Atalian Türkiye CEO’su Barış Ünalp: Entegre tesis yönetimi çözümlerimizle fark yaratıyoruz
“İş ortaklarımızın isteklerini hızlı bir şekilde, tek noktadan gerçekleştirecek kapasitede ve esneklikte karşılıyor, uzman ekiplerimiz ve bilgi birikimimizle sektöre değer katmaya odaklanıyoruz. Büyümeyi dış finansman ihtiyacı olmaksızın sağlayan firmamızın 2021 yıl sonu için ciro hedefi 400 milyon TL.”
Atalian Global Services’in dünyadaki ve Türkiye’deki yapılanmasını, faaliyet alanını ve ulaştığı büyüklüğü rakamlarla öğrenebilir miyiz? Atalian, Türkiye pazarına ne zaman giriş yaptı?
Dünyanın önde gelen tesis yönetim hizmetleri sağlayıcılarından biri olan Atalian, 30’dan fazla ülkede 125 binden fazla çalışanıyla özel sektör ve kamudaki müşterilerinin ihtiyaçlarına cevap verebilecek nitelikte çözümler sunuyor. Hizmet verdiği önemli markalar arasında Air France, Airbus, Paris Aeroport, Jaguar, Lafarge Holcim, SNCF, BNP Paribas, Bosch, Siemens, Zara, Christion Dior, Tesco, Carrefour, Nestle bulunmaktadır. Atalian Global Services, 2013 yılında, tesis yönetimi, temizlik, güvenlik ve peyzaj alanlarında 30 yılı aşkın bir süredir uzman firma olan Artem Tesis Yönetimi’ne ortak olarak Türkiye pazarına giriş yaptı. Bir yılı geçmeden 2014 yılında o dönem genel müdürlüğünü yaptığım lokal bir teknik yönetim şirketi olan Etkin Servis şirketinin satın alınmasıyla da benim Atalian maceram başlamış oldu. Gruba katılmamın hemen ardından güvenlik, temizlik hizmetleri kapsamında Ekol Şirketini, enerji verimliliği ve otomasyon alanında da EVD, İdetek şirketlerini satın aldık. Her biri uzun yıllara dayanan geçmişe sahip bu şirketlerin farklı iş yapma kültürlerini, heterojen personel ve müşteri yapılarını, Atalian gibi uluslararası know how’a sahip bir iş yapma biçimiyle harmanlayıp en güçlü yönlerini muhafaza ederek, bir araya getirmek çok iddialı bir projeydi. 2020 için hedeflerimizi önemli ölçüde gerçekleştirdik. 2021 yıl sonu için ciro hedefimiz 400 milyon TL, bunu da fazlasıyla aşacağımıza inanıyorum. Belirtmek isterim ki büyümeyi dış finansman ihtiyacı olmaksızın sağlıyoruz.

Entegre tesis yönetimi kapsamında sunduğunuz hizmetleri özetler misiniz? Ağırlıklı olarak hangi alanlarda varsınız?
Atalian Türkiye, entegre tesis yönetimi hizmetleri kapsamında müşterilerine çok geniş bir hizmet alanıyla destek veriyor. Bu alanlar; tesis yönetimi, enerji yönetimi, bina otomasyon sistemleri, temizlik, güvenlik, teknik bakım, resepsiyon, peyzaj, inşaat ve renovasyon. Atalian Türkiye, yapısı itibarıyla “kendi bünyesinde tesis yönetimi”ni benimsemiş bir şirket. Bu çok seslilik ile de iş ortaklarının farklı isteklerini hızlı bir şekilde, tek noktadan gerçekleştirecek kapasitede ve esneklikte hizmet sunabiliyor.Atalian Türkiye, mühendislik, danışmanlık ve enerji yönetimi gibi konulardaki uzmanlığı ve temizlik alanındaki yenilikçi uygulamaları ve raporlama çözümleri ile sektörde fark yaratıyor. Enerji yönetimi grup şirketi EVD Enerji Yönetimi, Türkiye’de enerji verimliliği danışmanlığı konusunda çalışmaya başlayan ilk yetkili şirket. Uluslararası tecrübeyle tüm tesislerde enerji tasarrufu sağlayan çözümler sunuyor.
Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!
İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Sunduğunuz tesis yönetimi hizmetlerinin kamu ve özel sektör müşterileri açısından kazançları neler? Referanslarınız arasındaki markalardan örnekler paylaşır mısınız?
Türkiye’de tesis yönetim sektörü en çok istihdam yaratan ve neredeyse bütün ticari, endüstriyel ve konaklama amaçlı binalarda gereksinim duyulan bir alan. Ülkemizde profesyonel anlamda bina ve tesis yönetimine 1990’lı yıllarda yapılan yüksek katlı ve nitelikli binalarla, plazalarla başlandığını söyleyebiliriz. Güncel verilere göre hizmet sektörünün yüzde 28’i entegre tesis yönetimi şirketleri ile çalışıyor. Kalan yüzde 78’lik bölüm ise, ilgili çalışmaları kendi iç bünyesinde gerçekleştiriyor. Atalian Türkiye’nin hizmet verdiği önemli markalar arasında; Renault, Ford, Novartis, Bosch, Şişecam, CarrefourSA, Migros, Sütaş, Coca-Cola, Ikea, Boyner, LCW, Gratis, Media Markt, Simit Sarayı, 42 Maslak, Panasonic-Viko, Yapı Kredi, Odeabank, UPS, Nef, TED Ankara Koleji, TED Üniversitesi, Hisar Okulları, Kültür Üniversitesi, Aselsan, Doğuş Grubu ve Anadolu Grubu ile İnİstanbul, Nivo İstanbul projeleri yer alıyor.
Pandemi süreci faaliyet alanınızda ne tür değişimler yarattı? Salgınla birlikte hizmet çeşitliliğinize eklenen yenilikler oldu mu?
Virüs daha Türkiye’ye ulaşmamışken, Uzakdoğu’daki Atalian şirketleriyle temasa geçmiştik. Onlardan, aldıkları tedbirler hakkında bilgi alıyorduk. Müşterilerimizi de bu kapsamda bilgilendirdik. Bir Covid komitesi oluşturduk. Yurtdışında bağlı olduğumuz bütün firmalarla her gün iletişim kurup değerlendirme yapıyoruz. Alışveriş merkezleri, hastaneler, oteller, toplu taşıma araçları, eğitim kurumları, üretim tesisleri, iş merkezleri ve büyük konut projeleri şu dönemde en yoğun çalıştığımız alanlar. İlk tedbir, virüsü uzak tutmak. Dezenfeksiyonun yanında güvenlik tedbirleri almalı, termal kameralarla insanların sıcaklığını ölçmelisiniz. Aynı anda 30 kişinin vücut ısısını ölçen yazılımlar mevcut. Bu tarz uygulamaları kullanabiliyoruz. Gündelik yapılması gereken dezenfekte işlemi de çok önemli. Koronavirüs, çok güçlü bir virüs değil. Dezenfeksiyona karşı en dayanıksız virüslerden birisi. Ancak gündelik temizliğin daha hassas yapılması lazım. Ultraviyole temizlik yapmak gerekiyor. Bunlar çok maliyetli değil. Bu halkaya her gün yeni önlemler ekliyoruz. İnsanlar geçerken dezenfekte eden kabinler var. Ultraviyole ışınlarla virüsleri temizleyen robotları da kullanıyoruz.

Sektörününüz özellikle Türkiye’deki gelişimine dair öngörülerinizi paylaşır mısınız?
Türkiye özellikle yapılaşma yönünden büyük bir gelişim içinde olduğu için tesis yönetimine ihtiyaç da aynı paralelde, şehirlerde dev AVM’ler, plazalar, hastaneler, market zincirlerinin birbiri ardına yükselmesi, sanayi bölgelerinde fabrikalar, turizm bölgelerinde de lüks otellerin inşaatı ile artıyor. Dünyadaki örneklerine ve gelişimine baktığımızda henüz yolun başında olduğumuzu söyleyebiliriz. Dünyada çok geniş bir hizmet ağıyla entegre tesis yönetimi hedeflenirken ülkemizde bu alanlar temizlik, güvenlik, kısmen teknik servis ve diğer hizmetlerle sınırlandırılmış durumda. Ancak profesyonel bina ve tesis yönetimi, nitelikli bina sayısının artmasıyla ülkemizde her geçen gün daha da önem kazanıyor. Örneğin tesis yönetimi konusunda Türkiye’de yurtdışında olduğu gibi akademik uzmanlaşma olanağı çok yaygın değil. Böyle bir olanak sağlanırsa tesis yönetiminde teori ve uygulamanın birleşmesi, profesyonellik anlamında kesinlikle sektöre değer katacaktır. Salgın nedeniyle ekonomideki ve toplumsal hayattaki zorunlu dönüşüm, gelecek yıllarda hizmet sektörünü de dijital dönüşüme uğratacak. Türkiye’deki işletmelerin fotoğrafına bakınca dijitalleşme anlamında sanayi sektörünün, hizmetler sektörünün gerisinde olduğu görülüyor. Önümüzdeki dönemde dezenfeksiyon, termal kamera, ULV ile hijyen gibi konular hayatımızın bir parçası haline gelecek. Sosyal hijyen kişisel hak haline gelecek. Temizlik hizmeti görsel kirliliği yok etmekten ziyade koruyucu ve önleyici önlemler paketi haline dönüşecek. İnsanlar, AVM’lerde ateş ölçümü ile güvenli giriş ve dezenfekte edilmiş alanlar talep edecek. Bu durum da sektörü kurumsal şirketler ve finansal yönden güçlü firmalar lehinde konsolide edecek.

Atalian Türkiye olarak 2021 ve sonrası için ne tür hedefler belirlediniz?
Atalian olarak hedefimiz; uzman ekiplerimiz, bilgi birikimimiz ve tecrübemizle sektöre değer katmak. Her geçen gün artarak yoğunlaşan ve zorlaşan rekabet nedeniyle sadece kaliteli hizmet sunmak başarı için yeterli olmuyor. Rakiplerinizde olmayan, farklı hizmetler ortaya koymak zorundasınız. Sürekli aynı metotlarla farklı sonuçlar elde edemeyeceğimiz için farklı hizmet alanlarında uzmanlaşıyoruz. Entegre hizmet yönetimi alanında da birçok yatırımcıyla hizmet modelleri üzerine proje geliştirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca ülkemizde geliştirdiğimiz başarılı uygulamaları ve tecrübeleri, bağlı bulunduğumuz Merkez ve Doğu Avrupa (CEE) bölgesine taşıyoruz. Amacımız bunları bir adım öteye taşıyarak Türkiye’nin Avrupa’daki yükselişine katkı sağlamak, ülkemizi gelişime açık ülkeler için de merkez ofis haline getirmek.








