Gündem

İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Levent Gökçe’den 2021 sektör öngörüsü

“Sektörümüz, koronavirüs nedeniyle bir belirsizlik içerisinde kalsa da ilk veriler 2020 yılının 2019’dan daha başarılı tamamlanabileceğini gösteriyor. 2020, sektörümüz açısından zorlu bir yıl oldu, ancak aşı haberlerinin de olumlu etkisiyle 2021’in hem sağlık hem ekonomik açıdan daha iyi geçeceğine dair inancımız yüksek.”

2020 yılında birçok sektör gibi yalıtım sektörü de pandemiden olumsuz etkilendi. Üretim, satış ve uygulama yapan firmalarımız Covid-19 salgınına karşı birçok tedbiri hayata geçirerek faaliyetlerini sürdürdü. Gerek inşaat sektöründe gerek ihracatta düzelme beklentisi taşıyan sektörümüz, koronavirüs nedeniyle bir belirsizlik içerisinde kalsa da ilk veriler 2020 yılının 2019’dan daha başarılı tamamlanabileceğini gösteriyor.

Pandemi sonrası üretim süreçlerinde otomasyon ve dijitalleşmesinin yanı sıra kullanıcı davranışlarının değişmesine bağlı olarak pazarlama stratejilerinde de esaslı değişiklikler yapılarak yeni yaklaşımların hayata geçirileceğini göreceğiz. Salgının hayatımıza getirdiği ve iş yapış şeklimizi değiştirebilecek yenilikler de mevcut. Pandemi döneminde üretimin önemi açığa çıkmış durumda. Orta ve uzun vadede üretimde otomasyon, nesnelerin interneti vb. teknolojik gelişim ve dönüşüm bu pandemiden çıkarmamız gereken en önemli derslerdir.

ID Ocak Subat 2026 KAPAK 1

Ocak & Şubat Dijital Dergi Yayında!

İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Dergiyi Oku »
su yalıtımı izoder deprem istanbul silivri bina270919

Pandemi nedeniyle toplumun çoğunlukla evde kaldığı günlerde daha fazla hissedilen komşu gürültüsü nedeniyle ses yalıtımının öneminin daha iyi anlaşıldığını söyleyebiliriz. Toplum olarak gürültünün yıkıcı etkilerini göz ardı etmemeli, alışma eğilimine kapılmamalı ve kontrolsüz sesleri yalıtımla engellemeyi başarmalıyız.

Öte yandan pandeminin değiştirmediği bazı gerçekler de var. Örneğin enerji verimliliği alanında atmamız gereken birçok adımın bulunduğu gerçeği ortadan kalkmış değil. Bu çerçevede pandemi öncesinde sık sık dile getirdiğimiz ve sektörümüzde alınması gereken tedbirlerin de pandemi sonrası dönem beklenmeden bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor.

Gelişmiş ülkeler sıfır enerjili konutlar, pasif evler gibi konseptlere yönelmiş durumda. AB’de 2020 yılının sonundan itibaren yeni yapılacak binaların neredeyse sıfır enerjili bina olması şart koşuluyor. Bazı ülkeler bu uygulamayı başlattılar bile. Neredeyse sıfır enerjili bina konseptinde yalıtımın önemi çok büyük. Ülkemizde enerji verimliliği alanında maalesef bu noktadan çok uzaktayız.

Su yalıtımına sahip binalarla depreme hazırlıklı olmalıyız

2021 yılında Türkiye’de yalıtım ile ilgili yasal düzenlemelerde enerji limitlerinin iyileştirilerek AB seviyesine getirilmesi, enerji verimliliği için önemli bir adım olacaktır. Son olarak, Ege’de yaşanan deprem hepimizi derinden üzdü ve ülkemizin deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı.

İZODER olarak, deprem gerçeği ve yalıtım konusunda kamuoyunu bilinçlendirmeye devam ediyoruz. Can ve mal güvenliğini sağlayabilmek için alınması gereken en temel önlemlerin başında uzun ömürlü ve depreme dayanıklı binalar inşa etmek geliyor. Dolayısıyla yapıyı oluşturan ana elemanları (demir ve beton) ömrü boyunca koruyacak su yalıtımı uygulamaları, binalarda hayati önem taşıyor. Toplum olarak korkmak yerine su yalıtımına sahip binalarla depreme hazırlıklı olmalıyız.

2020, sektörümüz açısından zorlu bir yıl oldu. Yıl sonunda ortaya çıkan aşı haberlerinin de olumlu etkisiyle, 2021 yılının hem sağlık hem ekonomik açıdan daha iyi geçeceğine dair inancımız yüksek.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu