Şantiyelerde En Sık Yapılan 10 İş Sağlığı ve Güvenliği Hatası
Şantiyede baret, iş ayakkabısı, eldiven, gözlük veya düşmeye karşı koruyucu ekipmanın bulunması, tek başına güvenli çalışma anlamına gelmez. Asıl mesele, yapılan işe ve karşılaşılan riske uygun koruyucu donanımın doğru seçilmesi ve sahada gerektiği şekilde kullanılmasıdır.
Bir şantiyede iş sağlığı ve güvenliği riski her zaman ilk bakışta fark edilen büyük bir tehlike şeklinde ortaya çıkmaz. Yerde bırakılmış bir elektrik kablosu, kontrolü yapılmadan kullanılan bir iskele, açık bırakılan bir döşeme kenarı ya da yapılan işe uygun olmayan kişisel koruyucu donanım, günlük çalışma temposu içinde sıradan bir detay gibi görülebilir. Ancak bu tür ihmaller, küçük bir dikkatsizlikle ciddi iş kazalarına dönüşebilir. Şantiyelerde iş sağlığı ve güvenliği hataları çoğu zaman tek bir yanlış uygulamadan değil, zamanla normalleşen alışkanlıklardan kaynaklanır.
Peki inşaat sahalarında en sık yapılan hatalar hangileri? Hangi uygulamalar çalışanlar için ciddi risk oluşturuyor ve bu riskler nasıl önlenebilir? İşte şantiyelerde karşılaşılan en yaygın 10 İSG hatası ve dikkat edilmesi gereken noktalar.
Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!
İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.
Dergiyi Oku »
1. Kişisel Koruyucu Donanımların Gerektiği Gibi Kullanılmaması
Şantiyede baret, iş ayakkabısı, eldiven, gözlük veya düşmeye karşı koruyucu ekipmanın bulunması, tek başına güvenli çalışma anlamına gelmez. Asıl mesele, yapılan işe ve karşılaşılan riske uygun koruyucu donanımın doğru seçilmesi ve sahada gerektiği şekilde kullanılmasıdır. Örneğin kesim işi yapan bir çalışanın eldiven kullanması yeterli olmayabilir; eldivenin yapılan işe uygun özellikte olması gerekir. Yüksekte çalışan bir personel açısından da emniyet kemerinin sahada bulunması, doğru bağlantı noktası olmadan bir koruma sağlamaz.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kişisel koruyucu donanımların toplu korunma yöntemleriyle riskin giderilemediği veya yeterince azaltılamadığı durumlarda devreye alınması gerektiğini belirtiyor.
Bir başka sorun da kullanım alışkanlığıdır. Rahatsız olduğu için çıkarılan bir baret ya da görüşü engellediği gerekçesiyle kullanılmayan gözlük, sahadaki güvenlik zincirinin zayıf halkasına dönüşür.
2. Yüksekte Çalışırken Düşmeye Karşı Önlemlerin İhmal Edilmesi
İnşaat sahasında yüksekte çalışma denildiğinde akla yalnızca çatı veya dış cephe gelmemeli. Döşeme kenarları, şaft boşlukları, platformlar, merdivenler, iskeleler ve yapıdaki seviye farkları da düşme riski yaratabilir. Bakanlığın 2013–2024 dönemine ilişkin analizinde yüksekten düşme, ölümlü iş kazalarının en büyük kategorisi olarak yüzde 40,8 ile ilk sırada yer alıyor.
Bu nedenle “çalışan emniyet kemerini taktı” diyerek güvenlik kontrolünü tamamlamak doğru değildir. Öncelik, düşmeyi mümkün olduğunca kaynağında önleyen çözümlerde olmalı. Güvenli çalışma platformları, korkuluklar, kenar koruma sistemleri ve güvenlik ağları bu yaklaşımın parçasıdır. Çalışanın kişisel düşüş durdurma ekipmanı kullanması gerektiğinde ise kemer, lanyard, enerji emici ve bağlantı noktalarının yapılan işe uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir.
3. İskelelerin Kontrol Edilmeden veya Eksik Kurulumla Kullanılması
İskele, şantiyede geçici bir platform gibi görülüp kurulumu tamamlandıktan sonra unutulacak bir ekipman değildir. Zeminin durumu, taban plakaları, çapraz destekler, ankrajlar, platformların sabitliği, ana ve ara korkuluklar, topuk tahtaları ve güvenli erişim sistemi birlikte değerlendirilmelidir. Bakanlığın cephe iskelesi kontrol listesinde bu unsurların her biri ayrı kontrol başlığı olarak yer alıyor.
Sahada sık karşılaşılan yanlışlardan biri, iskele üzerinde yapılan küçük değişikliklerin kurulum ekibine danışılmadan gerçekleştirilmesidir. Bir korkuluğun sökülmesi, platformun yerinin değiştirilmesi veya bağlantı elemanlarından birinin çıkarılması, başlangıçta güvenli kabul edilen sistemi farklı bir duruma getirebilir.
İskele tamamlandığında iş bitmez. Kullanım öncesi gözle kontrol yapılmalı, eksiklik görülen sistem kullanılmamalıdır. Özellikle yoğun şantiye trafiğinin bulunduğu alanlarda iskele ile araç ve mobil ekipmanların etkileşimi de ayrıca kontrol edilmelidir.
4. Elektrik Tesisatı ve Kablolardaki Risklerin Göz Ardı Edilmesi
Şantiyelerde elektrik tesisatı sürekli değişen çalışma koşullarına maruz kalır. Geçici panolar, uzatma kabloları, el aletleri ve farklı ekiplerin kullandığı elektrikli ekipmanlar sahada yeni bağlantı noktaları oluşturabilir. Hasarlı bir kablonun bantla sarılıp kullanılmaya devam edilmesi veya elektrik panosunun korumasız bırakılması bu yüzden hafife alınabilecek durumlar değildir.
Bir başka kritik konu, görünmeyen enerji kaynaklarıdır. Kazı başlamadan önce yer altındaki enerji hatlarının belirlenmesi, enerji hatlarının yakınında çalışırken güvenli mesafenin korunması gerekir. Elektrikle ilgili bakım ve müdahaleler ise yetkin kişiler tarafından, uygun güvenli çalışma yöntemiyle yürütülmelidir.
5. Şantiye İçindeki Dağınıklığın ve Düzensizliğin Normalleştirilmesi
Şantiyedeki düzensizlik çoğu zaman işin doğal sonucu gibi görülür. Oysa geçiş yoluna bırakılmış bir kablo, zeminde unutulmuş bir malzeme, gelişigüzel istiflenmiş ekipman veya açık bırakılmış bir boşluk, çalışma alanındaki riski doğrudan artırabilir. Özellikle farklı ekiplerin aynı sahada çalıştığı projelerde bu durum daha belirgin hale gelir.
Bakanlığın yapı işlerinde sağlık ve güvenlik planına ilişkin rehberinde şantiye kuralları arasında güvenli ulaşım yollarının kullanılması, güvenlik tedbirleri tam olarak alınmadan işe başlanmaması ve gerekli alanların düzenli tutulmasına ilişkin kurallar bulunuyor.
Düzen meselesi estetik bir tercih değildir. Çalışanın yürüdüğü güzergahın açık olması, malzemelerin devrilmeyecek biçimde istiflenmesi ve acil çıkışların erişilebilir durumda tutulması doğrudan iş güvenliğiyle ilgilidir.
6. İş Ekipmanlarının Kontrol ve Bakımlarının İhmal Edilmesi
Vinç, forklift, beton pompası, platform, kesme makinesi veya başka bir iş ekipmanı söz konusu olduğunda “çalışıyor” ifadesi güvenli kullanım için yeterli değildir. Ekipmanın işe uygunluğu, teknik durumu, bakım geçmişi ve kontrol gereklilikleri birlikte değerlendirilmelidir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı inşaat sektörüne yönelik kaynaklarında iş ekipmanları; hareketli ekipmanlar, yük kaldırma ekipmanları ve yüksekte yapılan geçici işlerde kullanılan ekipmanlar gibi gruplar altında ele alınıyor. Kurumun değerlendirmelerine göre standartlara veya yapılan işe uygun olmayan ekipman kullanımı, yetkin olmayan kişilerin ekipmanı kullanması ve güvensiz davranışlar kazaların önemli nedenleri arasında bulunuyor.
Bakım konusu da burada kritik bir yerde duruyor. Arızalı veya aşınmış bir ekipmanın çalışmaya devam etmesi, küçük bir mekanik sorunu ciddi bir kazaya çevirebilir. Üstelik bazı arızalar gözle ilk bakışta anlaşılmaz.
7. Çalışanlara Yeterli İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi Verilmemesi
Şantiyede iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermek, çalışanı birkaç saatlik teorik anlatımla baş başa bırakmak anlamına gelmez. Yapılan işin niteliği, kullanılan ekipman ve çalışma ortamındaki gerçek riskler eğitim içeriğinin temelini oluşturmalıdır. Yeni işe başlayan bir çalışanın, sahaya çıktığı ilk gün hangi alanlardan uzak duracağını veya hangi ekipmanı nasıl kullanacağını bilmesi gerekir.
Taşeron ekiplerin eğitimi de gözden kaçırılmamalı. Şantiyeye yeni giren her ekip, mevcut çalışma düzeninin parçası haline gelir. Bir başka sorun, eğitimin imza karşılığı tamamlanmış kabul edilmesidir. Çalışan riskin nerede olduğunu bilmiyorsa formun imzalanmış olması sahadaki tehlikeyi ortadan kaldırmaz. Eğitim, davranışa dönüşebildiği ölçüde anlam kazanır.
8. Risk Değerlendirmesinin Sadece Evrak Üzerinde Kalması
Risk değerlendirmesi hazırlanmış bir dosyanın klasörde bulunmasından ibaret değildir. İnşaat sahasının en belirgin özelliği, koşulların sürekli değişmesidir. Bugün açık olan bir kat kenarı yarın kapatılabilir. Yeni bir iskele kurulabilir, farklı bir ekip sahaya girebilir veya kullanılan iş ekipmanı değişebilir. Riskler de buna göre yeniden şekillenir.
Özellikle yeni işe başlanması, çalışma yönteminin değişmesi, ekipman değişikliği veya beklenmeyen bir tehlikenin ortaya çıkması gibi durumlarda risklerin yeniden ele alınması gerekir. İSG uzmanı, şantiye yönetimi ve çalışanların sahadan gelen gözlemleri bu sürece dahil edilmelidir.
9. Şantiye Trafiği ve Ağır İş Makineleriyle İnsan Hareketliliğinin Birbirinden Ayrılmaması
Şantiye içinde kamyon, forklift, ekskavatör, mobil vinç ve diğer iş makineleri hareket ederken çalışanlar da aynı alanları kullanıyorsa risk büyür. Özellikle geri manevralar, kör noktalar ve dar geçişler yaya çalışanlar açısından ciddi tehlike yaratabilir.
Bu riski azaltmanın yolu yalnızca operatörün dikkatli olmasına güvenmek değildir. Mümkün olan yerlerde yaya yolları ile araç güzergâhları fiziksel olarak ayrılmalı. Manevra alanları belirlenmeli, gerekli işaretleme ve aydınlatma yapılmalıdır. Operatörün görüş alanının kısıtlandığı durumlarda uygun yönlendirme yöntemleri kullanılmalıdır.
10. ‘Bu İş Hep Böyle Yapılıyor’ Alışkanlığının Güvenlik Kuralının Önüne Geçmesi
Şantiyelerde bazı riskler alışkanlık nedeniyle görünmez hale gelir. Bir merdivenin uygunsuz kullanılması, korkuluğun geçici olarak sökülmesi, koruyucu ekipmanın kısa süreliğine çıkarılması veya bir ekipmanın talimat dışı kullanılması zaman içinde olağan kabul edilebilir. Oysa daha önce kaza yaşanmamış olması, yöntemin güvenli olduğunu kanıtlamaz. Bu alışkanlığı kırmanın yolu yalnızca çalışanı uyarmak değildir. Şantiye yönetiminin de güvenli olmayan uygulamaya göz yummaması gerekir.








