Mimari Tasarım

CRID Architects Kurucusu Emre Engin: Önceliğimiz nitelikli yapılara hayat vermek

İnşaat Dünyası’nın sorularını yanıtlayan CRID Architects Kurucusu Emre Engin, “Birbirini tekrar eden projeler yerine farklı konseptler tasarlamayı tercih ediyor, tasarımdan ödün vermeden hayata geçirdiğimiz projelerimizin nitelikli yapılar olarak anılmasını istiyoruz” dedi.

Pimapen insaatdunyasi BANNER

Crid Architects’i tanıyabilir miyiz? Nasıl bir mimari üretim çizgisi ile yola çıktınız?

2016 yılında İstanbul’da kurulan Crid Architects, mimari yapı, kamusal alan ve büyük ölçekli kentsel planlamaya kadar birçok disiplini içinde barındıran, mimarlık ve tasarım üzerine odaklanan bir ofis. Genel proje yaklaşımımız, ayrıntılı araştırma, analiz, mesleki sorumlulukları da dâhil ederek tasarım ve uygulama stratejilerini gözetmektedir. Söz konusu sürecin keşfedici, öğretici ve eğlenceli olması da bizim için oldukça önemli bir konu. Projelerimizi farklı arkadaşlarımızla ve mimari ofislerle işbirliği içerisinde yürütüyoruz. Günümüzün mimarlık disiplininde, hızla değişen düzene uyum sağlanmadığı takdirde olumsuz sonuçların ortaya çıktığı bir gerçek. Bu kapsamda ofis bünyesinde sabit sayıda çalışanı barındırmak yerine, projenin niteliğine uygun çalışma arkadaşlarımızı belirlemeyi tercih ediyoruz. Kurulduğumuz ilk dönemlerde ağırlıklı olarak birçok farklı konsept üzerinde yoğunlaşan, birbirinden farklı mimari ve kentsel tasarım yarışma projeleriyle ilgileniyorduk. Bu süreçte; konut, kentsel tasarım ve farklı işlevlerde sosyal tesis gibi birçok türden projeyi deneyimleme şansımız oldu. Aslında bugün yoğunlaştığımız projelerimizin temelinin geçmişte ele aldığımız yarışma projelerine dayandığını söylemek mümkün. Yaptığımız her projede birçok farklı durumla karşılaşabiliyoruz. Bu durumlara yaratıcı çözümler üretmeye çalışmak yarışma pratiğimiz sayesinde kolaylaşırken, sonsuz bilgi ve kazanım dünyasının içerisinde olma imkânını sağlıyor.

Ardic Evi Detay

Bugüne dek yer aldığınız ve hâlihazırda devam eden projelerinizi öğrenebilir miyiz?

Yarışma projelerimizin dışında, Bursa ve Lüleburgaz’da konut projeleri, Lüleburgaz Belediyesi işverenliğinde sosyal tesis projeleri ve Artvin’de farklı kurumlar için projelerimiz bulunuyor. Devam eden projelerimiz arasında ise, Türk Ytong firması için ürettiğimiz dört farklı konut tipinden oluşan ‘Ytong Ev’ proje konsepti, Konya Büyükşehir Belediyesi için Alaeddin Bulvarı Cadde Düzenlemesi projesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi için Küçükçekmece Cennet Mahallesi Pazar Alanı ve Park projesi var.

ID Temmuz Agustos 2026 kapak 1

Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!

İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Dergiyi Oku »

Ekip olarak en çok hangi tür projelere imza atmaktan mutluluk duyuyorsunuz?

Farklı disiplinleri içerisinde barındıran birçok proje tasarlayıp, hayata geçirdiğimiz için bu konuda net bir ayrım yapmak bizim için hiç kolay değil. Fakat en temelinde birbirini tekrar eden projeler üretmek yerine, farklı konseptlerde projeler tasarlamayı tercih ediyoruz. Bu tür konseptlerde tasarımlar ile farklı bilgi ve kazanımlar elde ediyoruz. Böylece mimarlık dünyasına çok farklı çerçevelerden yaklaşabiliyoruz.

Mese Evi Kapak

Tasarımda sizi farklılaştıran detaylar neler? Mimaride sizin açınızdan olmazsa olmaz unsurları öğrenebilir miyiz?

Tasarım yaparken projelerin yerel, bölgesel ve küresel bağlamda düşünülmesine ek olarak, toplumsal bir amacı içerecek şekilde ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Bu bağlamda projelerin kalıcı bir sosyal, ekonomik ve çevresel etki yaratmasını amaçlıyor ve üretilen yapılı çevrenin, şehrin sosyal dokusuna en iyi şekilde entegrasyonu için çabalıyoruz. Projelerde hevesli ve meraklı bir şekilde çalışma yaklaşımının, en iyi tasarım çözümlerinin geliştirilmesinde en verimli yol olduğuna inanıyoruz. İyi bir analiz ve beraberinde net şekilde tanımlanmış yaklaşım, başarılı tasarımın ayrılmaz bir bütünüdür. Doğru soruları sorarak doğru cevabı bulmak bizim için büyük önem arz ediyor. Bu bağlamda tasarımın da en iyi şekilde yapılabilmesi için ilk analizlerden projenin hayata geçirilmesine kadar olan süreçte çeşitli mesleki alanlarda uzmanlaşmış kişilerle stratejik işbirliğinin kurulması gerektiğini düşünüyoruz.

Türk Ytong’un geliştirdiği ‘Ytong Ev’ sistemi için farklı ev modellerinin tasarımına da imza attınız. Bu evlerin tasarım detaylarını sizden dinleyebilir miyiz?

‘Ytong Ev’ projesini birlikte birçok iş ürettiğimiz, aynı zamanda 2015’te Ytong Mimari Fikir Yarışmasını da kazandığımız Nergis Kahraman ile tasarladık. Türk Ytong ile yarışma sayesinde başlayan işbirliğimizin devamı olarak bu projeyi üretmek, bizler için heyecanlı ve keyifli bir süreçti. ‘Ytong Ev’ projesinde temel amacımız, farklı ihtiyaçlara yanıt veren, mimari temsil olarak birbirlerinden uzak olmadığı halde mekânsal hiyerarşik düzenlerinde değişim gösteren ve farklı tasarımsal kaygıları taşıyan sıcak yuvalar tasarlamaktı. Proje kapsamındaki taşıyıcı strüktür seçiminde deprem gerçekliğini de göz önünde bulundurarak, yığma yapım sistemi tercih edildi. Bu noktada hafif ve çevre dostu olmasının yanı sıra, kolay ve hızlı üretilebilen Ytong yapı elemanlarını tercih etmek, günümüzde önemli parametreleri oluşturan hız, zaman ve mobilite kavramlarının tasarıma uygulanabilirliği açısından önem kazanmaktadır. Projelerin pratik bir şekilde uygulanırken farklı bağlamlarda üretilebileceği ‘yer’lere uyum sağlanması da hedeflendi. Tasarımda çıkış noktamız; ev sıcaklığını veren, yıllardır oradaymış hissiyatına sebep olacak, çevresinde hegemonya yaratmayan ama aynı zamanda kendi içerisinde iddialarını koruyan mekânlar üretebilmekti. Bizler için ‘ev’ kavramı; bir yerle hemhâl olmayı, aidiyeti ve kalıcılığı simgeler. Bu durum adeta bir alana kök salmaya benzediğinden, ağaç olgusuyla ilişkilendirilebilir. Projelerimizin konsepti de bu ilişki üzerinden ele alınıyor. Önerilen dört tasarım; farklı iklimlerde yetişen, farklı hikâyelere sahip dört ağaç türüyle (Ardıç Evi (69 m² – Tek katlı tekil konut), Gürgen Evi (100 m² – Tek katlı tekil konut) , Zeytin Evi (136 m² – İki katlı tekil konut) ve Meşe Evi (120 m² – İki katlı ikiz konut) özdeşleştirildi. Bu tasarımların ortak noktası, kullanıcılarına pozitif hissiyat sunan mekânlar oluşturabilmek üzerinden şekilleniyor. Bu noktada, evlerin esnek bir plan şemasında tasarlanmasına özen gösterildi. Yığma yapı sisteminin ana malzemesini oluşturan Ytong Taşıyıcı Panel Duvar’ların kolay uygulanabilme özelliğine ek olarak, esnek bir planlamayla kullanıcıların isteklerine uyum sağlayabilecek modüler bir tasarım ürünü elde edildi.

Gurgen Evi Detay

Yaşamın tüm alanlarına tesir eden pandemi, mimaride ne tür değişimleri beraberinde getirdi?

Günümüzde konuyla ilgili çok sayıda tartışma yapılıyor. Pandeminin mimaride büyük değişikliklere sebep olduğunu söyleyenler var. Bunun geçici olduğunu, mevcut durumlara adapte olunduğunu ve pandemi sonrası dünyadaki değişimlere bağlı olarak yeniden dönüşebileceğini söyleyenlerle de karşılaşıyoruz. Bana göre, pandemiyle birlikte insanlar ‘ev’ kavramının bilincine yeniden vardı. Bu süreçte, evin kullanım şekli, mekânsal büyüklüğü ve yarı açık alan ihtiyaçları gibi konular sorgulanır oldu. Özellikle büyük kentlerde yaşayan insanlar, artan yapılaşmadan kaçma ve pandemide uzaktan çalışma imkânıyla birlikte, doğaya kaçış alternatifi olarak bahçe içerisinde yer alan müstakil bir evde yaşama arzusu taşıdılar. Veya hızlı çözüm olarak evlerinde belirli seviyelerde değişiklikler yapmaya başladılar. Pandemiyle birlikte çalışma ortamlarında da dönüşüm başladı. Açık ofis kavramı yeniden ele alınırken ofislerin gerekliliği de sorgulanmaya başlandı. Aynı zamanda, ofiste çalışma ile evden çalışma sisteminin olumlu ve olumsuz yanları da tartışılır oldu. Şirketler, ofisleri için yeniden bir planlama ve organizasyon değişikliği yapmaya başladılar. Gelecekteki tasarım dünyasının belirli bir kavram ve betimlemeler üzerinden sınırlandırılamayacağını düşünüyorum. Durmadan değişim gösteren dünyada, net yargıların doğru olmadığı inancındayım. Örneğin bugün, pandemi öncesinde çok az inşa edilen bahçe dubleks dairelerin pandemiyle birlikte çatı katı dubleksi yerine tercih edilmeye başlandığını görüyoruz. Şimdilerde ise bu duruma paralel bahçeli yapılarda artış yaşanıyor. Bu nedenle, gelecekte oluşacak herhangi bir duruma da adaptasyon sağlanacak ve o anki sorunlara cevap verecek tasarımlar ortaya çıkacak.

01

Crid Architects’in hikâyesi bundan sonra nasıl devam edecek?

Ofisimizin hikâyesini elimizden geldiğince aynı şekilde devam ettirmeye çalışacağız. Araştırarak, gözlem yaparak, öğrenerek ve kendimizi durmadan geliştirerek belirli bir noktaya getirdiğimiz ofisimizi daha da iyi yerlere taşımayı hedefliyoruz. Projelerimizin tasarımından ödün vermeden hayat bulmasına önem veriyor, olumlu yönde kalıcı, sosyal, ekonomik ve çevresel etkiler yaratarak, nitelikli mimari yapılar olarak anılmasını istiyoruz.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu