sektörünün önemli bir dönüşüm geçireceğine inanıyoruz. Bu dönüşümün temel dinamiklerini ise enerji verimliliği, düşük karbonlu üretim, dijitalleşme, döngüsel ekonomi ve akıllı bina teknolojileri oluşturacak.

Yalıtım artık yalnızca bir yapı malzemesi değil; enerji verimliliğini sağlayan, karbon emisyonlarını azaltan, yangın güvenliğini destekleyen ve yaşam konforunu artıran stratejik bir çözüm olarak değerlendiriliyor. Avrupa Yeşil Mutabakatı, iklim hedefleri ve enerji verimliliğine yönelik düzenlemeler de bu dönüşümü daha da hızlandıracaktır.

İzocam olarak bu dönüşümün yalnızca takipçisi değil, öncüsü olmayı hedefliyoruz. Dijital üretim teknolojileri, sürdürülebilir üretim uygulamaları, geniş ürün portföyümüz ve inovasyon odaklı yaklaşımımızla geleceğin yapı sektörüne değer katmaya devam edeceğiz.

Geleceğin şantiyelerinde İzocam’ı; sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve inovasyonu üretimin merkezine yerleştiren, çevresel etkisini sürekli azaltan, müşterilerine bütüncül yalıtım çözümleri sunan ve sektörün dönüşümüne liderlik eden öncü marka olarak görmeye devam edeceğiz. Çünkü gelecekte rekabeti belirleyecek unsur yalnızca üretim kapasitesi değil; sürdürülebilirlik, teknoloji ve inovasyonu birlikte yönetebilme yetkinliği olacaktır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu