Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu 1915 Çanakkale Köprüsü’nü İnşaat Dünyası Dergisi’ne anlattı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, 2023 metre orta açıklığı ile dünyanın en uzun orta açıklıklı asma köprüsü olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün “en”lerini İnşaat Dünyası Dergisi’ne anlattı. Karaismailoğlu, “Çin’den Londra’ya kesintisiz bir taşımacılık hattı sağlamak üzere büyük ölçekli altyapı yatırımları gerçekleştirmek, ülkemizin ulaştırma politikalarının temel eksenidir. 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu Projesi de Türkiye’nin öncülük ettiği ‘Orta Koridor’ girişiminin en önemli halkalarından biri olacak” dedi.
1915 Çanakkale Köprüsü, Türkiye için nasıl bir öneme sahip?
Dünyadaki ekonomik gelişmelerin coğrafyamıza sunduğu büyük fırsatları en iyi şekilde değerlendirmek için var gücümüzle çalışmalarımıza ve Türkiye’ye değer katan projelerimize devam ediyoruz. Bu bağlamda oluşturduğumuz lojistik koridorlarımızla bölgemize hâkim bir lojistik süper güç olmanın hazırlığındayız. 1915 Çanakkale Köprüsü ve Malkara-Çanakkale Otoyolu da bu hazırlığımızın son halkası olması bakımından çok değerli. Projemiz, İstanbul’u Çanakkale’ye ve tabii Kuzey Ege’ye bağlıyor. Yani, Türkiye ekonomisinin en gelişmiş bölgeleri olan ve nüfusun önemli bir bölümünün yaşadığı Marmara ve Ege’deki limanların, demiryolunun ve hava ulaşım sistemlerinin karayolu ulaşım projeleri ile entegrasyonunu sağlıyoruz. Böylesine önemli projeler bölgelerimizde ekonomik gelişime ve sanayinin ihtiyaç duyduğu dengeli bir planlama ve yapılanmanın oluşturulmasına da imkân sunacaktır.

Bilindiği üzere “Bir Kuşak Bir Yol Projesi” ile Çin Halk Cumhuriyeti, Asya, Avrupa ve Ortadoğu’yu birbirine bağlayan devasa bir altyapı, ulaşım, yatırım, enerji ve ticaret ağı oluşturulması amaçlanıyor. Bu projenin vizyon belgesi Mart 2015’te yayınlandı. Türkiye olarak, “Orta Koridor” yaklaşımımız kapsamında bu projeye ilişkin aktif bir diplomasi başlattık. Orta Koridor, doğu ile batı arasındaki mevcut hatları tamamlayıcı, güvenli bir güzergâh teşkil ediyor. Çin’den Londra’ya kesintisiz bir taşımacılık hattı sağlamak üzere büyük ölçekli altyapı yatırımları gerçekleştirmek, ülkemizin ulaştırma politikalarının temel eksenidir. Uzak Doğu’dan Avrupa’ya uzanan, yüzyıllar boyunca ticaret kervanlarının güzergâhı olarak yerini alan tarihi İpek Yolu’nun Orta Koridor’da geliştirilmesi için hem Anadolu’da hem de Kafkasya ve Orta Asya’da demiryolu ağlarının kurulması önceliklerimiz arasında bulunuyor. Yanı sıra demiryollarımız ile karayollarının entegrasyonu konularında uzun süreden beri bölge ülkeleriyle çalışmalarımız devam ediyor. Bu amaç doğrultusunda Asya-Avrupa-Orta Doğu ekseninde çok yönlü ulaşım ağını geliştirmek için önemli adımlar atıyor, ülke içerisinde doğu-batı ve kuzey-güney ekseninde ulaşım bağlantısını geliştirecek projeleri de hayata geçiriyoruz. Bu nedenle hâlihazırda çalışan Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu hattı Çin’den ve Orta Asya’dan ülkemize ulaşan tüm yolları birleştiren bir altyapı olarak son derece büyük bir öneme sahip.
Temmuz - Ağustos Sayısı Yayında!
İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.
Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı gibi 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu Projesi de, Türkiye’nin ulusal kalkınma hamlesinin belgesi niteliğindeki Vizyon 2023 Master Planı’nda öngörülen karayollarının yurt sathında iyileştirilmesi hedefinde önemli bir rol oynayacak. Türkiye’nin öncülük ettiği ‘Orta Koridor’ girişiminin en önemli halkalarından biri olacak. Pekin’den Londra’ya kesintisiz, ekonomik bir ticaret yolu oluşturma hedefine doğrudan katkı sunacak.

TAŞIMACILIKTA SÜRELER VE MALİYETLERİN DÜŞMESİYLE DIŞ TİCARETİN ETKİNLİĞİ ARTACAK
Tarım, sanayi ve turizm bölgesi Trakya’yı ve Batı Anadolu’yu birbirine bağlayan ve özellikle Avrupa Birliği ülkelerinden gelen yük hareketlerinin hızlı bir şekilde Ege, Anadolu ve Batı Akdeniz’e inmesini sağlayacak 1915 Çanakkale Köprüsü’nün lojistik alanda Türkiye ekonomisine katkısının nasıl şekilleneceği öngörülüyor?
Hiç şüphesiz İstanbul ile Çanakkale arasındaki yolun kısalması bölgedeki kültür ve doğa turizm hareketlerini de destekleyecek.
Ulusal ve uluslararası turizm canlanacak, Avrupa ülkeleri, Balkanlar ve özellikle Yunanistan ve Bulgaristan ile ticari ilişkilerin yanı sıra kültürel etkileşim de olumlu etkilenecek. 1915 Çanakkale Köprüsü hem lojistik anlamda hem de birçok kurum ve kuruluşun faaliyetlerini Çanakkale’de yapabilmesi için önemli fırsatlar getiriyor. Çünkü Köprü’nün açılışıyla birlikte Marmara Ring Hattı da tamamlamış oldu. Bu hat ekseninde yürütülecek ticaretin Türkiye ekonomisine katkısı büyük olacak.
Trafiğin güvenli ve rahat seyredebilmesi, Ege ve Marmara bölgelerinin ulaşım altyapısının beklentileri karşılayabilmesi, sanayinin ihtiyaç duyduğu yeni yatırım alanlarının oluşturulması için bölgedeki limanlar, demiryolu ve hava ulaşım sistemlerinin karayolu ulaşım projeleriyle entegrasyonu çok önemliydi. Bunu sağladığımız için son derece memnunuz.
Trakya ve Batı Anadolu’daki sanayi, ticaret ve hizmet sektörleri ivme kazanacak, daha hızlı ve daha düşük maliyetli yük taşımacılığı, üretken nüfus barındıran bu bölgelerimizin sadece ekonomik faaliyetlerini değil, sosyal bağlarını da güçlendirecek. Taşımacılıkta süreler ve maliyetlerin düşmesiyle dış ticaretin etkinliği artacak. Yük taşıyan araçların ulaşım kısıtlamasının kalkmasıyla ithalat ve ihracatımızdaki zaman maliyeti azalacak. Kısaca, şanlı tarihine ve 21. yüzyıla yaraşır bir ‘eser projeye’ kavuşan Çanakkale, önemine ve dinamiğine uygun, estetik ve çağdaş bir asma köprü ile taçlanıyor, diyebiliriz.
İSTANBUL MERKEZLİ BATI-DOĞU AKSI ÜZERİNDE YOĞUNLAŞAN TRAFİK YÜKÜ, MARMARA DENİZİ’NİN BATI KIYISINDAN GÜNEY YÖNÜNE DOĞRU DENGELENECEK
1915 Çanakkale Köprüsü, İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi trafiğini nasıl etkileyecek?
1915 Çanakkale Köprüsü öncelikle Asya ile Avrupa arasında yeni bir karayolu alternatifi sunarak trafik yükünü önemli ölçüde azaltacak. Özellikle Batı Anadolu’dan Avrupa’ya ulaşımda Marmara Denizi’nin etrafını dolanarak Osmangazi Köprüsü ve İstanbul Boğaz Geçişi yerine Çanakkale üzerinden erişim imkânı sağlanıyor. Batı Anadolu boyunca hâlen İstanbul merkezli batı-doğu aksı üzerinde yoğunlaşan trafik yükü, Marmara Denizi’nin batı kıyısından güney yönüne doğru dengelenecek. İstanbul’un Avrupa ve Anadolu arasında üstlendiği ağır transit trafik yükü de hafifleyecek. Özellikle ağır vasıtaların çoğunlukta olduğu yoğun trafiğe hizmet eden yolda; trafik güvenliği, can ve mal emniyetinin tam olarak sağlanması, seyahat süresinin kısaltılması ve yöredeki turizm ve sanayinin gelişmesine katkıda bulunulması amaçlanıyor.
Kınalı-Tekirdağ-Çanakkale-Savaştepe Otoyolu’nun, Gebze-İzmir Otoyolu’na Balıkesir civarında bağlanması ile İzmir, Aydın, Antalya gibi turizm merkezlerinin Avrupa ülkeleri ile arasındaki mesafe kısalacak ve bu bölgelerdeki turizm sektörünün daha da canlanması sağlanacak.
89 km otoyol, 12 km bağlantı yolu olmak üzere toplam 101 km uzunluğundaki Malkara-Çanakkale Otoyolu projesinin hizmete girmesi ile mevcut bölünmüş devlet yoluna kıyasla yaklaşık 40 km’lik kısalacak.
Çanakkale Boğazı’nı geçmek için bayram ve tatil dönemlerinde saatlerce sürebilen feribot bekleme süreleri ile yaklaşık 1,5 saat ile 5 saat arasında süren seyahat süresi, 6 dakikaya inecek.
Proje sayesinde yıllık zaman tasarruf tutarının 1 milyar 244 milyon TL, akaryakıt tüketiminde vergiler dâhil toplam yıllık tasarruf tutarının 1 milyar 44 milyon TL, çevre tasarruf tutarı 26 milyon TL olmak üzere toplam tasarruf tutarının 2022 yılı fiyatları ile 2 milyar 314 milyon TL olacağını tahmin ediyoruz.

Limanlar, demiryolu, hava ulaşım sistemleri ve karayolu ulaşım projeleri ile entegre olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nün etkilediği bölgelere sunacağı sosyal fayda için neler söylersiniz?
İstanbul-İzmir Otoyolu, Kuzey Marmara Otoyolu, Edirne-İstanbul-Ankara Otoyolu ile İzmir-Aydın ve İzmir-Çeşme otoyolları birleşerek, Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan Marmara ve Ege bölgelerini tam erişme kontrollü otoyol ağı ile birbirine bağlandı. 1915 Çanakkale Köprüsü ve 101 kilometrelik Malkara-Çanakkale Otoyolu’nun da hizmete girmesiyle Marmara Otoyol Entegrasyonu tam anlamıyla sağlanıyor.
Tamamlanan ve planlanan diğer otoyollar ile birlikte değerlendirildiğinde, özellikle Ege, İç Anadolu’nun batısı, Adana-Konya aksı ve Batı Akdeniz ile Trakya-Avrupa arasındaki yük ve yolcu taşımacılığında, İstanbul Boğaz’ından bile önemli bir alternatif olacak. Otoyolun Balıkesir civarında Gebze-İzmir Otoyolu’na bağlanması ile İzmir, Aydın, Antalya gibi turizm merkezlerinin Avrupa ülkeleri ile arasındaki mesafe kısalacak; böylece turizm sektöründe gelişmeye önayak olunacak. Marmara ve Ege bölgelerindeki limanlar, demiryolu ve hava ulaşım sistemlerinin karayolu ulaşım projeleri ile entegrasyonu da 1915 Çanakkale Köprüsü ile sağlanacak. Köprünün konumundan kaynaklı olarak sadece Boğaz’ın iki yakasını değil, bölgedeki ve bölge ile bağlantılı coğrafyalardaki milyonlarca insanı her anlamda birbirine bağlayacak projemiz, üretken nüfus barındıran bu bölgelerde ekonomik ve kültürel canlılığı artıracak.
1915 ÇANAKKALE KÖPRÜSÜ’NÜ, TÜRK MÜHENDİSLİĞİNİN ULAŞTIĞI SEVİYEYİ GÖSTERMESİ BAKIMINDAN SON DERECE ÖNEMLİ BULUYORUZ
Dünyanın en uzun orta açıklıklı asma köprüsü 1915 Çanakkale Köprüsü, Türkiye’ye mühendislik alanında nasıl bir tecrübe sağladı?
Orta ve yan açıklıkları ile yaklaşım viyadüklerinin toplamıyla, geçiş uzunluğu 4 bin 608 metreye ulaşan 1915 Çanakkale Köprüsü, kendi alanında dünyada ilk sırada yer alan bir eserdir. Köprü’nün 2023 metrelik orta açıklığı Cumhuriyet’imizin 100’üncü kuruluş yıl dönümünü, 318 metrelik çelik kuleleri de Çanakkale Deniz Zaferi’nin kazanıldığı 18 Mart 1915’i sembolize ediyor. Kuleler, kırmızı beyaz rengini ise ‘al bayrağımızdan’ alıyor. Deniz seviyesinden yüksekliği 16 metrelik top mermisi figürü ile birlikte 334 metreye ulaşan kule yüksekliği ile köprümüz, ‘dünyanın en yüksek kulelerine sahip’ asma köprüsü; 2023 metrelik orta açıklığıyla da ‘dünyanın en uzun orta açıklıklı’ asma köprüsüdür. Yine iki çelik kule arasındaki Köprümüz, dünyada ikiz tabliye olarak tasarlanan nadir asma köprülerden biri olma özelliğine de sahip. 18 Mart’ta açılışını yaptığımız köprümüz dünyada 2 bin metre orta açıklığın üzerinde ikiz tabliye olarak dizayn ve inşa edilen ilk köprü olarak tarihe geçti. Bunların yanı sıra Köprümüzün ‘en’ler arasında sayılmasına neden olacak başka özellikleri de var. Köprümüzün ana kablosunda kullanılan 162 bin kilometrelik toplam tel uzunluğu ile dünyanın çevresi 4 kez dönülebiliyor. Kule kesonları, alan olarak kıyaslandığında, 1 futbol sahası büyüklüğünde. İnşasında kullanılan 227 bin m³’lük beton ile 100 m²’lik 5 bin 900 adet daire, yani 25 bin nüfuslu bir ilçe kurulabilir. Kullanılan 177 bin ton çelik ile 177 bin binek otomobil üretilebiliyor. Ayrıca köprü kulelerinin üst bağ kirişinin yerleştirilmesi esnasında 155 ton ağırlık ve 318 metre yükseklik parametreleri baz alındığında dünyada yapılan en büyük ağır kaldırma operasyonu gerçekleştirildi.
Tüm özellikleri düşünüldüğünde, 1915 Çanakkale Köprüsü’nü Türk mühendisliğinin ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından son derece önemli buluyoruz. Mühendislerimiz artık büyük projelerde çalışmak, saha bilgisi elde etmek için yurt dışına çıkmak zorunda değil. Çünkü son 20 yılda gerçekleştirilen büyük altyapı projelerinin çoğunluğu ülkemizde inşa ediliyor. Bu da mühendislerimizin yetiştirilmesine ön ayak oluyor. Böylelikle hem Türk mühendisliği gelişiyor ve yurt dışında öğretici pozisyonda büyük projelere imza atıyor.

PROJE NEDENİYLE ETKİLENEN HER AĞAÇ YERİNE 5 AĞAÇ DİKİLMESİ TAAHHÜT EDİLDİ
Proje uluslararası standartlar ile uyumlu olan Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi (ÇSED) Raporu’nda yer alan sosyal hassasiyetler göz önünde bulundurularak yürütüldü. Bakanlığın bu konudaki çalışmaları hakkında bilgi verebilir misiniz?
Projenin çevre açısından hassasiyeti üst düzeyde tutuldu. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) çalışmasına ek olarak uluslararası standartlarda bir Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi (ÇSED) de yapıldı.
Kamuoyu ve paydaşlarla danışma süreci kapsamında, binden fazla katılımcıyla yedi ÇSED bilgilendirme toplantısı yapıldı. 10’dan fazla kurumdan ÇSED Raporu’yla ilgili görüş alındı. Posterler, broşürler, gazete ilanları ve Kamulaştırma Bilgi Rehberi ile paydaşlar bilgilendirildi. ÇSED kapsamında, deniz canlıları üzerine yapılan araştırmalarda, köprü kule temellerindeki kazık çalışmalarının Çanakkale Boğazı’nı kullanarak göç eden bazı yunus türlerini olumsuz etkileyebileceğini görülünce, hemen bu konuyla ilgili gerekli önlemler alındı.
Akdeniz’de koruma altındaki bir tür olan Pinna Nobilis adındaki midye türünün köprünün deniz yapıları sebebiyle etkilenebileceğinin tespit edilmesi üzerine de Çanakkale 18 Mart Üniversitesi ile bir çalışma yapıldı ve üç farklı noktada bulunan, boyları bir metreyi bulan 1000’in üzerinde Pinna Nobilis komşu güvenli bölgelere taşındı.
Deniz tabanında kazık işlerinin devam ettiği Mart-Kasım 2018 ayları arasında, konularında uzman üç Deniz-Memeli Gözlemcisi 7 gün 24 saat görev aldı. Kazık işlemlerinden önce ön izleme yapan bu uzmanlar, kazık çakılması sırasında da 500 metreden fazla yaklaşan yunus olduğu takdirde kazık işleminin durdurulması için uyarı yapmakla görevliydiler. Bu yöntemle, kazık çalışmaları beş kez durdurularak yunusların geçişleri beklendi.
Ayrıca; karayolu projelerinin, yaban hayvanlarının yaşam alanları arasında geçişlerine imkân sağlayarak ve trafik kazalarını azaltmak amacıyla yaban hayatı sahaları dikkate alınarak hazırlanması, yine bu kapsamda yaban hayatı ekolojik geçiş yapılarının tasarlanması çevre duyarlılığı açısından büyük önem arz ediyor.
Otoyol yapım çalışmalarının yaban hayvanlarının hayatlarını tehlikeye sokmaması için alınabilecek en uygun önlem ise Ekolojik (Ekosistem) Üst Geçitlerdir. Bu köprüler, hayvanların özgürce hareket etmelerini sağlıyor ve biyolojik çeşitliliğe olumlu katkıda bulunuyorlar.
Yaban hayvanlarının yaşama alanlarının korunması için ÇSED raporunda belirtilen öneriler dikkate alınarak Tarım ve Orman Bakanlığı İstanbul ve Çanakkale Bölge Müdürlükleri ayrıca Çanakkale On Sekiz Mart Üniversitesi Biyoloji Bölümü Fauna uzmanlarıyla yapılan görüşmeler yapıldı. Malkara-Çanakkale Otoyolu’nun projelendirilmesi sürecinde de inşaat ve işletme döneminde çevre ve sosyal koşullara etkisinin minimuma indirilmesi, yaban hayvanlarının geçişi ve türlerin devamlılığını sağlayabilmeleri amacıyla 40 metre genişliğinde bir ekolojik üst geçit yapımı projelendirildi ve yapım çalışmaları tamamlandı.
Öte yandan etkilenen her ağaç yerine 5 ağaç dikilmesi taahhüt edildi. Bu çalışmalar da T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı ile birlikte yürütülüyor.
Peyzaj çalışmaları kapsamında, Orman Genel Müdürlüğü ile protokol yapılarak 2020-2022 yıllarında 532 bin 454 fidan dikildi.
Yine, güzergâh üzerindeki endemik bitki türlerinin tohumları toplanarak saklanıyor. Bu tohumlar Türkiye Tohum Gen Bankası’na iletilerek kaydedilecek ve bölgede yaygınlaştırılmaları için çalışmalar gerçekleştirilecektir.
Projemizde ayrıca, 32 yerleşim biriminde uygulanan Toplum Düzeyinde Destek Programı kapsamında; tarım, hayvancılık, çevre gibi çeşitli konularda eğitimler verilerek, altyapı ve ekipman desteği sağlanıyor.

20 YILDA ÜLKEMİZİN ULAŞIM VE İLETİŞİM ALTYAPISINA 1 TRİLYON 169 MİLYAR LİRA’NIN ÜZERİNDE YATIRIM YAPTIK
Bakanlığın yeni dönem çalışmaları ve hayata geçireceği projeler neler olacak?
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, ulaşım ve iletişim alanında gerçekleştirilen yatırımlarla çehresi aydınlanan Türkiye’nin gelecek vizyonunu; dünyanın nabzını tutarak, teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek ve daima entegrasyonu merkeze koyarak şekillendiriyoruz. 20 yılda ülkemizin ulaşım ve iletişim altyapısına 1 trilyon 169 milyar Lira’nın üzerinde yatırım yaptık. Türkiye’nin yıllardır süren ulaşım altyapısı problemini büyük ölçüde çözdük. Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, Avrasya Tüneli, Çamlıca Kulesi, Marmaray, İstanbul Havalimanı, İzmir-İstanbul, Ankara-Niğde ve Kuzey Marmara Otoyolları gibi nice dev ulaştırma projelerini tamamladık ve açarak milletimizin hizmetine sunduk.
Ulaşım ve iletişim sektörlerinin yeni rotalarını çizdik ve küresel trendleri ele aldık. “Lojistik-Mobilite-Dijitalleşme” başlıkları altında geleceğe dönük büyüme potansiyelleri ve bu alanlara yönelik doğru strateji ve politikalar ile gerçekçi hedefler belirledik.
DEMİRYOLLARINDA HAT UZUNLUĞUMUZU 12.803 KM’DEN 14.550 KM’YE ÇIKARACAĞIZ
Ulaşım ve iletişim alanlarındaki kısa vadeli hedeflerimizi özetlemek isterim: Demiryollarında hat uzunluğumuzu 12.803 km’den 14.550 km’ye çıkaracağız. Çift hatlı demiryolunu uzunluğunun toplam ana hat içerisindeki payını %13’ten %19’a yükselteceğiz. Sinyalli hat oranını % 53’den % 65’e, elektrikli hat oranını % 46’dan % 54’e çıkaracağız. Demiryollarında dijital dönüşümü sağlayarak veri izleme sistemleri, varlık yönetim sistemleri ve bakım yönetim sistemleri kuracağız. Makinist planlamasında optimizasyon sağlayarak bilgisayar destekli planlama sistemini hayata geçireceğiz. Lokomotif ve çevre kamera takip sistemini kuracağız. Sektörün gereksinimlerini karşılayacak şekilde Demiryolu Çerçeve Kanunu’nu yayımlayacağız. Demiryolu tren işletmecilerinin ilk yatırım ve enerji maliyetleri ile kombine taşımacılığın teşvik edilmesine yönelik hukuki düzenlemeleri yapacağız. Sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının sağlanması için buna yönelik mesleki ve teknik eğitim programlarını uygulayacağız.
KARAYOLU İŞARETLERİ VE SİNYALLERİ SÖZLEŞMESİNE TARAF OLACAĞIZ
Yine kısa vadede karayollarında otoyol uzunluğunu 3 bin 841 km’ye çıkaracağız ve bölünmüş yol uzunluğunu otoyollar dâhil 29 bin 514 kilometreye yükselteceğiz. Tünel uzunluğunu 720 km’ye, köprü uzunluğunu 771 kilometreye çıkaracağız. BSK kaplamalı yol uzunluğunu 31 bin 478 kilometreye yükselteceğiz. Fiber optik haberleşme altyapısını 2.200 km’ye çıkaracağız. Kaza kara noktası ve kaza potansiyeli yüksek noktaları iyileştirme çalışmalarını sürdüreceğiz. Karayolu İşaretleri ve Sinyalleri Sözleşmesine taraf olacağız. Kent içi yollarda trafik sakinleştirme (traffic calming) uygulamalarına başlayacağız. Kooperatif AUS test ve uygulama koridoru kuracağız, Karayolları Denetim İstasyonları ve Ön İhbar Sistemlerini yaygınlaştıracağız. Batı-doğu ve kuzey-güney akslarındaki karayolu bağlantılarının geliştirilmesi çalışmalarını sürdüreceğiz. Yıllık ortalama 800 km uzunluğundaki tek yol fiziki ve geometrik standart iyileştirme çalışmalarını devam ettireceğiz.

TÜRK BOĞAZLARININ EMNİYETİ VE GÜVENLİĞİ İÇİN KILAVUZ KAPTANLI GEMİ GEÇİŞ ORANLARINI ARTIRACAĞIZ
Denizyollarında; Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Sistemlerinin teknolojik altyapısını güçlendireceğiz. Seyir emniyetine yönelik yüzer seyir yardımcıları ile İstanbul ve Çanakkale boğazlarının uzaktan izleme sisteminin modernizasyonu tamamlayacağız ve ulusal AIS, SOTAS ve GTH sisteminin entegrasyonunu sağlayacağız. Türk boğazlarının emniyeti ve güvenliği için kılavuz kaptanlı gemi geçiş oranlarını artıracağız. Acil durumlara müdahale amaçlı deniz araçlarının sayısını yükselteceğiz. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı koordinasyonunda Gemi Trafik Hizmetleri Merkezleri ve GTH’nin verildiği sahaları artırmaya yönelik fizibilite çalışmaları yapacağız. Denizcilikte siber güvenlik konusunda strateji belgesi hazırlayacağız. Akıllı Ulaşım Sistemleri, e-navigasyon, karar destek sistemleri ve gelecekte denizlerde seyretmesi öngörülen otonom gemiler gibi deniz ulaştırmasında hem maliyet avantajı sağlayacak hem de emniyeti ve güvenliği artıracak sistemlere yönelik strateji belgesini oluşturacağız. Yurt dışında özellikle Paris Memorandumu bölgesinde gemilerimizin başarılı denetim performansını devam ettirerek Beyaz Listedeki yerimizi muhafaza edeceğiz.
YURT DIŞI UÇAK KOMPONENT ÜRETİCİLERİ İLE İŞ BİRLİĞİNİ %25 YÜKSELTECEĞİZ
Havayollarında; havalimanı sayımızı 26’dan 56’ya çıkardık. 5 yeni havalimanı ile bu sayıyı 61’e yükselteceğiz. Kısa, orta, uzun vadede hava aracı tasarım ve üretim konusunda kalifiye elemanlar yetiştireceğiz. İnsansız Hava Aracı İthal Teknik Uygunluk başvurularının ve onaylarının sistem üzerinden gerçekleştirilebilmesi için sistem modülü çalışmalarını tamamlayacağız. EASA ve SHGM onaylı tasarım ve üretim organizasyonları ve bunlar için çalışan alt yüklenici firmaları teşvik programıyla destekleyerek katma değeri yüksek ürün tasarımını ve üretimini artıracağız. Güvenlik bilincinin yükseltilmesi ve havacılık sektöründe makul güvenlik seviyesine erişilmesi amacıyla belirlenen önlemlerin sağlanması için yaptırımların caydırıcılığını artıracağız. Havacılıkta kullanılan ham maddelerin yerlileştirilmesine ve özellikle EASA ve SHGM onaylı tasarım ve üretim organizasyonları için tasarım ve üretim yapabilecek alt yüklenici firma sayısını yükselteceğiz. Uçak komponenti ve alt parçası üreten firma sayısını %25 artıracağız. Yurt dışı uçak komponent üreticileri ile iş birliğini de %25 yükselteceğiz. Havacılık turizminin geliştirilmesi amacı ile turizme yönelik havacılık faaliyetlerini destekleyeceğiz.
VERİ MERKEZİ SEKTÖRÜNÜ DESTEKLEYİCİ MEKANİZMALAR GELİŞTİRECEĞİZ
Son olarak haberleşme alanında ise; çevre dostu taşıma araçlarının kullanımını mevzuatla düzenleyeceğiz ve kullanım oranını artıracağız. Veri okur-yazarlığının artırılmasına yönelik çalışmalar yapacağız. E-devlet kapısı hizmetlerinin performans, kalite, kullanılabilirlik seviyelerini artıracağız ve yaygınlaştıracağız. Siber güvenlik tatbikatlarını sayı ve içerik olarak zenginleştireceğiz. Posta/kargo sektörü özelinde dijital imzanın hukuki zeminini oluşturacağız. Veri merkezi sektörünü destekleyici mekanizmalar geliştireceğiz. IPv6’nın ülkemizde kullanımını yaygınlaştıracağız.
5G hizmetleri için ihtiyaç duyulan frekansların tahsisini yapacak ve 5G teknolojisine yönelik çalışmaları tamamlayarak hizmet sunumuna başlayacağız. Yerli ve millî 5G ürünlerinin ticari şebekelerde kullanılmasına yönelik çalışmaları yapacağız. Ülkemizde ve gelişmekte olan ülkelerde uydu üretimi ve işletmeciliği alanında danışmanlık hizmetleri vereceğiz. 31, 42 ve 50 derece doğu yörüngelerini, farklı bölgelerde TV yayıncılığı ‘hot’ lokasyonu hâline getireceğiz. Uydu hizmetleri alanında gelişmekte olan LEO (Low Earth Orbit) takım uydularının sunabileceği imkânları değerlendireceğiz.
Kısa vadedeki bu hedeflerimize ek olarak; dünya ölçeğinde tasarlanan hareketlilik endeksleri ile kentsel ulaşım ve lojistik hizmet performanslarını ölçecek ve il bazında en doğru yatırımların yapılmasına devam edeceğiz. Talep bazlı araç ve yolculuk paylaşım sistemlerini yaygınlaştıracak mikro hareketliliğe yönelik yatırımları destekleyeceğiz. Altyapı yatırımlarına destek sağlamak üzere, gelirleri göz önünde bulunduran yeni finansman araçları geliştireceğiz. Uydu/fiber/mobil geniş bantın yaygınlaştırılması ve artan ihtiyaçların karşılanabilmesi ve 5G gibi yeni nesil teknoloji altyapılarının kurulumunu hızlandırmak için yatırımları artıracağız.

ULAŞTIRMA VE LOJİSTİKTE AKILLI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR HAREKETLİLİĞİ SAĞLAYACAĞIZ
Ulaştırma ve lojistikte akıllı ve sürdürülebilir hareketliliği sağlayacak ve bu alanlarda dijitalleşme düzeyini yükselteceğiz. Havalimanları, deniz limanları, demiryolu, metro ve otobüs terminallerinin entegrasyonunu artıracak, yolcular için çok modlu bağlantı platformları oluşturacağız. Hane halkı, ticaret alanı, sanayi alanı gibi bölgeler arasındaki hareketlilikleri düzenleyerek bölgesel bağlantılar kuracağız.
ULAŞTIRMA VE LOJİSTİKTE ÇEVRESEL DUYARLILIĞI ARTIRACAĞIZ
Uygun ulaşım modlarında yük ve yolcu taşımacılığı hizmeti veren tüm modlarda araçların elektrikli veya diğer yenilenebilir enerjili olmasını aşamalı olarak sağlayacağız. Çevreye verilen olumsuz etkilerin, bu soruna yol açanlar tarafından, adil ve şeffaf ölçütlere dayalı olarak karşılanması için “Kirleten Öder” ilkesini uygulayacağız. Ulaştırma ve lojistikte çevresel duyarlılığı artıracak ve enerji verimliliğini sağlayacağız. Ulusal düzeyde sürdürülebilir, çevreci, verimli, düşük emisyonlu ve emisyon üretmeyen ulaşım sistemlerini de içeren hareketlilik stratejileri belirleyecek ve kullanımını teşvik edeceğiz. Çevre dostu taşımacılığı özendirmek amacıyla demiryolu taşımacılığının payını artıracağız ve verilen hizmetleri çeşitlendireceğiz.
Ulusal ve uluslararası taşımacılıkta modlar arası taşımacılık entegrasyonunu artıracağız. Ulaştırma ve lojistikte küresel ölçekte öncü, bölgesinde lider bir ülke olmak için ulaştırma ve lojistik faaliyetlerinde bütünselliği sağlayacak, hizmetlere adil erişimi artıracak ve altyapı kalitesini yükselteceğiz. Ulusal ana ulaşım ve lojistik planlarını sürekli güncelleyerek, bölgesel ve kentsel planların bunlara uygun şekilde yapılmasını sağlayacağız. Lojistik hizmet standartlarını artırmak, maliyetleri düşürmek ve yük konsolidasyonunu sağlamak üzere uygun lokasyonlarda ve gerekli büyüklükte lojistik merkezler ve kümelenmeler oluşturacağız. Çok modlu taşımacılık hizmetleri, lojistik merkez ve kümelenmeleri desteklemek için kapasitesi ve kalitesi yüksek, taşıma ve hizmet çeşitliliği olan “ana ulaştırma koridoru” bağlamında çok modlu koridor yapısı oluşturacağız.
SÜRDÜRÜLEBİLİR AKILLI HAREKETLİLİĞİN SAĞLANMASI İÇİN ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME ÇALIŞMALARI TEŞVİK EDECEĞİZ
Ulaştırma ve lojistikte etkinlik ve verimliliği sağlayacak, maliyetleri düşüreceğiz. Erişilebilirliği, ulaşımda hizmet kalitesinin bir unsuru hâline getirecek ve herkes için erişilebilir bir ulaşım altyapısı tesis edeceğiz. Özellikle hareket kabiliyeti kısıtlı bireylere yönelik toplumsal erişilebilirliği artıracağız. Ulaştırma, lojistik ve dijitalleşmede insan kaynakları yetkinliğini yükselteceğiz. İnsan odaklı bir yaklaşımla hizmet verecek nitelikli sürücü, makinist, gemi adamı vb. yetiştirilmesi amacıyla tüm sürücülere yönelik lisanslama yapacağız. Sistematik eğitim çalışmalarını düzenleyecek ulusal ulaşım akademilerinin oluşturulmasını destekleyeceğiz. Sürdürülebilir akıllı hareketliliğin sağlanması için araştırma ve geliştirme çalışmaları teşvik edeceğiz.
Hareketlilik sistemlerinin geliştirilmesi için yerli ve millî kaynaklarla yenilikçi çözümler sağlayacağız. Entegre ve akıllı hareketlilik kapsamında verimlilik, hız, kalite ve esneklik artışını sağlayacak kişiselleştirilmiş kullanıcı dostu uygulamaların kullanımını yaygınlaştıracağız. Ulusal düzeyde yolcu hareketliliğini analiz edebilmek ve denetleyebilmek için gerekli ulusal dijital veri tabanının oluşmasını ve güncel tutulmasını sağlayacağız. Gelişen akıllı şehir uygulamalarını destekleyecek şekilde ulaştırma verilerinin uluslararası standartlara uygun, güvenli şekilde üretimi, saklanması, paylaşılması ve dağıtımına ilişkin konularda araştırma ve çalışmalar yapacağız. Fiber iletişim altyapısı ve geniş bant iletişimini yurt genelinde yaygınlaştıracağız.
Hiç şüpheniz olmasın ki; Bakanlığımız, ülkemizin menfaatlerini gözeterek ulaşım ve iletişim sektörlerinin gelişmesi için gereken her türlü çalışmayı yapmaya devam edecektir. Bu çabamızla ülkemiz, ulaşım ve iletişim alanındaki ağırlığını gelecekte daha fazla hissettirecek ve rekabet gücünü yükselterek uluslararası bir koridora dönüşecek ve lojistik alanında dünyanın en önde gelen ülkelerinden biri olacaktır.








