Süleyman Kızıltuğca: Yüksek nitelikli duvar elemanları depremde can ve mal hasarlarını minimize eder
İnşaat Dünyası Dergisi Mart-Nisan 2026 sayısında “Kentsel Dönüşüm ve Deprem” özel dosyası çerçevesinde Kilsan Satış ve Pazarlama Direktörü Süleyman Kızıltuğca’yı ağırladı. Deprem gerçeğiyle yaşayan Türkiye’de yapı malzemesi seçiminin doğrudan can güvenliğiyle ilişkili olduğuna dikkat çeken Kilsan Satış ve Pazarlama Direktörü Süleyman Kızıltuğca, “Yüksek nitelikli ve standartlara uygun üretilmiş duvar elemanlarının kullanımı, deprem sırasında oluşabilecek hasarları minimize eder. Yüksek mukavemetli tuğla sistemleri bu riski önemli ölçüde azaltır” dedi.
Kilsan’ın kuruluş ve yapı sektöründeki faaliyetlerinden kısaca bahseder misiniz?
Kilsan, yapı malzemeleri sektöründe uzun yıllara dayanan üretim tecrübesiyle faaliyet gösteren, özellikle tuğla ve duvar sistemleri üzerine uzmanlaşmış bir sanayi kuruluşudur. Kurulduğumuz günden bu yana temel hedefimiz; dayanıklı, sürdürülebilir ve standartlara uygun yapı malzemeleri üretmek olmuştur.
Ürün gamımızda boşluklu tuğlalar, asmolenler, baca tuğlaları, lentolar ve akustik performansı yüksek duvar elemanları yer almaktadır. Bununla birlikte yalnızca ürün çeşitliliği değil, ürünlerin performans değerlerini geliştirmek de önceliklerimiz arasında yer alıyor. Özellikle ısı ve ses yalıtımını birlikte sağlayabilen, uygulama kolaylığı sunan ve yapı güvenliğine katkı sağlayan çözümler üzerinde yoğunlaşmış durumdayız.
Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!
İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.
Bugün geldiğimiz noktada Kilsan, yalnızca üretim yapan bir firma değil; aynı zamanda mühendislik bakış açısıyla projelere katkı sunan, sahada teknik destek veren ve doğru malzeme kullanımını teşvik eden bir çözüm ortağıdır.

YÜKSEK BASINÇ MUKAVEMETİNE SAHİP DÜŞEY DELİKLİ TUĞLA SİSTEMLERİ
Kilsan’ın kentsel dönüşüm ve deprem dirençli konut projelerinde öne çıkan ürün/ürün grupları hakkında bilgi verir misiniz?
Kentsel dönüşüm projelerinde en kritik konu, yapı sisteminin bir bütün olarak doğru kurgulanmasıdır. Bu noktada bizim öne çıkan ürün grubumuz, özellikle yüksek basınç mukavemetine sahip düşey delikli tuğla sistemleridir.
Bu ürünler, sahip oldukları yüksek dayanım değerleri sayesinde darbe ve zorlanmalara karşı daha dirençli bir yapı sergiler. Deprem sırasında dolgu duvarların ani ve gevrek kırılma davranışı göstermesi ciddi bir risk oluşturur. Yüksek mukavemetli tuğla sistemleri bu riski önemli ölçüde azaltır.

Ayrıca bu ürünler, yapı ağırlığını gereksiz şekilde artırmadan güvenli bir dolgu çözümü sunar. Deprem mühendisliğinde kütle önemli bir parametredir. Bu nedenle hem hafif hem dayanımlı çözümler tercih edilmelidir.
Bunun yanı sıra, ısı ve akustik performansı birlikte sağlayabilen duvar elemanlarımız da özellikle yeni nesil konut projelerinde öne çıkmaktadır. Günümüzde kullanıcı beklentisi yalnızca güvenli yapı değil, aynı zamanda yüksek yaşam konforudur.
DOĞRU MALZEME SEÇİMİ BİR TERCİH DEĞİL, MÜHENDİSLİK ZORUNLULUĞUDUR
Kentsel dönüşüm ve deprem dirençli konut projelerinde doğru malzeme kullanımı niçin önemli? Kilsan söz konusu projelerde doğru malzeme seçimi ve kullanımı yönünde bilinçlendirme çalışmaları yürütüyor mu?
Depreme dayanıklı yapı kavramı çoğu zaman yalnızca taşıyıcı sistem üzerinden değerlendiriliyor. Ancak gerçek şu ki yapı performansı, kullanılan tüm bileşenlerin birlikte oluşturduğu bir sistem davranışıdır.
Dolgu duvar elemanları da bu sistemin önemli bir parçasıdır. Yanlış seçilmiş veya düşük dayanımlı malzemeler:
- Yapıya ek yük getirir
- Deprem sırasında kırılarak ciddi yaralanmalara sebep olabilir
- Yapının genel davranışını olumsuz etkileyebilir
Bu nedenle doğru malzeme seçimi bir tercih değil, mühendislik zorunluluğudur.

Kilsan olarak bu konuda sadece üretici değil, aynı zamanda bilinçlendirme sorumluluğu taşıyan bir kurum olarak hareket ediyoruz. Proje firmalarına, müteahhitlere, üniversitelerin mimarlık ve mühendislik bölümü öğrencilerine ve saha ekiplerine yönelik teknik bilgilendirmeler yapıyoruz. Ürünlerimizin doğru kullanım detaylarını aktarıyor, uygulama sırasında karşılaşılan problemlere çözüm üretiyoruz.
Çünkü biliyoruz ki doğru ürün tek başına yeterli değildir; mühendislik hizmeti ve doğru uygulama ile desteklenmelidir.
DÜŞEY DELİKLİ TUĞLALAR KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİNDE GÜVENLİ BİR SEÇENEK
Deprem ülkesi Türkiye’de kentsel dönüşüm projelerinde Kilsan’ın yüksek nitelikli, kaliteli ürün ve sistemlerinin, performansı yüksek yapılarda kullanımı ne tür avantajlar sağlar? Bilgi verir misiniz?
Türkiye gibi deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülkede, yapı malzemesi seçimi doğrudan can güvenliği ile ilişkilidir.
Yüksek nitelikli ve standartlara uygun üretilmiş duvar elemanlarının kullanımı, deprem sırasında oluşabilecek hasarları minimize eder. Özellikle dolgu duvarların kontrolsüz şekilde deformasyonu, hem can güvenliği açısından risk oluşturur hem de yapı içindeki hasarın büyümesine neden olur.
Yüksek basınç mukavemetine sahip düşey delikli tuğlalar, bu noktada önemli bir avantaj sunar. Birçok alternatif duvar elemanına kıyasla daha yüksek dayanım değerlerine sahip olmaları, onları kentsel dönüşüm projelerinde güvenli bir seçenek haline getirir.
Ayrıca bu ürünlerin boyutsal kararlılığı ve üretim kalitesi, uygulama sırasında hataları azaltır ve daha homojen bir yapı elde edilmesine katkı sağlar.
Deprem güvenliği bir bütün olarak ele alınmalıdır. Taşıyıcı sistem ne kadar doğru olursa olsun, yardımcı elemanlar zayıfsa risk ortadan kalkmaz.

GÜVENLİ, KONFORLU VE SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM ALANLARI TALEP EDİLMEKTE
Depreme dayanıklı kentsel dönüşüm projelerinde ısı ve akustik/ses yalıtımı, konut sakinleri ve kent yaşamına hangi katkıları sağlıyor? Kilsan’ın bu alandaki ürünleri niçin tercih edilmeli?
Günümüzde konut kavramı değişti. Artık kullanıcılar yalnızca barınmak için değil, aynı zamanda güvenli, konforlu ve sürdürülebilir yaşam alanları talep ediyor.
Isı yalıtımı, enerji tüketimini doğrudan etkileyen bir unsurdur. Doğru malzeme seçimi sayesinde ısı kayıpları azaltılır, bu da hem bireysel maliyetleri düşürür hem de ülke ekonomisine katkı sağlar. Termokil serisi ürün grubumuz duvarlarda ısı yalıtımı standartlarını fazlasıyla karşılayacak şekilde tasarlanmış olup, yapının ömrü boyunca ilk günkü performans değerlerini sağlamaya devam edecektir.
Akustik yalıtım ise özellikle yoğun şehir yaşamında giderek daha önemli hale gelmektedir. Gürültü kontrolü, yaşam kalitesini belirleyen en önemli faktörlerden biridir. Yetersiz ses yalıtımı, konutlarda ciddi konfor kaybına yol açmaktadır.
Kilsan olarak geliştirdiğimiz Monokil markalı duvar çözümleri, tek başına kullanıldığında dahi yönetmeliklere uygun ses yalıtımı sağlayabilecek performansa sahiptir. Bu da ek uygulama ihtiyacını azaltarak hem maliyet hem de işçilik açısından avantaj sağlar.
KİLSAN KAMU VE ÖZEL SEKTÖR PROJELERİNE STANDART VE SÜRDÜRÜLEBİLİR ÇÖZÜMLER SUNAR
Kilsan ürün/ürün gruplarının kullanıldığı deprem dayanıklı kentsel dönüşüm projeleri hakkında bilgi verir misiniz?
Kilsan ürünleri, Türkiye genelinde çok sayıda Kamu ve özel sektör firmaları tarafından üretilen konut ve kentsel dönüşüm projesinde kullanılmaktadır. Özellikle İstanbul gibi yüksek deprem riski taşıyan bölgelerde yürütülen projelerde ürünlerimize yoğun talep bulunmaktadır.
Bu projelerde tercih edilmemizin en önemli nedeni, ürünlerimizin performans açısından güvenilir sonuçlar vermesidir. Uzun yıllara dayanan üretim tecrübemiz ve kalite kontrol süreçlerimiz sayesinde, projelere standart ve sürdürülebilir çözümler sunabiliyoruz.
Ayrıca birçok projede sadece malzeme tedarikçisi olarak değil, teknik çözüm ortağı olarak da yer alıyoruz. Proje aşamasından uygulama sürecine kadar destek vererek, doğru ürünün doğru şekilde kullanılmasına katkı sağlıyoruz.

Son olarak kentsel dönüşüm ve deprem konusunda nasıl bir mesaj vermek istersiniz?
Kentsel dönüşüm süreci Türkiye için ertelenebilir bir konu değildir. Mevcut yapı stokunun önemli bir bölümü risk taşımaktadır ve bu durum, zaman kaybetmeden harekete geçilmesini zorunlu kılmaktadır.
Bu noktada devletin hayata geçirdiği “Yarısı Bizden” kampanyası, dönüşüm sürecine önemli bir ivme kazandırmıştır. Özellikle büyük şehirlerde, finansman kaynaklı tereddüt yaşayan vatandaşlar için bu tür destekler karar sürecini hızlandıran kritik bir rol oynamaktadır.
Ancak burada altını çizmek istediğim önemli bir konu var:
Dönüşümün hızlı olması kadar doğru yapılması da hayati öneme sahiptir.
Kalite standartlarından ödün verilmeden, doğru mühendislik yaklaşımıyla ve doğru malzeme kullanımıyla gerçekleştirilen dönüşüm projeleri, gerçek anlamda güvenli şehirler oluşturur.
Depremi engellemek mümkün değil. Ancak doğru yapı üretimi ile can kayıplarını ve hasarları minimize etmek bizim elimizde. Bu da ancak tüm paydaşların sorumluluk almasıyla mümkün olacaktır.






