Özel Dosyalar

EPSDER, Yeni TS 825 standardının belirlenmesi sürecinde aktif rol üstlenmiştir

İnşaat Dünyası Dergisi yılın son sayısı Kasım-Aralık 2025’te “ÖZEL DOSYA” bölümünde EPSDER Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Ateş ile “Yeni TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı”nı konuştu. Yeni TS 825 standardının belirlenmesi sürecinde aktif rol üstlendiklerini belirten EPSDER Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Ateş, “Bu aşamadan sonra da yeni standardın sahada sağlıklı uygulanabilmesi adına kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde derneğimiz, eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarına devam etmektedir. Ayrıca yalıtım bekleyen 10 milyon mevcut yapı stokunun varlığı da unutulmamalıdır” dedi.  

EPS Sanayi Derneği EPSDER’in yeni TS 825 standardına bakış açısı hakkında bilgi verir misiniz? 

Pimapen insaatdunyasi BANNER

TS 825 standardının eski versiyonunda binaların sadece metrekare başına ne kadarlık bir ısıtma enerjisine ihtiyaç duydukları hesaplanıyor ve ihtiyaca göre bina duvarının ve yalıtım katmanlarının kalınlığının ne olacağı tasarımcı tarafından belirleniyordu. Ancak, ülkemizde dört mevsimi yaşıyoruz. Hem sıcak hem soğuk hem çok soğuk hem ılıman bölgelerimiz var. Standardın 2024 versiyonu olan TS 825:2024 revizyonunda soğutma ihtiyacının hesaplanmasına yönelik ilaveler yapılmış, ülkemizin soğuk bölgelerinde ısıtma ihtiyacına, sıcak bölgelerinde ise soğutma ihtiyacına göre tasarım yapılmasına imkân sağlanmıştır.

Standartta yapılan değişikliklerin neticesinde hem ısıtma hem de soğutmayı ele alacak yeni metodolojiye göre yeni enerji limitleri, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 120-150 kWh/m2 seviyesi yerine yeniden tayin edilerek 70-90 kWh/m2 olacak şekilde yürürlüğe sokulmuştur. Standardın revizyonu ile bu anlamda ciddi bir iyileştirme sağlandı.

ID Temmuz Agustos 2026 kapak 1

Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!

İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Dergiyi Oku »

ENERJİ LİMİTLERİNİN YANINDA “U” DEĞERLERİNE DE BAKILIYOR

Yeni TS 825 standardında, binalarda tüketilmesine izin verilen enerji limitlerinin yanında U değerlerinde, yani binaların dış yapı elemanlarının, yani döşeme, duvar, çatı, kapı pencere doğrama olarak tabir edilen yapı elemanlarının ısıl geçirgenliğini gösteren birim değerlerinde de iyileşme yapıldı. Artık, standardın eski versiyonunda olduğu gibi sadece enerji limitlerine uyulması mecburi değil, yeni mevzuatta hem enerji limitlerine hem de tavsiye edilen U değerlerine uyulmak zorunda. Yapı kullanma izin aşamasında yapı elemanlarının U değerlerine bakılıyor. Söz konusu iyileştirmelerle birlikte 2008’deki düzenlemelerden %25 daha verimli binaların yolu açıldı.

Standardın eski halinde dört olan iklim bölgesi sayısı, standardın yeni versiyonunda altıya çıkarıldı. Her ilin, hatta aynı ilin farklı ilçelerinin ne kadar ısı derece gün ne kadar soğutma derece gün oldukları tespit edildi ve gruplandı. Eski TS 825, ısıtma odaklı çalıştığı için eski belirlenen bölgeler en düşük sıcaklıklara göre belirlenmişti. Yeni TS 825’te kışlar soğuk, baharlar ılık, yazlar sıcak.

1/4

YENİ TS 825 BİNALARIN ENERJİ LİMİTLERİNİ KULLANIM AMAÇLARINA GÖRE BELİRLİYOR

Bir diğer önemli fark ise, bir önceki düzenlemede, binanın fonksiyonu, yani kullanım amacı ne olursa olsun, binalar için genel geçer sadece bir enerji limiti vardı.  Bina okul da olsa, alışveriş merkezi de olsa veya konut da olsa, ofis binası da olsa standart tarafından enerji limitleri açısından aynı şekilde değerlendiriliyordu. Yeni standarda göre, binaların enerji limitleri, kullanım amaçlarına göre ayrı ayrı belirlenmiş oldu.

Özetle, yeni TS 825’in amacı, ülkemizdeki binaların hem ısıtılması ve hem de soğutulmasında kullanılan enerji miktarlarını sınırlamak, enerjiden tasarruf etmek, net ısıtma ve soğutma enerjisi ihtiyacı ile yapı elemanlarından su buharı geçişinin hesaplanması sırasında kullanılacak hesap metodunu belirlemek ve bu doğrultuda bir mühendislik tasarımı yapmaktır.  Yeni TS 825, Türkiye'deki inşaat sektöründe, özellikle enerji verimliliği ve çevre dostu bina uygulamaları konusunda önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.

ARTIK SICAK İKLİM BÖLGELERİNDE DE ISI YALITIMI ZORUNLU

TS 825 Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı ile Türkiye eski standarda göre daha fazla iklim bölgelesine ayrıldı. Buna ilave olarak standardın eski versiyonunda yer almayan soğutma yükleri ve bununla ilgili unsurlar ilave edildi. Söz konusu değişiklikler enerji verimliliğinde hangi avantajları sağlayacak?

Standardın yeni versiyonunda eskiye göre en önemli farkların başında, sıcak iklim bölgelerindeki binalarda soğutma yükünün hesaplamalara girmesi gelmektedir. Artık bu sayede sıcak iklim bölgelerinde de ısı yalıtımı yapılması gerekecektir. Bir ortamı soğutmak için ısıtmaktan daha fazla enerji harcanması gerektiğinden, ısının içeri girmesi engellenerek soğutma için daha az enerji harcanması sağlanacaktır.

Eski TSE 825 Standardı, sadece binayı ısıtma ihtiyacı açısından ele alıyor, iklim bölgesi sıcak da olsa soğuk da olsa ısıtma enerjisi ihtiyacı üzerinden binalara bir enerji sınırlaması getiriyordu. Bu durum sıcak iklim bölgelerindeki binaların ısıtma enerjisi ihtiyacı az olduğundan, bu bölgelerdeki binaların yalıtıma ihtiyacı olmadığı sonucunu doğruyordu.

2/4

BİNAYI SOĞUTMAK İÇİN DAHA FAZLA ENERJİYE İHTİYAÇ DUYULUYOR

Halbuki, sıcak bölgelerimizdeki binalarda artık çok yoğun bir soğutma enerjisi sarf ediliyor. Soğutmada genellikle kullanılan elektriğin, ısıtmada yaygın olarak kullanılan doğalgazla arasında ciddi bir fiyat farkı bulunuyor. Ayrıca, bir ortamı 1°C soğutmak için harcanan enerji, 1°C ısıtmak için harcanan enerji miktarından daha fazladır. Enerji Kimlik Belgesi ve Binalarda Enerji Performansı Yönetmeliği (BEP-TR) ısıtma ve soğutmayı dikkate alan binalarda bütünleşik bir tasarım felsefesini uygularken TS 825’in eski hali, sadece ısıtma tarafını dikkate alan bir standart olarak yürürlükteydi.

Eski TS 825 standardında, ülkemiz 4 mevsimi yaşayan bir coğrafya olmasına rağmen, sadece ısıtma için tüketilen net enerji miktarına yönelik sınırlamalar vardı. Örneğin, Adana’daki bir konut için ısıtma ihtiyacı dikkate alınarak ısı yalıtım projesi hazırlanıyordu, ancak soğutma için harcanan enerji hesaplamalarda yer almıyordu. Bu değişiklik ile eski TS 825’te 4 olan iklim bölge sayısı, sıcak iklim bölgelerinin de eklenmesiyle 6’ya çıkarılmıştır. Yeni TS 825’te sıcak iklim bölgelerinde yazın 34 ֯C’ye göre ve soğuk iklim bölgelerinde kışın eski versiyondaki gibi -5 ֯C değil, -15°C’ye göre hesap yapılıyor.

Bu iki önemli değişiklik sayesinde, kullanılan ısı yalıtım malzemesi kalınlıkları gelişmiş ülkelerde kullanılan seviyelere yaklaşacak, enerji tasarrufu ve verimliliği büyük oranda artırılmış olacaktır. Daha az enerji tüketen yapılar, karbon salınımını azaltarak çevrenin korunmasına, iklim değişikliğinin getirdiği olumsuz felaketlerin önlenmesine katkı verecektir.

 YENİ TS 825’TE YALITIM MALZEMELERİNDE ORTALAMA 10-15 CM KALINLIK ZORUNLULUĞU VAR

 Yalıtım malzemeleri sektörü yeni TS 825 standardından nasıl etkilenecek?

 TS 825:2024 standardı, ısıl direnci yüksek, daha kalın ve daha nitelikli ısı yalıtım malzemeleri ile yalıtılmış, daha yüksek enerji verimliliğine sahip binaların tasarlanmasını ve inşa edilmesini zorunlu kılıyor.  Mesela artık 3-4 cm’lik malzemeler değil de ortalama 10-15 cm kalınlığındaki yalıtım ürünlerinin kullanılması zorunlu olacak.

Isı yalıtım malzemelerinin enerji verimliliğine etkisi çok fazla olsa da ısıl direnci daha yüksek olan, daha kalın veya daha iyi ısı iletkenlik değerine sahip ısı yalıtım malzemesinin tercih edilmesinin toplam bina ve uygulama maliyetine olan etkisi oldukça azdır. Isı yalıtım uygulaması maliyetleri, yalıtım malzemesinin maliyetinin dışında, yalıtım kalınlığından bağımsız olarak yapıştırıcı, sıva, dübel, file, profil ve bunun gibi yardımcı malzeme maliyetleri, boya, dış cephe kaplaması, alçı levha gibi iç yüzey kaplamaları, şap gibi tamamlayıcı malzeme maliyetleri ve iskele ile işçilik maliyetlerinden oluşur.

Tüm bu maliyetlerin içerisinde ısı yalıtım malzemesinin performansının veya kalınlığının iyileştirilmesinden oluşacak ilave maliyet, oldukça düşüktür. Isıl direnci daha yüksek olan, daha kalın ve veya daha iyi ısı iletkenlik yerine sahip ısı yalıtım malzemelerinin kullanımı, ilk yatırım maliyetlerini belirli bir seviyede arttırıyormuş gibi gözükse de binanın enerji ihtiyacının azalmasına bağlı daha küçük kapasiteli kazan, klima, kombi gibi iklimlendirme cihazları ile daha düşük kapasiteli radyatör, sirkülasyon pompası, genleşme tankı gibi tesisat elemanlarının binaya yeterli olması, mekanik tesisatın ilk yatırım maliyetlerinde tasarruf sağlamaktadır.

 

İlk yatırım maliyetlerinden elde edilen tasarruf ile yalıtım malzemelerinden kaynaklanan ilave maliyet artışı fazlası ile karşılanmaktadır.

3/4

EPSDER, YENİ TS 825 STANDARDININ BELİRLENMESİNE KATKI VERMİŞTİR

EPSDER’in TS 825 standardının revizyonu konusunda yaptığı çalışmalar ve standardın uygulanması ile ilgili çalışmalar var mı? Konu hakkında bilgi verir misiniz?

 TS 825 – Binalarda Isı Yalıtım Kuralları standardının revizyon çalışmalarına 2019 yılında başlanmıştı ve TSE’nin 21 Ekim 2024 tarihinde gerçekleştirilen Teknik Kurulu Toplantısında revizyon kabul edilerek yayınlandı. 20 Şubat 2025 tarihli Resmi Gazete’de TS 825 Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardının Zorunlu Tebliği yayınlandı ve 1 Nisan 2025’te TS 825 zorunlu olarak yürürlüğe girmiş oldu.

EPSDER, 2019 yılında başlayan revizyon çalışmalarına en başından beri katılarak sektörü temsil etmiştir.  Yeni yayınlanan standardın sahada uygulanması için de sektör paydaşlarının bilgilendirilmesi çalışmalarına derneğimiz devam etmektedir.

Kuruluşundan itibaren yalıtım sektörü ürünlerinin enerji verimliliği uyumu, ülke ekonomisine katkısı ve çevrenin korunmasına yönelik etkileri konularında çalışmalar yürüten EPSDER, TS 825:2024 standardının revizyon hazırlık aşamalarında da aktif görev almış ve düzenlenen organizasyonlarda sektör temsilcilerinden alınan görüş ve öneriler üzerinde gerçekleştirdiği çalışmaları Çevre Şehircilik İklim Değişikliği Bakanlığı ve TSE yetkilileri ile paylaşmıştır.

Yıllarca hem yurt içindeki hem de Avrupa Birliği başta olmak üzere yurt dışındaki ilgili otoriteler ve sektör paydaşları ile sürdürülen teknik çalışmalar neticesinde EPSDER standart ile ilgili revizyon sürecine doğrudan katkıda bulunmuştur.  Bu aşamadan sonra da yeni standardın sahada sağlıklı uygulanabilmesi adına kamu ve özel sektörü kapsayacak şekilde derneğimiz, eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarına devam etmektedir.

YALITIM BEKLEYEN 10 MİLYON MEVCUT YAPI STOKU VAR

EPSDER Yönetim Kurulu Başkanı Erdem Ateş mevcut yapı stokunun yalıtımıyla ilgili neler söylemek ister?

Yeni TS 825 de eskisi gibi yeni inşa edilecek binalar için geçerli. Yeni inşa edilecek binaların yanı sıra, sayısı oldukça fazla olan 10 milyon mevcut yapı stokunun da enerji verimli hale getirilmesi gerekiyor. Gelişmiş ülkelerde bu anlamda çalışmalar yürütülüyor ve mevcut binalar, mevcut yalıtımların kalınlaştırılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı gibi yöntemlerle iyileştiriliyor.

Özellikle 2000 yılı öncesi yapılan binalarımız hem yapı güvenliği hem de enerji verimliliği açısından sorunlu binalar olarak karşımıza çıkıyorlar. Bunların çoğunun kentsel dönüşüme girmesi gerekiyor. 2000-2011 arası yapılan binalar ise, yapı güvenliği açısından değil de daha çok enerji verimliliği açısından iyileştirilmesi gereken binalar olarak değerlendirilmektedir. Bu binaların enerji verimli hale getirilmesi için finansal teşvik mekanizmaları şarttır.

Ödenecek fatura bedelleri karşılığı vatandaşlarımıza sağlanacak kredilerle sürdürülebilir finansal çözümlerin yaygınlaştırılması lazım. Enerji verimliliği, enerjide dışa bağımlı ve sürekli nüfusu ve enerji talebi artan ülkemiz için oldukça önemlidir. Enerjinin %70’ini yurt dışından temin ediyoruz, enerjinin %32,3’ünü binalarda tüketiyoruz. Bunun da yaklaşık %70-80’ini binalarda ısıtma ve soğutma amacıyla kullanıyoruz. Bu enerji ithalatını azaltmak binalarda yapılacak yalıtım uygulamaları ile gerçekleştirilebiliyor. Harcanan o kadar enerjiye rağmen vatandaş, bir de sağlıklı ve konforlu ısınmama derdi yaşıyor. Yalıtımsız duvarlar, sızdıran çatılar dolayısıyla maalesef konfor koşulları da çok düşük. Yani hem ciddi para ödeniyor hem de konforsuz koşullarda yaşanıyor. Bu standart, bu tür problemleri de oldukça azaltacak.

4/4

YENİ TS 825 STANDARDI GELİŞMİŞ ÜLKELERE GÖRE YETERSİZ KALIYOR

Standartta yapılan değişikliklerin neticesinde hem ısıtma hem de soğutmayı ele alacak yeni metodolojiye göre yeni enerji limitleri, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yeniden tayin edilerek 70-90 kWh/m2 olacak şekilde yürürlüğe sokulmuştur. Birçok gelişmiş ülkede binalar, birim metrekaredeki yıllık enerji tüketimi 30-50 kWh/m2 olacak şekilde yalıtımlı olarak inşa ediliyor.

Türkiye’de ise eski standarda göre birim metrekarede yıllık 120-150 kWh/m2 seviyesinde enerji harcayan binalar inşa edilmekteydi. Standardın revizyonu ile bu anlamda ciddi bir iyileştirme sağlandı. Fakat, gayri safi milli hasılası bizden çok daha yüksek olan gelişmiş ülkelerdeki 30-50 kWh/m2 arasındaki rakamlara göre, standardın bu yeni halinin bile yine yetersiz kaldığı anlaşılıyor.

Standart, mevcut binaları da kapsayacak şekilde genişletilmeli; U değerleri ve enerji limitleri revize edilmeli; ısı yalıtım malzemesi kalınlıkları ve performansları artırılmalı; vatandaşa yönelik finansal teşvik mekanizmaları geliştirilmelidir. Bunlar bugünlerde gelişmiş ülkelerin uyguladığı unsurlardır. Bu söz konusu unsurlara ihtiyacımız var.

Ama, kısa vadede öncelikle yeni yürürlüğe giren TS 825:2024-Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı gerekliliklerini uygulamak, binaları bu standarda göre tasarlamak ve bu tasarımlara uygun şekilde inşa etmek ve bu uygulamaları denetlemek gerekiyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu