Yeni tasarım ve içeriğiyle okurlarıyla buluşan Türkiye’nin en köklü inşaat dergisi olan İnşaat Dünyası dergisi, Türkiye’nin lokomotif sektörü olan inşaat ve yapı sektörünün uluslararası gelişimini ana misyonu olarak görür ve yıllardır ödün vermediği yayıncılık çizgisini sürekli geliştirerek bu misyonu gerçekleştirmeyi hedefler.
Kategori

Ayın Konuğu

ÖZLER KALIP: DAHA FAZLA PROJEDE VE DAHA FAZLA ÜLKEDE YER ALACAĞIZ

BURAK ÖZELCİÖZLER KALIP VE İSKELE SİSTEMLERİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI “Özler olarak, iç ve dış piyasada iş hacmimizi artırmayı hedefliyor, özellikle Avrupa’da daha etkin ve kalıcı olmak istiyoruz. Dolayısıyla planlarımız arasında Avrupa’da bir üs noktası oluşturmak var. Üretim hacmimizi yüzde 100 artırmak ve fabrikalarımızı birleştirerek üretimi tek bir noktadan gerçekleştirmek ise nihai hedefimiz.” Özler Kalıp ve İskele Sistemleri, inşaat sektöründeki faaliyetlerine ne zaman başladı? Hangi ürün ve hizmetler ile sektöre

TAMER KALIP VE İSKELE AFRİKA VE TÜRKİ CUMHURİYETLERE İHRACAT YAPIYOR

“İskele ve kalıp sektörü açısından ülkemiz oldukça iyi bir yerde. Özellikle Ortadoğu ve Afrika ülkeleri, Türkiye’deki markaları güvenle tercih ediyor. Şu an 40’ın üzerinde ülkeye ihracat gerçekleştiren firmamız, Afrika ülkeleri ve Türki Cumhuriyetlerdeki aktifliğini güçlendirerek çalışmalarını sürdürmeyi hedefliyor.” Tamer Grup bünyesinde 40 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren Tamer Kalıp ve İskele Sistemleri’nin faaliyetlerine ilişkin bilgi verir misiniz? Tamer Kalıp ve İskele Sistemleri, 43 yıldır inşaat kalıbı ve

LAYHER SÜMELA MANASTIRI PROJESİNDE ÖZEL SİSTEM VE ENTEGRE EKİPMANLAR KULLANDI

Karacan Grup tarafından yürütülen Sümela Manastırı projesinde, iskele-kalıp sektörünün öncü firmalarından Layher’in Allround Flanşlı İskele Sistemi ve entegre özel ekipmanları kullanıldı. Ayrıca gerekli görülen noktalarda iskelenin taşıyıcı özelliğinden yararlanılarak askılama çalışmaları gerçekleştirildi. Kültür ve Turizm Bakanlığının, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü'ne bağlı Trabzon Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü'nün "Sümela Manastırı - Yamaç Güvenliği Uygulamaları" projesi kapsamında yapılacak

İZODER: DEPREME DAYANIKLI YAPILAR, UZMAN UYGULAMALAR VE KALİTELİ MALZEME İLE İNŞA EDİLİR

“Yalıtımla ilgili yasal düzenlemeler noktasında henüz AB ülkeleri seviyesinde değiliz. Gelişmiş ülkeler sıfır enerjili konutlar, çevre dostu pasif evler gibi konseptlere yönelmiş durumda. Türkiye’deki binaların tümü, yönetmelik ve standartlara uygun yalıtım uygulamaları ile daha az enerji harcayıp fosil yakıt tüketimini azaltan ısı yalıtımlı, çevre dostu bir yapıya kavuşturulmalı. Ülke olarak güvenli ve kaliteli yapılaşma bilinciyle hareket etmeli, su yalıtımına sahip binalarla depreme hazırlanmalıyız.” Isı, su, ses ve

YAVUZ IŞIK: KGS BELGELİ BETONLA İNŞA EDİLEN YAPILAR DEPREME KARŞI DAYANIKLI VE GÜVENİLİRDİR

“Depremi en az zarar, can ve mal kaybıyla atlatabilmek için dayanıklı, sağlam, standartlara uygun beton üretmeli ve bunu iyi şekilde denetlemeliyiz. Depreme ve dış etkilere karşı dayanıklı yapılaşma için KGS belgeli, kaliteli hazır betonun kullanılması büyük önem taşıyor. Standartlara uygun beton kullanımı ve doğru beton uygulamalarıyla yapılarımız daha uzun ömürlü olur. Kaliteli yapılaşmanın sağlanması çevreye ve ekonomiye de büyük katkı sağlar.” Türkiye’de standartlara uygun beton üretiminin yapılması ve doğru beton

GÜÇLENDİRME VE YENİDEN YAPIM ÇALIŞMALARINA MÜDAHALE BEKLEYEN İLÇELERDEN BAŞLANACAK

“Deprem Hasar ve Kayıp Tahmin Çalışması’na göre, deprem sonrasında kentte ağır ve çok ağır hasarlı yaklaşık 48 bin binanın olacağı tespit edildi. Hedefimiz, can ve mal kaybının en sınırlı ölçüde gerçekleşmesi için tüm tedbirlerin alınmasıdır. Oluşturulacak Afet Eğitim Merkezleri ile İstanbul genelinde 3 yıl içerisinde, tüm vatandaşların afet farkındalığının artırılmasını ve bilinç düzeyinin en üst seviyeye çıkarılmasını amaçlıyoruz. İstanbul’umuzun deprem ve diğer afetlere karşı dayanıklı olması için tüm Belediye ve bağlı

NACİ GÖRÜR: İSTANBUL’DA DERHAL DEPREM ODAKLI KENTSEL DÖNÜŞÜM BAŞLATILMALI

“Deprem konusunda bugüne kadar yapmış olduğumuz hazırlıklar maalesef masa başı tedbirleri oldu, henüz ciddi olarak sahaya inemedik. Marmara Bölgesi’nde 7’den büyük bir deprem olacak, bu da yaklaşık 1 milyon 600 bin binanın olduğu İstanbul’a çok ciddi zararlar verir. Kent, tüm bileşenleri ile elden geçirilmeli, yaşam alanları mümkün olduğunca deprem güvenli hale getirilmeli ve deprem odaklı kentsel dönüşüm başlatılmalı.” Marmara Bölgesi’nde 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanan depremin üzerinden 20 yıl geçti. Geçen bu sürede

İZMİR’DEKİ TESİSİMİZDE ÜRETİME AĞIRLIK VERMEYİ HEDEFLİYORUZ

“Yüksek enerji verimliliği ve çevre dostu sisteme sahip cihazlar ile müşterilerimize özel çözümler üretiyoruz. Bugüne kadar 30.000’den fazla projenin iklimlendirme sistemlerini başarıyla hayata geçiren Form, bu alanda Türkiye’nin en geniş kapsamlı referanslara sahip tek firmasıdır. Yakın gelecekteki en büyük hedefimiz; var olan ve ağırlıklı ithal ürünlerden oluşan ürün gamına kendi geliştirdiğimiz teknolojileri de yansıtarak AR-GE yatırımlarıyla güçlendirdiğimiz yerli ürünleri de katmak ve böylece zaten oldukça kuvvetli

KENDİ SINIRLARI İÇİNDE OLABİLECEK EN FONKSİYONEL, EN YENİLİKÇİ VE ESNEK PROJEYİ TASARLADIK

“Çok büyük bir bina olmasından kaynaklı insan ölçeğini ve mekansal bütünlüğünü yitirmemesine özen gösterdiğimiz projenin, ulusal ve uluslararası standartlara uygun, İstanbul’a yakışan bir bina olmasını istedik. İşletme kolaylığı, enerji verimliliği, yönlendirme vb. birçok uzmanlığa cevap verebilir nitelikte inşa edilmesini hedeflediğimiz; statik, mekanik, elektrik ve medikal donanımlar anlamında ileri teknolojilerin kullanıldığı İstanbul Başakşehir Şehir Hastanesi’ni kendi sınırları içinde olabilecek en fonksiyonel, en

AFET ANINDA HİZMET KESİNTİSİ OLMADAN KULLANILABİLECEK, ENFES BİR ESER ORTAYA ÇIKACAK

“İstanbul Başakşehir Şehir Hastanesi gibi projelerde, proje danışmanlık firmaları ile yol almak, hata yapma payını, para, zaman kaybını ve iş kazalarını en aza indirgemeyi sağlıyor. İstanbul gibi deprem riski taşıyan bir metropolde, afet anında kesintisiz faaliyet gösterebilecek olması projeyi başlı başına önemli kılıyor. Neredeyse küçük bir şehrin nüfusunu günlük olarak bünyesindeki tesislerde barındıran ve bu insanların hasta, hasta yakını ve personel olarak birbirine hem zamansal hem de fiziki açıdan ilintili olduğu