Birhan Emre Yazıcı: Hedef 5 yıl içinde ilk 50 uluslararası tasarım firması arasında yer almak
İnşaat Dünyası Dergisi Mayıs-Haziran 2026 sayısında “Construction Summit 2026” özel dosyası çerçevesinde NKY CEO’su Birhan Emre Yazıcı’ı ağırladı. NKY’yi önümüzdeki 5 yıl içinde ilk 50 uluslararası tasarım firması arasına sokabilecek ölçek, organizasyon ve pazar çeşitliliğine ulaşmayı hedeflediklerini belirten NKY CEO’su Birhan Emre Yazıcı, “Bu doğrultuda özellikle Orta Asya, Körfez ülkeleri, Afrika, Balkanlar, Romanya başta olmak üzere Avrupa pazarı ve seçici biçimde Birleşik Krallık gibi yüksek standartlı pazarlara odaklanıyoruz” dedi.
NKY’nin kuruluş hikayesi ve Birhan Emre Yazıcı’nın CEO’luğa uzanan kariyer yolculuğundan kısaca bahseder misiniz?
NKY, mühendislik ve mimarlığı yalnızca proje üretimi olarak değil, yatırımın tüm yaşam döngüsünü yöneten entegre bir hizmet alanı olarak gören bir vizyonla 1991 yılında kuruldu. Kuruluşumuzdan itibaren hedefimiz; tasarım, mühendislik ve teknik müşavirliği birbirinden ayrı disiplinler olarak değil, birbirini besleyen bütüncül bir yapı içerisinde ele almaktı.
Bugün geldiğimiz noktada mimarlık, mühendislik, proje yönetimi, teknik müşavirlik, yapım yönetimi, inşaat ve yatırım danışmanlığını aynı çatı altında sunan uluslararası bir yapıya sahibiz. Özellikle sağlık yapıları, büyük ölçekli kamu projeleri, karma kullanımlı yapılar ve kentsel gelişim projelerinde edindiğimiz tecrübe, NKY’yi yalnızca tasarım yapan değil; süreci yöneten ve yatırımcıya uçtan uca çözüm sunabilen bir marka haline getirdi.
Eylül - Ekim Sayısı Yayında!
İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.
Benim kariyer yolculuğum da aslında NKY’nin büyüme hikâyesiyle paralel ilerledi. Endüstri mühendisliği altyapım, şirketi yalnızca tasarım odaklı değil; süreç yönetimi, operasyonel verimlilik, organizasyon, risk analizi ve sürdürülebilir büyüme perspektifiyle değerlendirmemi sağladı. Özellikle uluslararası projelerde edindiğimiz deneyim, teknik kapasitenin yanında doğru organizasyon modelinin ve güçlü proje yönetiminin ne kadar kritik olduğunu bize gösterdi.

HEDEF NKY’Yİ “ONE-STOP-SHOP” MARKA YAPMAK
Bugün NKY’nin CEO’su olarak temel hedefim, şirketimizi yalnızca Türkiye’den çıkan güçlü bir teknik müşavirlik markası olarak değil; yatırımın ilk fikrinden fizibilite süreçlerine, tasarım ve mühendislikten proje yönetimi, yapım ve anahtar teslim uygulama süreçlerine kadar tüm hizmetleri tek çatı altında sunabilen global bir “one-stop-shop” marka haline getirmek.
Günümüzde yatırımcılar parçalı hizmet modellerinden çok, tüm süreci yönetebilen güvenilir çözüm ortaklarıyla çalışmak istiyor. Biz de NKY’yi tam olarak bu yaklaşım doğrultusunda konumlandırıyoruz.

MİMARLIK VE MÜŞAVİRLİK KÜRESEL ÖLÇEKTE STRATEJİK BİR SEKTÖR
NKY’nin işlerinin büyük bir kısmının yurtdışında olduğunu biliyoruz. Bu çerçevede mimarlık ve müşavirlik sektörü ile ilgili global ölçekte bir değerlendirme alabilir miyiz? Rusya-Ukrayna savaşının ardından İran ve Körfez ülkelerini baskılayan savaş sektörünüzü nasıl etkiledi?
Küresel ölçekte mimarlık ve müşavirlik sektörü artık sadece bina tasarlayan bir sektör değil; şehirlerin, altyapının, sağlık sistemlerinin, ulaşım ağlarının ve kamusal yatırımların geleceğini şekillendiren stratejik bir sektör haline geldi.
Rusya-Ukrayna savaşı ve ardından bölgemizde yaşanan jeopolitik gerilimler, özellikle maliyet, tedarik zinciri, finansman ve yatırım kararları üzerinde ciddi etkiler yarattı. Ancak bu tür dönemlerde teknik müşavirlik firmalarının önemi daha da artıyor. Çünkü belirsizlik arttığında, yatırımcılar daha iyi fizibiliteye, daha güçlü risk analizine, daha doğru tasarım kararlarına ve daha disiplinli proje yönetimine ihtiyaç duyuyor.
Körfez, Orta Asya, Doğu Avrupa ve Afrika’da yatırım iştahının devam ettiğini görüyoruz. Savaşlar ve politik riskler bazı pazarlarda yavaşlama yaratsa da yeniden yapılanma, sağlık altyapısı, kamu binaları, karma kullanımlı projeler ve kentsel dönüşüm alanlarında ciddi fırsatlar da doğuruyor.
NKY ARCHITECTS AND ENGINEERS, ENR 2025 LİSTESİNDE YER ALDI
2026 itibarıyla ENR (Engineering News-Record) listesindeki başarınızı koruyorsunuz. NKY’yi önümüzdeki 5 yıl içinde “İlk 50 Tasarım Firması” arasında görmek için hangi coğrafyalara ve disiplinlere odaklanacaksınız?
NKY’nin ENR Top 225 International Design Firms listesinde yer alması bizim için yalnızca bir sıralama başarısı değil; Türkiye’den çıkan teknik müşavirlik kapasitesinin dünyada karşılık bulduğunun göstergesi. ENR 2025 listesinde NKY Architects and Engineers, uluslararası tasarım firmaları arasında yer aldı; bu başarıyı 2026 sonrasında da daha yukarı taşımak istiyoruz.
Önümüzdeki beş yılda hedefimiz, NKY’yi ilk 50 uluslararası tasarım firması arasına sokabilecek ölçek, organizasyon ve pazar çeşitliliğine ulaşmak. Bu doğrultuda özellikle Orta Asya, Körfez ülkeleri, Afrika, Balkanlar, Romanya başta olmak üzere Avrupa pazarı ve seçici biçimde Birleşik Krallık gibi yüksek standartlı pazarlara odaklanıyoruz.
Disiplin olarak ise tasarım, proje yönetimi, yatırım danışmanlığı, program yönetimi, inşaat, BIM ekosistemi, dijital proje yönetimi ve özellikle yapay zekâ alanlarında daha da derinleşmek istiyoruz. Yapay zekânın, sektörümüzde yıllardır kabul gören birçok alışkanlığı, iş yapış biçimini ve karar alma süreçlerini köklü şekilde dönüştüreceğine inanıyoruz. Bu dönüşümü yalnızca takip eden değil, yöneten firmalardan biri olmayı hedefliyoruz.
2026 itibarıyla da özellikle proje yönetimi, inşaat denetimi ve yatırım danışmanlığı alanlarında büyüme hedefimizi net şekilde ortaya koyuyor; NKY’yi yalnızca tasarım üreten değil, yatırım süreçlerini uçtan uca yöneten global bir çözüm ortağı olarak konumlandırmaya devam ediyoruz.

SAĞLIK YAPILARI NKY’NİN EN GÜÇLÜ UZMANLIK ALANLARINDAN BİRİ
NKY, Türkiye’deki “şehir hastaneleri” tecrübesini Kazakistan, Pakistan ve Romanya gibi farklı coğrafyalara başarıyla taşıdı. Yüksek teknoloji gerektiren sağlık yapıları ile ilgili global hedeflerinizden söz eder misiniz?
Sağlık yapıları NKY’nin en güçlü uzmanlık alanlarından biri. Türkiye’de şehir hastaneleriyle kazandığımız deneyim, yalnızca büyük metrekareli hastaneler tasarlama tecrübesi değildir; aynı zamanda yüksek teknoloji, klinik akış, enfeksiyon kontrolü, işletme verimliliği, medikal ekipman planlaması ve sürdürülebilir hastane altyapısı kurma bilgisidir.
Bu bilgi birikimini Kazakistan, Pakistan, Romanya ve farklı coğrafyalara taşımış olmak bizim için çok kıymetli. Çünkü sağlık yapıları her ülkede farklı regülasyonlara, farklı kullanıcı alışkanlıklarına ve farklı finansman modellerine sahip. NKY’nin gücü, uluslararası standartları yerel ihtiyaçlarla uyumlu hale getirebilmesinden geliyor.
HEDEF YENİ NESİL SAĞLIK EKOSİSTEMLERİ İLE SEKTÖRE YÖN VERMEK
Bugün artık sağlık yapıları alanında yalnızca bina tasarlayan bir yapıdan söz etmiyoruz. NKY olarak yıllar önce; fizibilite, sağlık kampüsü planlaması, medikal ekipman planlaması, operasyon senaryoları, dijital hastane altyapıları, BIM tabanlı koordinasyon, proje yönetimi ve uygulama danışmanlığını entegre biçimde sunan bir modele geçtik.
Önümüzdeki dönemde ise odağımız, sağlık yapılarının yalnızca fiziksel mekânlarını değil; işletme verimliliğini, dijital entegrasyonunu, veri yönetimini, sürdürülebilirliğini ve hasta deneyimini birlikte kurgulayan yeni nesil sağlık ekosistemleri geliştirmek olacak. Çünkü geleceğin hastaneleri artık yalnızca inşa edilen yapılar değil; teknoloji, operasyon ve insan odaklı deneyimin aynı sistem içerisinde yönetildiği yaşayan organizmalar olacak. Biz de NKY olarak bu dönüşümün sadece bir parçası değil, yön veren aktörlerinden biri olmayı hedefliyoruz.

KAMU VE ÖZEL SEKTÖR DAHA KOORDİNELİ HAREKET ETMELİ
NKY’ye olarak “teknik müşavirliğin hizmet ihracatındaki kritik rolü”ne sık sık vurgu yapıyorsunuz? Türk firmaların bu alanda daha başarılı olması için kamu ve özel sektör nasıl bir iş birliği yapabilir?
Teknik müşavirlik, hizmet ihracatının en stratejik alanlarından biridir. Çünkü iyi bir müşavirlik firması yalnızca kendi hizmetini ihraç etmez; arkasından müteahhitlik, malzeme, teknoloji, ekipman ve finansman ekosistemini de taşır.
Türk firmalarının bu alanda daha başarılı olması için kamu ve özel sektörün daha koordineli hareket etmesi gerekiyor. Kamu tarafında teknik müşavirlik firmalarının uluslararası pazarlara girişini destekleyen finansman, teminat, referans ve diplomatik temas mekanizmaları güçlendirilmeli. Özel sektör tarafında ise firmalarımızın kalite, sözleşme yönetimi, dijitalleşme, insan kaynağı ve kurumsal sürdürülebilirlik alanlarında daha rekabetçi hale gelmesi gerekiyor.
Türkiye müteahhitlikte dünyada çok güçlü bir marka yarattı. Şimdi aynı başarıyı teknik müşavirlikte de büyütmek zorundayız. Çünkü projeyi tasarlayan, yöneten ve standardını belirleyen tarafta olduğunuzda, katma değeriniz çok daha yüksek oluyor.
NKY HİÇBİR PAZARA TEK TİP ÇÖZÜM YAKLAŞIMIYLA BAKMIYOR
Özellikle yurtdışındaki projelerinizde yerel sürdürülebilirlik kriterleri ile uluslararası (LEED, BREEAM vb.) standartları arasındaki NKY nasıl bir denge kuruyor? Bu soruya BIM (Yapı Bilgi Modellemesi) ve bulut tabanlı proje yönetim sistemlerinin operasyonel verimliliği çerçevesinde yanıt verir misiniz?
Yurtdışındaki projelerde en önemli konulardan biri, yerel mevzuat ile uluslararası standartlar arasında doğru dengeyi kurabilmek. Biz NKY olarak hiçbir pazara tek tip çözüm yaklaşımıyla bakmıyoruz. Her ülkenin iklimi, ekonomik gerçekliği, malzeme kapasitesi, insan kaynağı, işletme kültürü ve yasal çerçevesi farklı dinamikler içeriyor. Bu nedenle her projeyi kendi coğrafi, kültürel ve operasyonel bağlamı içerisinde değerlendiriyoruz.
LEED, BREEAM ve benzeri uluslararası sistemler bize güçlü bir referans çerçevesi sunuyor. Ancak sürdürülebilirliği yalnızca sertifika odaklı bir yaklaşım olarak görmüyoruz. Enerji verimliliği, su yönetimi, malzeme seçimi, yaşam döngüsü maliyetleri, bakım süreçleri, kullanıcı deneyimi ve işletme sürdürülebilirliği gibi başlıkların tamamını birlikte ele almak gerekiyor. Bugün sürdürülebilirlik artık yalnızca tasarım kararlarının bir parçası değil; tüm yapı tiplerinde yatırımın yaşam döngüsünü, operasyonel verimliliği, kullanıcı deneyimini ve uzun vadeli ekonomik performansı doğrudan etkileyen stratejik bir yaklaşım haline geldi.
BIM EKOSİSTEMİ STRATEJİK BİR VERİ ALTYAPISINA DÖNÜŞTÜ
Bu noktada BIM ekosistemi, dijital proje yönetimi ve bulut tabanlı koordinasyon sistemleri kritik bir rol oynuyor. BIM sayesinde yalnızca disiplinler arası koordinasyonu değil; tasarım doğruluğunu, maliyet kontrolünü, zaman yönetimini, yapım süreçlerini ve operasyonel verimliliği çok daha erken aşamalarda optimize edebiliyoruz. Bunun yanında BIM artık yalnızca tasarım ve yapım süreçlerini yöneten bir araç değil; yapının işletme, bakım ve uzun vadeli yaşam döngüsü yönetimine kadar uzanan stratejik bir veri altyapısına dönüşmüş durumda. Bulut tabanlı sistemler ise farklı ülkelerde çalışan ekiplerin, yatırımcıların, danışmanların ve uygulama ekiplerinin aynı veri seti üzerinden gerçek zamanlı hareket etmesini sağlıyor.
Bugün global ölçekte rekabet eden bir şirketin yalnızca güçlü tasarım üretmesi yeterli değil. Aynı zamanda veriyi yöneten, süreçleri entegre eden, dijitalleşmeyi operasyonel verimliliğe dönüştüren ve yatırımın tüm yaşam döngüsünü yönetebilen bir organizasyon modeli kurması gerekiyor. Biz de NKY olarak tam olarak bu dönüşüm alanına yatırım yapıyoruz.
ORTAK VİZYON GELİŞTİRME ALANI
Türkiye Müteahhitler Birliği öncülüğünde bu yıl ilk kez düzenlenen Construction Summit 2026 gibi organizasyonlar sektöre ne tür avantajlar getirebilir. Bu konudaki görüşlerinizi bizimle paylaşır mısınız?
Türkiye Müteahhitler Birliği öncülüğünde düzenlenen Construction Summit Türkiye 2026 gibi organizasyonları sektör açısından oldukça değerli buluyorum. Bu tür platformlar artık yalnızca sektör temsilcilerinin bir araya geldiği etkinlikler değil; aynı zamanda inşaat, mimarlık, mühendislik, teknoloji, yatırım ve sürdürülebilirlik ekseninde ortak vizyon geliştirme alanlarına dönüşüyor.
Özellikle dijitalleşme, yapay zekâ, BIM teknolojileri, yeni nesil yapı malzemeleri, sürdürülebilirlik kriterleri ve akıllı şehir yaklaşımları gibi konuların sektörün ana gündemi haline gelmesi son derece önemli. Çünkü küresel rekabet artık yalnızca hızlı ve büyük ölçekli proje üretmekle değil; yüksek mühendislik kapasitesi, güçlü mimarlık yaklaşımı, teknolojik yeniliklere adaptasyon ve entegre proje yönetimi kabiliyetiyle şekilleniyor.
Türkiye’nin inşaat sektörü bugün dünyada önemli bir deneyim, hız ve uygulama kapasitesine sahip. Ancak önümüzdeki dönemde Türkiye’nin yalnızca büyük projeler inşa eden değil; tasarlayan, teknoloji geliştiren, süreç yöneten ve uluslararası standartları belirleyen bir oyuncu olarak konumunu daha da güçlendirmesi gerektiğine inanıyorum.
Bu nedenle Construction Summit gibi organizasyonlar; kamu kurumları, yatırımcılar, tasarım ofisleri, mühendislik firmaları, teknoloji şirketleri, müteahhitler ve akademi arasında daha güçlü iş birlikleri kurulmasına katkı sağlayabilir. Aynı zamanda genç profesyonellerin sektöre bakışını dönüştürmesi açısından da çok kıymetli olduğunu düşünüyorum.

GELECEK BUGÜNDEN PLANLAMAYLA ÇAĞA AYAK UYDURARAK İNŞA EDİLEBİLİR
Son olarak NKY’nin gelecek vizyonu ve stratejisi ile ilgili neler söylemek istersiniz?
NKY olarak biz, geleceğin yalnızca bugünden planlanarak ve çağa ayak uydurarak inşa edilebileceğine inanıyoruz. Bugün mimarlık ve mühendislik sektörü büyük bir dönüşümden geçiyor. Artık mesele sadece iyi bina yapmak değil; doğru yatırım, doğru teknoloji, doğru çevresel yaklaşım ve doğru işletme modeli kurabilmek.
Özellikle yapay zekâ, veri analitiği ve dijital tasarım teknolojilerinin önümüzdeki dönemde sektörümüzü köklü şekilde dönüştüreceğini düşünüyoruz. Yapay zekâ yalnızca tasarım süreçlerini hızlandıran bir araç değil; karar alma mekanizmalarını, proje yönetimini, maliyet optimizasyonunu, operasyonel verimliliği ve hatta yapıların yaşam döngüsü yönetimini yeniden tanımlayan yeni bir paradigma oluşturuyor. Bu dönüşümü yalnızca takip eden değil, süreçlerine entegre eden ve yöneten firmaların ön plana çıkacağına inanıyoruz.
Türkiye’nin bu alanda çok güçlü bir insan kaynağı ve uluslararası tecrübesi var. Bizim hedefimiz de bu birikimi dünyaya daha güçlü şekilde taşımak. NKY olarak tasarlayan, yöneten, denetleyen, teknoloji üreten ve değer oluşturan bir Türk markası olarak uluslararası pazarlarda daha kalıcı, daha görünür ve daha etkili olmayı sürdüreceğiz.








