Mimari Tasarım

Begüm Yazgan ve Kerem Yazgan’dan İnşaat Dünyası’na özel: Sürdürülebilir Mimari nasıl olmalı?

İnşaat Dünyası Eylül 2021 sayısında “Mimari Tasarım Sanat” bölümünde “Sürdürülebilir Mimari”yi sektörün değerli mimarlarıyla masaya yatırdı. “Sürdürülebilir Mimari” ile ilgili İnşaat Dünyası’na özel açıklama yapan Yazgan Design Architecture Yönetici Ortağı Beğüm Yazgan ve Kerem Yazgan, “Projelerimizde, doğayı mimariyle birlikte düşünme biçimlerini geliştirmeye çalışıyoruz” açıklaması yaptılar.

Pimapen insaatdunyasi BANNER

Sürdürülebilir mimari, genellikle insana özgü yaşam alanları tasarlayıp, sürdürülebilir teknolojileri bu yaşam alanlarına entegre etme anlayışı olarak algılanmaktadır. Ancak bu tanım yeterli değildir. Sürdürülebilir mimariyi, mimari yapı ve yakın çevresini meydana getiren, yaşayan ve yaşamayan tüm elemanların, canlı ve cansız tüm organizmaların arasındaki verimli enerji alışverişine imkân tanımak olarak adlandırmalıyız.

Mimarlar olarak gelecek kuşaklara sürdürülebilir bir çevre bırakmak istiyorsak, kendimizi sadece mimari yapıdan değil, yakın çevredeki bitkilerin, hayvanların, mikropların oluşturduğu küçük çaplı bir ekosistemden de sorumlu olarak görmemiz gerekiyor. Bu sorumluluğun içinde, yakın çevrenin flora ve faunasının maruz kalabileceği farklı tehlikelere karşı güvenlik sistemleri oluşturmak, arazide sulak alanlar varsa o alanları kurutmak yerine bina ile birlikte var olması için entegrasyon sistemleri geliştirmek gibi farklı açılımları düşünmek mümkün.

ID Temmuz Agustos 2026 kapak 1

Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!

İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Dergiyi Oku »

Biz yaklaşık son beş yıldaki projelerimizde, doğayı mimariyle birlikte düşünme biçimlerini geliştirmeye çalışıyoruz. Örnek olarak Kahramankazan’da bulunan Ankara Organize Sanayi Bölgesi’nin yönetim ofisinde, mekânları birbirinden ayırmak için duvarlar yerine iç bahçeler kullandık. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ndeki ortak çalışma ve kafeterya yapımızda, seralar ile açık ve kapalı yeşil avlular çalışma bölgelerini oluşturdu. Merkez Ankara Satış Ofisi binamızda, yeşil avlular mekân organizasyonunun bir parçası olarak tasarlandı. Kısaca yeşili binanın etrafına serpiştirilen öğeler olarak görmek yerine, mimari mekânları oluşturan sistemlerin bir parçası olarak düşünüyoruz.

Doğayı, mimari mekân organizasyonuna entegre etme biçimlerini düşünmek, yapıyı ve yakın çevresinin tüm elemanlarını birbiriyle ilişkili bir ekosistem olarak görmeye doğru bizi geliştiren bir adımdır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu