RAMS, kentsel dönüşüm projelerinde ticari alanların varlığına önem veriyor
İnşaat Dünyası Dergisi Mart-Nisan 2026 sayısında “Kentsel Dönüşüm ve Deprem” özel dosyası çerçevesinde RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül’ü ağırladı. Kentsel dönüşüm projelerinde ticari alanların varlığına özellikle önem verdiklerini belirten RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül, “Çünkü dönüşüm yalnızca fiziksel bir yenilenme değil; aynı zamanda bölgenin ekonomik ve sosyal olarak yeniden canlanmasını da sağlıyor. Ticari alanlar, ofisler ve çarşılar o bölgenin ekonomik dinamizmini artırıyor, istihdam yaratıyor ve yaşamın sürekliliğini sağlıyor” dedi.
RAMS Türkiye, kentsel dönüşüm ve deprem ile ilgili sorularımıza geçmeden önce Devran Bülbül’ün sektördeki kariyer yolculuğundan kısaca bahseder misiniz?
Sektörel yolculuğum aslında aile şirketimizin hikâyesiyle paralel ilerledi. RAMS Global’in temelleri 1988 yılında Gaziantep’te atıldı ve yıllar içinde şirketimiz farklı coğrafyalarda büyüyerek uluslararası bir yapıya dönüştü. Aile şirketinde yetişen biri olarak çok genç yaşlardan itibaren hem sahada hem de işin stratejik tarafında bulunma fırsatım oldu.
Özellikle Orta Asya’da yürüttüğümüz projeler bizim için çok önemli bir deneyim alanı oluşturdu. Kazakistan başta olmak üzere ülkemiz dışında Tayland, Dubai ve Kuzey Irak’ta gerçekleştirdiğimiz projeler sayesinde uluslararası ölçekte büyük ölçekli şehir projeleri geliştirme konusunda ciddi bir tecrübe kazandık. Bu süreç bana farklı pazarlarda yatırım yapmanın, şehirlerin ihtiyaçlarını doğru analiz etmenin ve uzun vadeli değer üreten projeler geliştirmenin önemini öğretti.
Eylül - Ekim Sayısı Yayında!
İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.
Türkiye’de geliştirdiğimiz projelerde uluslararası deneyimimizi yansıtmaya çalışıyoruz. İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde yalnızca konut üretmeye değil, yaşam kalitesini artıran, ticari alanları ve sosyal yaşamı da içine alan bütüncül projeler geliştirmeye odaklanıyoruz. Amacımız sadece yapı üretmek değil, aynı zamanda şehirlerin geleceğine değer katan projeler ortaya koymak.

RAMS OLARAK 100 AŞKIN PROJEYİ HAYATA GEÇİRDİK
RAMS Türkiye kentsel dönüşüm projeleri çerçevesinde ne kadar ticari gayrimenkul üretti? Önümüzdeki dönemdeki hedeflerinizi de rakamlar ışığında açıklar mısınız?
RAMS olarak bugüne kadar farklı ülkelerde ve şehirlerde önemli projeler geliştirdik. Türkiye’de de özellikle son yıllarda ciddi bir yatırım süreci yürütüyoruz. Bugüne kadar tamamladığımız projelerle 6 milyon metrekareyi aşan inşaat alanına ulaştık, 100’ü aşkın projeyi hayata geçirdik.
Projelerimizi planlarken yalnızca konut üretimine odaklanmıyoruz. Günümüzde şehirlerin sürdürülebilirliği için konut, ticari alanlar, sosyal donatılar ve kamusal yaşam alanlarının birlikte planlanması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle geliştirdiğimiz projelerin önemli bir bölümü karma kullanım yaklaşımıyla tasarlanıyor.
Kentsel dönüşüm projelerinde ticari alanların varlığı özellikle önemli. Çünkü dönüşüm yalnızca fiziksel bir yenilenme değil; aynı zamanda bölgenin ekonomik ve sosyal olarak yeniden canlanmasını da sağlıyor. Ticari alanlar, ofisler ve çarşılar o bölgenin ekonomik dinamizmini artırıyor, istihdam yaratıyor ve yaşamın sürekliliğini sağlıyor.

ÖZEL SEKTÖRÜN EN BÜYÜK KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ: RAMS PARK HOUSE MASLAK
Örneğin İstanbul’da geliştirdiğimiz projelerden biri olan RAMS Park House Maslak, 400 bin metrekarelik dönüşüm alanında konumlanıyor ve proje içinde 8 bin metrekarelik çarşı alanı yer alıyor. 10 blokta toplam 3 bin daireden oluşan RAMS Park House Maslak, Türkiye’nin özel sektör tarafından hayata geçirilen en büyük kentsel dönüşüm projelerinden biri. Bu tür projelerle hem modern konut alanları hem de güçlü bir ticari altyapı oluşturmayı hedefliyoruz.
RAMS CITY GAZİANTEP ŞEHRİN GÜÇLÜ TİCARİ POTANSİYELİNE KATKI SAĞLAYACAK
Yine Gaziantep’te hayata geçirdiğimiz RAMS City Gaziantep projesi, iş, ticaret ve sosyal yaşamı bir araya getiren karma kullanımlı bir iş ve yaşam merkezi olarak tasarlandı. Şehrin güçlü ticari potansiyeline katkı sağlayacak, iş dünyasına yeni bir dinamizm kazandıracak bir merkez oluşturmayı hedefledik. Proje kapsamında 254 ofisin yanı sıra açık hava alışveriş alanı, restoranlar ve çeşitli sosyal alanlar yer alıyor. Bununla birlikte toplantı ve iş ağı oluşturmayı destekleyen alanlar ile peyzaj ve rekreasyon alanları da projede önemli bir yer tutuyor.
Böylece sadece çalışılan bir iş merkezi değil, aynı zamanda sosyal yaşamın da parçası olan bir buluşma noktası oluşturmayı amaçladık. Yıl içerisinde tamamlamayı planladığımız projemizin, Gaziantep’in üretim ve ticaret gücüne yakışır şekilde, şehrin yeni cazibe noktalarından biri haline geleceğine inanıyoruz.
Öte yandan Arnavutluk’u da büyüme stratejimizin önemli duraklarından biri olarak konumlandırdık. Arnavutluk yatırımlarımız, Avrupa ve Balkanlar’daki genişleme vizyonumuzun bir parçası olarak öne çıkacak. Burada yalnızca konut değil; karma yaşam alanları, ticari projeler ve yüksek katma değerli gayrimenkuller geliştireceğiz. Uluslararası yatırımcıyı hedefleyen projelerimiz ile Balkanlar’da marka bilinirliğimizi artıracağız.
Ayrıca önümüzdeki dönemde özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde kentsel dönüşüm potansiyeli olan bölgelerde daha fazla yatırım yapacağız. Konutun yanı sıra ticari fonksiyonları da içeren büyük ölçekli karma projelerin sayısını artırmayı planlıyoruz.

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE KAMU VE ÖZEL SEKTÖR GÜÇLÜ BİR İŞ BİRLİĞİ YAPMALI
Deprem tehdidi altındaki ülkemizde kentsel dönüşümde hızlı yol almak için özellikle finansman ve yapı teknolojisi (çelik konstrüksiyon, modüler yapı) konusunda kamu – özel sektör iş birliği ile ilgili RAMS Türkiye’nin somut önerileri nelerdir?
Türkiye deprem gerçeğiyle yaşayan bir ülke ve bu nedenle kentsel dönüşüm aslında bir tercih değil, zorunluluk. Mevcut konut stokuna baktığımızda milyonlarca yapının dönüşüm ihtiyacı olduğunu görüyoruz. Bu ölçekte bir dönüşümün yalnızca kamu kaynaklarıyla gerçekleşmesi mümkün değil. Bu nedenle kamu ve özel sektörün güçlü bir iş birliği içinde hareket etmesi gerekiyor.
Finansman tarafında özellikle uzun vadeli ve erişilebilir kredi modelleri dönüşümün hızlanmasında çok önemli bir rol oynayabilir. Vatandaşların dönüşüm sürecine daha rahat dahil olabilmesi için düşük faizli kredi modelleri, kira destekleri ve teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesi önemli.
Yapı teknolojileri tarafında ise sektörün sürekli kendini yenilemesi gerekiyor. Deprem dayanımı yüksek yapı sistemleri, ileri beton teknolojileri, çelik taşıyıcı sistemler ve yeni nesil mühendislik çözümleri artık projelerin vazgeçilmez bir parçası haline geldi.
Biz RAMS olarak projelerimizin tüm aşamalarında zemin analizlerinden malzeme seçimine kadar bilimsel verilerle hareket ediyoruz. Deprem yönetmeliklerine tam uyum sağlamak ve yapı güvenliğini en üst seviyede tutmak bizim için temel bir öncelik. Kentsel dönüşümün hızlanması için bu standartların sektör genelinde yaygınlaşmasının da çok önemli olduğunu düşünüyorum.

DEPREME KARŞI ŞEHİRLERİN EKONOMİK VE SOSYAL ALTYAPILARI DA GÜÇLÜ OLMALI
Deprem direnci yüksek yapılar ve kentsel dönüşümde ticari gayrimenkul ve AVM’ler niçin önemli? Deprem ülkesi Türkiye’de doğal afet olaylarında kentsel dönüşüm projeleri ve AVM’ler hangi özellikleri ile öne çıkıyor?
Deprem ülkelerinde şehirlerin dayanıklılığı yalnızca konutların yenilenmesiyle sağlanamaz. Aynı zamanda şehirlerin ekonomik ve sosyal altyapısının da güçlü olması gerekir. Bu noktada ticari gayrimenkuller ve karma kullanım projeleri önemli bir rol oynuyor.
Modern mühendislik standartlarına göre inşa edilen alışveriş merkezleri ve ticari yapılar güçlü taşıyıcı sistemleri, geniş açıklıklı mimari yapıları ve yüksek güvenlik standartları sayesinde oldukça dayanıklı yapılar olarak öne çıkıyor. Ayrıca bu tür yapılar geniş açık alanlara ve güçlü altyapıya sahip oldukları için afet durumlarında şehirlerin ihtiyaç duyduğu lojistik ve destek noktaları açısından da önemli bir potansiyel taşıyor.
Bunun yanında ticari alanlar dönüşüm projelerinin ekonomik sürdürülebilirliğini de sağlıyor. Bir bölgenin yalnızca konutlarla değil, ticari alanlar, sosyal yaşam alanları ve kamusal mekanlarla birlikte planlanması şehir hayatını daha canlı ve sürdürülebilir hale getiriyor.
Biz RAMS olarak projelerimizi geliştirirken şehir hayatının bu bütüncül yapısını dikkate alıyoruz. Konut, ticaret, sosyal alan ve kamusal yaşamın birlikte tasarlandığı projelerin şehirlerin geleceği açısından daha doğru bir model olduğuna inanıyoruz.
RAMS GLOBAL 6 ÜLKEDE 11 ŞEHİRDE FAALİYET GÖSTERİYOR
RAMS Global’ın yurt dışı yatırımları hakkında neler söylemek istersiniz?
RAMS Global bugün 6 ülkede ve 11 şehirde faaliyet gösteren uluslararası bir yatırım ve proje geliştirme grubu haline geldi. Gayrimenkul geliştirme başta olmak üzere turizm, sağlık, madencilik ve yeme-içme gibi farklı sektörlerde yatırımlarımız bulunuyor.
RAMS Global, yurt dışı projelerinde geliştirdiği büyük ölçekli ve çok fonksiyonlu yapılarla faaliyet gösterdiği pazarlarda güçlü bir iz bırakıyor. Özellikle Kazakistan’da hayata geçirdiğimiz konut, ofis ve ticari alanları bir araya getiren projelerle modern şehir yaşamını yeniden tanımlayarak; mimari kalite, sürdürülebilirlik ve entegre yaşam alanları odağıyla öne çıkıyoruz.
Bununla birlikte Dubai, Tayland, Irak ve Arnavutluk gibi farklı coğrafyalarda da yatırımlarımızı sürdürerek, her pazara özgü geliştirdiğimiz projelerle hem yerel ihtiyaçlara yanıt vermekte hem de uluslararası standartlarda yaşam ve yatırım fırsatları sunmaktayız. Bu çeşitlilik, küresel ölçekte büyüme vizyonumuzu desteklerken, farklı kültür ve şehir dinamiklerine uyum sağlayabilen esnek geliştirme yaklaşımımızı da ortaya koyuyor.

RAMS’IN GLOBAL BÜYÜMESİ KAZAKİSTAN PAZARI İLE BAŞLADI
Bizim en güçlü olduğumuz pazarlardan biri Kazakistan, global büyümemiz buradan başladı. Almatı’da kurulan ilk yatırımlarla RAMS olarak hikayemiz başladı ve zamanla ülkenin önde gelen gayrimenkul geliştiricilerinden biri haline geldik. Binlerce konut üretimi ve büyük ölçekli karma projelerle şehirleşmeye doğrudan katkı sağladık. Öne çıkan projelerimiz arasında RAMS City Kazakhstan, RAMS Garden Kazakhstan, RAMS Signature, RAMS Saiahat (Astana), RAMS Beyond Almaty (Yeni Nesil Proje) yer alıyor.
ARNAVUTLUK, AVRUPA’DAKİ BÜYÜME VİZYONUMUZUN SOMUT BİR ADIMI OLACAK
Uluslararası büyüme stratejimiz kapsamında Avrupa’daki varlığımızı güçlendirmeye hazırlanıyoruz. Bu kapsamda yeni yatırım rotalarımızdan biri de Arnavutluk. Arnavutluk’taki yatırımımız yalnızca bir konut projesi değil, yaşam, ticaret ve sosyal alanları bir araya getiren geniş ölçekli bir “yaşam merkezi” olacak. Bu pazara güçlü bir giriş yapmaya hazırlanırken, yalnızca yeni bir ülkeye yatırım yapmaktan öte; Avrupa’daki büyüme vizyonumuzun somut bir adımı olacak. Bu hamleyle birlikte global tecrübemizi yeni pazarlara taşıyarak uluslararası marka değerimizi daha da yukarıya çıkarmayı hedefliyoruz.
Uluslararası yatırımlarımızın bize sağladığı en önemli avantaj, farklı şehirlerin ihtiyaçlarını daha geniş bir perspektifle değerlendirebilmemiz. Bu deneyimi Türkiye’de geliştirdiğimiz projelere de yansıtıyoruz. Hedefimiz hem Türkiye’de hem de yurt dışında şehirlerin yaşam kalitesini yükselten, sürdürülebilir ve uzun vadeli değer üreten projeler geliştirmeye devam etmek.








