ARTI Denizcilik 25 yılık tecrübesini HTS ile endüstriyel tesis ve inşaat projelerine taşıyor
ARTI Denizcilik sektördeki 25 yıllık mühendislik, proje ve saha tecrübesini Hawke Transit System - HTS ile birlikte endüstriyel tesis ve inşaat projelerine taşımayı hedefliyor. ARTI Denizcilik Satış Müdürü Taner Çakır, “Mühendislik, proje ve saha tecrübemizi HTS ile birlikte endüstriyel tesislerde ve sivil inşaat projelerinde daha geniş bir alana taşımayı hedefliyoruz. Türkiye'de özellikle yüksek güvenlik gerektiren projelerde bu ürünlerin ciddi bir potansiyeli olduğunu düşünüyoruz” dedi.
ARTI Denizcilik’in kuruluş hikayesinden kısaca bahseder misiniz?
ARTI Denizcilik yaklaşık 25 yıl önce, üç emekli deniz subayı tarafından, denizcilik sektöründeki bilgi ve tecrübelerini Türk gemi inşa sanayisine aktarmak amacıyla kuruldu.
Kuruluşumuzdan itibaren ana faaliyet alanımız denizcilik ve gemi inşa sektörü oldu. Yıllar içerisinde hem temsil ettiğimiz uluslararası üretici sayısı hem de çalıştığımız tersane ve armatör portföyümüz önemli ölçüde genişledi.
Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!
İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.
Bugün dünyanın farklı ülkelerinden, kendi alanlarında uzmanlaşmış yaklaşık 40 üretici firmanın Türkiye temsilciliğini yürütüyoruz. Yeni inşa projelerinde projenin ilk aşamalarından başlayarak ekipman seçimi, teknik ve ticari süreçlerin takibi, üretici ve tersane arasındaki koordinasyon, devreye alma ve satış sonrası hizmetlere kadar sürecin farklı aşamalarında müşterilerimizin yanında yer alıyoruz.
Yaklaşık çeyrek asırdır aynı sektörde faaliyet göstermenin getirdiği ciddi bir bilgi birikimi ve güçlü ilişkilerimiz var. Bundan sonraki dönemde de bu tecrübeyi yeni ürünler ve yeni faaliyet alanlarıyla geliştirmeyi hedefliyoruz.

ARTI DENİZCİLİK’İN ANA FAALİYET ALANI GEMİ İNŞA VE DENİZCİLİK SEKTÖRÜ
ARTI Denizcilik’in faaliyet gösterdiği sektörler ve ürünler hakkında bilgi verir misiniz?
Ana faaliyet alanımız gemi inşa ve denizcilik sektörü olmakla birlikte bugün faaliyetlerimiz bununla sınırlı değil. Ticari gemiler, römorkörler, feribotlar, offshore gemileri, mega yatlar ve askeri gemilerin yanı sıra liman projeleri, offshore ve sondaj faaliyetleri, endüstriyel tesisler ve farklı kara tabanlı projelerde de ürün ve çözümler sunuyoruz.
Temsil ettiğimiz firmalar aracılığıyla gemilerin makine dairesi ve güverte ekipmanlarından su arıtma ve çevre teknolojilerine, kablo ve boru geçiş sistemlerinden enerji verimliliğine yönelik çözümlere kadar geniş bir ürün portföyümüz bulunuyor. Liman tarafında ise özellikle gemi yanaşma ve bağlama sistemleri gibi liman ekipmanlarında projelerde yer alıyoruz.
Son yıllarda hem denizcilikte hem de kara tarafında faaliyet alanımızı genişletiyoruz. Özellikle endüstriyel ve sivil inşaat projelerinin önümüzdeki dönemde daha fazla yer alacağımız alanlardan biri olacağını düşünüyoruz. Bunun yanında enerji verimliliği, atık ısı geri kazanımı, emisyonların azaltılması, elektrifikasyon ve alternatif yakıtlara yönelik teknolojileri de yakından takip ediyoruz.
Çalıştığımız alanlar farklı olsa da yaklaşımımız temelde aynı. Mümkün olduğunca projenin erken aşamasında sürece dahil olup ihtiyacı doğru anlamaya, uygun üretici ve çözümü belirlemeye ve sonrasında teknik ve ticari süreci müşterimizle birlikte takip etmeye çalışıyoruz.

ÜRÜN KADAR ÜRETİCİNİN SATIŞ SONRASI DESTEĞİ DE ÖNEMLİ
Denizcilik sektöründe dünyanın önde gelen pek çok üreticisinin Türkiye temsilciliğini yürütüyorsunuz? Global ölçekteki bu iş ortaklıklarını seçerken ve sürdürürken hangi kriterleri göz önünde bulunduruyorsunuz?
Temsil edeceğimiz firmaları seçerken öncelikle kendi alanında uzmanlaşmış, ürün kalitesi ve mühendislik altyapısı güçlü üreticiler olmasına dikkat ediyoruz. Denizcilik sektöründe ürünün kendisi kadar üreticinin satış sonrasında verebildiği destek de çok önemli.
Çünkü bugün teslim ettiğiniz bir ekipman 15-20 yıl sonra hâlâ aynı gemide çalışıyor olabilir. Dolayısıyla yıllar sonra yedek parça veya servis ihtiyacı oluştuğunda da üreticinin müşterinin arkasında durabilmesi gerekiyor.
Biz de mümkün olduğunca temsil ettiğimiz firmalarla uzun süreli ilişkiler kurmaya çalışıyoruz. Aynı şekilde Türkiye’deki tersane ve armatörlerle de uzun yıllardır devam eden iş birliklerimiz var. ARTI’nın buradaki rolünü aslında iki taraf arasında teknik ve ticari bir köprü olarak görüyorum. Türkiye’deki müşterinin beklentisini ve çalışma şeklini üreticiye doğru anlatmak, üreticinin teknolojisini ve çözümünü de müşteriye doğru şekilde aktarmak işimizin önemli bir parçası.

HTS – HAWKE TRANSIT SYSTEM‘İN TÜRKİYE TEMSİLCİLİĞİNİ YÜRÜTÜYORUZ
ARTI Denizcilik’in HTS kablo ve borular için çoklu geçiş sızdırmazlık sistemleriyle ilgili bilgi verir misiniz? HTS firmasıyla yaptığınız anlaşma sektörde size hangi avantajları getirecek? Söz konusu ürün/sistemlerle ilgili müşterilerinize neler söylemek istersiniz?
Kablo ve boru geçişleri gerek gemilerde gerekse kara yapılarında yangın, su ve gaz sızdırmazlığı açısından kritik noktalardan biri. MCT sistemleri de bu geçiş noktalarında yapının bütünlüğünü ve güvenliğini sağlayan çözümler.
ARTI Denizcilik olarak bu alanda 30 yılı aşkın tecrübeye sahip HTS – Hawke Transit System’in Türkiye temsilciliğini yürütüyoruz. HTS’nin MCT sistemi ilk olarak Kuzey Denizi petrol endüstrisinin oldukça zorlu çalışma koşulları için geliştirilmiş. Bugün ise HTS ürünleri dünya genelinde denizcilik, offshore, endüstriyel ve sivil inşaat projelerinde kullanılıyor.
HTS’nin bizim açımızdan önemli taraflarından biri, yüksek güvenlik standartlarını pratik ve güvenilir bir uygulamayla bir araya getirmesi. Montaj kolaylığı ve farklı proje ihtiyaçlarına uyarlanabilmesi de önemli avantajlar sağlıyor.

HTS ÜRÜNLERİ CİDDİ BİR POTANSİYELE SAHİP
Bu iş birliğini aynı zamanda ARTI’nın mevcut faaliyet alanlarını genişletmek açısından da önemli görüyoruz. Denizcilik sektöründe yıllar içerisinde edindiğimiz mühendislik, proje ve saha tecrübemizi HTS ile birlikte endüstriyel tesislerde ve sivil inşaat projelerinde daha geniş bir alana taşımayı hedefliyoruz. Türkiye’de özellikle yüksek güvenlik gerektiren projelerde bu ürünlerin ciddi bir potansiyeli olduğunu düşünüyoruz.
ULUSLARARASI BİLGİ BİRİKİMİNİ SEKTÖRLE BULUŞTURMANIN ÖNEMİ
Deniz Kuvvetleri projelerine çözüm sunmak, sıkı askeri standartları, sertifikasyonları ve yüksek güvenlik kriterlerini karşılamayı gerektirir. ARTI Denizcilik olarak bu alandaki projelerde Türk savunma sanayinin yerlilik ve millilik vizyonuna nasıl katkı sağlıyorsunuz?
Askeri gemi projeleri uzun yıllardır faaliyet gösterdiğimiz ve önemli tecrübe kazandığımız alanlardan biri. Bu projelerde ticari gemilere göre çok daha farklı teknik gereksinimler ve sertifikasyon süreçleri söz konusu olabiliyor.
Türkiye’nin özellikle son yıllarda askeri gemi inşasında geldiği noktayı da çok değerli buluyoruz. Türk tersaneleri artık sadece Deniz Kuvvetlerimizin ihtiyaçları için değil, birçok farklı ülke için de oldukça gelişmiş askeri platformlar inşa ediyor.
Biz de temsil ettiğimiz uluslararası üreticilerin teknoloji ve tecrübelerini bu projelere taşırken, mümkün olduğu ölçüde yerel üretim ve yerel iş birliklerinin geliştirilmesini destekliyoruz. Bunun yanında Türkiye’deki üreticilerin ve mühendislik firmalarının uluslararası iş ortaklarımızla bir araya gelmesini de önemsiyoruz.
Dolayısıyla burada yerlilik ve uluslararası teknoloji kullanımını birbirinin alternatifi olarak görmüyoruz. Doğru iş birlikleri kurulduğunda uluslararası bilgi birikiminin Türkiye’deki mühendislik ve üretim kabiliyetiyle birleşmesinin sektöre önemli katkı sağladığını düşünüyoruz.

DENİZCİLİKTE ÇEVRE VE ENERJİ VERİMLİLİĞİ ARTIK GÜNÜMÜZÜN GÜNDEMİ
Uluslararası denizcilik örgütlerinin (IMO) getirdiği katı emisyon ve çevresel düzenlemeler, portföyünüzdeki ürün gamını (balast suyu artırma sistemleri, atık su dönüşüm sistemleri, yakıt ölçüm ve izleme teknolojileri) nasıl şekillendiriyor? Müşterilerinizin yeşil dönüşüm süreçlerine hangi yenilikçi çözümlerle destek oluyorsunuz?
Denizcilikte çevre ve enerji verimliliği artık geleceğe yönelik bir konu değil; bugün yeni inşa edilen gemilerin dizaynını doğrudan etkiliyor. IMO düzenlemeleri ve özellikle Avrupa’daki çevresel gereklilikler nedeniyle armatörler de gemilerinin enerji tüketimine ve emisyonlarına geçmişe göre çok daha fazla önem veriyor.
Biz de buna paralel olarak ürün portföyümüzü geliştiriyoruz. Su ve atık su arıtma sistemleri, enerji verimliliğine yönelik ekipmanlar, atık ısı geri kazanımı ve alternatif yakıt uygulamalarına yönelik farklı çözümler portföyümüzde yer alıyor.
Özellikle atık ısı geri kazanımını önümüzdeki dönemde daha fazla önem kazanacak alanlardan biri olarak görüyoruz. Gemide normal şartlarda kaybedilen ısının tekrar enerjiye dönüştürülmesi hem yakıt tüketimi hem de emisyonların azaltılması açısından önemli bir avantaj sağlayabiliyor.
Elektrifikasyon ve hibrit sistemler de hızla gelişen diğer alanlar. Bizim burada yaklaşımımız yalnızca bugünkü regülasyonları karşılayacak ürünleri sunmak değil. Bir geminin 20-30 yıllık ekonomik ömrünü düşündüğümüzde, mümkün olduğunca gelecekte karşılaşacağı gereksinimleri de dikkate almak gerekiyor.
ARTI DENİZCİLİK ÜRÜN PORTFÖYÜNÜ GELİŞTİRMEYE DEVAM EDECEK
Önümüzdeki dönemde ARTI Denizcilik’i hem ürün portföyü çeşitliliği hem de coğrafi veya faaliyet alanı olarak nerede konumlandırmayı hedefliyorsunuz? Yeni pazar arayışları veya yatırım planları gündeminizde var mı?
Türk gemi inşa sektörünün son yıllarda özellikle yüksek katma değerli ve özel maksatlı gemilerde ciddi bir gelişim gösterdiğini düşünüyorum. Biz de ARTI’nın gelişimini buna paralel şekilde sürdürüyoruz.
Önümüzdeki dönemde enerji verimliliği, elektrifikasyon, alternatif yakıtlar, çevre teknolojileri ve otomasyon gibi alanlarda ürün portföyümüzü geliştirmeye devam edeceğiz. Ancak hedefimiz mümkün olduğunca çok marka temsil etmek değil; birbirini tamamlayan ve müşterilerimizin gerçekten ihtiyaç duyduğu ürünlerden oluşan güçlü bir portföy oluşturmak.
Diğer taraftan Türk tersanelerinin yurt dışındaki faaliyetlerinin artması bizim için de yeni fırsatlar yaratıyor.
Bunun yanında liman, offshore, sondaj, endüstriyel ve sivil inşaat gibi alanlarda da mevcut faaliyetlerimizi geliştirmek istiyoruz. Özellikle HTS iş birliğinin kara tabanlı projelerde önümüzde yeni fırsatlar oluşturacağını düşünüyoruz. Denizcilikte yıllar içerisinde oluşturduğumuz teknik ve ticari tecrübeyi, uygun ürün ve iş ortaklarıyla farklı sektörlere de taşımayı hedefliyoruz.

ARTI DENİZCİLİK YENİ TEKNOLOJİLERİ TÜRKİYE’YE TAŞIMAYA DEVAM EDECEK
Son olarak ARTI Denizcilik’in gelecek vizyonuyla ilgili neler söylemek istersiniz?
Türk gemi inşa sektörünün bugün geldiği noktayı oldukça değerli buluyorum. Türkiye artık sadece maliyet avantajıyla öne çıkan bir gemi üreticisi değil. Özellikle özel maksatlı gemiler, römorkörler, feribotlar, offshore gemileri ve askeri projelerde ciddi bir mühendislik ve üretim kabiliyeti oluştu.
ARTI olarak yaklaşık 25 yıldır bu sektörün içerisindeyiz ve bu gelişimi yakından takip etme fırsatımız oldu. Önümüzdeki dönemde de dünyadaki yeni teknolojileri Türkiye’deki tersaneler, armatörler ve diğer sektörlerle buluşturmaya, aynı zamanda burada oluşan bilgi birikiminin uluslararası projelere taşınmasına katkı sağlamaya devam etmek istiyoruz.
Sonuçta ismimizin de söylediği gibi, yaptığımız işte müşterilerimize ve projelere “ARTI” bir değer katabiliyorsak doğru işi yaptığımızı düşünüyoruz.








