Gündem

Tayfun Küçükoğlu: Depremle mücadelede düzeltici faaliyetlerden önleyici faaliyetlere geçmeliyiz

İNŞAAT DÜNYASI DERGİSİ Mart-Nisan 2024 sayısında “Özel Dosya” bölümünde “Deprem Performansı Yüksek Yapılar ve Güçlendirme Teknikleri” konusunu masaya yatırdı. Dosya çerçevesinde sorularımızı yanıtlayan Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Tayfun Küçükoğlu, “Depremlerin Türkiye’nin bir gerçeği olduğunu unutmamamız gerekiyor. 7’den 70’e toplum olarak deprem korkusunu değil, deprem bilincini geliştirmemiz gerekiyor. Deprem riskine karşı hazırlıklı olmak asla ertelemeyeceğimiz bir durum ve sorumluluk” dedi.

Pimapen insaatdunyasi BANNER

Kahramanmaraş’ta 7,7 ve 7,6’lık depremlerin üzerinden bir yıl geçti. Türkiye İMSAD’ın deprem bölgesinde yaptığı çalışmalar hakkında kısa bir değerlendirme yapar mısınız?

Felaketin ilk gününden itibaren Türkiye İMSAD olarak tüm üyelerimizle birlikte afetzedelerimizin yanında yer aldık. Bölge halkının barınma, kıyafet ve gıda sorunu gibi hayati ihtiyaçlarını karşılayacak alanlar oluşturduk. Üyelerimizin bölgede yer alan bayi ağları ve saha ekipleri vasıtasıyla bize ulaşan bilgileri ve ihtiyaçları gereken mercilere iletmek için çalışmalar yürüttük.

ID Temmuz Agustos 2026 kapak 1

Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!

İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Dergiyi Oku »

Hepimizin bildiği gibi 6 Şubat depremleri ilk etapta yaklaşık 650 bin kalıcı konut ihtiyacını ortaya çıkardı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın bu kapsamda hayata geçirdiği, çağdaş yaşam nitelikleri ile tasarlanan kalıcı konut oluşturma seferberliği, evrensel boyutta büyüklüğe sahip.

İnşaatına başlanan söz konusu 650 bin konutun yapımı için gerekli olan malzeme desteği, kategori bazında inşaat malzemesi sanayimizin yıllık üretiminin yüzde 5’i ile 25’i arasında bir miktara denk geliyor. Bu çerçevede inşaat malzemesi sanayimiz hem ülkemizdeki kentsel dönüşümü hem de deprem bölgesinin yeniden imarında ihtiyaç duyulan malzemeleri tüm kategorilerde hem kapasite hem de nitelik açısından üretebileceğini kanıtlamış durumda. Burada kritik olan faktör malzeme cinsi, miktarı ve teslim planının koordinasyonun sağlıklı bir şekilde yapılması. Yüksek dayanışma şuuru ile sektörümüz malzeme konusunda tüm ihtiyaçları karşılamaya devam ediyor.

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE DÖNGÜSEL EKONOMİ PRENSİPLERİ DİKKATE ALINMALI

Türkiye’de deprem performansı yüksek yapılar inşa edilirken nelere dikkat edilmeli? İnşaat malzemeleri sektörünün çatı kuruluşu Türkiye İMSAD’ın bu konudaki düşüncelerini dile getirir misiniz?

Şehirlerimizde gerçekleştirilen kentsel dönüşüm dahil tüm yapılaşma süreçlerinde dikkat edilmesi gereken birçok kritik nokta bulunuyor. Özellikle dönüşüm sürecindeki planlama, çevre düzenlemesi, altyapı ve atık yönetimi gibi unsurların iyi bir şekilde yönetilmesi gerekiyor. Bunun yanı sıra, kentsel dönüşüm projelerinin sürdürülebilirlik odaklı olması da büyük önem taşıyor. Yeşil alanların korunması, enerji verimliliği ve çevre dostu binalar gibi unsurların göz önünde bulundurulması, şehirlerimizin geleceği için kritik bir rol oynuyor.

Özellikle büyükşehirlerimizde gerçekleşecek kentsel dönüşüm, sadece yapısal değişiklikleri değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik dinamikleri de etkileme potansiyeline sahip. Bu nedenle sürecin baştan sona çok iyi yönetilmesi gerekiyor. Özellikle kentsel dönüşüm sürecinde moloz yönetimi ve geri dönüşümle ilgili noktaların çözülerek hem görüntü olarak hem de çevreye olan zararları bakımından etkileri en aza indirgenmeli ve döngüsel ekonomi prensipleri dikkate alınmalı.

Depreme dayanıklı bir yapı projesinin işinin ehli olan mimar ve mühendisler tarafından oluşturulması ve bu projelerin harfiyen uygulanması, sağlam ve güvenilir evlerin inşasında olmazsa olmazların başında gelir. Özellikle kat planına uygun inşa edilmeyen yapılar sıklıkla karşılaşılan durumlardandır ve depreme dayanıklılık konusunda çok sayıda risk teşkil eder. Bu nedenle deprem riski taşıyan bölgelerin yeniden inşa edilmesinde projeler, coğrafyanın tüm gerçekleri göz önünde bulundurularak hazırlanmalı.

Insaat 1

İNŞAAT SÜRECİNDE DENETLEME KRİTİK ÖNEME SAHİP

Yeni yapıların inşa edilmesinde kullanılacak malzemelerin standartlara uygun olması ve doğru uygulanması, ayrıca bu konuda denetlemelerin de yapılmış olması, çok kritik önem taşır. Bir binayı uzun süre taşıyacak ve ayakta tutacak olan yegâne bölümler o yapının temeli ve kolonlarıdır.

İnşaat sürecine geçilmeden önce yapılmış olan zemin incelemeleri, depreme dayanıklı yapıların oluşturulmasında ihmal edilmemesi gereken konular arasında yer alır.  Mevcut bir yapıda zemin kat kolonlarının kontrol edilmesi de önemli bir detay niteliği taşır. Bu nedenle benzer felaketleri yeniden yaşamamamız için tüm bu hususlara büyük özen gösterilmeli.

Türkiye’de inşaat sektörü ve inşaat malzemesini belirleyen faktörlerden birisi yeraltı kaynaklarımız diğeri ise yaşadığımız depremlerdir. Her deprem sonrası yönetmelikleri, standartları güncellemek yerine en baştan alınması gereken tüm tedbirleri, benzer durumu yaşayan ve çözümleri kalıcı üreten ülkelerden alarak düzeltici faaliyetlerden önleyici faaliyetlere geçmeliyiz.

PROJE ALANINDAKİ UYGULAMA ÜRÜNLERİN VERİMLİLİĞİNİ DOĞRUDAN ETKİLER

Türkiye İMSAD inşaat malzemeleri sektörünün önemli oyuncularından biri. Türkiye’de performansı yüksek yapılar inşa etmek için yapı metodolojisi ve inşaat malzemeleri ilişkisi hakkında neler söylemek istersiniz?

Malzemenin üretimi, kalitesi kadar proje alanındaki uygulaması da ürünlerin verimliliğini doğrudan etkiler. İnşaatlarda yetkin ellerde, projenin özelliklerine göre doğru şekilde seçilen ürünler, şartlarına uygun olarak kullanılmalıdır. İnşaatta yapım, uygulama sürecinde meydana gelebilecek hatalar veya eksiklikler geri dönüşü olmayacak vahim sonuçlara sebep olabilir.

Eksik malzeme yokluğunu hissettirir ve bu yokluğu kapatmanız mümkün değildir. Doğru malzeme, doğru uygulamalar binaları güçlü kılar. Bu depremden, geleceğe yönelik alacağımız derslerden biri de malzemelerin doğru kullanımı ve belgeli yolculuğunun otoritelerce takip edilmesi gerekliliğidir.

DEPREM KONUSUNDA TOPYEKÛN BİR SEFERBERLİĞE İHTİYACIMIZ VAR

Türkiye İMSAD olarak yıllardır deprem felaketine karşı atılması gereken adımlara dair birçok çalışma ve rapor yayımladık. Fakat biliyoruz ki bu tarz çalışmalar bugünden yarına uygulanacak çözümler değil. Deprem konusunda topyekûn bir seferberliğe ihtiyacımız var. Depremlerin Türkiye’nin bir gerçeği olduğunu unutmamamız gerekiyor. Bu gerçeklik de bizlere önemli görev ve sorumluluklar yüklüyor. Öncelikle 7’den 70’e toplum olarak deprem korkusunu değil deprem bilincini geliştirmemiz gerekiyor. Deprem riskine karşı hazırlıklı olmak asla erteleyemeyeceğimiz bir durum ve sorumluluk.

Depremlere karşı hazırlıklı olabilmenin yolu da topyekûn bir seferliğe girişmemizden geçiyor. Şehirlerimizi, yaşam alanlarımızı depreme dirençli hale getirmeliyiz. Halkımızın deprem güvenliği bilincine kavuşmasını sağlamak için istikrarlı, kararlı ve kapsayıcı bir seferberliğe ihtiyacımız olduğu kanaatindeyiz. Söz konusu seferberlikte ekonomik beklenti ve hedeflerin uzağında, sosyal sorumluluk şuuru ile toplumumuzda deprem güvenliği bilincini oluşturabiliriz. Ufak maliyetlerle büyük sonuçlar almamız mümkün. Bu konuda Türkiye İMSAD olarak tüm taraflarla iş birliğine ve üzerimize düşen sorumluluğu almaya hazırız.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu