Yeni TS 825 standardı Baumit’in inovasyon kültürü ile doğrudan örtüşüyor
İnşaat Dünyası Dergisi yılın son sayısı Kasım-Aralık 2025’te “ÖZEL DOSYA” bölümünde Baumit Türkiye Teknik Müdürü Meltem Bayraktar San ile “Yeni TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı”nı konuştu. Avrupa’da mantolamada yeniliğin öncüsü konumunda bir firma olarak sektörün geleceğini şekillendirdiklerini belirten Baumit Türkiye Teknik Müdürü Meltem Bayraktar San, “TS 825’in gerektirdiği performans kriterleri bizim Ar-Ge merkezimizde yıllardır sürdürdüğümüz inovasyon kültürümüz ile de doğrudan örtüşüyor” dedi.
Baumit’e göre, Türkiye’de enerji verimliliğini artırmak ve karbon salımını azaltmak açısından ısı yalıtımı neden kritik bir alan? Bu noktada Baumit, sektörün dönüşümünde nasıl bir rol üstleniyor?
Enerji verimliliği bugün hem ekonomik hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından hayati bir öneme sahip. Türkiye’de toplam enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 31’i bina sektörü ve bunun yüzde 80’inden fazlası da ısıtma ve soğutma faaliyetleri kaynaklı.
Baumit Türkiye olarak yalıtımsız binalarda uygulanacak nitelikli ısı yalıtımıyla yıllık 10 milyar dolarlık enerji tasarrufu sağlanabileceğine özellikle dikkat çekiyoruz. Çünkü bu tasarruf; her yıl 8 şehir hastanesi, 7 Avrasya Tüneli, 3 Marmaray hattı veya 1 İstanbul Havalimanına eşdeğer ölçekte tek bir yatırımı mümkün kılıyor. Bu kritik veri ışığında biz de Avrupa’da mantolamada yeniliğin öncüsü konumunda bir firma olarak ürün kalitemizin yanında, geliştirdiğimiz teknolojilerle de sektörün geleceğini şekillendiriyoruz.
Eylül - Ekim Sayısı Yayında!
İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.
Enerji verimliliğine katkı sağlamak amacıyla başlattığımız Go2morrow projemiz kapsamında ısı yalıtım harçlarının karbon emisyonlarını yüzde 41 oranında azalttık. 2030 yılına kadar global ölçekte karbon emisyonlarımızı yüzde 20 azaltmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, “üret-kullan-at” anlayışından “dönüşüm ve yeniden kullanım” anlayışına geçiyor, enerji verimliliğini yaşam kalitesini yükselten bir toplumsal sorumluluk olarak görüyoruz.

SICAK BÖLGELERDE SOĞUTMA KAYNAKLI ENERJİ TÜKETİMİ AZALACAK
Baumit olarak yeni TS 825 standardını nasıl değerlendiriyorsunuz? Söz konusu standart, Türkiye’nin enerji politikaları ve sürdürülebilir bina hedefleriyle nasıl bir uyum içinde?
TS 825 Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı’nın 1 Nisan 2025 itibarıyla yürürlüğe giren revizyonu, Türkiye’de enerji verimliliği politikaları açısından son derece önemli bir adım. Bu revizyon, yalnızca ısıtma ihtiyacına odaklanan eski yaklaşımı değiştirerek soğutma ihtiyacını da hesaplamalara dahil eden çok daha bütüncül bir yapıya kavuştu. Bu sayede, Türkiye’nin sıcak bölgelerinde soğutma kaynaklı enerji tüketimi ciddi ölçüde azalacak.
Yeni standartla birlikte iklim bölgesi sayısı 4’ten 6’ya çıkarıldı ve U değerleri iyileştirildi. Bu da dış cephe ısı yalıtım kalınlıklarının artırılmasını zorunlu hale getirdi. Bu değişim, enerji tasarrufunu artırmanın yanı sıra kullanıcı sağlığı, konforu ve çevresel sürdürülebilirlik açısından da ülkemiz için uzun vadeli bir kazanım anlamına geliyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın verilerine göre, bu yeni standarda uygun ısı yalıtımı yapılacak binalarda enerji faturalarında yüzde 25’e varan düşüş sağlanabilecek. Bu tasarrufun yıllık karşılığı yaklaşık 2,5 teravatsaat enerji, yani Atatürk Barajı’nın üç aylık üretimine eşdeğer. Ayrıca yılda 600 milyon ton karbon eşdeğeri sera gazı salımının önüne geçilmesi, Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması ve Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesindeki karbon nötr hedeflerine ulaşmasına da büyük katkı sağlayacaktır.

“BAUMIT İSE ÖYLE BİR FARK EDER Kİ” KAMPANYASI
Bu düzenleme, Baumit olarak uzun süredir üzerinde durduğumuz “sıcak iklimlerde ısı yalıtımının önemi, kaliteli malzeme, doğru uygulama ve nitelikli mantolama” anlayışıyla da tamamen örtüşüyor. Bu farkındalığı güçlendirmek için hayata geçirdiğimiz “Baumit ise Öyle Bir Fark Eder Ki” kampanyamızla, doğru yalıtımın yaşam konforuna, enerji performansına ve sürdürülebilirliğe etkisini toplumsal düzeyde görünür kıldık.
HER İKLİM BÖLGESİ İÇİN EN UYGUN CEPHE ÇÖZÜMLERİ SUNUYORUZ
Türkiye’nin farklı iklim bölgelerinde TS 825’e göre değişen gereklilikler mevcut. Baumit ürün gamı, bu farklı coğrafi koşullara göre nasıl optimize ediliyor?
Türkiye, dört mevsimi aynı anda yaşayan ender ülkelerden biri. Bu nedenle standartların altı farklı iklim bölgesine göre düzenlenmesi, verimli ısı yalıtımın uygulanabilmesi açısından büyük bir önem taşıyor.
Baumit olarak, Viva Park Ar-Ge merkezimizde, Avrupa’nın en kapsamlı yapı malzemesi test alanında bulunan 13 model evde yılda 1,5 milyondan fazla veri toplayarak ürünlerimizi iklim koşullarına göre optimize ediyoruz. Bu testlerden elde ettiğimiz veriler, Türkiye’nin hem sahil şeridine hem de sert karasal iklim bölgelerine özel sistem çözümleri geliştirmemizi sağlıyor.
Her cephenin farklı ve özgün ihtiyaçları olduğunu biliyoruz. Bu sebeple sürekli olarak Ar-Ge çalışmalarımızı güncelliyor, uzun yıllara dayanan tecrübemiz sonucunda geliştirdiğimiz geniş ürün portföyümüzle her iklim bölgesi için en uygun cephe çözümlerini sunuyoruz.

BAUMIT OPEN ISI YALITIM SİSTEMİ
Baumit’in geliştirdiği Open Isı Yalıtım Sistemi veya benzeri yenilikçi ürünler TS 825’in teknik gerekleriyle nasıl örtüşüyor? Bu ürünlerin performans açısından sağladığı avantajlar nelerdir?
Yeni TS 825 standardı, binalarda hem ısıtma hem soğutma yüklerinin dikkate alınmasını zorunlu kıldı. Bu yaklaşım, tam da Baumit’in uzun yıllardır geliştirdiği ürün felsefesiyle birebir örtüşüyor. Bizim için yalıtım sadece bina içi ısıyı korumanın ötesinde binanın nefes almasını, nem dengesini ve iç mekân hava kalitesini de güvence altına almaktır. Bu anlayışın en iyi örneklerinden biri Baumit Open Isı Yalıtım Sistemi diyebilirim.
Baumit openSistem ısı yalıtım sisteminde, 2-3 mm çapında doğrusal kanallara sahip benzersiz openTherm ısı yalıtım plakaları kullanılmaktadır. Doğrusal kanallar ile yüksek oranda su buharı geçirgenliği elde edilmekte ve ortamdaki fazla su buharı dışarı atılmaktadır. Bu sayede cepheler nefes alabilir, konforlu ve sağlıklı iç mekân iklimi elde edilir.
Kanalların içinde hapsolan durağan hava ısı yalıtımı açısından son derece verimlidir. openTherm, %99 oranında hava ve çok düşük oranda polistiren içerir. Az miktarda kaynak kullanımıyla dört mevsim boyunca son derece verimli bir ısı yalıtımını garanti eder. Kısacası, TS 825’in gerektirdiği performans kriterleri bizim Ar-Ge merkezimizde yıllardır sürdürdüğümüz inovasyon kültürümüz ile doğrudan örtüşüyor.

İNŞAAT SEKTÖRÜNDEKİ DÖNÜŞÜMÜN MERKEZİNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VAR
İnşaat sektöründeki dönüşüm sürecinde Baumit olarak siz kendinizi nasıl konumlandırıyor, bu değişime hangi yenilikçi çözümlerle katkı sağlıyorsunuz?
İnşaat sektörü büyük bir dönüşüm içinde ve bu dönüşümün merkezinde sürdürülebilirlik, inovasyon ve verimlilik yer alıyor. Biz de Baumit olarak sürdürülebilirlik vizyonumuzu inovasyonla birleştiriyor ve yapı sektörüne değer katan çözümler sunuyoruz.
Bu yaklaşımımızın somut örneklerinden biri, yapı harçları sektöründe dünyada bir ilk olan, harç içinde çözünen torba teknolojisiyle geliştirdiğimiz Baumit ALL IN Beton ürünümüz. Bu ürünümüzün torbası harç içinde çözüldüğü için ambalaj atığı oluşmuyor, kullanıcılar torbayı açmadan, doğrudan su ekleyerek karıştırabiliyor. İçindeki doğal elyaflar, C16/20 sınıfı betonun dayanıklılığını artırıyor. Böylece hem uygulama süreci hızlanıyor hem de sıfır atık hedefimize katkı sağlanıyor.

İNŞAAT SAHALARINDA OTOMASYONUN ÖNEMİ GİDEREK ARTIYOR
Diğer yandan inşaat sahalarında otomasyonun önemi giderek artıyor. Nitelikli iş gücü eksikliği ve deneyimli ustaların azalması, şantiyedeki geleneksel iş yapış şekillerini değiştiriyor. Buradan hareketle hayata geçirdiğimiz Baumit SpeedMaster teknolojimiz, Baumit Jel teknolojisine sahip Contact mantolama harçlarımız ve kapsamlı servis desteğimiz ile dış cephe ısı yalıtım levhalarının yapıştırma ve sıva işlemlerini yüzde 25’e kadar daha hızlı ve hassas bir şekilde yapabiliyoruz.
Mantolama harçlarında karbon emisyonlarını %41 oranında düşürerek çevresel etkileri azaltıp, hız, maliyet ve çevre bilinci faktörlerini bir araya getiriyor.
İnşaat sektöründe bir yeniliği daha gerçekleştirerek geliştirdiğimiz CrystalSet ürünümüz ise bugüne kadar toz formda ve torbalı ambalaja sahip mineral kaplamaların aksine likit formda, kullanıma hazır ve kovalı ambalajda olarak sektörde bir ilk olma özelliği taşıyor.
Kristal bağlayıcılarla güçlendirilmiş yüksek dayanıklılığı sayesinde cepheler kir ve toza karşı dirençli hale geliyor. Rüzgâr ve yağmur etkisiyle yüzeyler kendini temizleyebiliyor, böylece bakım maliyetlerinden tasarruf sağlanıyor ve binalar uzun yıllar boyunca canlı ve estetik kalıyor. CrystalSet, Baumit CrystalTop ve CrystalActivator ile birlikte kullanıldığında binalarda kristal berraklığında bir görünüm sağlıyor; sadece binaları değil, şehir silüetini de uzun vadede koruyor.

HER CEPHENİN KENDİNE ÖZGÜ BİR KARAKTERİ OLDUĞUNA İNANIYORUZ
Baumit olarak, her cephenin kendine özgü bir karakteri olduğuna inanıyoruz. Her cephenin ihtiyacına özel teknik çözümler geliştirirken, tasarımcıların tamamen özgür olabilmesi için DesignLife ürün grubunu hayata geçirdik. Bir oyun hamuru gibi tasarımcının hayal gücü ile yoğrulabilen özel sıvalarımız sonsuz doku seçeneği sunarken, özel reçeteleri sayesinde uygulama aşamasında da büyük kolaylık sağlar.
Bu ürünler farklı son kat görünümü sunarken, aynı kimyasal yapıda olmaları sayesinde eş davranarak, cephe yüzeylerinde termal gerilmeler ve bina hareketleri sırasında oluşabilecek deformasyonların önüne geçer. Cephelerde farklı son kat görünümleri, aynı yapıdaki DesignLife ürünleri elde edilebilir. Bu sayede sürekli bir cephe yüzeyi sağlanır, ince katman ve hafif yapıları sayesinde cephelere ek yük binmez.
Bizim amacımız sektöre, enerji verimliliği, hızlı uygulama, yüksek dayanım, konfor ve estetiği bir araya getiren inovatif ve sürdürülebilir sistemler sunmak. Bugün, sürdürülebilir şehirlerin inşasında nitelikli yalıtım ve inovatif malzeme seçimi artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Baumit olarak hedefimiz hem Türkiye’de hem de global ölçekte bu dönüşümün öncüsü olmak.








