Mimari Tasarım

Türkiye’nin saygın mimarları İnşaat Dünyası Dergisi’ne konuşuyor: Melike Altınışık 

İnşaat Dünyası Dergisi Eylül-Ekim 2025 sayısında “Mimarlar Ne Diyor?” özel dosyasında Türkiye’nin saygın mimarlarını ağırlamaya devam ediyor. MAA Kurucusu Mimar Melike Altınışık dosya çerçevesinde sorularımızı yanıtladı. Altınışık, “Hafif, yerli ve doğal malzemelerle yenilikçi sistemler geliştirmek MAA’nın vazgeçilmezidir. Amacımız, doğa, teknoloji ve insan arasında sürekli ve bilinçli bir diyalog kurarak mimarlığı bu sürecin yönlendiricisi haline getirmek” dedi. 

Pimapen insaatdunyasi BANNER

Türkiye’de mimarlık eğitimi sonrası Londra’da Zaha Hadid Architects’te 7 yıl çalıştınız. Dünyaca ünlü mimar Zaha Hadid, kariyer ve mimarlık pratiğinizi nasıl etkiledi?

    Bugün karşınızda duran Melike Altınışık’ın oluşumunda da büyük katkısı olan Zaha Hadid, AADRL’de proje jürilerimize gelen mimarlar arasında yer alıyordu. Final jürimizin akabinde kendisinden aldığım bir iş teklifi ile 2006 yılı itibari ile bu sefer kariyerim bambaşka bir kapıya doğru yöneldi. Londra’da Bowling Green Lane’de yer alan Zaha Hadid Architects ofisinde yaklaşık 7 yıl uluslararası platformda tecrübe edindiğim profesyonel mimarlık serüvenim başladı.

    ID Eylul Ekim 2026 Kapak 1

    Eylül - Ekim Sayısı Yayında!

    İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

    Dergiyi Oku »
    MAA RAIM EXT P01 A ©Namsun Lee

    Seul Robot ve Yapay Zeka Müzesi (RAIM) – Fotoğraf: Namsun Lee

    ZHA’de çalışmaya başladığımda, küçük bir ekipten büyük ve uluslararası bir ofise dönüşme sürecine tanık oldum. Bu süreç bana ekip olmaktan, farklı kültürlerle birlikte tasarlamaktan, projeleri sistem içerisinde geliştirmekten ve kentle kurulan ilişkiye kadar çok şey öğretti. 

    7 yıl içerisinde binlerce mimar ve tasarımcı ile yolum kesişti, yüzlerce mühendis ile tanıştım, nereden baksanız bambaşka kültürlerden 400 kişinin bir arada olduğu adeta küçük bir dünya atlasının içerisindesiniz ofiste. Bu durum tabi ki benim de içinde yer aldığım çok önemli bir kültür yaratmaktaydı ve bu durum onca çeşitliliğe rağmen ortak dilin mimarlık olduğunu fark etmemi sağladı. Mimar olarak olgunlaşmamda adeta doktoramı tamamladığım önemli bir okul gibiydi ve her zaman “iyi iş” üretmek önceliğimiz oldu.
    Melike Altinisik
    Melike Altınışık

    Bu anlayışın yansımalarının bugün MAA’da bir ekol olarak sürdürülmesine özen gösteriyoruz.

    Mimari tasarımlarınızda doğa ile teknoloji arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz? Bu çerçevede mimarlık pratiğinizde sürdürülebilirlik kavramını nasıl ele alıyorsunuz? 

    Mimarlık deneyimim, “doğa – teknoloji- mimarlık” arasındaki ilişkinin tam ortasında duruyor. Birkaç önemli soru var. Bunlardan biri; Doğaya nasıl bakmalıyız? Diğeri ise; Teknoloji ile nasıl konuşmalıyız? Ve tabiki bu soruların cevaplarını mimarlığa ve kentlerimize nasıl yansıtmalıyız?

    Doğadan öğrenmek, onun sistemlerini anlamak tasarımlarımızın temel ilham kaynağıdır. Teknolojiyi ise bu doğal sistemlerden edindiğimiz öğretinin sürdürülebilir biçimde mimariye yansıması için kullanıyoruz. Hafif, yerli ve doğal malzemelerle yenilikçi sistemler geliştirmek MAA’nın vazgeçilmezidir.

    Ayrıca robotik ve yapay zekâ destekli akıllı yapım metodolojileri mimarlık pratiğimizin önemli bir parçası. Teknolojinin tasarım ve inşaat süreçlerine getirdiği hız, güvenlik ve sistematik yaklaşım geleceğin olmazsa olmazı. Amacımız, doğa, teknoloji ve insan arasında sürekli ve bilinçli bir diyalog kurarak mimarlığı bu sürecin yönlendiricisi haline getirmek.

    MAA- Melike Altınışık Architects kentsel tasarım, yüksek yapı ve kültürel yapı tasarımlarından iç mekanlara, enstalasyon ve ürün tasarımına ölçekler arası geniş bir yelpazede yenilikçi ve vizyoner projeler geliştiriyor. İstanbul’un ardından yurt dışında ofis açmak için niçin Seul’ü tercih ettiniz? Bu çerçevede Seul Robot ve Yapay Zekâ Müzesi ile ilgili neler söylemek istersiniz?

    MAA TPAO HQ 01

    TPAO Genel Merkezi 

    MAA’yı uluslararası platforma taşıyarak Seul ofisimizin de açılmasına vesile olan projemiz 2019 yılında Seul Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan uluslararası yarışmayı kazanan ‘Seul Robot ve Yapay Zekâ Müzesi’ (RAIM), 20 Ağustos 2024 tarihinde Seul Büyükşehir Başkanı Mr. Oh katılımıyla resmi açılış töreniyle ziyarete açıldı.

    Dünyanın ilk öncü Robot ve Yapay Zekâ Müzesi olan RAIM, Güney Kore’de Seul’un kuzeydoğusunda, Chang-dong Sanggye bölgesinde, 4. Endüstri Devrimi için bir üs olarak hizmet verecek bir bilim ve kültür merkezi olarak tasarlandı. 2019-2024 yılları arasında MAA ve Withworks iş birliğiyle hayata geçirilen bu öncü proje, ileri teknolojiye sahip mimari ve yapım tekniklerini bünyesinde barındırmaktadır.

    RAIM, 4. Endüstri Devrimi’nin merkezlerinden biri olarak Seul’un önemli bir bölgesinde yer alıyor ve ileri teknoloji mimarisi ile dikkat çekiyor. Proje, teknoloji ve mimarlığın akıllı tasarım ve yapım metodolojileriyle buluştuğu, organik ve akışkan formuyla içinde barındırdığı ileri teknolojilere uyumlu bir yapı olarak tasarlandı. Hem mimari olarak hem kültürel sembol olarak Güney Kore’de geleceğe dönük önemli bir rol üstleniyor.

    MAA CAMLICATower A ©NAARO 01
    Çamlıca Kulesi – İstanbul

    RAIM, sadece robotların sergilendiği bir alan değil; tasarım ve yapımdan operasyonel hizmetlere kadar akıllı teknolojilerin entegre olduğu, teknolojik anlatının mekânsal kurgunun kesintisiz bir parçası haline geldiği bir yapıdır.

    Akıllı tasarım ve inşaat yöntemleriyle RAIM, yalnızca geleceği sergilemekle kalmayıp, aynı zamanda onun yaratım sürecine aktif olarak katılan bir yapı olarak, mimarlık, bilim ve teknolojinin sürekli evriminde kilit bir rol oynayacaktır.

    RAIM, bir müzeden çok daha fazlasıdır; mimarinin, bilimin ve teknolojinin geleceğinin Güney Kore için bir sembolüdür.

    “Mimari manifestomdur” dediğiniz projeniz hangisidir? Manifestonuzun hangi önemli değerlerinin hayata geçmiş halidir?

    Tüm projelerimiz farklı yönleri ile manifestomuzu yansıtıyor ve MAA’nın temel değerlerini taşıyor. Özellikle Çamlıca Kulesi, Robot ve Yapay Zekâ Müzesi, TPAO Headquarters ve COA Hills gibi projelerimiz; özgün tasarım, sürdürülebilirlik ve teknoloji entegrasyonunun birbirini desteklediği somut örneklerdir. Her biri MAA’nın mimarlık vizyonunu ve değerlerini yansıtıyor.

    MAA THE GATE ©MehmetAkifSARI 03

    Yakın olduğunuz, doğasına hâkim olduğunuz ve bu hakimiyetin karşılığında onun da sizin dilinizden anladığına emin olduğunuz malzeme hangisidir? Bu malzemenin yer aldığı, öne çıkan projelerinizden örnekler verebilir misiniz?

    Gelecekte insan vücutlarını, beynini, aklını yapabilecek mühendislikler geliştirilmeye başlandığı bir dünyaya doğru evrilirken elbette mimarlıklarımızda kullandığımız tasarım araçları kadar kullanılan malzemeleri, yapım metodolojilerini ve iş birliği anlayışımızı geleceğin yaşamlarının ihtiyaçları çerçevesinde yeniden keşfetmeliyiz.

    MAA için malzeme seçimi, tasarımlarımızın temel unsurlarından biridir. MAA’nın projeleri, çağdaş ve yenilikçi tasarım anlayışını yansıtan, ileri teknolojiye dayalı, sürdürülebilir ve akıllı özelliklere sahip yapılar olarak tanımlanabilir. Yenilikçi ve ileri teknolojiyi yansıtan malzeme seçimi, mimariye özgünlük ve estetik değer katmanın yanı sıra işlevselliği ve performansı da etkiler ancak çevreye duyarlılığı yansıtan, doğal kaynakları verimli bir şekilde kullanan ve çevresel etkileri azaltan seçimler yapmaksa kritik bir rol oynar.

    Projelerimiz ileri teknolojiye dayanan yenilikçi malzemelerin kullanımıyla dikkat çeker. Örneğin, karbon fiber, fotovoltaik paneller, akıllı camlar, nanomalzemeler gibi ileri teknolojiye sahip malzemeler, yapıların enerji verimliliği, sürdürülebilirlik ve akıllı sistemlere entegrasyonu gibi özelliklerini destekler.

    MAA projelerinin kompleks formlu cephelerde sıkça kullandığımız özellikle Çamlıca Kule ve TPAO Headquarters projelerimizde uzmanlaştığımız GRC (Glass Rainforced Concrete) malzemesi örnek gösterilebilir. İlk başta özel CNC kesim kalıplar ile ürettiğimiz bu cephe panelleri bugün gelişen teknoloji eşliğinde akıllı kalıp teknolojisi ile atıksız bir şekilde dijital olarak bilginin aktarılması ile üretilebilmekteler.

    MAA SEOUL SEJONG PERFORMING ART CENTER

    Son olarak Mimar Melike Altınışık olarak genç meslektaşlarınıza önerileriniz var mı?

    Genç meslektaşlarımız için birkaç söz ekleyebilirim. Bilginin gücü, her şeyin üstünde bir güç; bu gerçeği bir an olsun unutmamalı. Hayatta, profesyonel iş alanında karşılaştığınız zorlukları bilginin gücünü kullanarak, sükûnet ve erdemli bir şekilde üstesinden gelebilirsiniz.  Araştırmacı olan, ekip çalışmasının önemini bir an olsun unutmayan, farklı disiplinlerle bütünleşmiş çalışmak için her zaman fırsat kollayan bir mimar kendi potansiyelini ortaya daha çabuk koyabilir.

    Hayal kurmaktan, azimden ve çalışmaktan bir an olsun vazgeçmeyen kişinin önü de vizyonu da her zaman açık kalır.

    İlgili Makaleler

    Başa dön tuşu