Makale

Osmanlı’dan Günümüze Mimari Eserler ve Şehirleri: 10 Yapı

İnşaat Dünyası Dergisi'ni Google'da tercih edilen kaynaklar olarak ekleyin. Ekle

Osmanlı’dan bugüne kalan mimari eserler hem sanatın hem de tarihin birer tanığı. İstanbul’dan Edirne’ye, Bursa’dan Amasya’ya kadar yayılan bu yapıların her biri, bulundukları şehre kimlik kazandırmış ve zamanla o şehirlerin simgesi haline gelmiştir. Bu makalemizde Osmanlı’nın farklı dönemlerinde inşa edilmiş olan ve günümüze kadar ulaşan mimari eserleri ve şehirleri anlatacağız.

Yayına Hazırlayan: Vasfiye Coşkun

Osmanlı Mimarisine Genel Bakış

Osmanlı mimarisi bulunduğu her coğrafyadan etkilenmiştir. 14. yüzyılda bir beylik olarak başlayan Osmanlı, 16. yüzyıla gelindiğinde mimaride klasik üslubu benimsemiştir. Erken Osmanlı dönemi eserlerinde Selçuk ve Bizans etkileri daha yaygındır. 16. yüzyıldan sonra ‘Osmanlı stili’ olarak kabul edilen merkezi kubbeli planlar yaygınlaşmıştır. Buna ek olarak ince- uzun sütunlar, çini işçiliği ve ustaca ışık kullanımı da ayırt edici özelliklerindedir.

ID Eylul Ekim 2026 Kapak 1

Eylül - Ekim Sayısı Yayında!

İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Dergiyi Oku »

Eserleri yalnızca merkezi şehirlerle sınırlı kalmayarak hüküm sürdüğü her coğrafyaya yayılmıştır. Bu sayede mimari anlayışı çok geniş bir coğrafyaya yayılmış. Sadece ibadet alanında değil eğitimden sağlığa, ticaretten sosyal hayata kadar her alanda eser inşa etmişlerdir. Bu nedenle mimarisi salt estetiğin yanı sıra toplumsal inanç ve düşünce izlerini taşır.

Bugün Osmanlı döneminden kalma mimari eserler sadece turistik mekanlar değildir. Kültürel kimliğimizin, şehirlerin tarihi dokusunun ve mimarlık mirasının önemli göstergesidir.

Günümüze Kadar Ayakta Kalan 10 Mimari Eser ve Şehirleri

Osmanlı mimarisinin farklı dönemlerini ve farklı şehirlerdeki yorumlarını temsil eden mimari eserler:

1.    Ulu Camii- Bursa:

Bursa Ulu Camii
Kaynak: https://www.kulturportali.gov.tr/

Osmanlı’nın erken dönemlerinde yapılmış ve mimari kimliğini en güçlü şekilde yansıtan yapıların başında gelir. 1396‑1400 yılları arasında Yıldırım Bayezid döneminde inşa edilmiştir. Mimarının ise Ali Neccar olduğu düşünülmektedir. Klasik Osmanlı camilerinin en erken örneği olarak kabul edilir.

Dikdörtgen planlı bina yaklaşık 69×55 metre ölçülerindedir ve 3795 m2’lik bir alanı kapsar. 20 kubbesi bulunur ve ortadaki kubbenin üstü camlıdır. Camlı kubbenin altında ise on altı köşeli bir şadırvan bulunur. İç mekanda ise geniş sütunlar ve hat sanatıyla kaplı duvarlar yer almaktadır.

2.    Yeşil Camii- Bursa:

Bursa’nın Yeşil semtinde yer alan eser 1419 yılında Çelebi Sultan Mehmed tarafından inşa ettirilmiştir. Tarihe geçen kayıtlara göre mimarı Hacı İvaz Paşa süslemeleri ise Nakkaş Ali tarafından yapılmıştır. Ters T planlı camilerden olan yapının üstünde iki kubbe yer almaktadır. İç mekanda ise İznik çinileri taş oymacılığı ön plana çıkar.

Dış mekanda ise yeşil mermer detayları kullanılmıştır. Ayrıca yarısı değerli taştan oluşan minare bulunmaktadır. Bu minarenin içerdiği seramik ‘Üretilmesi İmkansız Seramik’ olarak kayda geçmiştir.

3.    II.Beyazıt Külliyesi ve Camii- Amasya:

image

Karadeniz Bölgesi’nin tarihi kentlerinden olan Amasya’da, 1485 ve 1486 yılları arasında II. Beyazıt döneminde oğlu şehzade Ahmet tarafından inşa ettirilmiştir. Medrese, camii, imaret, türbe, Muvakkithane, kütüphane, hamam ve çilehane gibi farklı alanlar içeren yapı Yeşilırmak kıyısında geniş bir sahada konumlandırılmıştır.

Mimari olarak yapı, yan mekanlı cami planı, kündekâri (parçaların birleşimiyle oluşturulan) pencere kanatları ve çini panolarıyla ön plana çıkar. Ayrıca iki minaresi ve avludaki yaşlı çınarlarıyla estetik bir görünüme sahiptir.

4.    Sultan Camii ve Külliyesi- Manisa:

image 1

Sultan Camii ve Külliyesi 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman’ın Annesi Ayşe Hafsa Sultan tarafından yaptırılmıştır. Külliye 1522 yılında camiyle birlikte tamamlanmıştır ve içerisinde yer alan medrese, imaret, darüşşifa, hamam, sıbyan mektebi gibi yapılar ise daha sonra tamamlanmıştır.

Sade ama etkili bir tasarıma sahiptir. Yapının genelinde kesme taş ve tuğla kullanılmış. Ortada bir büyük yanlarda ise iki küçük kubbe bulunan yapı iki minarelidir. Ek olarak oyma ve kabartmalı bir mermer minberi bulunur.

5.    Süleymaniye Camii- İstanbul:

suleymaniye camii

Süleymaniye Camii, 1551- 1557 yılları arasında Mimar Sinan tarafından Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle inşa edilmiş büyük bir yapıdır. Beş kapısı bulunur ve ön kapısının üstündeki pencereler renklidir. Cami’nin içinde farklı coğrafyalardan getirilen ve dört büyük halifeye benzetilen dört büyük granit sütun bulunmaktadır.

Cami’nin dört minaresi ve on şerefesi bulunmaktadır. Bunun anlamı Kanuni’nin İstanbul’un fethinden sonra 4. Osmanlı tarihinde 10. Padişah olmasıdır. Yaklaşık 6 bin metrekarelik bir alan içindedir 11 adet bahçe kapısı bulunur.

6.    Selimiye Camii- Edirne:

image 2

II. Selim döneminde Mimar Sinan’ın ustalık eserim olarak nitelendirdiği Selimiye Camii 1568 ve 1575 yılları arasında inşa edilmiştir. Yapının dört minaresi, büyük kubbesi, kesme taş işçiliği ve şehrin siluetinde yarattığı etkiyle Osmanlı mimarisinin zirvesi sayılmaktadır. UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alması da eseri daha dikkat çekici yapar.

Dört köşesinde her biri üç şerefeli ve 85,67 metre uzunluğunda olan minareli vardır. En ince şekilde tasarlanması tasarımsal açıdan dikkat çeker. İçeri girildiğinde 42,30 metre yüksekliği ve 31,30 metre çapındaki heybetli kubbesi önemli bir örnektir. Caminin içerisindeki çini ve özel işlemeler estetik görüntüsünü artırır.

7.    Haseki Hürrem Sultan Külliyesi- İstanbul:

HasekiHurremKulliyesi

İstanbul’un Fatih ilçesindeki Haseki semtinde yer alan bu külliye 1539 yılında Hürrem Sultan tarafından yaptırılmış mimarı olarak ise Mimar Sinan görev almıştır. Yapı üç tarafı odalarla çevrili bir avludan oluşmaktadır. Başta tek minaresi olsa da daha sonra iki minare inşa edilmiştir. Kaidenin arkasında, sekizgen kasnaklar üzerinde oturan ve üzerinde feneri olan 10 geniş kubbe vardır.

8.    Topkapı Sarayı- İstanbul:

topkapi sarayi

İstanbul’un fethinden sonra 1459 yılında Fatih Sultan Mehmet’in emriyle inşa edilmeye başlanmıştır. Saray, Osmanlı İmparatorluğu’nun yaklaşık dört yüzyıl boyunca merkezi konumunda olmuştur. Mimari olarak, dört ana avlu ve birçok yan mekanı içerir. Taş, tuğla örgü, süsleme ve kubbeleri ile klasik Osmanlı saray geleneğini temsil eder. Ayrıca imparatorluk başkenti kimliğinin somutlaştığı mekanlardan biridir.

9.    Dolmabahçe Sarayı- İstanbul:

dolmabahce sarayi

Boğaziçi kıyısında yer alan Dolmabahçe Sarayı 1843 ve 1856 yılları arasında I. Abdülmecid döneminde inşa edilmiştir. Osmanlı’nın geleneksel saray anlayışına Avrupa mimari üslup ve dekorasyonlarının eklendiği önemli bir eserdir. Saray, 285 oda, 46 salon, 6 hamam gibi bölümlerle Türkiye’nin en büyük saraylarından biridir. Barok, Rokoko ve Neoklasik üslupları Osmanlı gelenekleriyle harmanlanmıştır. Ayrıca lüks ve etkileyici detaylara yer verilmiştir.

10.                 Safranbolu Tarihi Evleri- Karabük:

Karabuk Safranbolu evleri

Evler genel olarak 2 ya da 3 katlıdır. Yapımında alt katlarda taş duvarlar, üst katlarda ise ahşap çatkı sistemleri bulunur. Bu planlamada zemin kat hayvan barınağı, ambar ya da odunluk olarak planlanırken, üst katlar aile yaşantısı için ayrılmıştır. Dış cephelerde ise cumbalı pencereler, taş‑ahşap karışımı malzeme kullanılmış, çatılarda ise alaturka kiremit bulunmaktadır. Ayrıca bu alanda bulunan dar sokakla bütünleşmiştir. 1994 yılında ise evlerin bulunduğu alan UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır.

Sıkça Sorulan Sorular:

Osmanlı mimarisi hangi şehirlerde en yoğun şekilde görülür?

Başta İstanbul olmak üzere Bursa, Edirne, Manisa, Amasya, Konya, Sivas, Safranbolu ve Tokat gibi şehirlerde Osmanlı mimarisinin etkisi yoğun olarak gözlemlenir.

Osmanlı mimarisi günümüz yapılarına nasıl ilham verir?

Osmanlı mimarisi, günümüzde hem kamusal hem de özel yapı projelerinde yoğun biçimde ilham kaynağı olmuş ve olmaya devam etmektedir. Özellikle simetrik planlama, merkezi kubbe mimarisi, estetik oranlar, doğal ışığın iç mekanda ustaca kullanılması ve ahşap ile taşın uyumlu kullanımı, modern mimaride sıkça yeniden yorumlanarak kullanılıyor.

Osmanlı’dan kalan en eski yapı hangisidir? Hala kullanılıyor mu?

1331 yılında İznik’te inşa edilen Hacı Özbek Camii Osmanlı’dan günümüze ulaşan en eski yapılardan biridir. Günümüzde ise halen ibadet amacıyla kullanılmaktadır.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu