Ayın Konuğu

Ediz Günsel: SKD Türkiye iş dünyasının sürdürülebilirlik yolculuğuna rehberlik etmeyi hedefliyor

İnşaat Dünyası Dergisi Temmuz – Ağustos 2025 sayısında “Ayın Konuğu” bölümünde SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel’i ağırladı.  İş dünyasının sürdürülebilir kalkınma alanındaki kapasitesini güçlendirmek ve küresel ölçekte rekabet avantajı sağlamasına katkıda bulunmayı amaçladıklarını belirten SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel, Türkiye’nin 2053 net sıfır hedeflerine ulaşmasında kısa süre önce yasalaşan İklim Kanunu’nun önemli rol oynayacağına dikkat çekti. 

Insaat Dunyasi Temmuz Ayi Banner 1 2

İklim Kanunu’nun karbon fiyatlaması, emisyon ticaret sistemi (ETS), net sıfır hedefleri ve iklim yatırımları gibi alanlarda sağlam bir zemin sunduğunu vurgulayan Günsel, “Türkiye’nin uzun süredir ihtiyaç duyduğu temel bir çerçevenin yasalaşmasını İklim Kanunu sağladı. 2053 net sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak. AB’ye yapılan ihracatın %42’sini göz önüne aldığımızda, bu pazarda rekabet edebilmek için sürdürülebilir üretim artık bir zorunluluk. SKD Türkiye olarak bu süreçte rehberlik etmeyi, yol haritaları sunmayı ve paydaş diyaloğunu güçlendirmeyi sürdüreceğiz” dedi.

İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD) ile ilgili sorularımıza gelmeden önce Ediz Günsel’in iş dünyasındaki kariyer yolculuğu ve SKD ile yolunun kesişme hikayesinden kısaca bahseder misiniz?

ID Mayis Haziran 2026 KAPAK 1

Mayıs - Haziran Sayısı Yayında!

İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.

Dergiyi Oku »

Üniversiteden mezun olarak iş hayatına adım attığım 1992 yılından bu yana PwC Türkiye’de görev yapıyorum. PwC’de çok farklı görevler aldım ve 2020 yılından bu yana da Denetim Hizmetleri Lideri görevini sürdürüyorum. Sürdürülebilirlik alanındaki yolculuğumun ilk adımlarını PwC Londra ofisinde çalıştığım dönemde attım; bu yolculuk 2000’li yılların başlarında PwC Türkiye çatısı altında kurduğumuz Sürdürülebilirlik Hizmetleri birimiyle devam etti. Bu alana ilgim yalnızca mesleki değil, aynı zamanda kişisel bir sorumluluğun da sonucu.

Gezegenimizin geleceğine dair taşıdığım kaygı ve gelecek nesillere karşı duyduğum sorumluluk duygusu, sürdürülebilirliği benim için vazgeçilmez bir gündem haline getirdi. Bu nedenle SKD Türkiye çatısı altında uzun yıllardır aktif görev alıyorum. Bana bu tecrübelerimin hayat görüşümü geliştirmekte ve çeşitli disiplinlerde çok değerli insanlar tanımamda çok büyük faydası oldu.

Nisan 2024 itibarıyla da SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini devraldım ve 2024-2027 döneminde bu sorumluluğu taşımaktan büyük bir onur duyuyorum. Yönetim kurulumuz ve değerli ekip arkadaşlarımızla birlikte, SKD Türkiye’nin etkisini daha da artırmak amacıyla iş birliklerini güçlendirmeyi ve yeni projeleri hayata geçirmeyi hedefliyoruz.

SKD Turkiye sector connect

SKD, 20 YILDIR ÖZEL SEKTÖR, KAMU VE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI İLE PROJE GELİŞTİRİYOR

İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği’nin kuruluş amacı nedir? Sivil Toplum Kuruluşu (STK) olarak hangi alanlarda çalışmalar yürütüyorsunuz?

SKD Türkiye olarak, iş dünyasının sürdürülebilir kalkınma sürecine rehberlik etme yolculuğumuzun 20’nci yılını kutluyoruz. 20 yıldır özel sektör, kamu ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi’nin (WBCSD) Türkiye’deki bölgesel ağı olarak, küresel sürdürülebilirlik vizyonunu ülkemize taşıyoruz. 20’nci yılımızda 14 ana ve 45 alt sektörden 182 üyemizle Türkiye’nin GSYH’sinin %25’ini temsil eden güçlü bir organizasyona dönüşmüş olmaktan gurur duyuyoruz. Üyelerimizin sağladığı 1,4 milyon kişilik istihdam ise sorumluluğumuzun büyüklüğünü gösteriyor.

2024-2027 döneminde “Yeşil Odaklı Büyümenin Öncüsü” olma vizyonuyla hareket ediyoruz. Bu kapsamda dört ana odak alan belirledik: Döngüsel Ürünler ve Malzemeler, Tarım ve Gıda, Finansal Ürünler ve Hizmetler ile Değer Zincirinde Dönüşüm. Bu alanları yatayda kesen üç temel önceliğimiz ise karbonsuzlaşma, doğa pozitif olma ve eşitlik. Üyelerimizi bu öncelikleri faaliyetlerine entegre etmeye teşvik ediyoruz.

Ediz Gunsel
Ediz Günsel

SKD’NİN PROJELERİ İKİ TEMEL EKSENDE İLERLİYOR

Projelerimiz iki temel eksende ilerliyor: Politika gelişimine katkı sunmak ve iş dünyasının rekabetçiliğini artırmak. Sector Connect, SustainHUB Academy, Genç Etki Programı, Duyarlı Ol Kampanyası, Reporting Matters ve The Climate Drive Platformu ve İş Dünyası Plastik Girişimi (İPG) şirketlerin yeşil dönüşümde öncü rol üstlenmesine katkı sağlayan programlarımız arasında yer alıyor. Ayrıca, DEEP (Türkiye’nin Döngüsel Ekonomiye Geçiş Potansiyelinin Değerlendirilmesi Projesi), Su Riskleri AR-GE Projesi, Sürdürülebilir Finans Forumu ve Kentsel Dönüşüm ile Yıkıntı Atıkları Yönetimi gibi konulara odaklanan çalışmalarımızla politika gelişimine destek oluyoruz.

İKLİM KANUNU 2053 NET SIFIR HEDEFLERİNE ULAŞMADA KRİTİK ROL OYNAYACAK

Sürdürülebilir kalkınmanın yol haritası olarak değerlendirebileceğimiz İklim Kanunu, TBMM’de kabul edilerek yasalaştı. Söz konusu kanun Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedeflerine hangi katkıları sunacak? Bu konudaki değerlendirmeniz nedir?

İklim Kanunu, Türkiye’nin uzun süredir ihtiyaç duyduğu temel bir çerçevenin yasalaşmasını sağladı. Bu çerçeve, iş dünyasının yeşil dönüşüm sürecinde yönünü belirlemesine yardımcı olacak güçlü bir pusula niteliğinde. Karbon fiyatlaması, Emisyon Ticaret Sistemi (ETS), net sıfır hedefleri ve iklim yatırımları gibi alanlarda sağlam bir zemin sunan kanun, 2053 Net Sıfır hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynayacak.

Ayrıca, karbon piyasasından elde edilecek gelirlerin ve idari cezaların iklim mücadelesi ve adil geçiş için kullanılması, sosyal boyutun da güçlendirilmesini hedefliyor. ETS kapsamındaki yükümlülüklerin uygulanmasında getirilen yaptırımlar ise sürecin ciddiyetini ve eşitlik ilkesini pekiştiriyor. Bu dönüşümün başarılı olabilmesi için şeffaf, kapsayıcı ve sektör bazlı hedeflerle desteklenmiş bir uygulama süreci şart. SKD Türkiye olarak bu süreçte rehberlik etmeyi, yol haritaları sunmayı ve paydaş diyaloğunu güçlendirmeyi sürdüreceğiz.

SKD Turkiye2

2025 KURUMSAL SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK OLGUNLUK ANKETİ

Türk iş dünyası, global arenada yaşanan sürdürülebilirlik hamlelerine ne ölçüde entegre olabiliyor? Sürdürülebilir bir döngünün var edilmesi noktasında ülkemizdeki farkındalık ve sahiplenme düzeyini nasıl buluyorsunuz?

Türk iş dünyasının yeşil dönüşüm alanında son yıllarda önemli adımlar attığını memnuniyetle gözlemliyoruz. Ancak hâlâ katedilmesi gereken ciddi bir mesafe olduğunu da unutmamalıyız. 2025 Kurumsal Sürdürülebilirlik Olgunluk Anketimiz bu tabloyu net şekilde ortaya koyuyor.

Türkiye ekonomisinin yaklaşık dörtte birini temsil eden üyelerimizle gerçekleştirdiğimiz bu çalışmaya göre, şirketlerin %84’ü stratejilerini sürdürülebilirlik ekseninde yeniden şekillendirmiş, %80’i ise karbon ayak izini ölçmeye başlamış durumda. Ancak sadece ölçüm yapmak yeterli değil; somut hedefler, net geçiş planları ve güçlü bir liderlik şart. Bugün hâlâ şirketlerin %39’unda iklim geçiş planı bulunmuyor.

AB PAZARINDA REKABET İÇİN SÜRDÜRÜLEBİLİR ÜRETİM ARTIK ZORUNLULUK 

Döngüsel ekonomi uygulamaları ise birçok işletmede henüz başlangıç seviyesinde. AB’ye yapılan ihracatın %42’sini göz önüne aldığımızda, bu pazarda rekabet edebilmek için sürdürülebilir üretim artık bir zorunluluk. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’na (SKDM) uyum için Türkiye’deki şirketlerin bugünden teknik altyapılarını kurmaları, emisyon verilerini raporlayacak sistemler geliştirmeleri ve sürdürülebilir üretim modellerine geçmeleri şart. Firmaların karbon emisyonlarını doğru ölçmesi, raporlaması ve 2027’ye kadar ETS sertifika sistemine hazır hâle gelmesi gerekiyor.

Özellikle çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen gibi sektörler bu dönüşümün ön saflarında yer almalı. Ayrıca KOBİ’lerin de dönüşüme katılması için ortak bir ekosistem oluşturulması gerekiyor. Çünkü İklim krizinden orantısız şekilde etkilenen ve finansmana erişimde zorluk yaşayan KOBİ’lerin, AB Yeşil Mutabakatı ve SKDM gibi düzenlemelere uyum sağlayabilmesi için hem teknik hem finansal kapasitelerinin desteklenmesi gerekiyor. Avrupa’da geliştirilen KOBİ Sürdürülebilir Finans Standardı gibi gönüllü çerçevelere benzer, kapsayıcı yaklaşımların Türkiye’de de gündeme alınması büyük önem taşıyor.

Ediz Gunsel2

ÇELİK, ÇİMENTO, ALÜMİNYUM VE GÜBRE SEKTÖRLERİNDE 71 MİLYAR DOLAR YATIRIMA İHTİYAÇ VAR

Başta inşaat malzemeleri sektörü olmak üzere Türkiye’de üretim yapan şirketler, Avrupa Yeşil Mutabakatı ile belirlenen kurallara uymak zorunda. Yeşil Mutabakat çerçevesinde Türkiye’de sürdürülebilir finans ve yeşil yatırımların geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Yeşil dönüşümün başarısı, büyük ölçüde sürdürülebilir finansman araçlarının etkin kullanılmasına bağlı. Dünya Bankası verilerine göre, Türkiye’nin enerji, konut ve ulaşım sektörlerinde 482 milyar dolarlık mevcut ihtiyaca ek olarak, RNZP (Dayanıklı ve Net Sıfır Yol Haritası) kapsamında 165 milyar dolarlık yatırım gerekliliği bulunuyor. Özellikle SKDM kapsamındaki sektörlerde bu yatırımlar kritik önemde. Örneğin, çelik, çimento, alüminyum ve gübre sektörlerinde 2053’e kadar yaklaşık 71 milyar dolarlık yatırım yapılması gerekiyor.

Yeşil tahviller, sürdürülebilir krediler ve etki yatırımları gibi finansal araçlar, dönüşüm maliyetlerini azaltmanın yanı sıra şirketlere yeni pazarlara erişim ve rekabet avantajı sağlıyor. Ancak olgunluk anketimize göre bu araçları aktif olarak kullanan şirket oranı sadece %37.

KOBİ’lerin durumu ise daha kırılgan; hem iklim krizinden daha çok etkileniyorlar hem de finansmana erişimde ciddi zorluklar yaşıyorlar. Bu nedenle Avrupa’daki gibi daha kapsayıcı gönüllü çerçeveler Türkiye’de de geliştirilmeli; kamu destekleri artırılmalı ve özel sektörün farkındalığı güçlendirilmelidir.

SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK İÇİN EN ÖNEMLİ ADIM ORTAK SORUMLULUK DUYGUSU

Sürdürülebilir kalkınma ve Net Sıfır alanında topyekûn bir başarının inşa edilmesi için iş dünyasına, kamu kuruluşlarına ve bireylere ne tür görevler düşüyor?

Sürdürülebilir bir gelecek için en önemli adım, ortak bir sorumluluk duygusunu hep birlikte taşımak. Net sıfır hedeflerine ulaşmak, sadece şirketlerin ya da kamunun değil; bireylerden başlayarak tüm toplumun kolektif çabasıyla mümkün olabilir.

Şirketlerin karbon ayak izlerini ölçen, gömülü emisyonları izleyen ve stratejik planlarını net sıfır hedeflerine uygun hale getiren bir yapıya geçmesi gerekirken, kamu kurumları bu dönüşümü destekleyecek, uygulanabilir ve kapsayıcı politikalar geliştirmelidir. Bireyler ise günlük hayatlarında daha sürdürülebilir seçimler yaparak bu sürece katkı sağlamalıdır.

SKD Türkiye olarak, çok paydaşlı bu dönüşümü rehber yayınlar, eğitimler ve politika katkılarıyla desteklemeyi sürdürüyoruz.

VERİ MERKEZLERİNDE YAPAY ZEKÂ İLE %40 VARAN ENERJİ TASARRUFU SAĞLANABİLİYOR

Yapay Zekâ- Net Sıfır ilişkisi ile ilgili neler söylemek istersiniz? Yapay zekanın şirketlerin verimliliği ve enerji tasarruf üzerindeki etkileri neler olabilir?

Yapay zekâ, net sıfır hedeflerine ulaşma yolunda önemli bir dönüştürücü güç haline geldi. Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji yönetimi, atık azaltımı ve sürdürülebilir tarım gibi alanlarda sunduğu çözümler, şirketlerin kaynak kullanımını optimize etmelerine ve karbon ayak izlerini azaltmalarına olanak tanıyor.

Örneğin, veri merkezlerinde yapay zekâ ile %40’a varan enerji tasarrufu sağlanabiliyor. Ancak bu dönüşüm yalnızca teknolojik altyapıyla değil, etik, çevresel ve sosyal sorumluluk ilkeleriyle yönlendirilmelidir. Doğru kurgulanmış yapay zekâ sistemleri, iklim risklerine karşı dayanıklılık sağlayarak uzun vadeli sürdürülebilirliği destekleyebilir.

YAPAY ZEKÂ – YEŞİL ZEKÂ İLİŞKİSİ

Türkiye’de Yapay Zekâ- Net Sıfır ilişkisi üzerine kafa yoran kuruluş ya da şirketler bulunuyor mu? Türkiye’deki şirketlere bu yönde nasıl bir vizyon önerisinde bulunmak istersiniz?

Türkiye’de enerji, sanayi ve tarım gibi sektörlerde yapay zekâ tabanlı çözümler geliştiren şirketler giderek artıyor. Ancak bu dönüşümün daha geniş tabana yayılması için teknoloji ile sürdürülebilirliği buluşturan iş modellerinin desteklenmesi büyük önem taşıyor.

Biz de SKD Türkiye olarak bu alana stratejik öncelik veriyoruz. Örneğin, COP29 kapsamında düzenlediğimiz “Yeşil Zekâ” panelinde, yapay zekanın iklim eylemini nasıl dönüştürebileceğini detaylı biçimde ele aldık. Ayrıca Endeavor iş birliğiyle yürüttüğümüz Sector Connect programı kapsamında, yapay zekâ odaklı startup’larla kurumsal üyelerimizi buluşturuyoruz. Bu iş birlikleri sayesinde sürdürülebilirlik odaklı dijital çözümlerin sahada gerçek karşılık bulmasını sağlıyoruz. Türkiye’nin 2053 hedeflerine ulaşabilmesi için bu tür inovatif yaklaşımların temel bir kaldıraç olarak görülmesi gerektiğine inanıyoruz.

SKD Turkiye SustainHUB Mezuniyet

SUSTAINHUB ACADEMY İLE SEKTÖR PROFESYONELLERİNE GELİŞİM FIRSATI

SKD Türkiye bundan sonrası için nasıl bir yol haritasıyla ilerleyecek? Yakın, orta ve uzun dönem hedeflerinizde neler var? Soru kapsamında SustainHUB Academy’nin çalışmalarından da kısaca bahseder misiniz?

SKD Türkiye olarak, “Yeşil Odaklı Büyümenin Öncüsü” olma stratejimiz doğrultusunda, iş dünyasının sürdürülebilirlik yolculuğuna rehberlik edecek bütüncül bir dönüşüm vizyonu oluşturduk. Bu kapsamda üyelerimizin net sıfır hedefi belirlemesi, doğa pozitif uygulamaları benimsemesi ve toplumsal eşitsizlikleri azaltması yönünde çeşitli araçlar sunuyoruz.

Özyeğin Üniversitesi Sürdürülebilirlik Platformu ile birlikte geliştirdiğimiz SustainHUB Academy bu araçlardan biri. 80 saatlik hibrit eğitim programımız, teori, vaka çalışmaları ve uygulamalı içeriklerle sürdürülebilirlik profesyonellerinin bilgi ve yetkinliklerini geliştiriyor. İlk dönem mezunlarımızı yakın zamanda sertifikalandırdık ve mentorluk sistemimizle bir yıl boyunca sektör profesyonelleriyle birebir gelişim fırsatı sağlıyoruz.

Ekim ayında başlayacak yeni dönemle birlikte, orta ve uzun vadede dört ana odak alanımızda (Tarım-Gıda, Finansal Ürünler ve Hizmetler, Döngüsel Ürünler ve Malzemeler, Değer Zincirinde Dönüşüm) yedi öncelikli projeyi hayata geçirmeyi planlıyoruz. Hedefimiz, Türkiye iş dünyasının sürdürülebilir kalkınma alanındaki kapasitesini güçlendirmek ve küresel ölçekte rekabet avantajı sağlamasına katkıda bulunmak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu