Emrullah Eruslu: Yeni TS 825 Standardı, Türkiye’nin enerji tasarrufu vizyonuna yön vermeyi amaçlıyor
İnşaat Dünyası Dergisi yılın son sayısı Kasım-Aralık 2025’te “Ayın Konuğu” bölümünde İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Emrullah Eruslu ile “Yeni TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı”nı konuştu. Eruslu, “TS 825 standardı revizyonunun en önemli artılarından biri çevre dostu yapılaşmaya yapacağı katkı olacak. Yeni standarda uygun inşa edilecek binalar sayesinde doğaya yılda 600 milyon ton eşdeğerinde karbondioksit salınımının önüne geçilecek. Eskiye kıyasla enerji verimliliğini yüzde 25 iyileştiren revize standart ile birlikte binaların sadece ısıtma ihtiyacına göre tasarlanması dönemi sona erdi. Bundan böyle binalar ısıtma ve soğutma ihtiyacına göre tasarlanacak” dedi.
TS 825 “Binalarda Isı Yalıtım Kuralları” standardını kısaca tanımlayabilir misiniz? Söz konusu standart, binalarda ısı yalıtımını nasıl düzenliyor? Uygulamada hangi kazanımları ve eksikleri görüyorsunuz?
TS 825 “Binalarda Isı Yalıtım Kuralları” standardı, Türkiye’de enerji verimliliği politikalarının temel dayanaklarından biri konumunda bulunuyor. TS 825 “Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları” standardı;
- Ülkemizdeki enerji tüketiminde önemli bir paya sahip olan binaların ısıtılmasında ve soğutulmasında kullanılan enerji miktarlarını sınırlayarak enerji tasarrufu sağlamayı,
- Enerji ihtiyacının hesaplanması sırasında kullanılacak standart hesap metodunu ve izin verilen limit enerji ihtiyacı değerlerini belirlemeyi,
- Enerji verimli, konfor şartları yüksek binalar üretilmesini sağlamayı hedeflemektedir.
TS 825 “Binalarda Isı Yalıtım Kuralları” standardı, projelendirme aşamasından başlayarak ısı yalıtımı uygulamalarına teknik bir çerçeve kazandırıyor. Bu sayede, yeni binalarda enerji performansının artırılması, yakıt maliyetlerinin düşürülmesi ve karbon salımlarının azaltılması yönünde somut kazanımlar elde ediliyor. Aynı zamanda yapı ruhsatı süreçlerinde denetim kriterleri açısından da bir rehber görevi görüyor.
Mayıs - Haziran Sayısı Yayında!
İnşaat sektöründeki güncel projeler ve özel röportajlarla dolu yeni sayımızı hemen şimdi okuyun.
TS 825 STANDARDI TÜRKİYE GENELİNDE ISI YALITIM BİLİNCİNİ GÜÇLENDİRİYOR
TS 825’in en büyük kazanımları arasında, Türkiye genelinde ısı yalıtımı bilincinin yerleşmesine ve enerji performansı yüksek binaların artmasına yönelik yaptığı katkıyı söyleyebiliriz. Enerjide dışa bağımlı olan ülkemizin enerji faturasının düşmesi ile ülke ekonomisine ve sürdürülebilir, çevre dostu yapılaşmaya da çok değerli kazanımlar sağlayacak.
En temiz enerjinin tasarruf edilen enerji olduğu bugün herkesin üzerinde hemfikir olduğu bir gerçek. Diğer yandan binalarımızın enerji tüketiminin azaltılması ile gelişmiş ülkeler seviyesine daha da yaklaşmış olduk. TS 825 revizyonunu ülkemiz adına son derece olumlu bir gelişme olarak görüyoruz.
TS 825’TE DENETİM YETERSİZLİKLERİNDEN KAYNAKLI SIKINTILAR MEVCUT
Eksiklikler cephesine baktığımızda ise denetim yetersizliklerinden kaynaklanan sorunlar ön plana çıkıyor. Kalitesiz malzeme ve yanlış uygulamalar istenen yüksek performansı karşılamıyor.
Ayrıca, ülkemizdeki mevcut binaların büyük bölümünün TS 825 öncesi dönemde inşa edilmiş olması, enerji verimliliği hedeflerine ulaşılmasını zorlaştırıyor. Yine de TS 825’in, Türkiye’nin enerji tasarrufu vizyonuna yön veren en önemli teknik referanslardan biri olduğunu söylemek mümkün.
TS 825 YENİ İNŞA EDİLEN YAPILARDA YENİ BİR DÖNEM BAŞLATTI
TS 825 Standardı, ısıtma enerjisi ihtiyacının yanı sıra soğutma enerjisini de kapsıyor. Bu güncelleme iklim değişikliği bağlamında neden önemli? Standart, Türkiye’nin 2053 Net Sıfır hedefine ne tür katkılar sunabilir?
01 Nisan 2025 tarihi itibariyle revize TS 825 Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı, zorunlu standart olarak yürürlüğe girdi. Yeni inşa edilecek ya da yalıtımı yeni yapılacak binalar açısından kritik bir adım atıldığını ve yeni bir dönemin başladığını söyleyebiliriz.
Eskiye kıyasla enerji verimliliğini yüzde 25 iyileştiren revize standart ile birlikte binaların sadece ısıtma ihtiyacına göre tasarlanması dönemi sona erdi. Bundan böyle binalar ısıtma ve soğutma ihtiyacına göre tasarlanacak.
YENİ TS 825 STANDARDI SOĞUTMA İHTİYACINI DA HESAPLIYOR
Eski TS 825 standardı, ülkemiz 4 mevsimi yaşayan bir coğrafyada olmasına rağmen sadece ısıtma için tüketilen net enerji miktarına yönelik sınırlamalar getiriyordu. Örneğin; Antalya’daki bir konut ısıtma ihtiyacı dikkate alınarak ısı yalıtım projesi hazırlanıyordu.
Revizyonla standarda soğutma ihtiyacının hesaplanmasına yönelik ilaveler yapıldı ve ülkemizde soğutma ihtiyacının da ısıtma ihtiyacı ile birlikte tasarım aşamasında dikkate alınmasına olanak sağlandı. Özetle revize standardın iklimsel gereksinimleri karşılamada çok daha verimli bir çözüm sunduğunu böylece enerji tüketimini de anlamlı ölçüde azaltacağını ifade edebiliriz.
YENİ TS 825 STANDARDI ÇEVRE DOSTU YAPILAŞMAYA KATKI SAĞLAYACAK
Binalarımızı yalıtımlı hale getirmek enerji verimliliğini artırırken karbon emisyonlarının azalmasında da etkili oluyor. TS 825 Standardı revizyonunun en önemli artılarından biri de çevre dostu yapılaşmaya yapacağı katkı olacak. Yeni standarda uygun inşa edilecek binalar sayesinde doğaya yılda 600 milyon ton eşdeğerinde karbondioksit salınımının önüne geçilecek.
Türkiye, 2024 yılının sonlarında gerçekleşen COP29 Zirvesi kapsamında 2053 net sıfır hedefine yönelik Uzun Vadeli İklim Stratejisi Belgesini açıkladı ve Birleşmiş Milletler’e iletti. Türkiye’nin 2053 yılında net sıfır hedefleri doğrultusunda açıklanan yol haritasında ‘Binalar’ önemli başlıklardan birini oluşturuyor.
2053 NET SIFIR HEDEFİNDE YALITIM SEKTÖRÜ ÖNEMLİ ROL ÜSTLENECEK
Ülkemizin 2053 net sıfır hedeflerine ulaşmasında yalıtım sektörü çok önemli bir rol üstlenecek. Sektörümüz, dünya standartlarındaki üretim altyapısı ve yüksek kapasitesi, kalite standartları, dinamik girişimcileri ve yenilikçi ürünleri ile ülkemizi 2053 net sıfır hedeflerine ulaştırmak için hazır. Bu noktada TS 825 Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardının revizyonu da itici bir güç olacak.
İnşaat sektöründe TS 825 standardının uygulanması, proje maliyetlerini ne kadar artırıyor? Söz konusu maliyeti dengelemek için teşvikler veya devlet destekleri yeterli mi?
Bugün yeni inşa edilen bir binada ısı yalıtımı uygulamalarının maliyeti toplam bina maliyetinin yüzde 2 ila yüzde 3’üne karşılık geliyor. Dış cephede ısı yalıtımı maliyeti, faturalardan sağlanan tasarrufla 2 ila 5 yılda kendini ödüyor.
Özellikle güncellenen TS 825 standardı ile birlikte yalıtım kalınlıklarının artması, kısa vadede maliyetleri biraz yükseltse de uzun vadede ciddi tasarruf sağlıyor. Bu nedenle tüketiciler olarak yalıtım yaptırırken minimum kalınlıklara yönelmek yerine maksimum kalınlıkta ısı yalıtımını tercih etmek çok daha faydalı olacaktır.
YALITIM KALINLIĞI ARTTIKÇA ENERJİ VERİMLİLİĞİ DE ARTAR
Yalıtım kalınlıklarının, enerji verimliliğine etkisi çok fazla olsa da kalınlık artışının uygulama maliyetine olan etkisi oldukça azdır. Yalıtım kalınlığı arttıkça sağlanacak enerji verimliliği aynı oranda artar. Buna karşılık kalınlık artışının inşaat maliyetine etkisi oldukça azdır. Yalıtım kalınlığını iki katına çıkardığımızda toplam maliyet ikiye katlanmaz ama bu sayede ısıtma ve soğutmada tasarruf potansiyeli iki kat olur. Isı yalıtımı uygulamaları hem ilk yatırım hem işletme maliyetlerini düşürerek kendini kısa sürede geri öder, bina ömrü boyunca tasarruf sağlamaya devam eder.
Genel olarak uygulamalarda yalıtım malzemesinin maliyetinin dışında, yalıtım kalınlığından bağımsız olarak; iskele kurulumu, elektrik, su gibi alt yapı maliyetleri, yapıştırıcı, sıva, dübel, file vb. yardımcı malzeme maliyetleri, boya, dış cephe kaplaması gibi tamamlayıcı malzeme maliyetleri ve işçilik maliyetleri oluşur. Tüm bu maliyetlerin içerisinde yalıtım malzemesinin kalınlığının arttırılmasından oluşacak ilave maliyet, uygulamadan uygulamaya değişmekle birlikte oldukça düşüktür.
YALITIM LEVHA KALINLIKLARINI BÖLGELERDEKİ İKLİM KOŞULLARI BELİRLEMELİ
Yani iskeleyi kurdurmuş, işçiyi iskeleye çıkarmış, yapıştırıcı, sıva, boya gibi malzemeleri almışken enerji verimliliğini sağlayacak yalıtım levhasını mümkün olduğunca kalın kullanmalıyız.
Antalya ve İzmir gibi sıcak iklim bölgelerinde cephelerde 6-8 cm, İstanbul gibi ılıman iklime sahip bölgelerde 8-10 cm, Ankara gibi soğuk olan yerlerde 10-12 cm ve Erzurum gibi çok soğuk olan yerlerde 14-15 cm kalınlıklarda yalıtım yapmamız gerekiyor.
Pencerelerde kaplamasız klasik camlar yerine ısı ve/veya güneş kontrol kaplamalı yalıtım camlarını kullanmalı, en az bir yüzeyi kaplamalı çift camlı veya üçlü camlama çözümlerine yönelmeliyiz.
MEVCUT BİNALARDA YALITIM UYGULAMALARINA DEVLET DESTEĞİ ŞART
Mevcut binalara yapılacak yalıtım uygulamalarının devlet tarafından desteklenmesi gerekiyor. Konutlarda ısı yalıtımı kredisi tekrar hayata geçirilmeli ve vatandaşlarımıza uzun vadeli düşük faizli bir kredi imkanı sağlanmalı. Böyle bir kredi uygulamasının konfor ve enerji tasarrufunun yanı sıra çevreye de büyük katkıları olacaktır.
Yapılacak 5 yıllık bir planla yılda 300 bin hanenin yalıtımlı hale getirilmesi durumunda, sera gazı azaltımının 13,5 milyon ton karbondioksit (CO2) civarlarında olacağı hesaplanıyor. Bu tasarruf; 124 bin adet ağaçtan oluşan 50 bin dönüm orman alanının 5 yıl boyunca yuttuğu CO2 miktarına eş değer.
Türkiye genelinde başlayacak bir ısı yalıtımı hareketinin bir diğer faydası da yerli sanayiye katacağı hareketlilik olacak. Zira bu işlemler için kullanılacak tüm yalıtım malzemeleri, yalıtım camı üniteleri, yapıştırıcı, sıva, alçı levha gibi yardımcı malzemelerin tamamı Türkiye’de üretiliyor.
Yeni yapılan binalar için zorunlu olsa da halihazırda mevcut binalarda yalıtım uygulamalarını özendirmek için ekonomik teşvik sisteminin güçlendirilmesi sektörümüzün öncelikli beklentileri arasında yer alıyor.
İZODER, TS 825 STANDARDINI TANITMAK İÇİN KAPSAMLI ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYOR
İZODER olarak TS 825 standardının inşaat sektöründe uygulanması ve bilinirliğini artırmak için ne tür çalışmalar yürütüyorsunuz?
Isı yalıtımında en temel standart olan TS 825 Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı ile ilgili düzenleme Resmi Gazete’de 20 Şubat’ta yayımlanmış olsa da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın başkanlığında Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından kurulan ve İZODER’in de dahil olduğu ilgili STK’lar ile akademisyenlerden oluşan revizyon komitesinin çalışmaları sonucunda hazırlanmış ve 21 Ekim 2024 tarihinde TSE tarafından yayımlanmıştı. Revize standardın 1 Nisan 2025 itibarıyla yürürlüğe girmesi, sektörde yoğun bir tanıtım, eğitim ve uygulama dönemini beraberinde getirdi.
İZODER olarak revize standardın tanıtılması, getirdiği yeniliklerin sektör paydaşlarına doğru aktarılması ve uygulanmasının sağlanması amacıyla kapsamlı eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri yürütüyoruz. Bu çerçevede Türkiye genelinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü iş birliği ile düzenlediğimiz Binalarda Enerji Verimliliği Bölgesel Eğitimleri, ilgili kişilere standardın teknik detaylarını ve uygulamadaki kritik noktaları aktarmak için önemli bir rol oynuyor.
Gaziantep, Erzurum, İzmir, Samsun, Diyarbakır, Adana ve Konya’da gerçekleştirdiğimiz seminerlere ilgi hep çok yoğun oldu. Sadece eğitimin düzenlendiği il değil çevre illerden de çok sayıda katılımcının yer aldığı eğitimlere; İl Müdürlükleri, İlgili İdarelerin Ruhsat ve Yapı Kullanma İzin Birimleri, Meslek Odaları, Yapı Denetim Kuruluşları, Proje Müellifleri temsilcileri, Yapı Malzemeleri Üreticileri ile Mühendis ve Mimarlar katıldı. Önümüzdeki aylarda da yenilerini düzenlemeyi planladığımız eğitimler son derece verimli geçiyor.
İZODER’İN TS 825 HESAP PROGRAMI YOĞUN İLGİ GÖRÜYOR
Ayrıca revize edilen TS 825 “Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları” standardının sahada doğru ve etkin biçimde uygulanması için geliştirdiğimiz İZODER TS 825 Hesap Programı, sektörün sürece uyumuna katkı sağlayan dijital bir araç olarak yoğun ilgi görüyor.
Türkiye’nin tüm illerini kapsayan İZODER TS 825 Hesap Programı; tasarımcıların ısı yalıtım malzemesi seçimi ile uygulama detaylarının belirlenmesine yön verirken projeye dair yapı ruhsatlarının alınabilmesi için hazırlanması gereken ısı yalıtım projesinin oluşturulmasını da sağlıyor.
İZODER TS 825 Hesap Programı, bu yönüyle yalnızca bir hesaplama aracı değil aynı zamanda projelendirme sürecinde teknik uyumu garanti eden bir rehber niteliği taşıyor. Türkiye’nin tüm iklim bölgelerini ve şehirlerini kapsayacak şekilde tasarladığımız program sayesinde kullanıcılar, bulunduğu ilin iklim bölgesini seçerek doğru sınır değerleri ve malzeme kalınlıklarını görebiliyor.
İZODER’in geliştirdiği bu yazılım, revize TS 825’in sahada etkin biçimde uygulanmasını destekleyen en önemli yeniliklerden biri olarak öne çıkıyor. Böylece standartta yer alan teknik bilgilerin tasarım sürecine hızlı biçimde entegre edilmesi mümkün oluyor ve hatalı veya eksik yalıtım projelerinin önüne geçiliyor.
İnşaat firmaları, mimarlar, müteahhitler, mühendisler ve belediyeler gibi geniş bir paydaş grubunun bina tasarım, yapım ve yenileme süreçlerini doğrudan etkileyecek olan TS 825 ile ilgili tüm detaylı bilgilere Derneğimizin web sitesi üzerinden ulaşılabilir.
HALK YALITIMIN ÖNEMLİ BİR İHTİYAÇ OLDUĞUNUN BİLİNCİNDE
İZODER yıllardır kamuoyunda yalıtım bilinci oluşturmak için çalışmalar yürütüyor. Sizce halkın TS 825 ve enerji verimliliği konularındaki farkındalık düzeyi ne durumda?
İZODER olarak kurulduğumuz günden beri hem sektör profesyonellerine hem de topluma yönelik farkındalık çalışmalarımızı kesintisiz sürdürüyoruz. Bu çalışmalar sayesinde enerji verimliliği yalıtım ilişkisinin anlaşılması noktasında önemli bir yol alındı. Halkın genel düzeyde enerji verimliliği kavramına aşina olduğunu ve yalıtımın önemli bir ihtiyaç olduğunu kavradığını görüyoruz ki bu da ülkemiz adına son derece sevindirici bir gelişme.
Henüz çok yeni olduğu için TS 825 standardının içeriği, uygulama gereklilikleri ve doğrudan hane ekonomisine katkısı konusunda farkındalığın sınırlı olduğunu görüyoruz ancak konuyla direkt ilgili paydaşlardan başlamak üzere zamanla toplum genelinde bu konuda bilgi düzeyi artacaktır.
Isı yalıtımı, enerji tüketimini azaltarak hem bireysel bütçeye hem de ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlıyor. Bu nedenle öncelikli hedeflerimizden biri yalıtımı bir “maliyet unsuru” değil bir “yatırım” aracı olarak konumlandırmak. Bu doğrultuda iletişim stratejilerimizde çok kanallı bir yaklaşım benimsiyoruz.
Kitle iletişim araçlarının yanı sıra dijital mecralar, sosyal medya kanalları, eğitimler ve yerel bilgilendirme etkinlikleri aracılığıyla yalıtımın bina güvenliği, yaşam kalitesi ve enerji tasarrufu üzerindeki somut etkilerini anlatıyoruz. Ayrıca üniversiteler, belediyeler ve meslek odalarıyla iş birlikleri yaparak farklı hedef kitlelere özel çalışmalar ve projeler yürütüyoruz.
DOĞRU YALITIM MALZEMESİ VE DOĞRU UYGULAMA ÇOK ÖNEMLİ
Sahada, özellikle küçük ölçekli projelerde, standartlara tam uyum her zaman sağlanamıyor. TS 825’in uygulanmasında yaşanan temel zorluklar sizce nelerdir? Bu konuda denetim ve eğitim mekanizmaları yeterli mi?
Yalıtım malzemesini doğru seçmek kadar doğru şekilde uygulamak da büyük önem taşıyor. Bu noktada sahadaki fiziksel kontrollerin artırılması, denetim ekiplerinin teknik olarak güçlendirilmesi ve standardın yeni versiyonlarıyla ilgili sürekli eğitimlerle desteklenmesi önemli.
Yalıtım sektörünün çatı kuruluşu olarak söz konusu zorlukların aşılması için mücadele ediyoruz. Revize TS 825 standardının sahada doğru şekilde uygulanması amacıyla Binalarda Enerji Verimliliği Bölgesel Eğitimleri kapsamında müteahhitler, mühendisler, mimarlar ve uygulayıcılara yönelik teknik eğitimler düzenliyoruz. Ayrıca, hazırladığımız İZODER TS 825 Hesap Programı da sektörde standarda uygun projelendirme ve uygulama kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlıyor.
BİNALARDA ENERJİ TÜKETİMİ STRATEJİK ÖNEME SAHİP
Türkiye’nin enerji politikaları ve kentsel dönüşüm süreçleri ışığında, yalıtımın (ısıtma ve soğutma) geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Türkiye’nin enerji politikaları son yıllarda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yerli kaynak kullanımı ekseninde şekilleniyor. Bu perspektifte yalıtım hem binalarda enerji tüketimini azaltan hem de karbon emisyonlarını düşüren en etkili araçlardan biri olarak stratejik öneme sahip.
Özellikle kentsel dönüşüm sürecinin hız kazandığı günümüzde, ısı yalıtımı yalnızca bir konfor unsuru değil enerji bağımlılığını azaltan ve iklim hedeflerine katkı sağlayan özelliğiyle öne çıkıyor. Bu yönüyle yalıtım sektörü, Türkiye’nin enerji politikaları ve kentsel dönüşüm çalışmalarının merkezinde olmaya ve ilerleyen dönemde de büyümesini sürdürmeye devam edecek.
Revize TS 825 standardı, Türkiye’nin ısı yalıtımı için belirlediği U değerlerini yükselterek önemli bir kazanım sağlanmasına yol açtı. Enerji verimliliğinde gelişmiş ülkelere yaklaşmaya dair kritik bir adım olan revize standardının ülkemizin enerji ithalat rakamlarını düşürme ve sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyeceğine inanıyoruz.
Gelişmiş ülkelerin çoğunda binaların ısıtma ve soğutmaya yönelik yıllık enerji tüketimi 30-50 kWh/m2 yıl olacak şekilde yalıtımlı olarak tasarlanıyor ve inşa ediliyor. Sınırlı enerji kaynaklarına sahip olan ülkemizde şimdiye kadar ortalama enerji tüketiminin 120-150 kWh/m2 yıl olduğu görülüyordu. Çevreye duyarlı ve enerji verimli yapılaşma için U değerlerimizin (Isıl geçirgenlik) ve enerji limitlerimizin iyileştirilmesi çok acil bir başlıktı. Bu bağlamda da revize TS 825 standardının getirdiği yeni enerji limitleri ve U değerleri önümüze pozitif bir tablo koyuyor.
Net ısıtma ve soğutma enerjisi ihtiyacının toplamına yönelik olarak tanımlanmış enerji limitleri; revize standartta 70–90 kWh/m² yıl aralığına çekerek önceki ortalamalara göre yüzde 25’e varan bir enerji tasarrufu potansiyeli ortaya koyuyor. Artan yalıtım kalınlığı, yüksek ısıl dirençli malzemelerin kullanımı ve çift/üç camlı yalıtım camı üniteleri gibi teknik kriterlerin zorunlu hale gelmesi, yapı kalitesini ve konfor seviyesini yükseltirken, enerji tüketimini de kayda değer biçimde azaltıyor.
ÜLKE EKONOMİSİNE YILDA 100 MİLYON DOLAR DOĞRUDAN KATKI
Enerji fiyatlarında sürekli artış yaşanıyor. Bu durumda yalıtımın sağladığı tasarruf potansiyeli oldukça yüksek. TS 825’in etkin uygulanması durumunda ülke ekonomisine sağlanabilecek katkı hakkında öngörüleriniz nelerdir?
Yeni standart çevresel etkileri yanında ekonomik açıdan da önemli kazanımlar sağlayacak. Türkiye’de ruhsat alan yeni binaların her yıl yaklaşık 475 bin ton eşdeğeri petrol (TEP) enerji talebi yarattığı göz önünde bulundurulduğunda, revize TS 825 standardının yıllık bazda 120 bin TEP enerji tasarrufu sağlayarak ülke ekonomisine yaklaşık 100 milyon dolarlık doğrudan katkı sunacağını öngörüyoruz.
Yapılaşmanın ortalama hızda sürmesi ve ülkemizde hiç yenileme yapılmaması durumunda bile sadece 5 yılda (2030 sonu) sağlanacak verimlilikle ülke ekonomisine katkı yaklaşık 1,5 milyar dolar seviyesine ulaşacak.






