Makale

İlker Çelik: Sürdürülebilir iletişimin temelinde “kurumsal imajı ve itibarı korumak ve yükseltmek” yer alıyor

Küreselleşme ile birlikte artan rekabet ve teknolojideki büyük dönüşüm, kurumsal marka iletişimi, itibar yönetimi ve kurum içi iletişim kavramlarını bütünsel bir yaklaşımla ele almanın önemini daha da artırdı. Şirketlerin sahip olduğu ürün, hizmet ve diğer kurumsal faaliyetleri konusunda paydaşlarına ne sunduğunu, ne vadettiğini ve gelecekte neler yapabileceğini anlatacağı iletişim çalışmalarını stratejik ve mecra bütünleşik bir şekilde yönetmek gerekiyor.

Pimapen insaatdunyasi BANNER

Çünkü kuruluşların tüm bu öne çıkan kurumsal kabiliyetlerini paydaşlarına aktarıp güçlü algılar oluşturması, markanın fark yaratan unsurları arasında yer alıyor. Bir kez daha vurgulamak gerekirse, kuruluşların stratejileri, marka algısı ve finansal değerleri üzerindeki önemli etkisi nedeniyle; şirketlerin sürdürülebilir iletişimi sağlamasının temelinde “kurumsal imaj ve itibarı korumak ve yükseltmek” yer alıyor.

Konuyu bu boyutu ile ele aldığımızda kurumsal iletişimin rolü her geçen gün önem kazanıyor. David Ogilvy’nin de söylediği gibi “Ürünler fabrikalarda, markalar zihinlerde üretilir”. Panasonic Life Solutions Türkiye olarak biz, kurumsal değerlerimizi destekleyen bir yaklaşımla; müşterilerimizin, tedarikçilerimizin, toplumun, çalışanlarımızın, kısacası tüm paydaşlarımızın hafızasında güçlü ve sarsılmaz şekilde yer edinmeyi hedefleyen bir iletişim anlayışıyla hareket ediyoruz.

ID Temmuz Agustos 2026 kapak 1

Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!

İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Dergiyi Oku »

Günümüz iş dünyasında kurumsal itibar, markaların kilit taşı konumunda ve şirketlerin sürdürülebilir başarı sağlamasının kapılarını açan çok önemli bir anahtar görevini görüyor. Şirketimizin kurumsal iletişim birimi olarak biz de kurumsal itibarı; imaj, kurumsal kimlik, sürdürülebilir kalkınma, sahip olduğumuz teknolojiler, yatırımlarımız, istihdama katkımız, sosyal sorumluluk projelerimiz, çevreye duyarlılığımız ve etik değerlere uyum gibi kavramları kapsayan geniş bir perspektifte ele alıyor ve yönetiyoruz. Kullanılan teknolojinin, sunulan ürün ve hizmetlerin birçok anlamda benzerlik gösterdiği günümüzde kuruluşların rakiplerine göre kurum itibarı ve markalaşma başta olmak üzere hemen her boyutta fark yaratması gerekiyor.  İtibar konusundaki referans isim Salim Kadıbeşegil’in de belirttiği gibi “İtibarımızı yönetmekten daha önemli bir işimiz var mı?”

Ilker Celik
Panasonic Life Solutions Türkiye Kurumsal İletişim Müdürü İlker Çelik

Daha önce deneyimlemediğimiz ve hepimize belirsizlikler getiren, öngörüde bulunmakta ve planlama yapmakta güçlük yaşatan Covid-19 salgını, çoğu iş sürecinde olduğu gibi kurumsal marka yönetiminde de yeni dinamiklerin ortaya çıkmasına yol açtı. Belirsizliğin temel sorunlardan biri olduğu bu dönemde iletişim profesyonellerinin başta çalışanlara yönelik kurum içi iletişim olmak üzere tüm paydaş gruplarına karşı, şeffaf, samimi, sahici ve empati odaklı iletişim aksiyonları alması bir zorunluluk haline geldi. Bu aksiyonları alırken de kurumsal markanın misyonuna ve değerlerine bağlı kalarak, doğru ve güvenilir söylemlerde bulunmak büyük önem taşıyor.

İnşaat sektörünün geneline baktığımızda özellikle de dijital teknolojilere ve yeni nesil iletişim araçlarına adaptasyon sağlayan ekiplerin daha başarılı kurumsal iletişim faaliyetlerine imza attıklarını görüyoruz. Ayrıca, iç ve dış paydaşlarla kurulacak iletişimde çok güçlü bir mecra olan sosyal medyanın giderek daha etkin ve güncel kullanıldığını söylemekte fayda var.

Dijital dünyadaki dönüşümün iletişim araçlarına da etkisiyle birlikte sosyal medya, karşılıklı etkileşimlere olanak veren, zaman ve mekân sınırlamasını ortadan kaldıran dev bir iletişim platformu olarak karşımıza çıkıyor. Özetle, geldiğimiz nokta itibarıyla sosyal medyanın, markalara teknik ve ölçülebilir bir iletişim alternatifi kazandırdığını görüyoruz. Artık insanlar dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın ya da hangi toplumsal statüde olursa olsun, sosyal medya herkese kendisini ifade etme imkânı sağladı. Bu özellikleriyle sosyal medya şirket yöneticilerinden akademisyenlere kadar geniş bir kitlenin paylaşımlarda bulunduğu, fikir alışverişi yaptığı şeffaf bir iletişim platformuna dönüştü. İletişim araçlarında yaşanan bu dijital dönüşüm nedeniyle şirketler, tüm iç ve dış iletişim süreçlerini etiklik, şeffaflık ve dürüstlük gibi önemli değerleri gözeterek yönetmeyi ilke edinmeli diye düşünüyorum. Bu konuda vurgulamak istediğim önemli bir husus da marka ve iletişim alanındaki trendleri yakından takip etmenin, bu alandaki başarıya önemli katkılar sağlayacak olması…

7

İçinde bulunduğumuz rekabet koşullarında güçlü kalabilmek ve faaliyet gösterilen sektörün psikolojik dinamiklerini markanın lehine çevirerek daima güçlü bir algı yaratabilmek için, kurumsal marka iletişiminin davranış mimarlığı ekseninde ele alınması gerektiğine inanıyorum. Çünkü bu çağın hayatımıza sunduğu üstün teknoloji, inovasyon ve hız; müşterilerin ürün ve markalardan beklentilerini de oldukça yükseltmiş ve çeşitlendirmiş durumda.

Kurumsal marka imajının toplumsal algıda hem karşılık bulması hem de kalıcı bir yer elde etmesi, paydaş beklentilerin neler olduğunu anlamaktan geçiyor. Bu yaklaşımdan hareketle, markaların insanı sadece müşteri kimliğiyle ele almak yerine, insan olarak hayatı nasıl yaşadığını anlamaları ve o hayata nasıl, hangi boyutta değer katabileceklerini sürekli olarak yorumlamaları gerektiğini düşünüyorum. Bu noktada özellikle vurgulamak istediğim bir diğer kavram da işveren markası olacaktır. Çünkü güçlü bir işveren markasına sahip olma hedefi ile çıkılan yolda elde edilen tüm çıktılar, doğal marka elçileri yaratmakta çok önemli katkılar sağlıyor.

Panasonic Life Solutions Türkiye olarak, iç ve dış paydaşlarımızın algısında nasıl bir yer elde etmek istediğimizi tanımlıyor ve sonuçta oluşan pozitif algı ve kurumsal imajı sürdürülebilir hale getirmeyi amaçlıyoruz.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu