Nevra Aydoğan: En büyük hedefimiz, gelecek nesiller için sürdürülebilir bir dünya yaratmak
İnşaat Dünyası Dergisi “Sürdürülebilir Şirketler” özel dosyasında Kordsa Kurumsal ve Marka İletişim ve Sürdürülebilirlik Müdürü Nevra Aydoğan’i ağırladı. İnşaat Dünyası’na şirketinin sürdürülebilirlik stratejisiyle ilgili özel açıklama yapan Nevra Aydoğan, “Üretim süreçlerimizin çevresel etkilerini minimuma çekerken ürettiğimiz ürünlerin de sürdürülebilirliğe katkı sunmasını gözetiyor, sürdürülebilirliği tüm paydaşlarımız için değer yaratma ilkesiyle ve çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarıyla, bütünsel olarak ele alıyoruz” dedi.
Sürdürülebilir bir geleceğin inşasında, sürdürülebilir bir iş dünyasının tesis edilmesi, firmaların bu alandaki faaliyetlerini artırmaları ve dünya ile eşzamanlı bu süreçleri yönetebilmesi daha da önemli hale geldi. Buradan hareketle Kordsa’nın sürdürülebilirlik politikasının detaylarını paylaşır mısınız?
Kordsa olarak, “Tutkumuz Yaşamı Güçlendirmek” vizyonuyla 3 farklı iş kolunda, içinde yer aldığımız toplumlara katma değeri yüksek yenilikçi güçlendirme çözümleri sunuyoruz. En büyük hedefimiz, daha güvenli, daha verimli ve daha kolay bir hayat için katkı sağlarken gelecek nesiller için sürdürülebilir bir dünya yaratmak. Bu hedefle, üretim süreçlerimizin çevresel etkilerini minimuma çekerken ürettiğimiz ürünlerin de sürdürülebilirliğe katkı sunmasını gözetiyor, sürdürülebilirliği tüm paydaşlarımız için değer yaratma ilkesiyle ve çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarıyla, bütünsel olarak ele alıyoruz. Sürdürülebilir bir mobilite için faaliyet gösterdiğimiz her iş kolunda sürdürülebilir ürünler üretiyoruz.

Lastik sektöründe yakıt kullanımını azaltan, çevre dostu ürünler geliştirirken, kompozit sektöründe araçların daha hafif ve daha sağlam olmasını, daha az yakıt ve daha düşük karbon emisyonuyla performans göstermesini sağlayan teknolojiler geliştiriyoruz. İnşaat sektöründe ise altyapı ve üstyapı projelerine yönelik daha dayanıklı, daha pratik güçlendirme çözümleriyle yaşamın her alanına dokunuyoruz.
Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!
İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.
Çevresel etkiyi minimuma çekmek, şirketlerin kurumsal kimlik algıları açısından ayrıca önemli. Sürdürülebilir çevre politikanız kapsamında bugüne dek hayata geçirdiğiniz çalışmaları öğrenebilir miyiz?
2014 yılında imzaladığımız Birleşmiş Milletler sözleşmesi kapsamında sürdürülebilirlik yol haritamızı, sözleşmenin 5 Sürdürülebilir Kalkınma amacına uygun ve onların alt hedeflerini destekleyecek şekilde oluşturduk. Bu 5 amacı; Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı, Sorumlu Üretim ve Tüketim, İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Nitelikli Eğitim oluşturuyor. İlk 3 amaca yönelik hem üretim süreçlerimizi hem de çıktısı olan ürün ve teknolojileri dönüştürüyoruz. Özellikle kompozit malzemeler, mobilitede hafiflemeyi sağlayarak yakıt tasarrufu ile emisyonu azaltıyor. Örneğin bu doğrultuda son dönemde geliştirdiğimiz ve elektrikli araçların batarya kutusu üretiminde kullanılan karbon fiber kumaşla, mobilitenin geleceği olarak görülen elektrikli araçların hafiflemesine katkı sağladık. Lastik güçlendirme teknolojilerinde Continental iş birliğiyle kauçuk esaslı bileşiklerle tekstil güçlendirme malzemelerini yapıştırmak için yaklaşık 1 asırlık formülün yerine geçebilecek, lastiğin güvenlik ve performansından ödün vermeden kullanılabilecek, resorsinol ve formaldehit içermeyen yeni ve çevreci yapıştırıcı formül Cokoon’u geliştirdik. Formülün daha da gelişmesine ve yaygınlaşmasına katkı sunmak için sürdürülebilir bir açık inovasyon modeli olarak hiçbir lisans ücreti talep etmeden lisans havuzu oluşturduk. İnşaat güçlendirme teknolojilerinde, çelik donatılara göre daha düşük karbon emisyonu salgılayan, sürdürülebilir, çevre dostu Kratos Macro ve Kratos Micro ürünlerimize, yapıları yıkıp yeniden yapmaya göre hem zamandan hem maliyetten kazandıran ve sürdürülebilir bir çözüm olan yapısal güçlendirme ürün grubumuzu dâhil ettik.

Döngüsel ekonomi alanında da çalışmalar yürütüyoruz. Bu anlamda, kendi teleflerimizin yeniden üretim sürecine girmesini ve yeniden ekonomiye değer yaratmasını sağladığımız projemizle iplik üretimi sırasında açığa çıkan yan ürünleri ekstrüderde yeniden işleyerek granül formuna getiriyoruz ve mühendislik plastikleri endüstrisinin hizmetine veriyoruz. Kurumsal yönetişim çabalarımız kapsamında, üretimde ve kalite kontrolde malzeme ve enerji verimliliğini sürekli iyileştirmek önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bunu da dijitalleşme, inovasyon ve Ar-Ge ile gerçekleştiriyor, yatırımlarımızı bu doğrultuda yapıyoruz.
Tedarikçilerimiz olmak üzere tüm ekosistemimizi de sürdürülebilirlik yolculuğumuza dâhil etmeye çalışıyoruz. Satın aldığımız malzemelerin çevresel etkilerinin minimum olmasını sağlamak, bunu sistematik hale getirmek üzere Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Programı oluşturduk ve global pazarda 2021 senesinde programı devreye aldık. Eğitim ve cinsiyet eşitliği konusunda ise hem kurum içinde hem sosyal sorumluluk projelerimizle faaliyet gösterdiğimiz coğrafyalarda belirlediğimiz SDG temelli hedeflere ulaşmak için çalışmalar yürütüyoruz.
Sürdürülebilir bir iş modeliyle yol almanın firmanıza katkıları nelerdir?
Kordsa’da biz Ar-Ge, yenilikçilik, teknoloji ve dijitalleşmeyi özellikle sürdürülebilir tüketim ve üretim kapsamındaki hedeflerimizin kolaylaştırıcıları olarak görüyoruz. Ar-Ge merkezlerimizde, lastik güçlendirme sektöründe geri dönüştürdüğümüz naylon iplikleri kullanıyor ve sürtünme direncini azaltarak yakıt kullanımını azaltan teknolojiler üzerinde çalışıyoruz. Kompozit sektöründe araçları hafifleterek daha az yakıt ve daha az karbon emisyonu sağlayan, inşaat sektöründe ise daha dayanıklı ve daha pratik güçlendirme ürün ve teknolojileri geliştiriyoruz. 2020 yıl sonu itibarıyla Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Ar-Ge projelerimiz yüzde 5 oranında artarken, tescillenen patentlerimizin sayısı 228 oldu. 2020 yılında yeni ürünlerden elde ettiğimiz ciro 41 milyon dolara ulaştı.

2020 yılında döngüsel ekonomi alanında çalışmalarımız devam etti. Kendi teleflerimizin yeniden üretim sürecine girmesini sağlıyor ve ekonomiye değer yaratması için çalışıyoruz. Tüm tesislerimizde, yaklaşık 2,4 milyon adet malzememizi yeniden kullanarak atık olmalarını engelledik ve yaklaşık 2,7 milyon dolar tasarruf yaptık. Tüm tesislerimizde ortalama yeniden kullanım oranı yüzde 14’ten yüzde 28’e yükseldi. Bunlar aldığımız bazı aksiyonlar sayesinde elde ettiğimiz sonuçlar.
Küresel iklim değişikliği ile mücadele kapsamında emisyonlarımızı 2025’e kadar yüzde 17,5 azaltmayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra atık miktarımızı ve su tüketimimizi adım adım aşağı çekerek 2030’a kadar yüzde 50 azaltmayı ve tüm tesislerimizdeki yenilenebilir enerji kullanımını her yıl artırmayı amaçlıyoruz. Tüm bu çabalarımızla BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde kurumsal sürdürülebilirlik performansları üst seviyede olan 61 şirket arasında yine yerimizi aldık. Şirketlerin karbon ve su kaynaklı riskini küresel çapta raporlayan tek bağımsız kuruluş olan Karbon Saydamlık Projesi (CDP) 2020 değerlendirmesinde notumuzu, İklim Değişikliği ve Su Programlarında A-’ye yükselterek, Türkiye’de bu alandaki üç lider şirketten biri olduk. Ecovadis tarafından 2015-2019 yılları sürdürülebilirlik çalışmaları kapsamında 40.000’den fazla şirketin incelenmesi sonucu verilen değerlendirme puanımızı yükselterek, Altın (Gold) şirket kategorisine ulaştık.








