Seyfettin Aslan: Hedef daha fazla projede yer almak ve yeni iş birlikleri geliştirmek
İnşaat Dünyası Dergisi Mayıs-Haziran 2026 sayısında “Construction Summit 2026” özel dosyası çerçevesinde Pimapen Genel Müdür Yardımcısı Seyfettin Aslan’ı ağırladı. Sektördeki büyüme potansiyeline ve kentsel dönüşümün yarattığı ivmeye dikkat çeken Pimapen Genel Müdür Yardımcısı Seyfettin Aslan, “Güçlü üretim altyapımızla daha fazla projede yer almayı hedefliyoruz. Güvenlik, yalıtım ve yüksek performans odaklı ürünlerimizle yeni iş birlikleri geliştirmeye devam edeceğiz” dedi.
TMB öncülüğünde düzenlenen Construction Summit 2026’da Ege Profil ve özelinde Pimapen’in katılımcı olarak yer alması konusunda neler söylemek istersiniz? Özellikle hangi coğrafyalardaki (Ortadoğu, Orta Asya ve Afrika) projeler için yeni iş birliği fırsatları öngörüyorsunuz?
Construction Summit 2026 gibi platformlar, sektörün tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturması açısından son derece değerli. Biz bu tür organizasyonları yalnızca bir tanıtım alanı olarak görmüyoruz; bilgi paylaşımının ve iş birliklerinin zemini olarak değerlendiriyoruz.
Hem Pimapen hem de parçası olduğumuz Ege Profil olarak sektördeki küresel büyüme potansiyelini yakından takip ediyoruz. Artan nüfus, şehirleşme ihtiyacı ve yeni konut yatırımları, yapı malzemeleri sektörünü doğrudan etkilerken; aynı zamanda enerji verimliliği ve yalıtım ihtiyacının daha fazla gündeme gelmesi, yüksek performanslı sistemlere olan talebi artırıyor.
Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!
İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.
Bu noktada hem ürün kalitemiz hem de Ege Profil’in güçlü üretim, Ar-Ge ve ihracat altyapısı sayesinde bu coğrafyalarda daha fazla projede yer alma ve yeni iş birlikleri geliştirme fırsatı görüyoruz. Biz de Pimapen olarak bu birikimi, iç pazardaki güçlü konumumuzla birleştirerek yolumuza devam ediyoruz.

PİMAPEN’İN EN BÜYÜK GÜCÜ YILLAR İÇİNDE OLUŞMUŞ GÜVEN ALGISI
Pimapen, Türkiye’de PVC pencere sektörünün “jenerik markası” konumunda. Pimapen’in güçlü algısını, modern mimari trendlerle harmanlarken nelere dikkat ediyorsunuz?
1982 yılında tüketici ile buluşan Pimapen, Türkiye’de pencere denince akla gelen ilk isim, jenerik marka. Pimapen’in en büyük gücü, yıllar içinde oluşmuş güven algısı. Ancak bu güçlü mirası korurken, değişen mimari beklentilere de aynı hızda uyum sağlamak gerekiyor. Bugün mimaride yalıtım performansı, estetik beklentiler ve sistem bütünlüğü giderek daha fazla önem kazanıyor. Biz de ürün geliştirme süreçlerimizde bu beklentileri merkeze alıyoruz.
Biz sadece ürün üretmiyoruz. Profili, cam ve donanım ile birlikte ele alan sistem yaklaşımımız sayesinde hem teknik performansı hem de estetik beklentileri aynı anda karşılayan çözümler geliştiriyoruz.
Jenerik bir marka olmanın sorumluluğu da burada başlıyor. Alışılmış güveni korumak ve çağın ihtiyaçlarına uygun çözümler sunmak zorundayız. Bu dengeyi doğru kurmak bizim en önemli önceliklerimizden biri.

GÜVENLİ, DAYANIKLI VE PERFORMANS ODAKLI ÜRÜNLERE YÖNELİM ARTTI
Kentsel dönüşüm projeleri yapı malzemeleri sektörüne canlılık getirdi. Gayrimenkul sektöründeki hareketliliğin Pimapen’in üretim ve satışlarına yansıması nasıl oldu? Beklentiniz nedir?
Deprem gerçeği, kentsel dönüşüm ihtiyacı ve artan konut talebi, sektörün yönünü belirleyen ana unsurlar arasında yer alıyor. Türkiye İMSAD verilerine göre 2025 yılında inşaat sektörü yaklaşık yüzde 4-5 seviyesinde büyüme gösterdi. Bu büyümede özellikle deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları, kentsel dönüşüm projeleri ve kamu yatırımları etkili oldu.
Türkiye’de yıllık yaklaşık 700-800 bin yeni konut ihtiyacı bulunuyor. Kentsel dönüşüm, nüfus artışı ve mevcut yapı stokunun yenilenmesi gerekliliği sektörün orta ve uzun vadede güçlü kalacağını ortaya koyuyor.
2026 yılı için de yüzde 3-5 aralığında bir büyüme beklentisi söz konusu. Kısa vadede finansman maliyetleri ve faiz ortamına bağlı dalgalanmalar yaşanabilir ancak konut ve sağlıklı yapılaşma ihtiyacının sürekliliği sektörün temel dinamiğini oluşturuyor. Bu süreçte güvenli, dayanıklı ve performans odaklı ürünlere yönelimin arttığını gözlemledik.
Belirsizlik dönemlerinde kullanıcıların güvenilir ve bilinen markalara yöneldiğini görüyoruz. Pimapen olarak yaygın bayi ağımız ve güçlü ürün portföyümüz sayesinde talebe hızlı yanıt vererek dengeli bir performans sergiledik. Önümüzdeki dönemde kentsel dönüşümün sektördeki ana itici güç olmaya devam edeceğini öngörüyoruz.

AKILLI SİSTEMLER YAPI SEKTÖRÜNÜN AYRILMAZ PARÇASI
Akıllı ev sistemlerinin yaygınlaştığı bu dönemde, “akıllı pencere ve kapı sistemleri” Pimapen’in yol haritasının neresinde duruyor? Üretim süreçlerinizde dijitalleşme ve otomasyonun, ürün kalitesi ve teslimat süreçlerine katkısı nedir?
Akıllı sistemler artık yapı sektörünün ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Biz pencereyi yalnızca bir ürün olarak değil, entegre bir sistem olarak ele alıyoruz. Pencere teknolojisi bugün; profil, cam ve donanım sistemlerinin birlikte gelişmesiyle ilerliyor. Bu üç bileşenin uyum içinde çalışması hem yalıtım performansını hem de kullanıcı konforunu doğrudan belirliyor.
Bu doğrultuda akıllı ev sistemleriyle uyumlu çözümler geliştirmek yol haritamızın önemli bir parçası. Güvenlik, konfor ve enerji verimliliğini artıran sistemlere odaklanıyor, üretim tarafında dijitalleşme ve otomasyonu merkeze alıyoruz. Bu sayede süreçlerimizi standartlaştırıyor, hata payını azaltıyor ve ürünleri sahaya daha hızlı ulaştırabiliyoruz.
Pimapen olarak biz de bu bütüncül yaklaşımla, enerji verimliliği yüksek, sessizlik ve güvenlik sağlayan çözümler geliştirerek kullanıcı deneyimini sürekli ileri taşımayı hedefliyoruz.
CONSTRUCTION SUMMIT 2026 SEKTÖRÜN ORTAK AKIL ÜRETMESİ AÇISINDAN ÖNEMLİ
Türkiye Müteahhitler Birliği öncülüğünde bu yıl ilk kez düzenlenen Construction Summit 2026 gibi organizasyonlar sektöre ne tür avantajlar getirebilir. Bu konudaki görüşlerinizi de bizimle paylaşır mısınız?
Bu tür organizasyonlar sektörün ortak akıl üretmesi açısından büyük önem taşıyor. Müteahhitlerden üreticilere, yatırımcılardan tedarikçilere kadar tüm paydaşların bir araya gelmesi hem bilgi paylaşımını hem de iş birliği fırsatlarını görünür kılıyor.
Aynı zamanda Türkiye’nin üretim gücünü ve sektörümüzün geldiği noktayı uluslararası platformlarda göstermek açısından da önemli fırsatlar sunuyor. Bu sayede ihracat potansiyeli artıyor, yeni pazarlara erişim kolaylaşıyor.

Son olarak Pimapen markası için neler söylemek istersiniz?
Pimapen, neredeyse yarım asırdır bu ülkenin penceresi. Bu süre içinde sadece bir ürün üretmedik; bir alışkanlık, bir güven duygusu ve bir marka kültürü oluşturduk. Bugün geldiğimiz noktada en büyük sorumluluğumuz, bu güveni korumak ve geleceğe taşımak.
Türkiye’de PVC pencere denince akla gelen jenerik bir marka olmanın sorumluluğuyla hareket etmeyi sürdüreceğiz. Çünkü Pimapen, dün olduğu gibi yarın da sektörde standartları belirlemeyi sürdürecek.








